Emekli iken yaşamını yitiren desteğin, yardım ve faaliyet ederek eşine destekliği kabul olunmalıdır.
Yasal Aşama, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Emekli iken yaşamını yitiren desteğin, emekli de olsa, kalan ömrü süresinde, ev ve çarşı pazar işleri gibi günlük işleri yaparak, aile bütçesine asgari ücret düzeyinde katkı sağlayacağı göz önüne alınıp net asgari ücret üzerinden davacı eş yararına destekten yoksun kalma ödeneği hesaplattırılması gerekir.
Yerel mahkemece açıklanan yön gözetilmeyerek, yerinde olmayan yazılı gerekçeyle, davacı eşin destekten yoksun kalma ödeneği isteminin tümden reddedilmiş olması, usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
4. HD.17.06.2010, E.2009/10653 - K.2010/7338

“Destek” kavramının yalnızca parasal katkı şeklinde anlaşılması gerekmez. Yaşlılık veya hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi faaliyet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır.
79 yaşında ölen destek olay tarihinde gelir getiren bir işte çalışmasa bile, eşine vereceği desteğin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekir.
Yasal Aşama, trafik kazası sonucu ölüm nedenine dayalı maddi ve manevi ödenek istemine ilişkindir.

Mahkemece istem kısmen kabul edilmiş, hüküm davacılar ve davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Davacılar murislerinin trafik kazası sonucu ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ödeneği ve manevi ödenek istemişlerdir. Mahkemece 79 yaşında ölen desteğin tanık beyanları dikkate alındığında fiilen çalıştığına dair bilgi ve belge olmadığı bu nedenle destek ödeneği hesaplaması yapılamayacağı gerekçesiyle maddi ödenek istemi reddedilmiş manevi ödenek istemi ise kısmen kabul edilmiştir.
“Destek” kavramının yalnızca parasal katkı şeklinde anlaşılması gerekmez. Yaşlılık veya hastalıkta ya da ihtiyaç duyulan diğer durumlarda yapılan ev işleri, bakım gibi faaliyet ve yardımlar da destek kavramı içerisinde sayılır. BK'nun 45.

Maddesi gereğince bu tür faaliyet ve yardımlar da destek kabul edilip bunların karşılığı olarak maddi ödenek ödenmesi gerekir.
Buna göre 79 yaşında olan desteğin olay tarihinde gelir getiren bir işte çalıştığı ispatlanamasa bile yukarıda belirtilen şekilde eşine vereceği desteğin asgari ücret üzerinden hesaplanması gerekirken, bu yönler üzerinde durulmadan yazılı gerekçe ile maddi ödenek isteğinin tümden reddedilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.
4. HD.17.04.2008, E.2007/8981 - K.2008/5368

Destek emekli olduğuna göre, bu dönemde başka bir işte çalıştığı kanıtlanırsa o gelirin esas alınması, böyle bir iddia kanıtlanmaz ise, eşine emekli maaşı dışında, asgari ücret düzeyinde bir destek sağlayabileceğinin kabulü gerekir.
Davacı eş desteğinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma ödeneği isteminde bulunmuştur. Ölen eş emekli hakim olup başka bir işinin olup olmadığı anlaşılamamaktadır. Davacı eşin destek ödeneği hesaplanırken emekli aylığı esas alınarak hesap yapılmıştır.

Destek emekli olduğuna göre emekli olduktan sonra bu dönemde başka bir işte çalıştığı kanıtlanırsa o gelirin esas alınması, böyle bir iddia ileri sürülmez veya kanıtlanmaz ise mirasçısı olan eşe emekli maaşı dışında ancak asgari ücret düzeyinde bir destek sağlayabileceğinin kabulü gerekir. Bu vaziyet karşısında davacının yoksun kaldığı destek tazminatının desteğin ek gelirine göre veya ek geliri ispatlanamaz ise asgari ücret esas alınarak hesaplanması gerekir. Açıklanan yön gözetilmeden desteğin emeklilik maaşına göre destek hesabının yapılması ayrı bir bozma nedenidir.
4. HD.16.10.2008, E.2008/11467 - K.2008/11898

Desteğin emeklilik dönemindeyken yaşamını yitirdiği anlaşıldığına göre, ev işlerine yapacağı katkı (faaliyet) gözetilerek net asgari ücret esas alınmak suretiyle hesaplanacak destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilmelidir.
Yasal Aşama, trafik kazası nedeniyle desteğin ölümünden dolayı destekten yoksun kalma ödeneği ile manevi ödenek istemine ilişkindir.

Kural olarak, eşin ölümü hâlinde onun desteğinden yoksun kalan diğer eş yararına destekten yoksun kalınan süre ile sınırlı olarak Borçlar Yasasının 45/2 maddesi geregince destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilir.
Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda desteğin bir sosyal güvenlik kurumundan aldığı emekli aylığı destek geliri olarak kabul edilmiş ve davacının uğradığı destekten yoksun kalma ödeneği bu gelire göre belirlenmiştir. Desteğin ölmeden önce net asgari ücret düzeyinden daha fazla bir geliri olduğu kanıtlanamadığma göre, hiçbir yasal dayanağı olmadığı halde emekli aylığına göre destekten yoksun kalma ödeneği hesaplanması doğru değildir. Desteğin emeklilik dönemindeyken yaşamını yitirdiği anlaşıldığında göre, ev işlerine yapacağı katkı (faaliyet) gözetilerek net asgari ücret üzerinden hesaplanacak destekten yoksun kalma zararına hükmedilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.
4. HD. 24.06.2008 E. 2007/11168 K. 2008/8629

Desteğin, davacı eşine pasif dönemde destek vermeyeceğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır.
Mahkemece, davacı eşin emekli maaşı alacağı gerekçesiyle pasif dönem zararı hesaba katılmamıştır.

Oysa, destek zararı ölenin pasif dönemini de kapsar. Desteğin, davacı eşine pasif dönemde destek vermeyeceğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Davacı eşin pasif dönemdeki artırımsız destekten yoksun kalma zararının da belirlenerek sonucuna göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile pasif dönem zararının reddedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup kararın bozulması gerekmiştir.
4. HD.20.02.2009, E.2008/7818 - K.2009/2466

Desteğin ileri yaşta olması, yardım ve faaliyet ederek, ev işlerini yaparak destek sağlamasına engel değildir.
Yerleşmiş içtihatlara göre, bedelsiz olarak başkasının bakımını sağlayan ya da ona yardım eden kimse destek sayılmıştır.

Bu yardım değişik şekillerde olabilir. Destek yalnız başkasına yaşamak için gerekli ihtiyaçları sağlayan yada bunların temini için para veren kimse değildir. Bu faaliyetleri görmek suretiyle çalışmasını doğrudan doğruya başkalarına tahsis eden kimse de destektir. O nedenle yalnızca ev işlerini gören bir kadın da kocasının desteği sayılabilir.

Trafik kazasında ölen desteğin 1932 doğumlu olması, onun destek olamayacağına gerekçe olamaz. Mahkemece, davacı sağ eşin, ne kadar ödenek isteyebileceğinin tesbiti için uzman bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre hüküm verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile sağ eşin destekten yoksun kalma ödeneği isteminin reddi doğru görülmemiş, hükmün davacı eş yararına bozulması gerekmiştir.
11. HD.13.9.1999, E.1999/4689 - K.1999/6755

Destekten yoksun kalındığının kabul edilebilmesi için, ölüm gerçekleşmemiş olsaydı herhangi bir karşılık beklemeksizin eşya, faaliyet, para yoluyla yardım veya bakımın devam edeceğinin kuvvetle muhtemel ve yardımın sürekli ve düzenli olması gerekir.
Yasal Aşama, davacı ile birlikte yaşadığı bildirilen ve olayda ölen kadın yönünden hükmedilen destek tazminatına ilişkindir. Hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda da değinildiği gibi destek kavramı yasal değil, fiili bir ilişkiyi ifade ettiğinden önemli olan bir başka kişiye herhangi bir karşılık beklemeksizin (eşya, para, faaliyet yoluyla ) bakma ve ölüm gerçekleşmemiş olsa idi bu bakımın devam edegeleceğinin kuvvetle muhtemel olması gerektiğidir.
19.

HD.09.12.1993, E.1993/1310 - K.1993/8420

Desteğin yaşı, işi, kazancı, emekli olup olmadığı, çalışma gücü araştırıldıktan sonra alınacak bilirkişi raporuna göre hüküm verilmelidir.
Yasal Aşama, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Tazminatın belirlenmesine ilişkin bilirkişi raporunda desteğin 1934 doğumlu olup 62 yaşında öldüğü benimsenerek hesap yapılmıştır. Oysa dosyada mevcut veraset ilamından ve ceza dosyası kapsamından desteğin 1341 doğumlu olduğu anlaşılmaktadır. Desteğin doğum tarihinin ve yaşının yanlış ele alınarak fazla hesap yapılması doğru görülmemiştir.

Mahkemece; desteğin ölüm tarihindeki işi, kazancı, emekli olup olmadığı, gelir getiren bir işte çalışıp çalışmadığı, çalışmaya muktedir olup olmadığı hususları araştırıldıktan sonra yeni bir bilirkişi incelemesi yapılarak varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir hüküm verilmesi gerekirken somut verilere uygun olmayan bilirkişi raporunun hükme esas alınmış olması bozmayı gerektirmiştir.
4. HD.04.10.1999, E.1999/5996 - K.1999/7895

Copyright © - Çelik Çelik - Araştırma ve İnceleme, Her hakkı saklıdır.:Site Kullanım Şartları: Güvenlik ve Gizlilik Politikası