Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
Sigorta Başlangıç Süresinin Tespiti için birçok işçi geçmiş dönemlerde çalışmış olduğu işyerleri işe başlama bildirgesi verilmiş olmasına rağmen sigorta primi ödemesi gerçekleştirilmediği için sigortalılık başlangıç tarihi bakımından sorun yaşamakta ve emeklilikleri gecikmektedir. Sigorta başlangıç tarihi, emekliliğe hak kazanma koşulları bakımından değişiklik oluşturduğu için de büyük büyük önem taşımaktadır. Bu durumda sigorta başlangıç tarihi daha eski bir tarih olmasına karşın prim ödemesi yapılmadığı için bu tarihin dikkate alınmadığı durumlarda işçilerin faaliyet tespiti davası açması mümkündür.
İçerikGöster Faaliyet Süresinin Başlangıcı Nasıl Değiştirilir?Yasal Aşama Açma Süresi Nedir? Hak Düşürücü Süre Var mıdır?
Faaliyet Süresinin Başlangıcı Nasıl Değiştirilir?
Bu ve benzeri durumlarda açılacak bir faaliyet tespiti davası ile kişilerin 1 günlük sigorta başlangıçlarının tespit edilmesi sağlanmaktadır. Böylece kişi emekli aylığının bağlanması için beklemek zorunda kalmayacaktır. Faaliyet tespiti davası ile yetkili İş Yargı Makamı vasıtasıyla işe başlangıç bildirgesi verilip verilmediği tespit olunacak ve bu durumda sigorta primi ödenmemiş olsa bile işe başlama tarihinde fiili başlangıç tarihinin esas alınabilmesi için değişiklik yapılacaktır.
Yasal Aşama Açma Süresi Nedir?
Hak Düşürücü Süre Var mıdır?
Yasal düzenleme gereği faaliyet tespiti süreçlerinde işçinin işten ayrıldığı tarihteki yılın son günü itibariyle 5 yıllık hak düşürücü süre ön görülmüştür. Hak düşürücü süreler niteliği gereği ilk itiraz olmayıp, Mahkemece kendiliğinden değerlendirilen sürelerdir. Yani süre geçmesine rağmen yasal aşama açılması hâlinde Yargı Mercii davanın süresinde olmadığından davayı reddedecektir. Ancak 1 günlük çalışma süresinin tespiti amacıyla açılacak olan faaliyet tespiti süreçlerinde yapılan düzenleme gereği 5 yıllık hak düşürücü süre bahsi geçen değildir.
Yargıtay 21.
Hukuk Dairesi’nin 07.10.2003 günlü 2003/6987 Esas, 2003/7562 Hüküm sayılı ilamı;
“Hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen sigortalı hizmetlerinin tesbiti isteminde yasal dayanak 506 sayılı Yasa’nın 79/10 maddesidir. Anılan madde de yönetmelikte tespit edilen belgeleri işveren vasıtasıyla verilmeyen veya çalıştıkları kurumca tespit edilemeyen sigortalılar, çalıştıklarını hizmetlerinin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içerisinde yasal aşama açabilecekleri hükmü öngörülmüştür. Madde de belirtildiği üzere yönetmelikte tespit edilen belgelerin (işe giriş bildirgesi) verilmesi hâlinde 5 yıllık hak düşürücü süreden söz edilemeyeceği açıktır.”
Hükmü ile de hak düşürücü sürenin bu durumda dikkate alınmayacağını belirtmektedir.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.