Vergi Hatası Nedir?
Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesine göre vergi hatası, vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınmasıdır. Vergi hataları, mükellefin başvurusu üzerine veya vergi idaresi tarafından re'sen (kendiliğinden) idari bir işlemle düzeltilebilmektedir. Kanun'da vergi hataları iki ana gruba ayrılmıştır: hesap hataları ve vergilendirme hataları.
Hesap Hataları
Vergilendirme işleminde meydana gelen maddi hatalar, hesap hatası olarak nitelendirilmektedir. Hesap hatalarının tamamı idari yolla düzeltilebilir; bu hatalar için yargı yoluna başvurulmasına gerek yoktur. Hesap hataları üç alt başlıkta incelenir:
Matrah Hataları
Vergilendirme ile ilgili beyanname, tahakkuk fişi, ihbarname, tekalif cetveli ve kararlarda matraha ait rakamların veya indirimlerin eksik ya da fazla gösterilmiş veya hesaplanmış olmasıdır. Vergilendirilecek verginin miktarı hesaplanırken belirli bir oran uygulanır; matrahın yanlış tespit edilmesi, değer veya miktarının belirlenirken yapılan hatalar yanlış vergilendirme sonucunu doğurur. Matrah hatasının düzeltilebilmesi için hatanın sehven yapılmış olması gerekir. Mükellef beyanlarına esas olan defter ve belgelerdeki hatalar vergi hatası sayılamayacağından düzeltme konusu yapılamaz; bu durumda vergi inceleme raporuna istinaden düzeltme fişi ile düzeltme yapılabilir. Amortismanla ilgili hata tespit edilmesi halinde, mükellefin amortisman tutarını fazla ayırdığı düşünülerek o yıla isabet eden amortisman tutarının vergiden düşülmesi kabul edilir, gider olarak kaydedilen aşan kısım ise vergi matrahına eklenir. Vergi inceleme rapor ve eklerinde maddi hata olması halinde de düzeltme yoluyla bu hatanın ıslah edilmesi mümkündür.
Vergi Miktarında Hatalar
Vergi nispet ve tarifelerinin yanlış uygulanması, mahsupların yapılmamış veya yanlış yapılmış olması, yukarıda yazılı vesikalarda verginin eksik veya fazla hesaplanmış veya gösterilmiş olmasıdır. Vergi oranının veya tarifelerinin yanlış uygulanmış olması sonucu meydana gelen vergi hatalarıdır ve düzeltme yoluyla ıslah edilebilir.
Verginin Mükerrer Olması
Aynı vergi kanununun uygulanmasında belli bir vergilendirme dönemi için aynı matrah üzerinden bir defadan fazla vergi istenmesi veya alınmasıdır. Aynı vergilendirme dönemi olup da aynı matrah ve aynı vergi türü şartının üçünün bir arada olmaması halinde mükerrerlik söz konusu olmayacaktır.
Vergilendirme Hataları
Vergilendirme hataları, vergi mükellefinin nezdinde meydana gelen hatalardır ve dört alt başlıkta incelenir:
Mükellefin Şahsında Hata
Bir verginin asıl borçlusu yerine başka bir kişiden istenmesi veya alınmasıdır. Adı soyadı aynı olan farklı kişilerden hataen vergi talep edilmiş ve tahsil edilmiş olabilir.
Mükellefiyette Hata
Açık olarak vergiye tabi olmayan veya vergiden muaf bulunan kimselerden vergi istenmesi veya alınmasıdır.
Mevzuda Hata
Açık olarak vergi mevzuuna girmeyen veya vergiden müstesna bulunan gelir, servet, madde, kıymet, evrak ve işlemler üzerinden vergi istenmesi veya alınmasıdır. Örneğin; sağ kişiler arasındaki ölüme bağlı miras intikali gelir vergisine değil veraset ve intikal vergisine tabidir. Miras intikali halinde intikal vergisi yerine gelir vergisi istenmesi halinde verginin konusunda hataya düşülmüş olur.
Vergilendirme veya Muafiyet Döneminde Hata
Aranan verginin ilgili bulunduğu vergilendirme döneminin yanlış gösterilmiş veya süre itibariyle eksik veya fazla hesaplanmış olmasıdır.
Vergi Hataları Nasıl Tespit Edilir?
Vergi hataları aşağıdaki yollarla tespit edilebilir:
- İlgili memurun hatayı bulması veya görmesi ile,
- Üst memurların yaptıkları incelemeler neticesinde hatanın görülmesi ile,
- Hatanın teftiş sırasında meydana çıkarılması ile,
- Hatanın vergi incelemesi sırasında meydana çıkarılması ile,
- Mükellefin müracaatı ile.
Vergi Hatalarının Düzeltilmesinde Zamanaşımı
Vergi alacağının doğduğu takvim yılını takip eden yılın başından başlayarak beş yıl içinde vergi hatalarının düzeltilmesi yoluna başvurulması gerekmektedir. Bu süre hak düşürücü süre niteliğinde olup 5 yıllık zamanaşımı süresi sonunda düzeltilemeyen vergi hatalarının kendiliğinden düzeltilebilmesi mümkün değildir. Ancak bu kuralın istisnaları söz konusudur. Zamanaşımı süresinin son yılı içinde tarh ve tebliğ edilen vergilerde hatanın yapıldığı, ilan yolu ile tebliğ edilip vergi mahkemesinde dava konusu yapılmaksızın tahakkuk eden vergilerde mükellefe ödeme emrinin tebliğ edildiği, ihbarname ve ödeme emri ilan yoluyla tebliğ edilen vergilerde 6183 sayılı Kanuna göre haczin yapıldığı tarihlerden başlayarak zamanaşımı ek olarak 1 yıl daha uzamaktadır.
Vergi Hatalarının Düzeltilmesi Yolları
Vergi Usul Kanunu'nun 120. maddesine göre vergi hatalarının düzeltilmesine vergi dairesi müdürü karar vermektedir. Vergi hatası tereddüde mahal vermeyecek şekilde açık ve mutlak bir hataysa vergi dairesi müdürünün bu hatayı kendiliğinden düzeltme yetkisi vardır. Kendi aleyhlerine düzeltme yapılan kimselerin düzeltmeye karşı vergi mahkemesinde dava açma hakları saklıdır.
Düzeltme yoluyla ıslah edilecek vergi hatalarının idarece kabulü mümkün açık veya mutlak vergi hataları olması halinde mükellefin ya da idarenin lehine olup olmadığına bakılmaksızın re'sen düzeltilmektedir. Düzeltme konusu tereddütte bırakacak durumda ise bu halde vergi hatasının ıslahı ancak yargı kararı ile mümkündür.
Düzeltme Yoluna Başvurulması
Vergi mükellefleri, vergi muamelelerindeki hataların düzeltilmesini vergi dairesinden yazı ile isteyebilirler. Düzeltme talebini içeren dilekçe vergi dairesine sunulabileceği gibi posta yoluyla taahhütlü şekilde gönderim de sağlanabilir. Düzeltme mercii talebi yerinde gördüğü takdirde, düzeltmenin yapılmasını emreder; yerinde görmediği takdirde, keyfiyet düzeltmeyi isteyene yazı ile tebliğ olunur.
Vergi dairesi müdürleri, kendisine ulaşan düzeltme talebini 30 gün içerisinde karara bağlamaktadırlar. Bu hatalar düzeltme fişine dayanılarak düzeltilir. Hatanın mükellef aleyhine yapılmış olması halinde, fazla vergi aynı fişe dayanılarak terkin ve tahsil olunmuş ise mükellefe iade edilir. Mükellef tebliğ tarihinden başlayarak bir yıl içinde parasını geri almak üzere müracaat etmediği takdirde bu hakkı düşmektedir.
Düzeltme işlemi yerinde görülmezse (reddedilirse) bu durum mükellefe bildirilir. Mükellef düzeltme işleminin reddedilmesinden itibaren 30 gün içerisinde vergi mahkemesine dava açabilir. Düzeltme talepleri, vergi mahkemesinde dava açma süresi içerisinde istenmelidir.
Dava Açma Süresi Geçtikten Sonra Düzeltme Yapılabilir Mi?
Vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talepleri reddolunanlar şikayet yolu ile Hazine ve Maliye Bakanlığına müracaat edebilirler. İl özel idare vergileri hakkında valiliğe ve belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edilmektedir. Ancak mükellef dava açma süresi içerisinde dava açmamışsa, düzeltme veya şikayet yolu ile dava hakkını kazanması söz konusu değildir. Şikayet yoluyla talepleri reddedilenler ise 30 gün içinde (kararın tebliği ya da zımni red süresinin bitiminden itibaren) vergi davası açmak mümkündür.
Düzeltme-Şikayet Yollarından Sonra Açılan Davalarda Görevli-Yetkili Mahkeme
Vergi hatalarının düzeltilmesi ve şikayet üzerine açılan davalarda görevli Vergi Mahkemesi, şikayet dilekçesinin verildiği Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün bağlı bulunduğu yerin Vergi Mahkemesidir.
Özel Durumlar
Damga Vergisinde Düzeltme
Damga vergisine tabi konu düzenlenmiş ancak imzalanmadan önce kağıdın içeriği işlemden vazgeçilmişse, tahsil edilen damga vergisi düzeltme yoluyla ıslah edilerek iade edilir. Ancak aynı evrak imzalandıktan sonra işlemden vazgeçilir ise bu halde işbu vergi hatası düzeltme kapsamına girmez.
Vergiyi Doğuran Olayın Geçersiz Olması
Vergiyi doğuran olay hukuken geçersiz ise, mutlak butlan ile sakatlığından söz edilebilir. Bu halde düzeltme yoluyla ıslah mümkün olup ödeme iadesi mümkündür. Söz konusu düzeltme, vergi konusu batıl olduğu için buna dayalı tarhiyatın da geçersiz olması sonucunu doğurduğundan; gerekli düzeltmenin sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında değerlendirilmesi gereklidir. Sebepsiz zenginleşme talep hakkı ise öğrenmeden başlayarak 2 yıl ve her halde 10 yıllık zamanaşımı süresine tabidir.
Ödeme Emri Hataları ve Düzeltme
Ödeme emri kapsamındaki hatalar da vergi hatası kapsamında kabul edilmeyip düzeltmeye tabidir. İdarenin bu hataları düzeltebildiği gibi; dava açma süresi içinde yanıt vermeyeceği ve dava hakkının kaybı sonucunun doğma ihtimalinin de gerçekleşebileceği husus dikkate alınması gereklidir. 15 günlük dava açma süresinde idare yanıt verir ve hatayı kabul ederse zaten dava açmaya gerek kalmayacaktır. Ancak aksi halde; dava süresinin kaçma ihtimali söz konusudur.
Yargı Kararları Işığında Vergi Hataları
Danıştay Dokuzuncu Daire'nin 2009/1124 Esas ve 2010/6378 Karar sayılı kararında; 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 116. maddesinde vergi hatasının tanımlandığı, 117 ve 118. maddelerde hesap ve vergilendirme hatalarının düzenlendiği, 124. maddede ise vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme talebi reddolunanların şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına, belediye vergileri hakkında belediye başkanlığına müracaat edebilecekleri belirtilmiştir.
Kararda, vergi mahkemesi tarafından merciine tevdi kararı verilebilmesi için, davacı tarafından yasal dava açma süresinin geçirilmesinden sonra vergi hatasının düzeltilmesi istemiyle düzeltme yoluna başvurulmuş olması, bu başvurunun reddedilmesi ve söz konusu düzeltme isteminin reddi üzerine davacı tarafından Maliye Bakanlığına veya belediye başkanlığına şikayet yolu ile müracaat edilmeden doğrudan vergi mahkemesinde dava açılmış olması gerektiği vurgulanmıştır.
Danıştay Onbirinci Daire'nin 1998/11 Esas ve 1998/3402 Karar sayılı kararında ise; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde vergi mahkemelerinde dava açma süresinin otuz gün olduğu, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 124. maddesinde vergi mahkemesinde dava açma süresi geçtikten sonra yaptıkları düzeltme işlemleri reddedilenlerin şikayet yolu ile Maliye Bakanlığına başvurabilecekleri belirtilmiştir.