Soylu Nisan 19, 2025 Tıp Hukuku

’da Malpraktis Avukatı: Tıbbi Hatalarda Yasal Temsil

Son Güncellenme Tarihi: Kasım 25, 2025

Malpraktis ve Sağlık Hukuku Avukatı

Sağlık hizmetlerinin her geçen gün daha karmaşık hale gelmesi ve hasta haklarının önem kazanmasıyla birlikte,Malpraktis ve sağlık hukuku alanında uzmanlaşmış avukatlaraOlan ihtiyaç artmaktadır. ’da malpraktis davaları, hem özel hastanelerde hem de kamu kurumlarında yaşanan tıbbi uygulama hatalarına ilişkin yasal süreçleri kapsamaktadır. Bölgesi için Malpraktis avukatı, sağlık personelinin tıbbi hataları ve bunların sonucunda ortaya çıkan zarar ve mağduriyetlerin giderilmesi konularında faaliyet vermektedir.

Malpraktis Nedir?

Malpraktis Kavramının Tanımı ve Kapsamı

Malpraktis, İngilizce “malpractice” sözcüğünden gelen veTıbbi uygulama hatasıAnlamına gelen bir terimdir. Türk Tabipler Birliği Hekimlik Meslek Etiği Kuralları’nın 13. Maddesinde,“bilgisizlik, deneyimsizlik ya da ilgisizlik nedeniyle bir hastanın zarar görmesi, hekimliğin kötü uygulanması”Olarak tanımlanmıştır. Halk arasında“doktor hatası”Olarak da bilinen bu kavram, son yıllarda daha geniş yorumlanmakta ve tıp bilimindeki güncel tedavi yöntemlerinin ya da gelişmelerin takip edilmediği durumları da kapsamaktadır.

Malpraktis sadece doktorların değil,Tüm sağlık çalışanlarınınMesleki uygulamalarında ortaya çıkabilecek hataları kapsar.

Bu hatalar,Tanı aşamasında, tedavi sürecinde veya bakım faaliyetleriSırasında meydana gelebilir. Özellikle şu durumlarda malpraktisin varlığından söz edilebilir:

  • Yanlış veya gecikmiş teşhis
  • Yanlış tedaviUygulaması
  • Gerekli konsültasyonlarınYapılmaması
  • Tıbbi girişim sırasındaYapılan hatalar
  • Hasta takibindeYetersizlik
  • Hastanın aydınlatılmış onamınınAlınmaması
  • Tıbbi kayıt tutmadaEksiklik veya hata

Malpraktis, hastadaMaddi veya manevi zararınOrtaya çıkmasına neden olabilir ve bu vaziyet, hekimin veya sağlık kuruluşununYasal ve cezai sorumluluğunuDoğurabilir. Bu tür karmaşık davalardaEn iyi sağlık avukatıIle çalışmak, mağduriyetinizin giderilmesi için önemli bir adımdır.

Malpraktis ve Komplikasyon Arasındaki Farklar

Tıbbi müdahaleler sırasında meydana gelen her olumsuz sonuç, malpraktis olarak değerlendirilmemelidir.Komplikasyon, tıbbın doğası gereği ortaya çıkabilen veÖngörülebilir ancak önlenemez risklerOlarak tanımlanır. Malpraktis ile komplikasyon arasındaki ayrım, ödenek taleplerinin ve açılacak davaların niteliğini belirlemede büyük önem taşır.

Komplikasyon, hekimin her türlü özeni göstermesine ve tıbbi müdahalenin tüm hukuka uygunluk şartlarına riayet etmesine rağmen ortaya çıkabilenIstenmeyen sonuçlardır.

Komplikasyonun varlığı halinde, hekim hem yasal (ödenek) hem de cezai sorumluluktan kurtulabilir.

Malpraktis ve komplikasyon arasındaki temel farklar şunlardır:

  • Önlenebilirlik: Malpraktis önlenebilir hatalardan kaynaklanırken, komplikasyonlar gerekli tüm tedbirler alınsa bile ortaya çıkabilir.
  • Hekim kusuru: Malpraktiste hekimin kusuru söz konusuyken, komplikasyonda hekim kusuru bulunmaz.
  • Tıp standartlarına uygunluk: Malpraktiste tıp bilimi standartlarına uygun olmayan bir uygulama varken, komplikasyonda tıbbi standartlara uygun bir uygulama mevcuttur.

Ancak bazı durumlardaKomplikasyon halinin malpraktise dönüşmesiMümkündür:

  1. KomplikasyonunZamanında fark edilmemesi
  2. Komplikasyon fark edilmesine rağmenGerekli önlemlerin alınmaması
  3. Önlem alınmasına rağmenYerleşmiş standart tıbbi girişimde bulunulmaması
  4. HastaKomplikasyonlar hakkında aydınlatılmamışOlması

Bu gibi durumların tespiti ve yasal süreçlerin yönetilmesi için bir ’daki birSağlık Hukuku AvukatıSize profesyonel destek sağlayabilir.

Türk Hukukunda Malpraktis Kavramı

Türk hukuk sisteminde malpraktis kavramı, doğrudan bu terim kullanılarak düzenlenmemiştir. Ancak malpraktis davaları,Türk Borçlar Kanunu, Türk Ceza Kanunu ve Hasta Hakları YönetmeliğiGibi çeşitli mevzuat hükümleri çerçevesinde ele alınmaktadır.

Hekimlerin ve sağlık personelinin malpraktisten kaynaklanan sorumluluğu, çalıştıkları kurumun niteliğine göre farklılık gösterir:

  • Özel hastanelerde veya özel muayenehanelerdeÇalışan hekimlerin tıbbi hatalarından kaynaklanan yasal süreçler,Adli yargıdaGörülür ve genellikle6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında YasaKapsamındaTüketici MahkemelerindeAçılır.
  • Kamu hastanelerindeMeydana gelen malpraktis olaylarında ise, hekim bir kamu görevlisi olduğundan, yasal aşamaIdari yargıda“tam yargı yasal süreci” olarak açılır. Anayasa’nın 129/5 maddesi ve 657 sayılı Kanun’un 13. Maddesi gereğince, kamu görevlisi hekimlere doğrudan ödenek yasal süreci açılamamaktadır.

Türk yargı sisteminde malpraktis davalarında,Bilirkişi raporlarıBüyük önem taşımaktadır.

Tıbbi bir uygulamanın hata içerip içermediği,Adli Tıp Kurumu, Yüksek Sağlık ŞurasıVeya üniversitelerin ilgili anabilim dallarından alınan bilirkişi raporları doğrultusunda belirlenir.

Malpraktis davalarındaIspat yükü genellikle hastadadır. Ancak Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre, özellikleAydınlatılmış onamAlınmadığının ispatı hâlinde, ispat yükü tersine dönerek hekime veya sağlık kuruluşuna geçebilmektedir.

Türk hukukunda malpraktis davaları,Maddi ödenek, manevi ödenekVe ölüm halindeDestekten yoksun kalma ödeneğiTaleplerini içerebilir. Ayrıca, hekimin tıbbi hatasının niteliğine göreTaksirle yaralama veya taksirle öldürmeSuçlarından dolayı ceza soruşturması ve kovuşturması da gündeme gelebilir. Bu süreçlerdeSağlık konusunda uzman avukatRehberliğinde ilerlemek, haklarınızın etkin biçimde korunmasını sağlar.

Tıbbi Müdahalenin Hukuka Uygunluk Koşulları

Bir tıbbi müdahalenin hukuka uygun sayılabilmesi ve malpraktis iddialarından korunabilmesi için belirli koşulları taşıması gerekir.

Bu şartların eksikliği, müdahalenin hukuka aykırı olmasına veHekimin sorumluluğunaYol açabilir.

Tıbbi Müdahalenin Yetkin Sağlık Personeli Tarafından Yapılması

Tıbbi müdahalelerin hukuka uygun sayılabilmesinin ilk koşulu, müdahaleninYetkili sağlık personeli tarafındanGerçekleştirilmesidir. 1219 sayılı Tababet ve Şuabatı Sanatlarının Tarzı İcrasına Dair Kanun’un 25. Maddesi,Diploması olmadığı haldeHasta tedavi eden veya tabip unvanını takınan kişilerin cezalandırılacağını düzenlemektedir.

Yetkinlik koşulu kapsamında dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Tıbbi müdahale,Ilgili alanda eğitim almış ve yetki belgesine sahipSağlık personeli tarafından gerçekleştirilmelidir.
  • Her sağlık personeli kendiUzmanlık ve yetki alanı içindeMüdahalede bulunmalıdır.
  • Acil vaziyetler dışında,Büyük ameliyatlarınUzmanlık belgesi olan bir hekim ile beraber diğer bir hekim tarafından yapılması mecburidir.
  • Tabipler ve diş tabipleri dışındaki sağlık meslek mensuplarıDoğrudan teşhiste bulunamaz, tedavi planlayamaz ve reçete yazamaz.

Yetkin olmayan kişilerce gerçekleştirilen tıbbi müdahaleler sonucunda ortaya çıkan zararlar,Malpraktis kapsamında değerlendirilirVe hem yasal hem de cezai sorumluluk doğurur.

Hastanın Aydınlatılmış Onamı (Bilgilendirilmiş Rıza)

Tıbbi müdahalenin hukuka uygunluğunun en temel şartlarından biri,Hastanın aydınlatılmış onamının alınmasıdır. Anayasa’nın 17. Maddesi “tıbbi zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz” hükmünü içermektedir.

Aydınlatılmış onam iki temel unsurdan oluşur:

  1. Bilgilendirme: Hastaya yapılacak tıbbi müdahaleninAmacı, niteliği, sonuçları ve riskleriHakkında önceden uygun bilgilerin verilmesi.
  2. Rıza: Hastanın tıbbi müdahaleyiÖzgür iradesiyle ve bilgilendirilmiş olarakKabul etmesi.

Aydınlatma kapsamında hastaya şu bilgiler verilmelidir:

  • Tıbbi müdahaleninKonusu ve içeriği
  • MüdahaleninRiskleri, yararları ve başarı şansı
  • OlasıYan etkiler
  • TedavininKabul edilmemesi hâlindeOrtaya çıkabilecek sonuçlar
  • TedavininAlternatifleriVe bunların risk ve yararları

Aydınlatmanın usulü şu şekilde olmalıdır:

  • Bilgi,Sade ve anlaşılırŞekilde verilmelidir
  • HastanınSosyal ve kültürel düzeyiDikkate alınmalıdır
  • Acil vaziyetler dışında, bilgilendirme içinMakul süreTanınmalıdır
  • Hasta hemYazılı formHem deSözlü olarakBilgilendirilmelidir

Rıza ehliyeti konusunda:

  • Küçük veya kısıtlı hastalar için Veya vasi izniGereklidir
  • /vasi rızasının yeterli olduğu hallerde dahi,Küçük veya kısıtlı hastanın da görüşüAlınmalıdır
  • Acil durumlarda hastanın rızası alınamıyorsa,Hayati tehlikeVarsa müdahale yapılabilir

Aydınlatılmış onamın alınmaması veya usulüne uygun alınmaması,Tıbbi müdahalenin hukuka aykırıSayılmasına yol açar ve bu vaziyetMalpraktis davalarınınTemelini oluşturabilir.

Bu konuda hasta haklarınızı korumak için ’da deneyimli birSağlık avukatıIle çalışmanız büyük önem taşır.

Tıp Biliminin Verilerine Göre Gerekli ve Bunlara Uygun Tıbbi Müdahale

Tıbbi müdahalenin hukuka uygun kabul edilebilmesi için üçüncü koşul, müdahaleninTıp biliminin verilerine göre gerekli olmasıVeTıbbi standartlara uygunŞekilde gerçekleştirilmesidir.

Bir tıbbi müdahalenin tıp biliminin verilerine uygun sayılabilmesi için:

  • Müdahale,Tıbben endikeOlmalıdır (tıbbi açıdan gerekli olmalıdır)
  • Uygulanan tanı ve tedavi yöntemleri,Güncel tıp bilgisine ve standartlarınaUygun olmalıdır
  • Hekim, hastanın durumunuDüzenli olarak takip etmeliVe gerektiğinde tedaviyi değiştirmelidir
  • Tıbbi müdahale, hastayaFayda sağlama amacıTaşımalıdır
  • Müdahale,Orantılılık ilkesineUygun olmalıdır (beklenen fayda, olası risklerden daha yüksek olmalıdır)

Tıp biliminin verilerine uygun olmayan müdahaleler,Malpraktis olarak değerlendirilir. Örneğin:

  • Bilimsel geçerliliği olmayanAlternatif tedavi yöntemleriUygulanması
  • Tıbbi endikasyon olmadanGereksiz müdahaledeBulunulması
  • Güncel tıp standartlarına uymayanTedavi yöntemlerinin kullanılması
  • Hastanın durumu içinUygun olmayan ilaçlarınReçete edilmesi

Malpraktis Davalarında Yasal Sorumluluk

Hekimin Özen Borcu

Hekimin yasal sorumluluğunun temelinde,Özen borcuYer almaktadır. Hekim, hekimlik faaliyetini icra ederkenNormal bir hekimden beklenen özeniGöstermek mecburiyetindedir. Bu özen, hekimlik faaliyetinin tüm aşamalarında (tanı, tedavi, bakım, kontrol) devam eder.

Özen yükümlülüğünün kapsamı şunları içerir:

  • HastayaGerekli ihtimamı göstermek
  • DoğruTanı ve tedavi yöntemiIle hekimlik faaliyetini gerçekleştirmek
  • OluşabilecekRisklere karşı gerekli tedbirleriAlmak
  • Tıbbi kayıtlarıDüzgün tutmak
  • GerektiğindeKonsültasyonIstemek
  • HastanınTedavi sonrası takibiniYapmak

Gösterilecek özenin derecesi, hekiminUzmanlık seviyesineGöre değişir.

Bir uzman hekimden göstermesi beklenen özen düzeyi, pratisyen hekimden beklenen özen düzeyinden daha yüksektir.

Özen borcunun ihlali, malpraktis davalarındaKusur unsurunuOluşturur ve hekiminÖdenek sorumluluğunaYol açar. Örneğin:

  • Operasyon esnasındaHastanın vücudunda yabancı cisim unutulması
  • Sağlık koşullarına aykırıBir ortamda müdahalede bulunulması
  • Hasta kayıtlarının eksik tutulması
  • GerekliTetkiklerin yapılmaması
  • Kontrendike(uygulanmaması gereken) bir ilacın verilmesi

Hasta ve Hekim Arasındaki Yasal İlişkinin Niteliği

Malpraktis davalarında yasal sorumluluğun belirlenmesinde, hasta ile hekim arasındakiYasal ilişkinin niteliğiÖnemli rol oynar. Bu ilişkinin niteliği, taraflar arasındakiSözleşme türüneVe hekiminÇalışma biçimineGöre değişir.

Bağımsız çalışan hekimIle hasta arasındaki ilişki:

  • GenellikleVekalet sözleşmesiNiteliğindedir
  • Hekim, sonuç değilÖzen borcuAltındadır
  • Yasal sorumluluk,Türk Borçlar Kanunu‘ndaki vekalet hükümlerine göre belirlenir
  • Hekimin kusurlu davranışı sonucu oluşan zarardan doğrudan sorumluluğu vardır

Estetik ameliyatlarGibi belirli durumlarda:

  • İlişkiEser sözleşmesiOlarak değerlendirilebilir
  • Hekim, belirli birSonucu taahhüt eder
  • Sorumluluk, Türk Borçlar Kanunu’ndakiEser sözleşmesiHükümlerine göre belirlenir

Özel hastanede çalışan hekimHâlinde:

  • Hasta ile hekim arasında doğrudan bir sözleşme ilişkisi bulunmaz
  • Hasta ileÖzel hastaneArasında “Hasta kabul sözleşmesi” kurulur
  • Hekim, hastaneninIfa yardımcısıKonumundadır
  • Hastane, hekimin eylemlerindenKusursuz sorumludur

Kamu hastanesinde çalışan hekimHâlinde:

  • Hasta ile hekim arasındaSözleşme ilişkisiYoktur
  • İlişki,Idare hukukuKapsamında değerlendirilir
  • Hasta,Kamu hizmetinden yararlananKonumundadır
  • Hekim,Kamu görevlisiSıfatıyla hareket eder
  • Ödenek davalarıIdareye karşıAçılır

Özel Hastaneler ve Kamu Hastanelerinde Sorumluluk

Malpraktis davalarında sorumluluk rejimi, tıbbi müdahalenin gerçekleştiği sağlık kuruluşununNiteliğine göre farklılıkGösterir.

Özel hastanelerde sorumluluk:

  • Özel hastaneler,Kendilerinde çalışan hekimlerinVe diğer sağlık personelinin eylemlerindenKusursuz sorumludur
  • Sorumluluk, hasta ile hastane arasındakiHasta kabul sözleşmesineDayanır
  • Hasta, hemHastaneyeHem deHekime karşıYasal aşama açabilir
  • Ödenek talepleriAdli yargıda(genellikle tüketici mahkemelerinde) görülür
  • Kusur sorumluluğu ile birlikteOrganizasyon sorumluluğuDa söz konusudur
  • Özel hastane, ödediği ödenek içinKusurlu personele rücuEdebilir

Kamu hastanelerinde sorumluluk:

  • Kamu hastanelerinde meydana gelen zararlardan dolayıIdare sorumludur
  • Sorumluluk,Faaliyet kusuruEsasına dayanır
  • Hasta, doğrudanHekime karşı yasal aşama açamaz(Anayasa m.129/5 ve 657 sayılı Yasa m.13)
  • Ödenek davalarıIdari yargıda(tam yargı yasal süreci olarak) görülür
  • İdare, ödediği ödenek içinKusurlu personele rücuEdebilir
  • Rücu yasal süreci,Adli yargıdaGörülür

Vakıf üniversitesi hastanelerindeSorumluluk:

  • Yükseköğretim Kanunu gereği, bu hastanelere karşı daIdari yargıdaYasal aşama açılır
  • Ancak burada çalışan hekimler 657 sayılı Kanuna tabi olmadığından, onlara karşıDoğrudan adli yargıdaYasal aşama açılabilir

Estetik Operasyonlarda Yasal Sorumluluk

Estetik operasyonlar, malpraktis davaları açısındanÖzel bir kategoriOluşturur. Bu tür müdahalelerde, hekim ile hasta arasındaki yasal ilişki genellikleEser sözleşmesiOlarak nitelendirilir.

Estetik operasyonlarda yasal sorumluluğun özellikleri:

  • Hekim, hastayaBelirli bir sonucu taahhüt eder(örneğin, belirli bir burun şekli)
  • Taahhüt edilen sonuca ulaşılamaması halinde, hekimSözleşmeye aykırılıkNedeniyle sorumlu olur
  • Estetik müdahalelerdeAydınlatma yükümlülüğüDaha da geniş kapsamlıdır
  • Estetik operasyonlarTıbbi endikasyonOlmadan da yapılabildiğinden, risklere ilişkin bilgilendirmeDaha detaylıOlmalıdır
  • Komplikasyon savunması, estetik operasyonlardaDaha sınırlıKabul edilir

Estetik operasyonlarda sık görülen malpraktis türleri:

  • Yanlış teknikVeya prosedür uygulanması
  • Yetersiz ön bilgilendirme
  • Sterilizasyon eksiklikleri
  • Hatalı anesteziUygulaması
  • Yanlış veya eksikTıbbi değerlendirme
  • SonuçlarınDoğal olmaması
  • Kalıcı izlerinOluşması
  • Uygun olmayan dolguVeya malzeme kullanımı
  • Hatalı tedavi sonrası bakım

Estetik operasyonlarda, müdahaleninMecburi olmamasıVe genellikleTıbbi bir endikasyonaDayanmaması sebebiyle, malpraktis davalarında hekimin sorumluluğu daha yüksek standartlarda değerlendirilmektedir.

Malpraktis Davalarında Usul

Malpraktis davalarının başarılı bir şekilde yürütülmesi, uzmanlık ve deneyim gerektirir.’da sağlık konusunda uzman avukatIle çalışmak, davadaki başarı şansınızı artırır.

Malpraktis davalarında usule ilişkin bilmeniz gereken önemli hususlar vardır.

Görevli ve Yetkili Mahkemeler

Malpraktis davalarındaGörevli ve yetkili mahkemeler, davanın açıldığı tarafın niteliğine ve davanın yasal dayanağına göre değişir.

Görevli mahkemeler:

  • Özel hastanelereVe özel muayenehanelerde çalışan hekimlere karşı açılan malpraktis davaları,Adli yargıKapsamında değerlendirilir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Yasa gereğince, bu yasal süreçler genellikleTüketici MahkemelerindeGörülür.
  • Kamu hastanelerindeÇalışan hekimlerin malpraktis eylemlerinden dolayı açılan yasal süreçler,Idari yargıKapsamında değerlendirilir. Bu yasal süreçler,İdare MahkemelerindeTam yargı yasal süreci olarak görülür.
  • Üniversite hastaneleri(devlet veya vakıf) aleyhine açılan yasal süreçler da Yükseköğretim Kanunu’ndaki düzenleme gereğiİdare MahkemelerininGörev alanına girer.
  • Hekimin mesleki sorumluluk sigortasınaDayanılarak açılan yasal süreçler,Asliye Ticaret MahkemelerindeGörülür.

Yetkili mahkemeler:

  • Genel yetki kuralıGereğince, davalının (hekim veya hastanenin) yerleşim yeri yargı makamı yetkilidir.
  • Haksız fiilEsasına dayanan malpraktis davalarında, haksız fiilin işlendiği yer, zararın meydana geldiği yer veya zarar görenin yerleşim yeri yargı makamı de yetkilidir.
  • Sözleşmeye dayalıMalpraktis davalarında, sözleşmenin ifa edileceği yer yargı makamı de yetkilidir.
  • Tüketici davalarında, tüketicinin (hastanın) yerleşim yeri yargı makamı de yetkilidir.
  • Belirli bir miktarAltındaki itilaflarda (2025Yılı için149.000 TL), öncelikleİlçe veya İl Tüketici Hakem HeyetlerineBaşvuru zorunluluğu vardır.

Mecburi Arabuluculuk Süreci

Malpraktis davalarında, yargı mercii huzurunda yasal aşama açmadan önceSağlıkta mecburi arabuluculukKapsamında arabuluculuk sürecine başvuru mecburidir. Bu aşama, 7036 sayılı İş Yargı Mercileri Kanunu’na eklenen hükümlerle düzenlenmiştir.

Arabuluculuk sürecinin özellikleri:

  • Arabuluculuğa başvurmadan açılan davalarda,Yasal aşama koşulu yokluğundanDavanın usulden reddine hüküm verilir.
  • Arabuluculuk süreci,Tarafların karşılıklı görüşmeleriVe bir arabulucu eşliğinde uyuşmazlığı çözmeye çalışmaları esasına dayanır.
  • AşamaGizlilik ilkesiÇerçevesinde yürütülür ve tarafların arabuluculuk sürecinde yaptıkları beyanlar, daha sonra açılacak davalardaDelil olarak kullanılamaz.
  • Arabuluculuk süreciÜç haftaIçinde tamamlanır, mecburi hallerde en fazlaBir haftaUzatılabilir.
  • Taraflar anlaşırsa, arabuluculukAnlaşma belgesiDüzenlenir ve bu belgeIlam niteliğindeKabul edilir.
  • Taraflar anlaşamazsa, arabulucu tarafındanAnlaşmazlık tutanağıDüzenlenir ve bu tutanakla yargı merciine başvuru yapılabilir.

Malpraktis davalarında arabuluculuk sürecinin önemi:

  • Malpraktis davalarınınUzun sürmesiVe mahkemelerin bu konuda yeterince uzmanlaşmamış olması, arabuluculuk sürecini daha önemli hale getirmektedir.
  • Arabuluculuk sürecinde taraflar,Daha hızlı ve daha az maliyetleUyuşmazlığı çözebilme imkanına sahiptir.
  • Hasta, arabuluculuk sürecineAvukatıyla birlikte katılmalıdır. Aksi takdirde, yasal bilgi eksikliğinden dolayı dezavantajlı duruma düşebilir.
  • Arabuluculuk anlaşmasıKesin hükümNiteliğindedir ve daha sonra aynı konuda yasal aşama açılamaz.
  • Anlaşma sonucunda belirlenen tazminatın ödenmemesi halinde,Ilamlı icra takibiBaşlatılabilir.

İspat Yükü ve Deliller

Malpraktis davalarındaIspat yüküGenel olarak davacı tarafta, yaniHastadadır.

Ancak bazı özel durumlarda ispat yükü yer değiştirebilir.

İspat yüküne ilişkin temel ilkeler:

  • Hasta,Tıbbi müdahalenin hatalı olduğunu, bu hata nedeniyleZarar gördüğünüVe hata ile zarar arasındaIlliyet bağıBulunduğunu ispatlamalıdır.
  • Hekim ise, tıbbi müdahaleninTıp biliminin gereklerine uygunOlduğunu, ortaya çıkan zararınKomplikasyonOlduğunu veya kendiKusuru olmadığınıIspatlamaya çalışır.
  • Aydınlatılmış onamKonusunda ispat yükü hekimdedir. Hekim, hastayı gerektiği gibi aydınlattığını ve rızasını aldığını ispatlamak zorundadır.
  • Özel hastane ile hasta arasındaki ilişkide, hastaneOrganizasyon kusurlarındanDolayı kusursuz sorumludur ve kurtuluş kanıtı getiremez.

Malpraktis davalarında kullanılan deliller:

  • Hasta dosyası ve tıbbi kayıtlar: Teşhis, tedavi süreci, uygulanan işlemler, ilaçlar vb. Bilgileri içeren belge ve kayıtlar
  • Aydınlatılmış onam formları: Hastanın bilgilendirildiğini ve rıza verdiğini gösteren belgeler
  • Epikriz raporu: Hastanın tanı, tedavi ve takip sürecini özetleyen çıkış raporu
  • Görüntüleme sonuçları: MR, tomografi, ultrason, röntgen gibi tetkik sonuçları
  • Laboratuvar sonuçları: Kan, idrar vb. Tahlil sonuçları
  • Tanık beyanları: Hastanın yakınları, diğer hastalar veya sağlık personelinin beyanları
  • Uzman görüşleri: Konuyla ilgili uzman hekimlerin yazılı görüşleri
  • Bilirkişi raporları: Yargı Mercii tarafından atanan bilirkişilerin hazırladığı raporlar

Malpraktis davalarındaDelillerin zamanında ve eksiksiz toplanmasıBüyük önem taşır.

Özellikle tıbbi kayıtların eksik veya hatalı tutulmuş olması, ispat sürecini zorlaştırabilir. Bu nedenle, davanızın en başından itibaren’daki en iyi avukatBüroları delil toplama ve koruma sürecinde size yardımcı olacaktır.

Bilirkişi İncelemesi

Malpraktis davalarındaBilirkişi incelemesi, davanın sonucunu büyük ölçüde belirleyen en önemli unsurdur. Tıbbi konulardaki teknik bilgi mahkemeler tarafından bilinemeyeceğinden,Uzman bilirkişilerin görüşüneBaşvurulması mecburidir.

Bilirkişi incelemesinin özellikleri:

  • Bilirkişiler,Yüksek Sağlık Şurası, Adli Tıp Kurumu, üniversitelerin anabilim dallarıVeya bilirkişi listesindeki doktorlar arasından seçilir.
  • Bilirkişiler, tıbbi müdahaleninStandart uygulamalara uygun olup olmadığını, hekim veya hastaneninKusurlu davranıp davranmadığınıVe kusur varsaKusur oranınıBelirler.
  • Bilirkişi raporu,Hakimi bağlayıcıDeğildir ancak pratikte yargı mercii kararları genellikle bilirkişi raporları doğrultusunda verilmektedir.
  • Taraflar, bilirkişi raporunaItirazEdebilir ve mahkemeden yeni bir bilirkişi incelemesi talep edebilir.
  • Hekimin tıbbi müdahalesininKomplikasyonMu yoksaMalpraktisMi olduğu da genellikle bilirkişi raporlarıyla tespit edilir.

Bilirkişi incelemesinde dikkat edilen hususlar:

  • Tıbbi müdahalenin yapıldığıTarihteki tıp biliminin kabul ettiği standartlarNelerdir?
  • Hekim, bu standartlaraUygun davranmış mıdır?
  • Oluşan zarar,Öngörülebilir ve önlenebilirMiydi?
  • Hekim,Aydınlatma yükümlülüğünüYerine getirmiş midir?
  • Ortaya çıkan olumsuz sonuç,KomplikasyonMu yoksaMalpraktisMi?
  • Hekim ve/veya hastaneninKusur oranıNedir?

Bilirkişi raporlarının hazırlanmasındaTarafsızlık ve objektiflikBüyük önem taşır. Rapora itiraz edilmesi hâlinde, yargı merciiFarklı bilirkişilerdenVeyaAdli Tıp Kurumu’ndanYeni bir rapor talep edebilir.

Bu aşamada ’daEn iyi sağlık avukatı ve bürolarıIle çalışmak, bilirkişi raporlarının değerlendirilmesi ve gerektiğinde itiraz edilmesi aşamalarında kritik öneme sahiptir.

Ödenek Talepleri

Malpraktis davalarında temel amaç, sağlık hizmetinden kaynaklananZararın tazmin edilmesidir.Malpraktis yasal süreci için Bölgesindeki avukatlar, tıbbi uygulama hatası nedeniyle hastanın uğradığı çeşitli zararların giderilmesi için farklı ödenek türleri talep edebilir.

Maddi Ödenek

Maddi ödenek, malpraktis sonucu hastanın malvarlığında meydana gelenEksilmelerin giderilmesiniAmaçlar. Türk Borçlar Kanunu’nun 49. Maddesi gereğince,Kusurlu ve hukuka aykırıBir fiille başkasına zarar veren kişi, bu zararı gidermekle yükümlüdür.

Malpraktis davalarında talep edilebilecek maddi ödenek kalemleri şunlardır:

  • Tedavi giderleri: Hatalı tıbbi müdahale sonucu ortaya çıkan zararın giderilmesi için yapılan tüm sağlık harcamaları (ameliyat, ilaç, fizik tedavi, protez vb.)
  • Bakım giderleri: Hastanın başkasının bakımına muhtaç hale gelmesi hâlinde yapılan bakım masrafları
  • İş gücü kaybı: Hastanın çalışma gücünün azalması veya tamamen kaybetmesi nedeniyle uğradığı kazanç kaybı
  • Kazanç kaybı: Hastanın tedavi sürecinde çalışamaması nedeniyle elde edemediği gelir
  • Ekonomik geleceğin sarsılmasından doğan kayıplar: Hastanın mesleki kariyerinin olumsuz etkilenmesi nedeniyle gelecekte elde edemeyeceği kazançlar

Maddi ödenek talep edilirken dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Ödenek miktarıSomut delillerleDesteklenmelidir (faturalar, raporlar, gelir belgeleri vb.)
  • Kusur oranı, ödenek miktarının belirlenmesinde önemli bir faktördür
  • Talep edilen ödenek,Gerçek zararı aşamaz(zenginleşme aracı olamaz)
  • Zarar ile tıbbi hata arasındaIlliyet bağıBulunmalıdır
  • Maddi ödenek hesaplaması genellikleAktüerya hesaplarıIle yapılır

Manevi Ödenek

Manevi ödenek, malpraktis sonucu hastanınKişilik haklarının ihlaliNedeniyle duyduğu acı, elem ve ızdırabın giderilmesini amaçlar. Türk Borçlar Kanunu’nun 56.

Maddesi, bedensel bütünlüğün zedelenmesi hâlinde manevi ödenek talep edilebileceğini düzenlemiştir.

Manevi ödenek talebinin koşulları:

  • HekiminHukuka aykırıBir fiili bulunmalıdır
  • Hekimin fiili ile hasta arasındaIlliyet bağıOlmalıdır
  • Hasta,Manevi zararaUğramış olmalıdır
  • Hekimin fiilindeKusurBulunmalıdır

Manevi ödenek miktarının belirlenmesinde dikkate alınan faktörler:

  • Hastanın uğradığıZararın ağırlığı
  • HekiminKusur oranı
  • HastanınYaşı ve cinsiyeti
  • Zararın hastanınSosyal ve mesleki yaşamınaEtkisi
  • Kalıcı sakatlıkDurumu
  • OlayınGelişme şekliVe özellikleri
  • Tarafların ekonomik durumu(hakkaniyete uygun bir miktar belirlenmesi için)

Manevi ödenek talebinde bulunabilecek kişiler:

  • Doğrudan zarar görenHasta
  • Hastanın ölümü halindeYakınları(eş, çocuklar, anne-baba)
  • Ağır bedensel zarar hâlinde daHasta yakınları(özel koşullarda)

Manevi ödenek, malpraktis davalarındaCaydırıcılık fonksiyonuDa taşımaktadır ve hekimlerin daha dikkatli davranmasını teşvik eder.

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten yoksun kalma ödeneği, malpraktis sonucuHastanın ölmesiNedeniyle onun desteğinden yoksun kalan kişilerin uğradığı zararın giderilmesini amaçlar. Türk Borçlar Kanunu’nun 53. Maddesi, ölüm halinde destekten yoksun kalanların bu sebeple uğradıkları kayıpları isteyebileceklerini düzenlemiştir.

Destekten yoksun kalma tazminatının koşulları:

  • Malpraktis sonucuÖlümMeydana gelmiş olmalıdır
  • Ölen kişi, ödenek talep eden kişilereFiilen ve düzenli olarak destekOlmalıdır
  • Ödenek talep eden kişiler, ölen kişininDesteğine muhtaçOlmalıdır
  • Destek ilişkisininGelecekte de devam edeceğiVarsayılabilmelidir

Destekten yoksun kalma ödeneği talep edebilecek kişiler:

  • Ölen hastanınEşi
  • Çocukları(ergin oluncaya veya eğitimlerini tamamlayıncaya kadar)
  • Anne-babası(desteğe muhtaç olmaları koşuluyla)
  • Ölen kişininBakıp gözettiğiDiğer kişiler (fiili destek ilişkisi varsa)

Ödenek miktarının hesaplanmasında dikkate alınan faktörler:

  • Ölen kişininGelir durumu
  • Destekten yoksun kalanlarınSayısı ve ihtiyaçları
  • Ölen kişininMuhtemel yaşam süresi
  • Destekten yoksun kalanlarınMuhtemel yaşam süreleri
  • Destek ilişkisininTahmini süresi
  • Kusur oranı
  • HesaplamadaAktüerya yöntemleriKullanılır

Destekten yoksun kalma tazminatının amacı, destekten yoksun kalanlarınEkonomik geleceğini güvence altına almakVe ölüm olmasaydı sağlanacak desteğinEkonomik karşılığınıTemin etmektir.

Malpraktis Davalarında Zamanaşımı

Zamanaşımı, bir hakkın belirli bir süre kullanılmaması nedeniyleYasal aşama edilebilme niteliğini kaybetmesiAnlamına gelir. Malpraktis davalarında zamanaşımı süreleri, davanın açıldığı yargı merciine ve davanın yasal dayanağına göre değişiklik gösterir.

Özel Hastanelerde Zamanaşımı

Özel hastanelerde veya özel muayenehanelerde gerçekleşen malpraktis vakalarında uygulanacak zamanaşımı süreleri, davanınYasal dayanağınaGöre değişir.

Vekalet sözleşmesineDayanan malpraktis davalarında:

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 147.

    Maddesi uyarınca5 yıllıkZamanaşımı süresi uygulanır

  • Bu süre,Zararın ve sorumlusunun öğrenildiğiTarihten itibaren işlemeye başlar
  • Her vaziyette,Fiilin işlendiğiTarihten itibaren10 yılGeçmekle zamanaşımına uğrar

Eser sözleşmesineDayanan malpraktis davalarında (özellikle estetik operasyonlar):

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 478. Maddesi uyarınca5 yıllıkZamanaşımı süresi uygulanır
  • Bu süre,Eserin teslim alındığı(müdahalenin tamamlandığı) tarihten itibaren işlemeye başlar

Haksız fiilEsasına dayanan malpraktis davalarında:

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesi uyarınca, zararın ve failinÖğrenildiği tarihten itibaren 2 yılVe her haldeFiilin işlendiği tarihten itibaren 10 yılIçinde yasal aşama açılmalıdır
  • Ancak, haksız fiil aynı zamandaCeza gerektiren bir fiilIse ve ceza kanunlarında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse, bu süre uygulanır

Ağır kusurHalinde:

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 146. Maddesi uyarınca10 yıllıkGenel zamanaşımı süresi uygulanır

Kamu Hastanelerinde Zamanaşımı

Kamu hastanelerinde meydana gelen malpraktis vakalarında,Idari yargıdaYasal aşama açılacağından, İdari Yargılama Usulü Kanunu’ndaki zamanaşımı süreleri uygulanır.

Kamu hastanelerinde zamanaşımı süresi:

  • İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13.

    Maddesi uyarınca,Zararın öğrenildiği tarihten itibaren 1 yılVe her haldeZararı doğuran olaydan itibaren 5 yılIçinde idareye başvurulmalıdır

  • İdareye yapılan başvurununReddi veya reddedilmiş sayılmasıHalinde, bu işlemin tebliğinden itibaren60 günIçinde yasal aşama açılmalıdır
  • İdare başvuruya30 gün içinde cevap vermezse, başvuru reddedilmiş sayılır ve 60 günlük yasal aşama açma süresi işlemeye başlar

Kamu hastanelerinde zamanaşımında dikkat edilmesi gereken hususlar:

  • Zamanaşımı süresi,Zararın öğrenildiğiTarihten itibaren başlar (örneğin, bir rapor ile malpraktisin tespit edildiği tarih)
  • İdareye başvuru, yasal aşama açmadan önceMecburiBir aşamadır
  • Ceza zamanaşımı süreleri,Idari ödenek davalarıIçin uygulanmaz

Ceza Davası İle İlişkisi

Malpraktis eyleminin aynı zamandaSuç teşkil etmesiHalinde, hukuk davasında uygulanacak zamanaşımı süresi ile ceza yasal süreci arasında bir ilişki kurulabilir.

Ceza yasal süreci ile malpraktis ödenek yasal süreci arasındaki zamanaşımı ilişkisi:

  • Türk Borçlar Kanunu’nun 72. Maddesine göre, zarara neden olan fiil aynı zamandaSuç teşkil ediyorsaVe ceza yasasında daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörülmüşse,Hukuk davasında da bu uzun süreUygulanır
  • Örneğin, taksirle ölüme neden olma suçunda ceza zamanaşımı süresi15 yılOlduğundan, bu tür bir malpraktis vakasında ödenek yasal süreci da 15 yıllık zamanaşımına tabi olur
  • Bu uzun zamanaşımı süresinin uygulanabilmesi için, fiilinYalnızca suç tipine uygun olmasıYeterlidir; failinCezalandırılmış olması gerekmez
  • Ceza yasal süreci zamanaşımının uygulanabilmesi için, fiilinObjektif olarakSuç teşkil etmesi yeterlidir

Ceza yasal süreci ile ilgili dikkat edilmesi gereken diğer hususlar:

  • Ceza zamanaşımı süreleri, yalnızcaHaksız fiilTemeline dayanan ödenek davalarında uygulanır;Sözleşmeye aykırılıkNedeniyle açılan davalarda uygulanmaz
  • Ceza zamanaşımı,Kamu hastanelerine karşıAçılan idari davalarda uygulanmaz
  • Ceza zamanaşımı süreleri, Türk Ceza Kanunu’nun 66. Maddesinde düzenlenmiştir

Ceza zamanaşımı süreleri, yalnızcaHaksız fiilTemeline dayanan ödenek davalarında uygulanır;Sözleşmeye aykırılıkNedeniyle açılan davalarda uygulanmaz. Ceza zamanaşımı,Kamu hastanelerine karşıAçılan idari davalarda uygulanmaz.

Ceza zamanaşımı süreleri, Türk Ceza Kanunu’nun 66. Maddesinde düzenlenmiştir. Bu karmaşık yasal süreçlerde doğru yönlendirme için ’daki birSağlık Hukuku AvukatıSize destek olabilir.

Malpraktis Davalarında Cezai Sorumluluk

Malpraktis, yasal sorumluluğun yanı sıraCezai sorumluluğuDa doğurabilir. Deneyimli birSağlık avukatı, bir hekimin tıbbi müdahale sırasındaki hatasının, Türk Ceza Kanunu’nda düzenlenen bazı suçların oluşmasına neden olup olmadığını değerlendirebilir.

Taksirle Yaralama ve Öldürme Suçları

Malpraktis sonucu hastanın yaralanması veya ölmesi hâlinde, hekimTaksirle yaralamaVeyaTaksirle öldürmeSuçlarından sorumlu tutulabilir.

Taksirle yaralama(TCK m. 89):

  • Taksirle başkasının vücudunaAcı verenVeya sağlığının ya da algılama yeteneğininBozulmasınaNeden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezası ile cezalandırılır
  • Taksirle yaralama fiili, mağdurun;
    • DuyularındanVeya organlarından birinin işlevininSürekli zayıflamasına,
    • Vücudunda kemik kırılmasına,
    • Konuşmasında sürekli zorluğa,
    • Yüzünde sabit ize,
    • Yaşamını tehlikeyeSokan bir duruma,
    • Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasınaNeden olmuşsa, ceza artırılır
  • Taksirle yaralanma, mağdurun;
    • İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığaVeyaBitkisel hayataGirmesine,
    • DuyularındanVeya organlarından birininIşlevini yitirmesine,
    • Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerini kaybetmesine,
    • Yüzünün sürekli değişikliğine,
    • Gebe bir kadının çocuğunun düşmesineNeden olmuşsa, ceza daha da artırılır
  • Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulmasıŞikayete bağlıdır.

    Ancak, bilinçli taksir halinde veya suçun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olması hâlinde, şikayet aranmaz

Taksirle öldürme(TCK m. 85):

  • Taksirle bir insanın ölümüne neden olan kişi,Iki yıldan altı yıla kadarHapis cezası ile cezalandırılır
  • Fiil,Birden fazla insanın ölümüneVeyaBir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte bir veya birden fazla kişinin yaralanmasınaNeden olmuşsa, kişiIki yıldan on beş yıla kadarHapis cezası ile cezalandırılır

Taksirli suçlarda önemli noktalar:

  • Taksir,Dikkat ve özen yükümlülüğüneAykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun yasal tanımındaki neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir
  • Bilinçli taksir, kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde söz konusu olur ve ceza artırılır
  • Hekimler genellikleBasit taksirIle sorumlu tutulur, bilinçli taksir nadiren uygulanır
  • Cezanın belirlenmesinde,Failin kusuruGöz önünde bulundurulur

İlliyet Bağı

Malpraktis davalarında cezai sorumluluğun doğabilmesi için, hekimin eylemi ile hastanın uğradığı zarar arasındaUygun illiyet (nedensellik) bağınınBulunması gerekir.

İlliyet bağının önemi:

  • İlliyet bağı,Hekimin fiiliIleZararArasındaki sebep-sonuç ilişkisidir
  • İlliyet bağının kesilmesi veya bulunmaması halinde, hekimCezai sorumluluktan kurtulabilir
  • Hekimin tıbbi müdahalesi olmasaydı bile aynı zarar meydana gelecek idiyse, illiyet bağı kurulamaz

İlliyet bağını kesen veya zayıflatan faktörler:

  • Mücbir sebep: Öngörülmesi ve karşı konulması mümkün olmayan doğal afet, savaş gibi olaylar
  • Zarar görenin kusuru: Hastanın tedavi önerilerine uymaması, randevulara gelmemesi gibi
  • Üçüncü kişinin kusuru: Başka bir sağlık personelinin hatası
  • Hastalığın doğal seyri: Zararın, hastalığın normal seyrinden kaynaklanması

İlliyet bağının ispatı:

  • Malpraktis davalarında illiyet bağının ispatı genellikleBilirkişi raporlarıIle yapılır
  • Bilirkişiler, tıbbi müdahale olmasaydı hastanın durumunun ne olacağını değerlendirir
  • Yüksek olasılıkIlkesi esas alınır: Zarar ile eylem arasında yüksek derecede olasılık bulunmalıdır

İhmal Suretiyle Görevi Kötüye Kullanma Suçu

Kamu görevlisi hekimlerin malpraktis eylemleri, bazı durumlardaIhmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçu(TCK m. 257/2) kapsamında değerlendirilebilir.

İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun unsurları:

  • FailinKamu görevlisiOlması gerekir (özel hastanelerde çalışan hekimler bu suçun faili olamaz)
  • GörevinIhmal edilmesiVeyaGeciktirilmesiSöz konusu olmalıdır
  • Bu ihmal nedeniyleKişilerin mağduriyetineVeyaKamunun zararınaNeden olunmalı ya daKişilere haksız kazançSağlanmalıdır
  • Suçun cezasıÜç aydan bir yıla kadarHapis cezasıdır

İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunun malpraktis davalarındaki yeri:

  • Taksirle yaralama veya öldürme suçlarındaIlliyet bağı kurulamadığıDurumlarda, kamu görevlisi hekimin eylemi yine deHukuka aykırıIse bu suç gündeme gelebilir
  • Örneğin, acil servise başvuran bir hastaya gerekli tıbbi müdahalede bulunmayan veya geciktiren hekim, hastanın durumunun ağırlaşması ile kendi eylemi arasında illiyet bağı kurulamasa bile, bu suçtan sorumlu tutulabilir
  • Bu suç,Yalnızca kamu hastanelerindeÇalışan hekimler için söz konusu olabilir

Önemli ayrımlar:

  • Taksirle yaralama/öldürme suçlarındaCezalandırılmak istenen neticeHastanın zarar görmesi veya ölmesidir
  • İhmal suretiyle görevi kötüye kullanma suçunda iseCezalandırılmak istenen neticeHekimin görevini ihmal etmesidir
  • Bu suç,Tali (ikincil) nitelikteBir suçtur; öncelikle taksirle yaralama/öldürme suçunun koşulları araştırılır

Malpraktis Davalarında Sık Sorulan Sorular

Malpraktis davaları, tıbbi ve yasal boyutlarıyla karmaşık aşamalar içerir. Bu alanda ’da yasal yardım arayan kişilerin en çok merak ettiği ve sık sorduğu bazı sorular bulunmaktadır. Bu sorulara verilecek yanıtlar, malpraktis yasal aşama sürecine başlamadan önceGerçekçi beklentilerin oluşmasıVeDoğru kararların alınmasıAçısından önem taşır.

Malpraktis Davaları Ne Kadar Sürer?

’da malpraktis davalarının süresi, davanın niteliğine, karmaşıklığına, tarafların tutumuna veYargı sisteminin iş yüküneBağlı olarak değişkenlik gösterebilir. Genel olarak ise malpraktis davaları, diğer yasal aşama türlerine göre daha uzun sürebilmektedir.

Malpraktis davalarının süresini etkileyen faktörler:

  • Yasal Aşama öncesi mecburi arabuluculukSüreci yaklaşık 1-2 ay sürer.
  • Yasal Aşama dilekçesinin hazırlanması ve açılmasıIle mahkemenin ilk duruşma gününü belirlemesi arasında genellikle 2-3 ay geçer.
  • Delillerin toplanmasıVe özellikleTıbbi kayıtların teminiZaman alabilir.
  • Bilirkişi incelemesiSüreci, yasal aşama süresini önemli ölçüde uzatabilir.

    Bilirkişi raporu hazırlanması için genellikle 3-6 ay gibi bir süre gerekebilir.

  • Bilirkişi raporlarınaItirazlarVe yeni bilirkişi tayini, süreci daha da uzatabilir.
  • DuruşmalarArasındaki sürelerin uzunluğu (mahkemelerin iş yoğunluğuna göre 3-6 ay olabilir).
  • TaraflarınDelil toplanması taleplerininSüreci etkilemesi.
  • Bekletici meseleYapılan ceza davalarının sonuçlarının beklenmesi.

Ortalama olarak, ’da bir malpraktis yasal süreci:

  • İlk derece mahkemesindeYaklaşık 2-3 yıl
  • İstinaf incelemesinde6 ay – 1 yıl
  • Temyiz incelemesinde1-2 yıl sürebilmektedir.

Adalet Bakanlığı’nın uygulamaya koyduğuHedef süreKapsamında malpraktis davalarının 300 gün içerisinde bitirilmesi hedeflenmiş olsa da uygulamada bu sürelerin aşıldığı görülmektedir. ’da deneyimli bir malpraktis avukatının davayı takip etmesi, işlemlerin hızlanmasına ve sürecin olabildiğince kısalmasına katkı sağlayabilir.

Malpraktis Davası Masrafları Ne Kadardır?

Malpraktis davalarının masrafları, davanın türüne, niteliğine, talep edilen ödenek miktarına ve izlenecek yasal yollara göre değişkenlik gösterir. Bu masraflar genel olarak şu kalemlerden oluşur:

Arabuluculuk aşamasındaki masraflar:

  • Arabuluculuk başvurusuÜcrete tabi değildir.
  • Ancak arabulucuya ödenecekÜcretVeBelge fotokopi giderleriSöz konusu olabilir.

Yasal Aşama açılması aşamasındaki masraflar:

  • Başvuru harcı: Yasal Aşama açılırken ödenmesi gereken harçtır. Tüketici mahkemelerinde görülen yasal süreçler için harç muafiyeti bulunabilir.
  • Nispi harç: Talep edilen ödenek miktarı üzerinden hesaplanan oransal harçtır. İdare mahkemelerinde açılan tam yargı davalarında da nispi harç ödenir.
  • Vekalet ücreti: Avukata ödenecek ücret, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi dikkate alınarak belirlenir.

    Bu ücret, davanın karmaşıklığına, süresine ve talep edilen ödenek miktarına göre değişebilir.

  • Bilirkişi ücreti: Yargı Mercii tarafından atanan bilirkişilere ödenecek ücretlerdir. Malpraktis davalarında genellikle birden fazla bilirkişi atanır ve her biri için ayrı ücret ödenir.
  • Keşif giderleri: Gerektiğinde mahkemenin keşif yapması hâlinde ödenmesi gereken giderlerdir.
  • Tebligat masrafları: Yasal Aşama sürecinde yapılacak tebligatlar için ödenen giderlerdir.
  • Tanık giderleri: Tanıkların yargı merciine getirilmesi ve dinlenmesi ile ilgili giderlerdir.
  • Uzman görüş ücreti: Tarafların kendi inisiyatifleriyle aldıkları uzman görüşleri için ödedikleri ücretlerdir.

Davayı kazanan taraf, yaptığı masrafları karşı tarafa yükletme hakkına sahiptir. Örneğin, davacı hasta davayı kazanırsa, ödediği harçlar, bilirkişi ücretleri ve vekalet ücreti davalı tarafından kendisine ödenecektir. Bu nedenle,Yasal aşama sonucunda kazanılan ödenekMiktarı, yasal aşama masraflarını da içerecek şekilde hesaplanır.

Malpraktis Davalarında Kazanma Şansı Nedir?

Malpraktis davalarında kazanma şansı, her davanın kendine özgü koşullarına, mevcut delillere, tıbbi hatanın niteliğine veBilirkişi değerlendirmelerineBağlı olarak değişkenlik gösterir.

Kesin bir yüzde vermek mümkün olmamakla birlikte, bazı faktörler kazanma şansını doğrudan etkiler:

Kazanma şansını artıran faktörler:

  • Açık ve belgelenebilir tıbbi hataVarlığı (örneğin, ameliyatta unutulan cerrahi alet)
  • Ciddi ve kalıcı zararOluşması (örneğin, sakatlık, organ kaybı veya ölüm)
  • Aydınlatılmış onamınHiç alınmamış veya eksik alınmış olması
  • Tıbbi kayıtların düzgün tutulmamasıVeya sonradan değiştirildiğine dair kanıt bulunması
  • Tıbbi standartlardan belirgin sapmaOlduğunun uzman raporlarıyla tespit edilmesi
  • Benzer olaylarda oturmuş yargı içtihatlarınınBulunması
  • Deneyimli bir malpraktis avukatıIle çalışılması

Kazanma şansını azaltan faktörler:

  • Tıbbi müdahalenin bilinen birKomplikasyonOlduğunun kabul edilmesi
  • Hasta kayıtlarınınDüzenli tutulmuş olması
  • Aydınlatılmış onamınUsulüne uygun alınmış olması
  • İlliyet bağının kurulamaması(tıbbi hata ile zarar arasında nedensellik ilişkisinin ispatlanamaması)
  • Hastanın tedavi sürecindeKendi kusurununBulunması
  • Tıbbi zorunlulukHalinin varlığı
  • Alternatif tedavi yöntemininBulunmaması

’da malpraktis davalarında genel kazanma oranları hakkında resmi bir istatistik bulunmamakla birlikte, hukuk pratiğinde bu davaların yarısına yakınının hasta lehine sonuçlandığı tahmin edilmektedir. Ancak, iyi hazırlanmış ve güçlü delillerle desteklenen davalarda bu oran daha yüksek olabilir.

Bir malpraktis davasında başarı şansının değerlendirilmesi, mutlaka Bölgesinde malpraktis konusunda uzman bir avukatTarafından yapılmalıdır. Avukat, mevcut tıbbi kayıtları, uzman görüşlerini ve benzer davalardaki emsal kararları inceleyerek, müvekkiline gerçekçi bir değerlendirme sunabilir. Bu değerlendirme, yasal aşama açmak yerineArabuluculuk yoluyla uzlaşmanınDaha avantajlı olabileceği durumların tespiti açısından da önemlidir.

Malpraktis davalarında kazanma şansını artırmak için, olayın hemen akabindeDelillerin toplanmaya başlanması, tümTıbbi kayıtların temin edilmesiVe mümkünse bağımsızUzman görüşlerininAlınması önemlidir.

Ayrıca,Zamanaşımı sürelerininKaçırılmamasına da dikkat edilmelidir. Tüm bu süreçlerde profesyonel destek almanız için ’daEn iyi avukatlar ve hukuk büroları sizeYardımcı olacaktır

Sağlık Hukuku Alanında Yanınızdayız

OlarakGenelinde malpraktis ve sağlık hukuku davalarında müvekkillerimize özel çözümler sunuyoruz. Malpraktis avukatı olarak, sağlık hukukuAlanındaki bilgi birikimimiz ve uzmanlığımızla, tıbbi hata mağdurlarınınYasal haklarını korumakVe adil ödeneği elde etmeleri için titizlikle çalışıyoruz.

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.

Malpraktis ve Sağlık Hukuku Avukatı