Soylu Nisan 20, 2024 İcra ve İflas Hukuku

İcra İnkar Tazminatı *2025

Son Güncellenme Tarihi: Nisan 6, 2025

Bu yazımızda, İİK doğrultusunda icrayı inkar eden borçlu aleyhine hükmedilen tazminatın şartlarını, oranını ve likit alacağı ele alacağız. Yazının sonunda ise Yargıtay Kararlarından örnekler vereceğiz.

İcra İnkar Tazminatı Nedir?

İcra inkar ödeneği, borçlunun icra takibine direnmesi veya icra işlemlerini engellemesi sonucunda alacaklıya ödenmesi gereken İcra İflas Kanunu‘nda (İİK) düzenlenen bir ödenek türüdür. Bu yasal kavram, borçlu tarafından kasıtlı olarak icra işlemlerinin geciktirilmesi veya engellenmesi hâlinde uygulanır. Temel amacı, alacaklıya bu tür direnme veya engellemelerden kaynaklanan zararları telafi etmektir.

Para Borcu Ödenmediğinde Alacaklıya İki Yöntem: Alacak Davası ve İlamsız İcra

Borçlu para borcunu ödemediğinde alacaklı için iki seçenek bulunmaktadır: İlk olarak,Alacak yasal süreciAçarak elde edilen yargı mercii kararını icraya koyabilir ya da doğrudan icra dairesine müracaat ederekIlamsız icraYoluna başvurabilir.

İtirazın İptali Davası: Nedir ve Ne Zaman Açılır?

İtirazın iptali yasal süreci, alacak talebine karşı itiraz eden borçlunun,Itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içindeYargı merciine başvurarak alacağın varlığını ispat etmek suretiyle itirazın iptalini istediği bir davadır.

İcra İnkar Tazminatı Koşulları

Borçlu aleyhine İcra inkar tazminatına mahkûm edilebilmesi için genellikle kabul edilen şartlar şunlardır:

– Alacaklının ilamsız icra takibi yapması,

– Borçlunun ödeme emrine itiraz etmiş olması,

– İtirazın iptali davasının süresi içinde açılmış olması,

– Alacaklının talepte bulunması

– Borçlunun itirazının haksızlığına hüküm verilmesi.

İcra Takibinde İtiraz ve İnkar Tazminatı: Ne Zaman ve Nasıl Hükmedilir?

Alacaklı aleyhine başlatılan icra takibine karşı borçlu tarafından yapılan itiraz,Icra takibinin durmasınaNeden olur.

Bu vaziyette alacaklı, itirazın hükümden düşürülmesi için itirazın iptali yasal süreci açmak zorundadır.

Yasal Aşama sonucunda yargı mercii, itirazın kabulü veya reddi yönünde hüküm verebilir. Mahkemenin hükmü borçlu veya alacaklı lehine olabilir.

Borçlu itirazından vazgeçerse veya itirazın iptali yasal süreci reddedilirse, yargı mercii borçlunun haksız olduğuna hüküm verir ve inkar tazminatına mahkûm eder.

Davalı borçlu, itirazın iptaliDavasını kabul etse bile, yasal aşama açılmasına sebep olduğundan yargı mercii borçlu aleyhine inkar tazminatına hükmeder.

Davanın sulh ile sonuçlanması halinde tarafların anlaşması doğrultusunda işlem yapılır.

İnkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, itirazın iptali davasının davalı borçlu aleyhine sonuçlanması gerekir. Davanın konusuz kalması hâlinde ise inkar ödeneği hükmedilmez.

Borçlu, itirazın iptali yasal süreci açılmadan önceBorcun tamamınıÖderse, alacaklının yasal aşama açma hakkı olmadığı için yasal aşama reddedilir ve inkar ödeneği talep edilemez.

Borçlu, itirazın iptali yasal süreci açılmadan önce borcun tamamını değil deBir kısmınıÖderse, alacaklının itiraz edilen kısım için yasal aşama açma hakkı olabilir ve yargı mercii, davayı haklı bulursa bu kısım için inkar ödeneği talep edilebilir.

Mahkemenin davanın esası hakkında verdiği hüküm her zaman borçlunun itirazının haksızlığına hüküm verilmesi anlamına gelmez.

Likit Alacak ve İtiraz Hakkı: Borçlu Ne Zaman Haklı Görülebilir?

Borçlu, bazı durumlarda yasal aşama kaybetse dahi ödeme emrine itiraz etmekte haklı görülebilir. Bu durumlardan birisi alacağın likit olmasıdır.Likit alacak, tutarı belli, bilinebilir ve hesaplanabilir bir alacak olarak tanımlanır.

Bu kavram, uygulamada farklı yorumlara neden olabilir, çünkü her vaziyet farklılık gösterebilir.

Alacak likit değilse, borçlu itiraz etmekte haklı kabul edilir ve itirazın iptali yasal süreci kaybedilse bile inkar tazminatına mahkûm edilmez. Örneğin, borçlu alacak miktarını biliyor veya kolayca hesaplayabiliyorsa ve taraflar arasında ek bir mutabakat veya yargı mercii tarafından tayin edilen bir değerlendirme gerekmeksizin alacak miktarı belirlenebiliyorsa, alacak likit kabul edilir.

Alacağın likit olması için muhakkak bir belgeye bağlı olması koşul değildir. Örneğin, “kredi kartı ile yapılan harcamadan doğan banka alacağı” likit alacak iken, “dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yangına yol açma vermekten doğan alacak” likit olmayan bir alacak örneği olarak gösterilebilir.

İnkâr Tazminatı Davasında Dikkat Edilmesi Gerekenler: Talep, İtiraz ve Islah

İnkâr tazminatının talep edilebilmesi için, alacaklıYasal aşama dilekçesinde(borçlu ise cevap dilekçesinde) bu talebiAçıkçaBelirtmelidir.

Başka bir deyişle, yargı mercii, talep olmadan otomatik olarak inkar ödeneği hükmedemez.

Alacaklı yasal aşama dilekçesinde inkar ödeneği talep etmemişse veDaha sonraYargılama sürecinde bu talebi ortaya koymuşsa, davalı bu talebe onay vermemişse -yani iddianın genişletilmesine itiraz etmişse- davacı alacaklı, lehine inkar ödeneği verilmesini istemek içinIslah yolunaBaşvurabilir.

Alacaklı Ne Zaman İtirazın İptali Davası Ne Zaman Tahsil Davası Açmalı?

İcra inkar ödeneği sadece itirazın iptali davasında verilebildiğinden,Tahsil davasındaBu tazminata hükmedilemez.

Dolayısıyla, davayı açan alacaklı, davayı itirazın iptali yasal süreci olarak nitelendirir ve davayı kazanması halinde lehine %20 tazminata hükmedilmesini talep ederken, davalı borçlu itirazı kaybetmesi halinde %20 ödenek ödemeyi kabul ederek yasal aşama açabilir.

Ancak, alacaklı, borçlunun itirazının haksızlığını ve kendi alacağının varlığını ispat edebilecek delillere sahip değilse ve borçlu ticari defter kayıtları veya yeminle ispat etmeyi düşünüyorsa, davayı kaybetmesi halinde ek olarak %20 ödenek ödemeyi göze alamayabilir veItirazın iptali yasal süreci yerine normal tahsil yasal süreciAçabilir.

Alacaklı Davayı Kazandı, Ama İtiraz Haksız mı?

İcra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, “Borçlunun itirazının haksızlığına” hüküm verilmiş olması gerekmektedir. Ancak, alacaklının davasını kazanması, otomatik olarak “borçlunun itirazının haksızlığını” kanıtlamaz.

Bu nedenle, itirazın ne zaman haklı ve ne zaman haksız olduğunun belirlenmesi ve bu konuda ölçütlerin belirlenmesi gereklidir.

Örneğin, yukarıda bahsettiğimiz likit olmayan bir alacak olan haksız fiile dayanan bir ödenek talebinde bulunulduğunda, borçlu ne kadar borçlu olduğunu (karşı tarafa ne kadar zarar verdiğini) bilemez.

Bu vaziyette, taraflar anlaşamazsa yargı mercii tarafından belirlenir.

Dolayısıyla, borçlunun örneğin haksız fiil nedeniyle ödenek talebine itiraz etmesi, mahkemece alacaklının talebinin haklı bulunmasına rağmen haksız sayılmaz. Çünkü borçlu, bu vaziyette itirazda bulunma hakkına sahiptir ve inkar tazminatına hükmedilemez.

Alacaklı yararına inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlununKötü niyetli olması gerekmez. Borçlunun itirazının haksız sayılması için ise, onun ödeme emrine kötü niyetle itiraz etmiş olup olmamasının önemi yoktur. Borçlunun kötü niyeti sadeceÖdenek miktarının belirlenmesindeEtkili olabilir.

Eğer ödeme emrine itiraz eden kişi borçlu değil de,, vasi, kayyım veya mirasçıIse, bu vaziyette borçlunun icra inkar tazminatına mahkûm edilebilmesi için, bu kişilerin ödeme emrine kötü niyetle itiraz ettiklerininKanıtlanmasıGerekir.

İcra İnkar Tazminatı: Ne Kadar Ödenir?

İnkâr inkar tazminatının miktarı: Yargı Mercii tarafından belirlenecek olan inkar ödeneği oranı,%20’nin altında olamaz.

Borçlu, alacaklının zarar oranının %20’den az olduğunu kanıtlamak suretiyle daha düşük bir ödenek talep edemez.

Not: Ödenek miktarı en düşük %20 olarak belirlenmesine rağmen (hâkime daha fazla miktara hükmedebilmesi yetkisi verilmesine rağmen),Uygulamada mahkemeler genel olarak %20 oranın üzerine çıkmamaktadır.

Yargıtay, yasal aşama dilekçesinde davacının %20’den az (örneğin, %15) bir oranda icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiği durumlarda, “istenenden fazlasına hükmedilemeyeceği (HMK.

Mad. 26)” gerekçesiyle, taleple sınırlı kalınmasını istemektedir.

Alacaklı, borçlunun itirazı nedeniyle uğradığı zararın %20’den fazla olduğunu iddia eder ve bunu kanıtlarsa, %20’nin üzerinde inkar tazminatına hükmedilmelidir. Hükmedilen inkar tazminatına ayrıca faiz uygulanmaz. İnkâr ödeneği, yalnızca “itirazın iptali yasal süreci” sonucunda hükmedilebilir.

Örnek Yargıtay Kararları

İcra inkar ödeneği özelinde faiz alacağına yönelik bir Yargıtay hükmünde alacaklı lehine hüküm vermiştir: “(…) gecikme faizi miktarını davalı üyenin bildiği, hesap edilebileceği ve belirlenebileceği kuşkusuz olup, likit alacak niteliği taşıyan faiz alacağı miktarı bakımından icra inkar ödeneği istenmesi mümkündür.

İİK md 67’de alacağın aslı ve fer’ileri bakımından, icra inkar ödeneği istemi bakımından bir ayrım yapılmamış bulunmasına göre, mahkemece, davalının itirazının haksızlığı belirlenen takip konusu gecikme faizi miktarı üzerinden de icra inkar ödeneği isteminin kabulü gerekirken, bu husus nazara alınmaksızın gecikme faizi bakımından icra inkar ödeneği isteminin reddine hüküm verilmesi doğru olmamıştır.(…)”

Likit alacak bir Yargıtay hükmünde icra inkar özelinde ödenek şartlarından sayılarak borçlu lehine hüküm verilmiştir: “(…) bu tür alacaklar icra inkar tazminatının koşulu olan likit olma niteliğini taşımadığından, icra takibine karşı yapılan itirazın iptali davalarında, borçlu aleyhine inkar tazminatına hüküm kurulması mümkün değildir. Bu nedenle mahkemece ödenek üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hüküm verilmesi yasaya aykırı olup, hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.(…)”

Yargıtay bir hükmünde likit alacak hakkında icra inkar tazminatına yönelik olarak alacaklı aleyhine hüküm vermiştir: “(…)itirazın iptali davasına konu edilen alacağın likit olduğunu, bu miktarın basit bir hesaplama işlemiyle tespit edilebilir nitelikte olduğunu kabul etme olanağı bulunmamaktadır.(…)”

Ödenek oranının asgari %40 olarak hesaplandığı 2012 yılından önce başlatılan bir icra takibi için Yargıtay, günümüzde hesaplanan %20 oranında bir tazminata hükmedilemeyeceğine hüküm vermiştir.

“ (…) takibin devamına, likit alacak nedeniyle %20 oranında tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline hüküm verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.

İİK md 67/2’de icra inkar ödeneği oranının %40’tan %20’ye düşürülmesi nedeniyle uygulanacak icra inkar ödeneği oranlarının icra takip tarihleri itibariyle gözetilmesi gerekmektedir. Somut olayda, davanın temelini oluşturan icra takibi anılan yasa değişikliğinin yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihinden önce yapıldığına göre, maddi hukuka ilişkin İİK md 67/2’de değişiklikten önceki durumu itibariyle %40’tan az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi isabetsiz olup, bozmayı gerektirmiştir.”(…)”

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.

İcra İnkar Tazminatı