Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
İBRANAME • GEÇERSİZLİK TESPİTİ
ÖZET: Trafik kazasından hemen sonra tedavi görmekte iken kazaya uğrayan kişiye imzalatılan ibraname; doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeyeceği yolundaki evrensel hukuk ilkesine aykırıdır. Y. 17 HD. E. 2015/4758, K. 2015/6907, T. 07.05.2015
Davacı avukati; davalının tam kusurlu hareketi ile gerçekleşen kazada müvekkilinin yaralandığını ve 27 ay süreli tedavi gördüğünü, 3 kez sol kolundan, 4 kez sol ayağından ameliyat geçirdiğini, sağlığına kavuşamadığı- nı ve bu olay nedeniyle büyük acı yaşadığını açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 4.000,00-TL kazanç kaybı, 1.000,00-TL ulaşım gideri ile 25.000,00-TL manevi tazminatın tahsiline hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalı, kusurunun bulunmadığını, daha önce davacı ile ibralaştığını, bu nedenle davanın reddine hüküm verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre taraflar arasında noterde düzenlenen belgeye göre kaza nedeni ile aracın sürücüsü...
Tüm hastane masrafları ve diğer maddi ve manevi zarar ve ziyanların karşılığı olarak kendisine 1.500,00-TL’yi aldığını, bu olay nedeniyle başka alacağı kalmadığını bildiren karşılıklı ibraname ve feragatname düzenlendiği gerekçesi ile davanın reddine hüküm verilmiş; hüküm, davacı avukatince temyiz edilmiştir.
Yasal Aşama, trafik kazasından kaynaklanan maddi-manevi ödenek istemine ilişkindir.
Davacı avukati, meydana gelen kaza nedeni ile müvekkilinin kazanç kaybı ve tedavi süresince ulaşım gideri bulunduğunu, müvekkilinin tedavisinin 27 ay boyunca devam ettiğini ve bir çok kez ameliyat olduğunu, tedavi sonucunda da sağlığına kavuşamadığını ileri sürerek maddi - manevi ödenek talebinde bulunmuş, davalı avukati ise müvekkili ile davacının ibralaştığını açıklayıp davanın reddine hüküm verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, taraflar arasında düzenlenen ibranameye istinaden davacının bu ibraname karşılığında alınan 1.500,00 TL’den başka alacağı kalmadığı gerekçesi ile davanın reddine hüküm verilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 111. Maddesinin ikinci fıkrasında ödenek miktarına ilişkin olup da yetersiz veya fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşmalar ve uzlaşmaların, yapıldığı tarihten itibaren iki sene içinde iptal edilir hükmü yer almaktadır. Yine aynı madde de, sorumluluğu kaldıran veya daraltan anlaşmalarında geçersiz olduğu hüküm altına alınmıştır.
Ne var ki, yapılan ödemenin de göz ardı edilmesi düşünülmemelidir. Yapılan ödemenin gerçek olması hâlinde verilen ibraname ancak “makbuz” hükmünde kabul edilmeli ve ödenen miktar, hüküm altına alınacak tazminattan indirilmelidir.
Dosya kapsamında bulunan taraflar arasında düzenlenen ibranamenin kaza tarihi olan 20.10.2007 tarihinden iki gün sonrası olan 22.10.2007 tarihinde hastanede düzenlendiği, tüm hastane masrafları ve diğer zarar ve ziyanlara karşılık olmak üzere 1.500,00 TL alındığı ve karşılıklı ibralaşıldığı anlaşılmaktadır. Dosyada bulunan tedavi belgeleri ve sağlık kurul raporlarının incelenmesinde davacının bu ibranameden sonra bir kaç kez ameliyat olduğu, kaza tarihinden 01.08.2012 tarihine kadar tedavisinin devam ettiği ve 01.08.2012 tarihinde çalışmasının uygun olduğu belirtilmiştir. Bu tedavilerin sonunda davacıda maluliyet oluşup oluşmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır.
Davacının davaya konu ettiği tüm tedavi giderleri, kazanç kaybı ve ulaşım giderleri bu ibraname tarihinden sonra gerçekleşmiştir. İbraname, imzalanan tarihe kadar ki tedavi gideri gibi maddi zararlara karşılık gelmekte olup 22.10.2007 tarihinden sonraki henüz oluşmayan ve oluşması davacı vasıtasıyla bilinmeyen zararları kapsamamaktadır. Hukukumuzun genel prensibi gereğince doğmamış haktan feragat edilmeyeceğinden davacı vasıtasıyla imzalanan bu ibranamenin geleceğe değil, imzalandığı tarihten önceki zararları kapsadığının, kazadan kısa bir süre sonra ve hastanede imzalatılan bu ibranamenin geçersizliğinin kabulü gerekir.
Şu vaziyette mahkemece yapılacak iş, davacının haksız fiilden dolayı uğradığı zarar miktarını belirleyerek yasal aşama tarihinden önce yapılan ödemenin gencellenerek ödenek miktarından düşüldükten sonra, kalan miktara hükmetmektir. Doğmamış haktan peşinen vazgeçilemeyeceği yolundaki evrensel hukuk ilkesi gözden kaçırılarak, davacının davalıdan başka alacağı kalmadığı, ibra ettiği, tüm yasal aşama ve alacak haklarımdan peşinen feragat ettiğine dair beyanına dayanılmak suretiyle başka alacağı kalmadı- ğı gerekçesi ile davanın reddine hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
SONUÇ Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı avukatinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07/05/2015 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.