İrade Sakatlanması Nedeniyle Sözleşmenin Geçersizliği
Bir sözleşmenin taraflar arasında hukuken geçerli sonuçlar doğurabilmesi için tarafların beyan ettiği iradenin serbestçe ve gerçeğe uygun şekilde oluşması şarttır. Kişinin karar mekanizmasına müdahale edildiğinde veya kişi yanıltıldığında sağlıklı bir iradeden söz etmek mümkün olmaz. Bu durum mevzuatta irade bozukluğu başlığı altında ele alınmaktadır.
İradeyi Sakatlayan Durumlar Nelerdir?
Sözleşme akdedilirken iradenin sakatlanması genel olarak üç farklı biçimde ortaya çıkar. Bunlar hata (yanılma), hile (aldatma) ve korkutma (ikrah) olarak sınıflandırılır.
1.
Esaslı Hata (Yanılma)
Hata, taraflardan birinin sözleşme kurulurken somut gerçekliğe uymayan bir düşünceyle hareket etmesidir. Ancak her türlü yanılma sözleşmenin iptali için yeterli kabul edilmez. Mevzuat, yalnızca esaslı yanılma hallerinde sözleşmenin iptal edilebileceğini öngörmüştür. Sözleşmenin niteliğinde, karşı tarafın kimliğinde veya borçlanılan edimin miktarında meydana gelen ciddi sapmalar esaslı hata olarak nitelendirilir.
2.
Hile (Aldatma)
Hile, taraflardan birinin diğerini kasıtlı olarak gerçeğe aykırı beyanlarla veya önemli hususları gizleyerek sözleşme yapmaya sevk etmesidir. Aldatılan taraf, hile olmasaydı o sözleşmeyi hiç yapmayacak ya da çok daha farklı koşullarla kabul edecek idiyse sözleşmeyle bağlı kalmama hakkına sahiptir. Hile durumunda hatanın esaslı olması şartı aranmaz.
3. Korkutma (İkrah)
Korkutma, bir kimsenin kendisinin veya yakınlarının canına, bütünlüğüne veya malvarlığına yönelik ağır ve yakın bir tehlike tehdidi altında sözleşme imzalamaya zorlanmasıdır.
Tehdidin boyutu, sözleşmeyi imzalayan kişinin karar özgürlüğünü ortadan kaldıracak nitelikte olmalıdır. Bu durumda serbest irade bulunmadığından sözleşmenin iptali talep edilebilir.
Sözleşmenin İptali İçin Hak Düşürücü Süre
İrade bozukluğuna dayalı iptal hakları sınırsız bir süreye tabi değildir. Mevzuata göre, sözleşmenin iptal edilmesi hakkı bir yıllık süre içinde kullanılmalıdır. Bu süre:
- Hata ve hile durumlarında, durumun öğrenildiği andan itibaren,
- Korkutma durumunda ise korkunun veya baskının etkisinin tamamen ortadan kalktığı andan itibaren işlemeye başlar.
Bir yıllık bu süre hak düşürücü niteliktedir.
Belirtilen süre içerisinde hak sahibi tarafından herhangi bir girişimde bulunulmazsa, sözleşme başlangıçtan itibaren geçerli kabul edilir ve sonradan iptali istenemez.
İptal İradesinin Bildirilmesi ve Hukuki Prosedür
Sözleşmeyle bağlı olunmadığının karşı tarafa iletilmesi için resmi bir şekil şartı bulunmamakla birlikte, ispat kolaylığı açısından noter kanalıyla ihtarname gönderilmesi en sağlıklı yoldur. Noter vasıtasıyla çekilecek ihtarda, irade sakatlanmasının gerekçeleri, ne zaman fark edildiği ve sözleşmenin iptal edildiği açıkça belirtilmelidir.
Karşı tarafın iptal beyanını kabul etmemesi veya yerine getirilen edimleri iade etmekten kaçınması durumunda yargı yoluna başvurulması gerekir. Yetkili mahkemede açılacak dava ile sözleşmenin iptali ve karşılıklı edimlerin geri verilmesi talep edilir.
Görevli Mahkeme ve İspat Süreci
Sözleşmenin türüne ve tarafların niteliğine göre davanın açılacağı mahkeme değişiklik gösterir:
- Tüketici işlemlerinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda Tüketici Mahkemeleri,
- Ticari iş ve işlemlerden doğan davalarda Asliye Ticaret Mahkemeleri,
- Genel nitelikteki sözleşmelerde ise Asliye Hukuk Mahkemeleri görevlidir.
Yargılama sürecinde taraflar iradelerinin sakatlandığını her türlü yasal delille ispat edebilirler. Yazılı belgeler, elektronik posta yazışmaları, banka transfer kayıtları, tanık beyanları ve gerektiğinde uzman bilirkişi raporları mahkemeye delil olarak sunulabilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Her yanılma sözleşmeyi geçersiz kılar mı?
Hayır, yalnızca esaslı olan ve kişinin kararını doğrudan etkileyen yanılmalar iptal sebebi sayılır.
İptal davası açılmadan önce ihtarname çekilmesi zorunlu mudur?
Zorunlu olmamakla birlikte, bir yıllık hak düşürücü sürenin kesildiğini ve iptal iradesinin karşı tarafa ulaştığını kanıtlamak adına ihtarname çekilmesi büyük önem taşır.
Sözleşme iptal edilince ödenen paralar geri alınabilir mi?
Evet, mahkemece sözleşmenin iptaline karar verilmesi halinde sözleşme geriye etkili olarak geçersiz olur ve taraflar verdikleri edimleri sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde geri isteyebilirler.