Hukuk Dairesi 2011/17474 E., 2012/16311 K. sayılı içtihat metnine göre, ıslah kurumu, tarafların iddia ve savunmanın değiştirilmesi yasağı nedeniyle yapamadıkları bir usul işlemini, yasada aranan koşullar yerine getirilmek suretiyle yapabilmelerine olanak sağlayan bir hukuki araçtır.
Islah tek taraflı irade açıklaması ile kullanılan yenilik doğurucu bir hak olup; bu nedenle karşı tarafın izni ya da mahkemenin onayı aranmaz. Islah için aranan koşulların yerine getirilmesi gerekli ve yeterlidir. Taraflar ıslahla dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu, talep sonucunu değiştirebilirler. Islah yoluyla davanın kısmen veya tamamen değiştirilebilmesi, talep miktarının arttırılabilmesi mümkün iken; mevcut davanın yanına yeni bir talep (dava) eklenmesi söz konusu değildir.
Davacı zina (TMK. m. 161) hukuki nedenine dayanarak açmış olduğu davada, yargılama devam ederken mevcut davasına “evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK. m. 166/1-2)” sebebine dayalı olarak yeni bir davayı ıslah suretiyle eklemiştir. Açıklandığı gibi; davacının yaptığı bu işlem, davanın kısmen veya tamamen ıslahı niteliğinde olmadığından; geçerli bir ıslah değildir. Mahkemece davacının zina sebebine dayalı boşanma davası reddedilmiş; davalı bu ret kararını temyiz etmediğinden zinaya yönelik davanın reddine ilişkin hüküm kesinleşmiştir. Ancak; mahkemece, davacının geçerli olmayan ıslah işlemine geçerlilik tanınarak; davacının ıslahla ileri sürdüğü evlilik birliğinin temelinden sarsılması (TMK. m. 166/1-2) sebebine dayalı olarak tarafların boşanmalarına karar verilmiş; bu hükmü ise davalı temyiz etmiştir. Açıklanan nedenlerle ıslahla davaya yeni bir dava (talep) eklenemeyeceğinden; davacının evlilik birliğinin temelinden sarsılması hukuki sebebine dayalı boşanma talebi hakkında “usulünce açılmış bir dava bulunmadığından karar verilmesine yer olmadığına” karar verilecek yerde; kabulü ile boşanmaya karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olmuş; bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 14.06.2012 (Prş.)
Islahla Yeni Vakalar Öne Sürüldüğünde Yeni Tanık Listesi Sunulabilir
Yargıtay Hukuk Dairesi 2014/21030 E., 2015/6532 K. sayılı içtihat metnine göre, davacı ıslah yoluyla dayandığı vakıaları değiştirebilir veya davaya yeni vakıaları dahil edebilir. Evvelce göstermiş olsa bile, davaya kattığı bu yeni vakıalara ilişkin delil de gösterebilir.
Bu halde, ikinci tanık listesi verilemeyeceğine ilişkin yasağa (HMK. m. 240/2) dayanılarak, gösterilen bu tanıkların dinlenmesinden kaçınılamaz. Davacı, 7.1.2013 günü verdiği ıslah dilekçesiyle, yeni vakıalar ileri sürmüş ve bununla ilgili tanık da göstermiştir. Yapılan ıslah kanuna uygundur. O halde, davacının 7.1.2013 günü verdiği ıslah dilekçesinde gösterdiği tanıklar usulünce dinlenmeli ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonucuna göre karar verilmelidir. Bu yön nazara alınmadan eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru bulunmamıştır.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 03.04.2015 (Cuma)