Uygulama İmar Planı Nedir? Ekibi1 Temmuz 2026Gayrimenkul Hukuku

Uygulama imar planı nedir?Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

İçindekiler
  1. İmar Planı Nedir?
  2. İmar Planı Çeşitleri Nelerdir?
  3. Uygulama İmar Olanı Nedir?
  4. Uygulama İmar Planı ile Nazım İmar Planının Bütünlüğü Nedir?
  5. Nazım İmar Planı ile Uygulama İmar Planı Arasındaki Fark Nedir?
  6. Uygulama İmar Planı İptal Edilebilir Mi?
  7. Uygulama İmar Planının İptali Davası Nedir?
  8. Uygulama İmar Planının İptali Davası Neden Açılır?
  9. Uygulama İmar Planının İptali Davası Nasıl Açılır?
  10. Uygulama İmar Planının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir?
  11. Uygulama İmar Planının İptali Davasında Dava Açma Süreleri ve Zamanaşımı Nedir?
  12. Uygulama İmar Planının İptali Davasına İlişkin Danıştay Karar Örnekleri
  13. İdare Hukuku İptal Davası Hizmetlerimiz
  14. Sıkça Sorulan Sorular
    1. 1/1000 Uygulama İmar Planı Nedir?
    2. Uygulama İmar Planı İçeriği Nelerdir?
    3. Nazım İmar Planı Olmaksızın Uygulama İmar Planı Yapılır Mı?
    4. Uygulama İmar Planına İtiraz Nereye Yapılır?
    5. Uygulama İmar Planının İptali İsteminde İdare Hukuku Avukatının Önemi Nedir?
  15. İdare Hukuku İptal Davası Hizmetlerimiz

İmar planı, bölgenin hangi alanlarının konut, ticaret, sanayi, tarım, yeşil alanlar gibi farklı amaçlar için ayrılacağını belirlemeye yarar. Uygulama imar planı ayrıca yapılaşma yoğunluğunu, binaların yüksekliğini, arazi kullanımını, altyapı projelerini ve yeşil alanların düzenlenmesini içeren detaylı bilgileri de içerir. Bu plan, bölgedeki gelişimi yönlendirmek, çevresel etkileri kontrol altında tutmak, kent güzelliğini korumak ve kamu yararını sağlamak amacıyla hazırlanır.

Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder.

Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

İmar Planı Nedir?

İmar planı, bir bölgenin veya arazinin kullanımını, yapılaşma koşullarını, altyapı düzenlemelerini ve çevre düzenlemelerini belirleyen resmi bir belgedir.Bu planlar, genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Bu planlar, genellikle uzun vadeli vizyonları yansıtır ve belirli bir bölgenin nasıl kullanılacağına dair detaylı politikaları ve yönergeleri içerir.

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

İmar Planı Çeşitleri Nelerdir?

İmar planları belli bir coğrafi bölgenin kullanımını ve gelişimini düzenlemek için hazırlanır.Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Bu planlar, farklı amaçlar doğrultusunda çeşitlendirilebilirler. Uygulamada yaygın olarak kullanılan bazı imar planı türleri ise şunlardır:

  1. Nazım İmar Planı:Bir bölgenin genel kullanımını ve yapılaşma koşullarını belirleyen bir plan türüdür. Yerleşim birimlerinin hangi bölgelerde yoğunlaşacağı, yeşil alanların nerede olacağı gibi genel ilkeleri içermektedir.
  2. Uygulama İmar Planı:Nazım İmar Planı’nda belirlenen ilkelerin uygulanması için hazırlanan ve detaylı bilgiler içeren bir plandır. Arazi parselasyonu, yapı yoğunluğu, altyapı projeleri gibi detayları içeren bir plandır.
  3. Koruma Amaçlı İmar Planı:Özellikle doğal, tarihi veya kültürel öneme sahip bölgelerin korunmasını sağlayan bir plan türüdür.

    Bu planlar, koruma bölgelerini belirleyerek yapılaşmayı sınırlar ve koruma önlemlerini içeren planlardır.

  4. Gelişme Kontrol İmar Planı:Bir bölgenin dengeli ve sürdürülebilir bir şekilde gelişmesini sağlamak için hazırlanan planlardır. Bölgenin nüfus yoğunluğu, ulaşım ağları, yeşil alanlar gibi faktörler dikkate alınarak hazırlanan plan türüdür.
  5. Revizyon İmar Planı:Mevcut imar planlarının güncellenmesi veya revize edilmesi gerektiğinde hazırlanan planlardır. Genellikle değişen koşullara veya ihtiyaçlara uygun olarak yapılır.
  6. Bölge İmar Planı:Geniş bir bölge veya ilin tümünü kapsayan imar planlarıdır. Büyük ölçekli altyapı projeleri, bölgesel gelişim stratejileri gibi konuları içeren plan türüdür.

Uygulama İmar Olanı Nedir?

Uygulama imar planı nedir?

Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama imar planı ayrıca yapılaşma yoğunluğunu, binaların yüksekliğini, arazi kullanımını, altyapı projelerini ve yeşil alanların düzenlenmesini içeren detaylı bilgileri de içerir. Bu plan, bölgedeki gelişimi yönlendirmek, çevresel etkileri kontrol altında tutmak, kent güzelliğini korumak ve kamu yararını sağlamak amacıyla hazırlanır.

Uygulama İmar Planı ile Nazım İmar Planının Bütünlüğü Nedir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Uygulama İmar Planı ve Nazım İmar Planı, genellikle bir bölgenin planlanması ve gelişiminin yönlendirilmesi için birlikte kullanılan iki temel imar planı türüdür.

  1. Nazım İmar Planı:Genel bir planlama belgesidir ve bir bölgenin genel kullanımını ve yapılaşma koşullarını belirler. Bu plan, bölgenin genel gelişim stratejisini belirler, nüfus yoğunluğu, yeşil alanlar, ulaşım ağları gibi temel unsurları içerir. Nazım İmar Planı, bir bölgenin hangi amaçlarla kullanılacağını ve nasıl gelişeceğini büyük ölçekte ortaya koyan bir plan türüdür.
  2. Uygulama İmar Planı:Nazım İmar Planı’nda belirlenen ilkelerin ve stratejilerin detaylı olarak uygulanmasını sağlayan bir plandır. Bu plan, bölgenin parselasyonunu, yapı yoğunluğunu, altyapı projelerini ve çevre düzenlemelerini belirler.

Bu bağlamda, Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planı birbirini tamamlayan ve bir bütün olarak ele alınması gereken belgelerdir.

Nazım İmar Planı, genel gelişim stratejisinin belirlenmesini sağlar, Uygulama İmar Planı bu stratejinin detaylı bir şekilde uygulanmasını sağlar. Bu nedenle, her iki planın da bir arada ele alınması ve uyumlu bir şekilde hazırlanması, bir bölgenin sağlıklı bir şekilde planlanması ve gelişiminin yönlendirilmesi açısından önem taşır.

Nazım İmar Planı ile Uygulama İmar Planı Arasındaki Fark Nedir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar arasındaki temel farklar şunlardır:

1)Amaç:

Nazım İmar Planı: Genel bir kentsel düzenleme planıdır.

Genellikle uzun vadeli stratejileri, bölgenin genel kullanımını ve gelişim yönlerini belirler.

Uygulama İmar Planı: Nazım İmar Planı’nın detaylı bir uygulamasıdır. Belirli bir alanın detaylı kullanımını, yapılaşma koşullarını, yeşil alanlarını, yol ve altyapı planlarını içerir.

2)Detay Seviyesi:

Nazım İmar Planı: Genel ve kapsamlı bir plan olduğu için detaylı mimari özellikler veya bireysel parsel kullanımları içermez.

Uygulama İmar Planı: Detaylıdır ve belirli parsel ve bölgelerin kullanımını, yapı yüksekliklerini, arazi kullanımını, yol düzenlemelerini ve altyapı detaylarını belirtir.

3)Yasal Statü:

Nazım İmar Planı: İl ve ilçe belediyeleri tarafından hazırlanır. Genellikle daha yüksek bir düzeyde planlama politikasını ifade eder ve onay sürecinden geçer.

Uygulama İmar Planı: Nazım İmar Planı’nın bir parçası olarak hazırlanır ve onaylanır. Genellikle daha düşük bir düzeyde yerel yönetimler tarafından hazırlanır.

4)Zaman Çerçevesi:

Nazım İmar Planı: Uzun vadeli bir perspektif sunar ve genellikle 10-20 yıllık bir zaman çerçevesine yayılan gelişim stratejileri içerir.

Uygulama İmar Planı: Daha kısa vadeli bir bakış açısına sahiptir ve genellikle 5-10 yıl içinde gerçekleştirilmesi planlanan somut projeleri içerir.

Uygulama İmar Planı İptal Edilebilir Mi?

Uygulama imar planı nedir?

Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Uygulama imar planı iptal edilebilir.Uygulama imar planının iptal edilmesi hâlinde, genellikle yeni bir planın hazırlanması veya var olan planın yenilenmesi gerekecektir. Bu aşama, yerel yönetimlerin, planlama uzmanlarının ve halkın katılımını içeren bir aşama olabilmektedir.

Uygulama İmar Planının İptali Davası Nedir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Uygulama İmar Planının iptali davası, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

Bu yasal aşama, genellikle idari mahkemelerde görülürVe ilgili tarafların delillerini sunması, yasal argümanlarını ileri sürmesi ve mahkemenin kararını beklemesi gerekir.

İptal davası sonucunda yargı mercii, planın tamamen veya kısmen iptal edilip edilmeyeceğine hüküm verir. Eğer plan iptal edilirse, genellikle yerel yönetimlerin yeni bir plan hazırlaması veya var olan planı yenilemesi gerekebilir.

Uygulama İmar Planının İptali Davası Neden Açılır?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder.

Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir. Uygulama İmar Planının iptali davası ise genellikle aşağıdaki nedenlerle açılır:

1)Hukuki İhlaller:Planlama sürecinde yasal prosedürlerin ihlal edilmiş olması hâlinde yasal aşama açılabilir. Örneğin, katılım ve bilgilendirme süreçlerinin eksik veya hatalı olması, gerekli duyuruların yapılmaması veya yasaya uygun olmayan bir şekilde planın hazırlanması veya onaylanması gibi durumlarda bu yasal aşama açılabilir.

2)Teknik Hatalar ve Eksiklikler:Uygulama İmar Planı’nın teknik açıdan eksik veya hatalı olduğu düşünüldüğünde, yasal aşama açılabilir. Bu, planın altyapı gereksinimlerini karşılayamaması, yapılaşma koşullarının belirsiz veya uygulanabilir olmaması gibi durumları içerebilir.

3)Mülkiyet Haklarına İhlal:Planın belirli bir kişinin mülkiyet haklarını ihlal etmesi hâlinde, o kişi tarafından yasal aşama açılabilir.

Örneğin, planın belirli bir arazi üzerindeki kullanımı veya yapılaşma koşulları nedeniyle mülkiyet haklarının zarar gördüğü düşünüldüğünde böyle bir yasal aşama açılabilir.

4)Çevresel Etkiler: Uygulama İmar Planı’nın çevresel etkileri yeterince değerlendirilmemiş veya çevresel standartlara uygun olmadığı düşünüldüğünde, çevreci gruplar veya bireyler tarafından yasal aşama açılabilir. Örneğin, planın doğal yaşam alanlarını veya su kaynaklarını tehlikeye atması gibi durumlarda bu yasal aşama açılabilir.

Uygulama İmar Planının İptali Davası Nasıl Açılır?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planının iptali davası açmak için ise genellikle aşağıdaki adımlar izlenir:

1)Hukuki Destek Almak:İptal davası açmadan önce bir avukattan veya hukuk danışmanından destek almak önemlidir.

Bu, davanın temelini oluşturan yasal argümanların belirlenmesi ve yasal aşama sürecinin yönetilmesi için gereklidir.

2)Belgeleri Toplamak:Planın neden iptal edilmesi gerektiğine dair delilleri toplanması gerekir. Bu, planlama süreci ile ilgili belgeler, ilgili yasal metinler, teknik raporlar, mülkiyet belgeleri veya diğer kanıtlar olabilir.

3)İdari Başvuru Yapmak:Öncelikle, sorunu yerel yönetimle çözmek için bir idari başvuru yapmak genellikle gereklidir. Yerel yönetim, durumu gözden geçirebilir veya sorunu çözmek için çeşitli adımlar atabilir.

4)Mahkemeye Başvurmak:Eğer idari başvuru sonuç vermez veya memnun etmezse, mahkemeye başvurabilirsiniz. Genellikle idari mahkemelerde görülen bu yasal aşama için mahkemeye dilekçe sunmanız gerekir.

Dilekçenizde, davanın nedeni, dayandığı kanıtlar, talep ettiğiniz sonuçlar ve diğer bilgiler yer almalıdır.

Uygulama İmar Planının İptali Davasında Görevli ve Yetkili Yargı Mercii Neresidir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

İmar planları idari işlem olduğundan imar planının iptali davalarındaGörevli yargı mercii İdare Mahkemesidir.Yetkili yargı mercii ise plana konu taşınmazların bulunduğu yer mahkemesidir.

Uygulama İmar Planının İptali Davasında Yasal Aşama Açma Süreleri ve Zamanaşımı Nedir?

Uygulama imar planı nedir?

Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

İdari davalarda yasal aşama açma süreleri ve zamanaşımı ise, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nda belirtilmiştir. Uygulama İmar Planının iptali davasında da bu süreler ve zamanaşımı kuralları geçerlidir.

İdari davalarda yasal aşama açma süresi genellikle işlem tarihinden itibaren 60 gün olarak belirlenmiştir.Yani, Uygulama İmar Planının onaylanması veya ilan edilmesi gibi bir işlem yapıldıktan sonra yasal aşama açmak için kişilere 60 gün süre verilir.Bu süre, ilgili işlemin öğrenildiği tarihten başlar.

Uygulama İmar Planının iptali davasında, genellikleIşlem tarihinden itibaren 5 yıl içinde yasal aşama açılması gerekir.Yani, ilgili işlem yapıldıktan sonra 5 yıl içinde yasal aşama açılmazsa, yasal aşama açma hakkı zamanaşımına uğrar ve yasal aşama açılamaz hale gelir.

Uygulama İmar Planının İptali Davasına İlişkin Danıştay Hüküm Örnekleri

1)Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2021/6568 E., 2022/6952 K.

“İçtihat Metni”

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder.

Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

T. C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No: 2021/6568
Hüküm No: 2022/6952

TEMYİZ EDENLER I-(DAVACILAR)
1- … 2- …
58- …
VEKİLİ: Av. … II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVACI: …
KARŞI TARAF: I-(DAVALI) … Bakanlığı
VEKİLİ: Av. …
II-(DAVALI YANINDA MÜDAHİL) … Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Ltd. Şti.
VEKİLİ: Av. … III-(DAVACILAR) … ve yasal aşama arkadaşları
IV-(DİĞER DAVACI) …
İSTEMİN KONUSU: ….

İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI:
Davalı ve davalı yanında müdahil tarafından; temyiz edilen kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmında bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.
Davacılar tarafından; savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile yargı mercii kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, üye …’in, müdahilin, davanın taraflarından bağımsız istekte bulunamayacağı, yalnızca yanında katıldığı tarafın davadaki istemine yardımcı olacak kimi açıklamalar yapabileceği ve bu konularda yasal yardımda bulunabileceği, davaya taraf olandan bağımsız olarak tek başına yasa yollarına başvuramayacağı sonucuna varılarak, yanında katıldığı davalı tarafından temyiz isteminde bulunulmamış olması karşısında, müdahilin, katıldığı tarafla birlikte hareket etme koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle, temyiz isteminin incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı, bu nedenle davalı yanında müdahilin temyiz isteminin incelenmeksizin reddi gerektiğine ilişkin ayrışık oyuna karşılık işin esasına geçilerek gereği görüşüldü:
Yasal Aşama, İli, Karaburun İlçesi, Haseki ve Sarpıncık köylerinde yapılması planlanan Sarpıncık Rüzgar Enerji Santraline ilişkin olarak hazırlanarak Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/02/2015 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince; Danıştay Altıncı Dairesinin 15/11/2018 günlü, E:2016/6401, K:2018/9335 sayılı bozma kararına uyularak, Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/02/2015 tarihinde onaylanan yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yerine yargı hükmü sonrası 23/05/2016 tarihinde onaylanan (… tarih ve E.… ) 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlüğe konulduğu, netice itibariyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/02/2015 tarihinde onaylanan yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlükte bulunmadığı anlaşıldığından konusu kalmayan yasal aşama hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına hüküm verilmiş, bu hüküm davacı tarafından yargılama giderleri yönünden, davalı yanında müdahil tarafından ise esas yönünden temyiz edilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde, nazım imar planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmış, söz konusu Yasa ve ilgili Yönetmeliklerde, alt ve üst ölçekli imar planlarının birbiri ile uyumlu olması ve planlama sürecinde plan kademelenmesine uygunluğun sağlanması gerektiği belirtilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, İli, Karaburun İlçesi, Haseki-Sarpıncık-Kızılcadağ mevkiinde … Rüzgar Enerjisi Elektrik Üretim Ltd. Şti. Tarafından yapılması planlanan “… Rüzgar Enerji Santrali Projesi” ile ilgili olarak ÇED Yönetmeliğinin 14. Maddesi kapsamında Çevre ve Şehircilik Bakanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile “Çevresel Etki Değerlendirmesi Olumlu” hükmü verildiği, sonrasında … Rüzgar Enerji Santraline ilişkin olarak hazırlanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/02/2015 tarihinde onaylandığı, akabinde anılan imar planlarının iptali istemiyle görülmekte olan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İdare Mahkemesince, uyuşmazlığa konu bölgeyi kapsayan alana ilişkin 1/1000 ve 1/5000 ölçekli imar planlarında değişiklik yapan yeni planların yürürlüğe girdiği, yasal aşama konu planların yürürlükten kalktığı, 23/05/2016 tarihinde onaylanan (… tarih ve E.… ) 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlüğe konulduğu, netice itibariyle Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca 10/02/2015 tarihinde onaylanan yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının yürürlükte bulunmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan yasal aşama hakkında hüküm verilmesine yer olmadığına hüküm verilmiş ise de; bir imar planının iptali istemiyle açılan davanın devamı sırasında imar planında, idarece yapılan bir plan değişikliğinin görülmekte olan imar planı davasındaki ihtilafları ortadan kaldırıcı nitelikte; bir başka anlatımla yeni plan kararının iptal davasındaki iddiaları karşılar nitelik ve kapsamda olması hâlinde mevcut davanın konusuz kaldığı söylenebilir, aksi taktirde yeni plan değişikliği ile getirilen plan kararlarında davacılar tarafından ileri sürülen iptal nedenlerinin devam etmesi hâlinde uyuşmazlığın esası incelenek hüküm verilmesi gerekmektedir.
Yerleşik İdare Hukuku ilkelerine göre; iptal davası açılabilmesi ve davanın görülebilmesi için davacının iptali istenilen işlem nedeniyle davanın açıldığı sırada menfaatinin ihlal edilmesi yeterli olup; alınacak yeni bir idari kararla, davacının iptali istenilen işlemle ilişkisini kesmek ya da yeni bir işlemle geriye dönük olarak işlemin hukuka uygunluğunu sağlamaya çalışmakla, hukuka aykırılığı ileri sürülen işlemin yargısal denetim dışında bırakılması sonucu doğacaktır.

Kaldı ki, İdari işlemlerin tesis edildikleri tarih itibariyle yargısal denetiminin yapılması gerekmektedir.
Bu durumda, İdare Mahkemesince; yasal aşama konusu imar planlarının imar mevzuatı, şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararına uygun olup olmadığının gerekirse keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılması suretiyle irdelenerek yasal aşama hakkında hüküm verilmesi gerektiği sonucuna varıldığından eksik incelemeye dayalı yargı mercii hükmünde isabet görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen Mahkemeye gönderilmesine, bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 13/06/2022 tarihinde usulde oyçokluğu, esasta oybirliğiyle hüküm verildi.

2)Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2018/1981 E., 2022/2575 K.

“İçtihat Metni”

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder.

Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

T. C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No: 2018/1981
Hüküm No: 2022/2575

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Belediye Başkanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
DİĞER DAVALI: … Bakanlığı/…
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
İSTEMİN ÖZETİ: ili, Seferihisar ilçesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz maliki tarafından, ili, Seferihisar ilçesi, … ada, … sayılı parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı … tarih ve … sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı hükmü ile kabul edilen Seferihisar Doğanbey Termal Turizm Merkezi Tevsii Seferihisar Kesimine ait 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planının iptali istemiyle açılan davada, yasal aşama konusu işlemlerin iptali yolundaki … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine dair … Bölge İdare Yargı Makamı … İdari Yasal Aşama Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, usul ve hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.
SAVUNMANIN ÖZETİ: Savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’İN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:
Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
… Bölge İdare Yargı Makamı … İdari Yasal Aşama Dairesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı hüküm ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. Maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Yasal Aşama Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın hükmü veren ilk derece Mahkemesine gönderilmesine 03/03/2022 tarihinde oyçokluğuyla kesin olarak hüküm verildi.

(X) KARŞI OY:

Yasal Aşama, ili, Seferihisar ilçesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmaz maliki tarafından, ili, Seferihisar ilçesi, … ada, … sayılı parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı olan … tarih ve … sayılı Kültür ve Turizm Bakanlığı hükmü ile kabul edilen Seferihisar Doğanbey Termal Turizm Merkezi Tevsii Seferihisar Kesimine ait 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planı ile 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planının iptali istemiyle açılmıştır.
İdare Mahkemesince, yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen bilirkişi raporu ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlenmesinden, Seferihisar Belediyesi tarafından … ada, … parsel sayılı taşınmaza yönelik düzenlenen … tarih ve … sayılı yapı ruhsatının, dayanağı 1/1000 ölçekli uygulama imar planına uygun olduğu, yasal aşama konusu ‘1/5000 nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının şehircilik ilkeleri, planlama esasları ve kamu yararı açısından uygun ve uygulanabilir olduğu, yasal aşama konusu imar planlarının birbirleri ile ve üst ölçekli plan kararları ile çelişmediği, ancak; itilaf konusu taşınmaza ilişkin önceki imar planı olan 13/09/1989 günlü 1/1000 ölçekli uygulama imar planında öngörülmüş olan park ve yol plan kararlarının konut alanı olarak değiştirilmesini mecburi kılacak teknik ve nesnel gerekçeler bulunmadığı, yasal aşama konusu parselin de içinde bulunduğu imar adasına ilişkin geçmiş yargı kararları dikkate alınmadan, kamuya terk edilmiş alanlarda özel mülkiyete konu plan kararları oluşturulmasının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına, imar mevzuatına ve kamu yararına aykırı olduğu, diğer taraftan itilaf konusu taşınmaza ilişkin olarak düzenlenen yapı ruhsatının dayanağını oluşturan imar planları şehircilik ilkelerine aykırı bulunduğundan yapı ruhsatının da yasal dayanağının kalmadığı gerekçesiyle yasal aşama konusu işlemlerin iptaline hüküm verilmiş, bu karara karşı davalı Seferihisar Belediye Başkanlığı tarafından yapılan istinaf başvurusu reddedilmiş, bu hüküm davalı Seferihisar Belediye Başkanlığı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyanın incelenmesinden, yasal aşama konusu taşınmazın, itilaf konusu imar planları ile konut alanı olarak belirlendiği, davacı tarafından, yasal aşama konusu imar planlarından önceki imar planlarında itilaf konusu taşınmazın yeşil alan ve yol olarak belirlendiği ve dere yatağının bulunduğu alanda yer aldığı, yasal aşama konusu imar planları ile bu kullanım yerine konut alanı fonksiyonu getirildiği, itilaf konusu taşınmazın bulunduğu alandaki dere yatağının korunmadığı, yeşil alan, yol ve dere yatağı gibi kamu alanında kalan yerlerin özel kullanıma tahsis edilerek yapı ruhsatı düzenlendiği, itilaf konusu taşınmazda inşaat yapılması hâlinde derenin önünün kapanacağı ve kendi taşınmazının selden etkileneceği belirtilerek yasal aşama konusu … ada, … sayılı parsel sayılı taşınmaza yönelik verilen yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, yasal aşama konusu edilecek işlem ile yasal aşama açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.

Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak yasal aşama açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir. Aksi halde, kişilerin kendisine etkisi bulunmayan, menfaatlerini ihlal etmeyen idari işlemler hakkında da iptal davası açma hakkı doğar ve bu vaziyet idarenin işleyişini olumsuz etkiler.

İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun yargı yoluyla denetimini amaçlayan iptal davasının görüşülebilmesi için ön koşullardan olan “dava açma ehliyeti” iptal davasına konu kararın niteliğine göre idari yargı yerince değerlendirilmektedir.
Bölge İdare Mahkemesince, yasal aşama konusu uyuşmazlıkta davacı tarafından, yasal aşama konusu taşınmaza yönelik verilen yapı ruhsatının ve bu ruhsatın dayanağı olan 1/5000 ölçekli nazım imar planı ile 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istemiyle açılan davada, öncelikle, davacının yasal aşama açma konusunda menfaatinin doğrudan etkilenip etkilenmediği, anılan taşınmaz yönünden yasal aşama açma ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususunun araştırılması gerektiği, şayet davacının yasal aşama açma ehliyetinin bulunduğu sonucuna ulaşılması halinde mevcut yasal aşama konusu imar planlarının şehircilik ilkeleri, planlama esasları, kamu yararı bakımından uygun olup olmadığı, ayrıca söz konusu taşınmazın yapı yasaklı alanda kalıp kalmadığı hususu yönünden incelenerek ulaşılacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekmektedir.
Bu durumda, uygulama işlemi üzerine açılan işbu davada yasal aşama konusu imar planlarının hukuka aykırı olduğunu ortaya koyan bir inceleme ve tespit yapılmadan salt daha önceki imar planlarında yol ve park alanının değiştirilmesini gerektiren yasal bir neden bulunmadığı belirtilerek eksik inceleme üzerine iptal hükmü verilmesinde yasal isabet bulunmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.
Bu nedenle, Bölge İdare Yargı Makamı kararının açıklanan gerekçeyle bozulması gerektiği oyuyla, Daire kararına katılmıyorum.

3)Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/2843 E., 2022/8686 K.

“İçtihat Metni”

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder.

Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

T. C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No: 2020/2843
Hüküm No: 2022/8686

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …

KARŞI TARAF (DAVALILAR):1- … Büyükşehir Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ:
Yasal Aşama konusu istem: Belediye Meclisinin … günlü, …sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve …tarihli, …sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Yargı Makamı kararının özeti: Temyize konu kararda; Danıştay Altıncı Dairesinin, 29/12/2015 günlü, E:2015/6672, K:2015/8002 sayılı bozma kararına uyularak yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen rapor ile dosyadaki bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, itilaf konusu 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının davacıya ait olan parseller ( …ada …sayılı parsel ve …ada …sayılı parsel ) yönünden incelemesinde: 1/5000′ ölçekli nazım imar planı ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarında küçük sanayi alanında yer alan …ada …sayılı ve …ada …parsel sayılı parsellere verilen fonksiyonun 08//04/2008 günlü plandan, yasal aşama konusu olan planlara kadar aşamalı yapılan tüm plan değişikliklerinde de korunduğu, tespit edilen alanda yapılan plan ve plan değişikliklerin üst ölçekli planlara uygun, planlama hiyerarşisine ve şehircilik ilkelerine uygun olduğu, yasal aşama konusu işlemlerde …ve …parseller yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle davanın anılan taşınmazlar yönünden reddi gerektiği, davacıya ait olmayan parseller ( …, …, …, ……, …, …, …, …, …, …) yönünden incelemesinde; nazım ve uygulama imar planlarında belirlenmiş bulunan fonksiyonların küçük sanayi, konut, ticaret, resmi kurum, park ve kısmen araç yolu olarak tanımlanmasının bölgenin karakteristik gelişimi ve fiili durumu göz önünde bulundurulduğunda arazi kullanım kararları bakımında şehircilik ilkeleri yönünden makul kararlar olduğu, davacının yasal aşama konusu edilen parsellere verilen fonksiyonların iptal edilmesindeki menfaat ilişkisinin de ortaya konulmadığı bu itibarla davacıya ait olmayan parseller ( …, …, …, ……, …, …, …, …, …, …) yönünden yasal aşama konusu işlemle hukuken korunabilir meşru bir menfaatinin bulunmadığı gerekçesiyle anılan parseller yönünden davanın ehliyet yönünden reddi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davacıya ait parseller yönünden davanın reddine, davacıya ait olmayan parseller yönünden davanın ehliyet yönünden reddine hüküm verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: İdare Yargı Makamı kararının ususl ve yasaya aykırı olduğu bu nedenle bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI: İdare Yargı Makamı kararının ususl ve yasaya uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’IN DÜŞÜNCESİ: Temyize konu kararın davacıya ait taşınmazlar yönünden davanın reddine ilişkin kısmının onanması, davacıya ait olmayan taşınmazlar yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
Duruşma yapılmasına gerek görülmedi.

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY: Davacı tarafından, Belediye Meclisinin … günlü …sayılı kararıyla kabul edilen 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve … günlü … sayılı kararıyla kabul edilen 1/1000 ölçekli uygulama imar planının; 22.08.2011 tarihinde Valiliği tarafından onaylanarak yürürlüğe giren İli 1/25000 ölçekli çevre düzeni planına ve plan notlarına aykırı olduğu, plan açıklama raporunun ilan edilmediği ve üst ölçekli çevre düzeni planında sanayi alanına ayrılan …, …, …, ……, …, …, …, …, …, …, …, …parsel sayılı taşınmazlarla ilgili üst ölçekli çevre düzeni plan kararlarına aykırı kullanım kararları belirlendiği iddialarıyla yasal aşama konusu imar planlarının iptali istemiyle bakılan yasal aşama açılmıştır.
Itilaf konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının davacıya ait olan parseller ( 1388 ve 1346) yönünden davanın reddine ilişkin kısmı incelendiğinde:
İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.
Temyize konu kararın davacıya ait parseller yönünden davanın reddine ilişkin kısmında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. Maddesinin 1.

Fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır
Itilaf konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planının ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planının davacıya ait olmayan parseller ( …, …, …, ……, …, …, …, …, …, …) yönünden davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmı incelendiğinde:

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 2. Maddesinin (a) fıkrasında, idari davaların idari işlemler hakkında yetki, sebep, şekil, konu ve maksat yönlerinden biri ile hukuka aykırı olduklarından dolayı menfaatleri ihlal edilenler tarafından açılacağı belirtildikten sonra ilk inceleme konularının belirlendiği 14. Maddenin 3/c bendinde dilekçenin ehliyet yönünden inceleneceği, 15. Maddenin 1/b bendinde ise bu hususta kanuna aykırılık görülmesi halinde davanın reddedileceği hükme bağlanmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal denetim amacıyla her idari işleme karşı herkes tarafından iptal davası açılmasının idari işlemlerde istikrarsızlığa neden olmaması ve idarenin işleyişinin bu yüzden olumsuz etkilenmemesi için, yasal aşama konusu edilecek işlem ile yasal aşama açacak kişi arasında belli ölçüler içinde menfaat ilişkisi bulunması koşuluna ihtiyaç vardır.

Her olay ve davada, yargı merciine başvurarak yasal aşama açan kişinin menfaatinin, iptali istenen işlemle ne ölçüde ihlal edildiğinin takdiri de yargı mercilerine bırakılmıştır. İptal davası açılabilmesi için gerekli olan menfaat ilişkisi kişisel, meşru, güncel bir menfaatin bulunması halinde gerçekleşecektir. Başka bir anlatımla, iptal davasına konu olan işlemin davacının menfaatini ihlal ettiğinden söz edilebilmesi için, davacıyı etkilemesi, yani davacının kişisel menfaatini ihlal etmesi, işlem ile davacı arasında ciddi ve makul bir ilişkinin bulunması gerekmektedir.
İdari bir hüküm münhasıran davacıyı etkileyebileceği gibi, uyuşmazlığın niteliğine göre vatandaş veya belde sakini sıfatıyla da iptal davası açılabilmesinin hukuken olanaklı olduğu açıktır.
Dosyanın incelenmesinden, davacının da aralarında bulunduğu kişiler tarafından, … Yapı Kooperatifi kurulduğu, anılan yapı kooperatifine ait taşınmazları( …, …, …, ……, …, …, …, …, …, …) kapsayan alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının iptali istemiyle davacı tarafından kooperatif üyesi olması sıfatıyla bakılan davanın açıldığı, aynı davacı tarafından koopertif üyesi olması nedeniyle bakılan davaya konu imar planlarından önce yürürlükte olan … günlü, … sayılı belediye meclisi hükmü ile kabul edilen 1.6. Etap 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile dayanağı …tarihli, …sayılı belediye meclisi hükmü ile onaylanan 1.6 Etap 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan davada, davacının yasal aşama açma ehliyetinin varlığı kabul edilerek …İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:… sayılı kararıyla; …ada, …ve …parsel sayılı taşınmazların bulunduğu alanda 02.09.2009 günlü 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile değişiklik yapıldığı gerekçesiyle bu parseller yönünden konusu kalmayan davanın bu kısmı hakkında hüküm verilmesine yer olmadığı, diğer taşınmazlar açısından planların iptali yolunda hüküm verildiği, anılan kararın Danıştay Altıncı Dairesinin 19/09/2012 günlü, E:2012/1250, K:2012/4343 sayılı kararıyla bozulması üzerine, …İdare Mahkemesinin … günlü, E:…, K:…sayılı kararıyla ilk kararda ısrar edilmesi yönündeki kararının Danıştay İdari Yasal Aşama Daireleri Kurulu’nun 11/03/2015 günlü, E:2013/1800, K:2015/741 sayılı hükmü ile,” yasal aşama konusu işlemin iptale ilişkin kısmının ısrar hükmü yönünden onanmasına, kararın yasal aşama konusu taşınmazların …ada, …ve …sayılı parsellere ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına yönelik kısmının bozulmasına ve bozulan kısım yönünden bir hüküm verilmek üzere idare mahkemesine gönderilmesi” yolundaki hükmü sonucu, İdare Mahkemesince, Danıştay Altıncı Dairesinin 19/09/2012 günlü, E:2012/1250, K:2012/4343 sayılı yasal aşama konusu taşınmazlardan …ada …ve …sayılı parsellere ilişkin bozma kararına uyularak anılan taşınmazlara ilişkin 1/1000 ölçekli uygulama imar planına ilişkin kısmı yönünden davanın reddi yolunda …İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:…sayılı hüküm Danıştay Altıncı Dairesinin 17.10.2022 günlü, E: 2020/6767 K:2022/8685 sayılı hükmü ile onanmasına hüküm verilmiştir.
Bu durumda davacı tarafından … Yapı Kooperatifi üyesi olma sıfatıyla anılan kooperatife ait taşınmazların bulunduğu alanda yapılan 1/5000 ölçekli nazım ve 1/1000 ölçekli uygulma imar planlarına karşı yasal aşama açması, aynı davacının bir önceki (2008) imar planlarına karşı açtığı davada yasal aşama açma ehliyetinin varlığının kabul edilmesi karşısında, davacının maliki olmadığı taşınmazlar yönünden de yasal aşama konusu işlemle meşru, kişisel ve güncel bir menfaat ilişkisinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.
Bu itibarla, davanın davacıya ait olmayan taşınmazlar bakımından ehliyet yönünden reddine ilişkin idare yargı makamı hükmünde isabet görülmemiştir.

HÜKÜM SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1.2577 sayılı Yasanın 49.

Maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,
2 … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının davacıya ait taşınmazlar bakımından davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA, davacıya ait olmayan taşınmazlar bakımından davanın ehliyet yönünden reddine ilişkin kısmının BOZULMASINA,
3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
4. 2577 sayılı Yasanın (Geçici 8. Maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. Maddesinin 1.

Fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere 17/10/2022 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.

4)DANIŞTAY İDARİ YASAL AŞAMA DAİRELERİ KURULU 2021/258 E., 2021/1204 K.

“İçtihat Metni”

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

T. C.
D A N I Ş T A Y
İDARİ YASAL AŞAMA DAİRELERİ KURULU
Esas No: 2021/258
Hüküm No: 2021/1204

TEMYİZ EDEN (DAVALI): … Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ: Av. …

KARŞI TARAF (DAVACI): …

VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının ısrara konu kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Yasal Aşama konusu istem: İli, İlçesi, 2.

Bölge … Mevkii, … ada, … sayılı parselin “Belediye Faaliyet Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptali istenilmiştir.
İlk Derece Yargı Makamı kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
İşlem tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan Plan Yapımına Ait Esaslara Dair Yönetmeliğin 3. Maddesinde sayılan sosyal donatı alanları içerisinde “Belediye Faaliyet Alanı” kullanımının bulunmadığı,
Ayrıca planlama teknikleri açısından geçerli ve yeterli bir ifade biçimi olmayan “Belediye Faaliyet Alanı”nın, kesin kullanım türünün belirlenememesi nedeniyle planlama ilkeleri yönünden önerildikleri konumlara uygun olup olmadıklarının denetimini engellediği gibi eksik, yetersiz ve belirsiz bir anlatım getirdiğinden planlama esaslarına aykırı bir düzenleme olduğu,
Bu nedenle, yasal aşama konusu taşınmazın “Belediye Faaliyet Alanı” olarak özgülenmesine ilişkin işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık bulunmadığı sonucuna varıldığı gerekçesiyle yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonunun iptaline hüküm verilmiştir.
Daire kararının özeti: Danıştay Altıncı Dairesinin 08/06/2020 tarih ve E:2016/293, K:2020/487… sayılı kararıyla;
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 8. Maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7 ve 11.

Maddelerindeki düzenlemelere yer verilerek;
Plan revizyonunun 27/11/2013 – 27/12/2013 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, plana yapılan itirazların Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla değerlendirilerek planın kesinleştiği, davacının 10/11/2014 tarihinde imar vaziyet belgesi talep etmesi üzerine, … tarihinde imar vaziyet belgesinin verildiği, 04/12/2014 günlü işlemle ise uygulama imar planının, nazım imar planına aykırı olduğu belirtilerek imar vaziyet belgesinin iptal edildiği, bunun üzerine, davacının, 24/12/2014 günlü dilekçe ile davalı idareden, taşınmazın plandaki durumunu sorduğu, 29/12/2014 günlü işlemle taşınmazın nazım imar planında “Belediye Faaliyet Alanı”nda bulunduğunun bildirilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı,
Yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren, uygulama imar planı ile plan notları ve Planlı Alanlar İmar Yönetmeliği uyarınca düzenlenen, projelerin hazırlanmasına esas oluşturan, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım hükmü ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren imar vaziyet belgesinin, mevcut uygulama imar planının uygulaması niteliğinde bir işlem olması nedeniyle, bu belgeye dayanılarak, askı-ilan sürelerine bağlı kalınmaksızın, düzenleyici işlem mahiyetindeki mevcut uygulama imar planının iptalinin istenebileceği, ancak imar vaziyet belgesine dayanılarak nazım imar planının iptalinin istenebileceğinin ise kabul edilemeyeceği,
Uyuşmazlıkta, davacıya verilen imar vaziyet belgesinin iptali üzerine yasal aşama açıldığından, uygulama işlemi üzerine dayanağı düzenleyici işlemin iptali istemiyle yasal aşama açıldığından söz edilemeyeceği,
Bu durumda, yasal aşama konusu nazım imar planı revizyonunun 27/11/2013 – 27/12/2013 tarihleri arasında askıya çıkarıldığı, davacı tarafından plana itiraz edilmediği dikkate alındığında, imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde, en son 25/02/2014 tarihinde yasal aşama açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 03/02/2015 günlü dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğundan, işin esasına girilerek verilen Yargı Mercii hükmünde isabet bulunmadığı sonucuna varılarak, …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına hüküm verilmiştir.
İlk Derece Yargı Makamı ısrar kararının özeti: …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararıyla;
İmar vaziyet belgesinin; yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren, uygulama imar planı ile plan notları ve Planlı Alanlar Tip İmar Yönetmeliği uyarınca düzenlenen, projelerin hazırlanmasına esas oluşturan, taşınmaz için öngörülen arazi kullanım hükmü ile yapılaşma koşullarını detaylı bir şekilde gösteren belge olduğu, idarelerce, uygulama imar planına göre imar vaziyet belgesi düzenlenmesi halinde, bahsi geçen ilan sürelerine bağlı kalınmaksızın, düzenleyici işlem mahiyetindeki uygulama imar planı ile üst ölçekli planların iptalinin istenebileceği,
3194 sayılı İmar Kanunu’nda yer alan düzenlemelere göre, 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, 1/5000 ölçekli nazım imar planına aykırı olamayacağı ve imar vaziyet belgesinin 1/1000 ölçekli uygulama imar planının uygulama işlemi olduğu hususunda tereddüt bulunmadığı,
Anayasa’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. Maddesinde, herkesin, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı ve davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu, 141.

Maddesinin dördüncü fıkrasında ise davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu hususlarının hükme bağlandığı,
Uyuşmazlıkta, büyüklüğü itibarıyla plan çizim teknikleri açısından 1/5000 ölçekli planda gösterilmesi gereken “Belediye Faaliyet Alanı” fonksiyonun 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da gösterilmesinin mecburi olduğu, bu minvalde, imar vaziyet belgesinde de “Belediye Faaliyet Alanı”nın gösterildiği,
Tüm bu açıklamalar doğrultusunda, planların kademeli birlikteliği ilkesi gereği, “Belediye Faaliyet Alanı” açısından imar vaziyet belgesinin 1/1000 ölçekli imar planına aykırı olamayacağı, 1/1000 ölçekli imar planının ise 1/5000 ölçekli imar planına aykırı olamayacağı, davacının yasal aşama açma iradesini net bir şekilde ortaya koyduğu, usul kurallarının sıkı yorumlanmasının Anayasa’nın 36. Maddesinde yer alan hak arama hürriyeti ile bağdaşmayacağı, aksi kabulün mülkiyet hakkının özüne dokunacak mahiyette olduğu, davaların en az giderle ve mümkün olan süratle sonuçlandırılmasının yargının görevi olduğu hususları da nazara alındığında, imar vaziyet belgesi üzerine dayanak 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istemiyle açılan işbu davanın süresinde açıldığının görüldüğü gerekçesi eklenmek suretiyle, yasal aşama konusu işlemin iptali yolundaki ilk kararda ısrar edilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davalı idare tarafından, davanın süresinde olmadığı, haksız ve yersiz olduğu, yasal aşama konusu planda hakkaniyet ve eşitlik ölçüsünde hareket edildiği, “Belediye Faaliyet Alanı” kullanımının “Resmi Kurum Alanı” olarak kabul edilmesi ve bu nedenle ısrar kararının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ … DÜŞÜNCESİ: İmar vaziyet belgesi verilmesi gibi, verilen imar vaziyet belgesinin idari bir işlemle geri alınması, iptal edilmesi ya da kaldırılması da imar uygulama işlemi mahiyetinde olup, imar vaziyet belgesinin iptal edilmesini müteakip 60 gün içinde açıldığı anlaşılan davada süre aşımı bulunmamaktadır. Bu nedenle İdare Yargı Makamı kararının ısrara konu kısmının onanmasına ve işin esası hakkında hüküm verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine hüküm verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay İdari Yasal Aşama Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
İli, İlçesi, 2. Bölge … Mevkii, … ada, … sayılı parselin “Belediye Faaliyet Alanı” olarak belirlenmesine ilişkin 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonu … tarih ve … sayılı Büyükşehir Belediye Meclisi kararıyla onaylanmıştır.
Anılan plan revizyonu 27/11/2013 – 27/12/2013 tarihleri arasında askıya çıkarılmış, plana yapılan itirazlar Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla neticelendirilerek plan kesinleşmiştir.
Davacının 10/11/2014 tarihinde imar vaziyet belgesi talep etmesi üzerine, … tarihinde davacıya imar vaziyet belgesi verilmiş, 04/12/2014 günlü işlemle ise uygulama imar planının nazım imar planına aykırı olduğu belirtilerek verilen imar vaziyet belgesi idari tasarrufla iptal edilmiştir.
Davacının, … sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca 24/12/2014 günlü dilekçe ile yaptığı başvuruya, 29/12/2014 tarihinde davalı idarece verilen cevapla, taşınmazın nazım imar planında “Belediye Faaliyet Alanında” bulunduğunun bildirilmesi üzerine temyizen incelenen yasal aşama açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Dava açma süresi” başlıklı 7.

Maddesinde, yasal aşama açma süresinin, özel kanunlarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde 60 gün olduğu belirtilmiş, aynı maddenin dördüncü fıkrasında; “İlanı gereken düzenleyici işlemlerde yasal aşama süresi, ilan tarihini izleyen günden itibaren başlar. Ancak bu işlemlerin uygulanması üzerine ilgililer, düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden yasal aşama açabilirler. Düzenleyici işlemin iptal edilmemiş olması bu düzenlemeye dayalı işlemin iptaline engel olmaz.” hükmüne, aynı Kanun’un, “Üst makamlara başvurma” başlıklı 11. Maddesinde ise; “1.

İlgililer tarafından idari yasal aşama açılmadan önce, idari işlemin kaldırılması, geri alınması, değiştirilmesi veya yeni bir işlem yapılması üst makamdan, üst makam yoksa işlemi yapmış olan makamdan, idari yasal aşama açma süresi içinde istenebilir. Bu başvurma, işlemeye başlamış olan idari yasal aşama açma süresini durdurur. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. 3. İsteğin reddedilmesi veya reddedilmiş sayılması halinde yasal aşama açma süresi yeniden işlemeye başlar ve başvurma tarihine kadar geçmiş süre de hesaba katılır.” hükmüne yer verilmiştir.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Tanımlar” başlıklı 5.

Maddesinin 1. Fıkrasının işlem tarihindeki halinde; “Nazım İmar Planı”, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları, göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; “Uygulama İmar Planı” ise, tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan, olarak tanımlanmıştır.
Aynı Kanun’un, “Planların hazırlanması ve yürürlüğe konulması” başlıklı 8. Maddesinin 1. Fıkrasının (b) bendi ise; “İmar Planları; Nazım İmar Planı ve Uygulama İmar Planından meydana gelir.

Mevcut ise bölge planı ve çevre düzeni plan kararlarına uygunluğu sağlanarak, belediye sınırları içinde kalan yerlerin nazım ve uygulama imar planları ilgili belediyelerce yapılır veya yaptırılır. Belediye meclisince onaylanarak yürürlüğe girer. Bu planlar onay tarihinden itibaren belediye başkanlığınca tespit edilen ilan yerlerinde ve ilgili idarelerin internet sayfalarında bir ay süreyle eş zamanlı olarak ilan edilir. Bir aylık ilan süresi içinde planlara itiraz edilebilir.

Belediye başkanlığınca belediye meclisine gönderilen itirazlar ve planları belediye meclisi onbeş gün içinde inceleyerek kesin karara bağlar.” hükmünü içermektedir.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yargısal içtihatlarda imar planları, ilanı gereken genel düzenleyici işlem olarak kabul edilmiş olduğundan, uygulama işlemi olduğu öne sürülerek işlemin dayanağı imar planının iptalinin istenilmesi halinde planların uygulama işlemlerinin kapsamının ve buna göre de yasal aşama açma sürelerinin belirlenmesi gerekmektedir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 7. Maddesinde; ilanı gereken düzenleyici işlemlerin uygulanması üzerine ilgililerin düzenleyici işlem veya uygulanan işlem yahut her ikisi aleyhine birden yasal aşama açabilecekleri hüküm altına alınmakla, ilanı gereken düzenleyici işlemler yönünden ilgililere uygulama üzerine yasal aşama açma olanağı tanındığı tartışmasızdır.
İmar mevzuatı ve 2577 sayılı Kanun’un 7. Maddesi ile üst makamlara başvurmayı düzenleyen 11. Maddesi hükümleri karşısında, imar planlarına karşı, bir aylık askı süresi içinde 2577 sayılı Kanun’un 11.

Maddesi kapsamında başvuruda bulunulması ve bu başvuruya idari yasal aşama açma süresinin başlangıç tarihi olan son ilan tarihinden itibaren altmış gün içinde cevap verilmeyerek isteğin reddedilmiş sayılması halinde, bu tarihi takip eden altmış günlük yasal aşama açma süresi içinde veya son ilan tarihini izleyen altmış gün içinde cevap verilmek suretiyle isteğin reddedilmesi halinde bu cevap tarihinden itibaren altmış günlük yasal aşama açma süresi içinde idari yasal aşama açılabileceği; imar planlarına askı süresi içinde bir itirazda bulunulmamış ise davanın, 2577 sayılı Kanun’un 7. Maddesi uyarınca imar planının son ilan tarihini izleyen günden itibaren altmış gün içinde açılması gerektiği, ancak bu süreler içerisinde yasal aşama açılmamış olması halinde imar planının uygulanmaya konulması ile birlikte uygulama işlemi üzerine işlem ile birlikte imar planına veya doğrudan işlemin dayanağı olan imar planına karşı yeniden yasal aşama açma hakkının bulunduğu ve bu aşamada yasal aşama açma süresinin uygulama işleminin süresine tabi olduğu hususlarında tartışma bulunmamaktadır.
Planlama sürecinde, nazım imar planının öncelikle yapılarak çevre düzeni planı ile uyumlu hazırlanmak suretiyle arazinin genel kullanış biçimi, nüfus yoğunluğu, yapı yoğunluğu, ulaşım gibi konular belirlenecektir. Akabinde ise nazım imar planı esaslarına göre uygulama imar planlarının hazırlanması gerekmektedir.
İmar planları arasındaki bu hiyerarşik ilişki, diğer düzenleyici işlemlerden farklı olup; alt ölçekli planların, üst ölçekli planların uygulanması amacıyla tesis edildiği açıktır. Dolayısıyla, alt ölçekli planlar, düzenleyici işlem olmakla birlikte, üst ölçekli planların uygulama işlemi niteliğinde işlemler olup; alt ölçekli imar planına yasal aşama açma süresi içerisinde üst ölçekli imar planına karşı da bu plan ile birlikte veya ayrıca iptal davası açılabilmesi mümkündür.
Bu hususlar dikkate alındığında; uygulamaya esas imar planı olan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına dayalı olarak tesis edilen; imar vaziyet belgesi, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi gibi imar uygulama işlemlerinin tesisiyle birlikte dayanak uygulama imar planı ve uygulama imar planının dayanağı olan üst ölçekli imar planlarına karşı da 2577 sayılı Kanun’un 7.

Maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca yasal aşama açılabileceği tabiidir.
Dosyanın incelenmesinden; yasal aşama konusu taşınmazla ilgili davalı idare tarafından … tarih ve … sayılı işlemle düzenlenen imar vaziyet belgesinin, sehven verildiği belirtilerek, söz konusu parselin bulunduğu alanla ilgili 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile 1/5000 ölçekli nazım imar planı arasında kullanım değişikliği bulunduğu, 1/1000 ölçekli uygulama imar planlarının revizyon işlemleri tamamlanıncaya kadar imar durumu verilemeyeceği gerekçesiyle davalı idarenin 04/12/2014 günlü işlemiyle iptal edildiği, davanın ise davacının, … sayılı Bilgi Edinme Hakkı Kanunu uyarınca yaptığı 24/12/2014 günlü başvuruya verilen 29/12/2014 günlü cevap üzerine 03/02/2015 tarihinde açıldığı, yasal aşama açıldıktan sonra, Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve …. Sayılı kararıyla yasal aşama konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planının onaylandığı anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlıkta, yasal aşama konusu taşınmaza ilişkin imar vaziyet belgesinin idari bir işlemle iptal edilmesi nedeniyle, davanın açıldığı tarih itibarıyla, 2577 sayılı Kanun’un 7. Maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, dayanak uygulama imar planı ve/veya üst ölçekli imar planlarına yasal aşama açma imkanı tanıyacak herhangi bir imar uygulama işleminin mevcut olmadığı anlaşılmaktadır.
Bu durumda, 27/11/2013 – 27/12/2013 tarihleri arasında askı suretiyle ilan edilen yasal aşama konusu nazım imar planı revizyonuna, davacı tarafından itiraz edilmemesi nedeniyle, son ilan tarihini izleyen günden itibaren 60 gün içinde ve en son 25/02/2014 tarihinde yasal aşama açılması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 03/02/2015 günlü dilekçe ile açılan davada süre aşımı bulunduğundan, İdare Mahkemesince işin esasına girilerek verilen ısrar hükmünde yasal isabet bulunmadığı sonucuna varılmıştır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemeleri ve açıklamalar çerçevesinde; Büyükşehir Belediye Meclisinin … tarih ve … sayılı kararıyla onaylandığı anlaşılan, yasal aşama konusu taşınmazın bulunduğu alana ilişkin 1/1000 ölçekli revizyon uygulama imar planın uygulanmasına ilişkin imar uygulama işlemlerinin tesisi üzerine, süresi içerisinde, dayanak imar planlarının iptali istemiyle yeniden yasal aşama açılabileceği açıktır.
HÜKÜM SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. Davalı idarenin temyiz isteminin KABULÜNE;
2.

Yasal Aşama konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin …. İdare Mahkemesinin temyize konu … tarih ve E:…, K:… sayılı ısrar kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir hüküm verilmek üzere dosyanın …. İdare Mahkemesine gönderilmesine,
4.

Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/06/2021 tarihinde, oyçokluğu ile hüküm verildi.

KARŞI OY
X- …. İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın, davanın süresinde olduğuna ilişkin ısrara konu kısmı usul ve hukuka uygun olup, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar kararın ısrara konu bu kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Bu nedenle, temyize konu İdare Yargı Makamı kararının ısrara konu kısmının onanmasına ve işin esası hakkında hüküm verilmek üzere dosyanın Danıştay Altıncı Dairesine gönderilmesine hüküm verilmesi gerektiği oyuyla, karara katılmıyoruz.

5)Danıştay 6. Daire Başkanlığı 2020/584 E., 2022/5428 K.

“İçtihat Metni”

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

T. C.
D A N I Ş T A Y
ALTINCI DAİRE
Esas No: 2020/584
Hüküm No: 2022/5428

TEMYİZ EDEN (DAVACI): …
VEKİLİ: Av. …
KARŞI TARAF (DAVALILAR): 1- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …
2- … Belediye Başkanlığı
VEKİLİ: Av. …

İSTEMİN KONUSU: … Bölge İdare Yargı Makamı …. İdari Yasal Aşama Dairesinin … tarih ve E:…, K:….sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ:
Yasal Aşama konusu istem: ili, ilçesi, … Mahallesi, … pafta, … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda … tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ile bu planın dayanağı 23.10.2009 tarihinde onaylanan 1/5000 ölçekli nazım imar planının iptali istenilmiştir.
İlk Derece Yargı Makamı kararının özeti: … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararda; mahallinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucunda hazırlanan bilirkişi raporundaki tespitler ile yasal aşama dosyasında yer alan diğer tüm bilgi ve belgelerin birlikte değerlendirilmesinden, 1/5000 ölçekli nazım imar planında ”orman alanı” olarak planlanan parselin orman kadastro haritasında orman alanı içerisinde yer almadığı görüldüğünden ve plan yapım aşamasında parsellerin kadastral durumunun da dikkate alınması gerektiğinden, uygulanabilirliği kalmayan yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinde hukuka uyarlık bulunmadığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ”park alanı” olarak planlanan parselin bu fonksiyonunun plan kademelemesi açısından devamlılık ve bütünlük arz etmediği, ulaşım bağlantıları ile birlikte değerlendirildiğinde park alanı olarak fonksiyonunun kullanımının şehircilik ilkeleri çerçevesinde sağlıklı olmayacağı, uygulanması ve fiili kullanımının zor olduğu anlaşıldığından, yasal aşama konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonuçlarına ulaşıldığı gerekçesiyle yasal aşama konusu işlemlerin iptaline hüküm verilmiştir.
Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairesi kararının özeti: İdari Yasal Aşama Dairesince verilen kararda; planlarda kurgulanan park alanlarının yalnızca nüfusa faaliyet etmek için değil aynı zamanda yerleşim alanları ile orman alanları arasında tampon olması amacıyla da kurgulanabileceği, parselin kuzeyinin tamamen orman alanı ile kaplı olduğu, güneyinde ise 10 metre enkesitli yol bulunduğu, yolun kuzeyini yapılaşmaya kapatacak, orman alanında oluşması muhtemel yapılaşma baskısını ortadan kaldıracak ve yerleşim alanı ile orman alanı arasında eşik oluşturacak şekilde parselin park alanı olarak planlandığı, yapılan bu planlama ile ormana karşı oluşacak yapılaşma baskısının önlenmesi yanında plan genelinde yetersiz olan aktif yeşil alan niteliğindeki park kullanımında arttırıldığı görüldüğünden, bölgede bulunan yerleşim alanlarına faaliyet edecek şekilde parselin park alanı olarak planlanmasının kamu yararına, şehircilik ilkelerine ve planlama esaslarına uygun olduğu sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının kabulüne, anılan yargı mercii kararının kaldırılmasına, davanın reddine hüküm verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Parselinin etrafında çok sayıda site tarzında yapılaşma bulunduğu, sadece kendisine ait parselin park alanı olarak planlanmasının eşitlik ilkesine aykırı olduğu, özel mülkiyete konu parselinin sehven hazine adına kaydedilmesi üzerine açmış olduğu tapu iptal ve tescil davası devam ederken yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı onaylandığından bu plana itiraz edemediği, bu sebeple söz konusu imar planının aleyhine hüküm ve sonuç doğurmaması gerektiği ileri sürülmektedir.
DAVALI … BÜYÜKŞEHİR BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Itilaf konusu parselin bölgede bulunan yerleşim alanlarına faaliyet edecek şekilde park alanı olarak planlandığı, parselin fonksiyonunun üst ölçekli planlar ile uyumlu olduğu, ilgili kurum görüşleri doğrultusunda hazırlanan yasal aşama konusu imar planlarının şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DAVALI … BELEDİYE BAŞKANLIĞI’NIN SAVUNMASI: Yasal Aşama konusu imar planlarının usul ve yasaya uygun olduğu, bu planların hazırlanmasında uygulanan usulün şehircilik ilkelerine ve planlama tekniklerine uygun olduğu belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …’NİN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
MADDİ OLAY:
Itilaf konusu taşınmazın; yasal aşama konusu 23.10.2009 tarihinde onaylanan İlçesi 1/5000 ölçekli Nazım İmar Planında ”orman alanı”, 12.05.2017 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planında ise ”park alanı” olarak planlandığı, 14.07.2017-14.08.2017 tarihleri arasında askıya çıkartılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planına davacı tarafından 11.08.2017 tarihinde yapılan itirazın zımnen reddi üzerine bakılan davanın açıldığı anlaşılmıştır.
İLGİLİ MEVZUAT:
3194 sayılı İmar Kanununun 5.

Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde, “nazım imar planı; varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının; genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plan; uygulama imar planı da; tasdikli halihazır haritalar üzerine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarını, bunların yoğunluk ve düzenini, yolları ve uygulama için gerekli imar uygulama programlarına esas olacak uygulama etaplarını ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan” olarak tanımlanmıştır. Aynı Yasanın 6. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte olan halinde ise, planlar kapsadıkları alan ve amaçları açısından bölge planları ve imar planları olarak iki ana kategoriye ayrılmış, imar planları da uygulamaya esas olan uygulama imar planları ve bu planın hazırlanmasındaki temel hedefleri, ilkeleri ve arazi kullanım kararlarını belirleyen nazım imar planları olarak sınıflandırılmış, her planın bir üst kademedeki plana uygun olarak hazırlanması zorunluluğu getirilmiştir.
14.06.2014 tarih ve 29030 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Mekânsal Planlar Yapım Yönetmeliği’nin “Genel Plânlama Esasları” başlıklı 7. Maddesinin 1.

Fıkrasının (c) bendinde, “Planlar, kademesine ve ölçeğine göre ve yapılış amacının gerektirdiği ayrıntı düzeyinde kalmak koşuluyla alt kademedeki planları yönlendirir.” hükmüne, “Nazım imar planı” başlıklı 23. Maddesinin 1. Fıkrasında; ” (1) Nazım imar planında hüküm düzeyi ve içerikleri bakımından, uygulama imar planındaki detay kararlar alınmaması esas olup, uygulamaya dönük kararlar uygulama imar planlarında belirlenir.” hükmüne, 6. Fıkrasında; ”Nazım imar planlarının hazırlanması sürecinde, planlama alanı sınırları kapsamında aşağıda genel başlıklar halinde belirtilen konularda ilgili kurum ve kuruluşlardan veriler elde edilir; bu veriler kapsamında analiz, etüt ve araştırmalar yapılır” hükmüne yer verilmiş, 6.

Fıkranın (h) bendinde ise ”Orman alanları, mera, yaylak, kışlak alanları” ilgili kurum ve kuruluşlardan görüş alınması gereken konular arasında sayılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Bakılan uyuşmazlıkta, … İdare Mahkemesi’nin … tarih ve E:…. Sayılı ara hükmü ile; … Orman Bölge Müdürlüğü Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü’nden; itilaf konusu taşınmazın orman sınırları içerisinde kalıp kalmadığının sorulması ve buna ilişkin tüm bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine, … Orman Bölge Müdürlüğü Kanlıca Orman İşletme Müdürlüğü … Orman İşletme Şefliği’nin …. Tarih ve … sayılı cevabı yazısında; itilaf konusu taşınmazın ”orman dışı açıklık alanda” kaldığının belirtilerek yazı ekinde taşınmazın bu durumunu gösterir orman kadastro haritasının sunulduğu görülmüştür.
Orman alanlarında, Orman Yasasında sınırlı sayıda belirtilen istisnalar hariç olmak üzere orman kullanımı dışında farklı bir kullanım hükmü öngörülmesi mümkün değildir. Ormanlar kural olarak yapılaşmaya kapalı alanlar olduğundan, her tür ve ölçekte hazırlanan imar planlarında, orman kadastrosu ile tespit edilmiş alanların “orman alanı” olarak planlanması gerekmektedir.
Itilaf konusu olayda, orman kadastro haritasına göre ”orman dışı açıklık alanda” kaldığı anlaşılan itilaf konusu taşınmazın bu tespite aykırı olacak şekilde yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında ”orman alanı” olarak planlanmasında şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Bu durumda, yasal aşama konusu 1/5000 nazım imar planında ”orman alanında” kalan itilaf konusu taşınmaza “planların kademeli birlikteliği” ilkesine ve üst ölçekli nazım imar planına aykırı olarak yasal aşama konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ”park alanı” kullanımı getirildiği görülmüş ise de yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planında hukuka uyarlık bulunmadığından, bu plana dayanılarak tesis edilen yasal aşama konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
Öte yandan, iptal hükmü üzerine 1/5000 ölçekli nazım imar planında taşınmaza getirilecek yeni kullanım kararına göre 1/1000 ölçekli uygulama imar planında da yeni kullanım hükmü belirleneceği tabidir.
Bu itibarla, yasal aşama konusu işlemlerin iptaline ilişkin İdare Yargı Makamı kararına yönelik olarak davalı idareler tarafından yapılan istinaf başvurularının kabulü, anılan yargı mercii kararının kaldırılması, davanın reddi yolundaki temyize konu Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairesi hükmünde yasal isabet bulunmamaktadır.
HÜKÜM SONUCU:
Açıklanan nedenlerle;
1. 2577 sayılı Yasanın 49.

Maddesine uygun bulunan davacının temyiz isteminin kabulüne,
2. Yargı Mercii kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun kabulü ile anılan kararının kaldırılarak yukarıda özetlenen gerekçeyle davanın reddi yolundaki temyize konu …. Bölge İdare Yargı Makamı … İdari Yasal Aşama Dairesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,
3. Yeniden bir hüküm verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Yargı Makamı İdari Yasal Aşama Dairesine gönderilmesine, 09/05/2022 tarihinde, kesin olarak, oybirliğiyle hüküm verildi.

6)Danıştay 6.

Dairesi E: 2009/10541 K: 2009/11645

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

Itilaf konusu bölgede halen yürürlükte olan 1/100000 ve 1/50.000 ölçekli planların ilgili idarelerce değiştirilmemesi veya geri alınmaması ya da yargı yerlerince iptal edilmemesi halinde yasal geçerliliğinin devam ettiği açık olduğundan, yasal aşama konusu nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olup olmadığı hususu gözönünde bulundurularak İdare Mahkemesince yeniden bir hüküm verilmesi gerekmektedir

İstemin Özeti: 9.

İdare Mahkemesince verilen 26.12.2008 günlü, E: 2008/9, K: 2008/2363 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın Savunmasının Özeti: Savunma verilmemiştir.

Toplu Konut İdaresi Başkanlığı ve Müdahilin Savunmasının Özeti: Temyiz Edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

Danıştay Tetkik Hakimi … Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile yargı mercii kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı … Düşüncesi:,, Seyrantepe, 4 pafta, 3 ada, 29 parsel sayılı taşınmazın spor tesisleri alanı, sağlık tesisleri alanı, turizm, ticaret alanı ve park alanı olarak ayrılmasına ilişkin 16.06.2007 onay günlü 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılan davanın reddi yolundaki kararını davacı temyiz etmektedir.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; “Nazım İmar Planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” şeklinde tanımlanmıştır. Bu hüküm uyarınca nazım imar planının yürürlükteki bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak onaylanması gerekmektedir

Itilaf konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 29.7.1980 onanlı 1/50.000 ölçekli Metropoliten Alan Nazım İmar Planının yürürlükte olduğu ve 1/100.000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planının iptali yolundaki 2. İdare Mahkemesinin 21.03.2008 günlü, E: 2007/1846, K: 2008/516 sayılı hükmü, Danıştay 6. Dairesisince verilen 24.11.2008 günlü, E: 2008/6510, K: 2008/8176 sayılı hükmü ile bozulduğu anlaşılmakta olup, yürürlükte olan 1/100.000 ve 1/50.000 ölçekli planlara uygun olmadığı görülen yasal aşama konusu 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali gerekirken davanın reddi yolunda verilen kararda hukuka uygunluk bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, İdare Yargı Makamı kararının bozulmasına hüküm verilmesinin uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay 6.

Dairesisince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Yasal Aşama,,, Seyrantepe, 4 pafta, 3 ada, 29 parsel sayılı taşınmazın “spor tesisleri, sağlık tesisleri, turizm, ticaret ve park alanı” olarak ayrılmasına ilişkin 16.06.2007 onay günlü 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliğinin iptali istemiyle açılmış; İdare Mahkemesince, dosyanın ve yerinde yaptırılan keşif ve bilirkişi incelemesi sonucu düzenlenen raporun birlikte değerlendirilmesinden, taşınmazın TEM otoyoluna cepheli olduğu, ayrıca şehiriçi ana arterlerden olan Büyükdere Caddesine yakın bağlantılı olduğu, alanın raylı sistem bağlantısı çalışmalarının devam ettiği, merkezde kalan stadyumların mevcut arterlere aşırı yük getirdiği, Marmara Denizine paralen olarak lineer gelişmesi öngörülen, Metropoliten alanın coğrafi merkezine yakın bir yerde önerilen ve çeper alanlarıyla kolay ulaşım bağlantıları sağlanan yasal aşama konusu stadyum alanının ulaşım ve konum açısından olumlu bulunduğu, yasal aşama konusu taşınmazın çevresinin konut kullanımına uygun olmadığı bu durumun bir avantaj olarak değerlendirildiği, taşınmazın 1/100000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planında “ağaçlandırma alanında” kaldığı, ancak bu planın yetki yönünden yargı kararıyla iptal edildiği, ayrıca 1980 günlü 1/50000 ölçekli Metropoliten Alan Nazım İmar Planında “kısmen şehir ve çevre parkı, kısmen bölge parkı” lejantında kaldığı ancak söz konusu planın onay tarihinden itibaren geçen süre gözönüne alındığında planın güncelliğini yitirdiği, plan bütünlüğünün de kalmadığı, bu nedenle yasal aşama konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiş, bu hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

İmar planı insan, toplum, çevre ilişkilerinde kişi ve aile mutluluğu ile toplum hayatını yakından etkileyen fiziksel çevreyi sağlıklı bir yapıya kavuşturmak, yatırımların yer seçimlerini ve gelişme eğilimlerini yönlendirmek ve toprağın koruma kullanma dengesini en rasyonel biçimde belirlemek amacıyla hazırlanır.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. maddesinde; “Nazım İmar Planı, varsa bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak halihazır haritalar üzerine, yine varsa kadastral durumu işlenmiş olarak çizilen ve arazi parçalarının genel kullanış biçimlerini, başlıca bölge tiplerini, bölgelerin gelecekteki nüfus yoğunluklarını, gerektiğinde yapı yoğunluğunu, çeşitli yerleşme alanlarının gelişme yön ve büyüklükleri ile ilkelerini, ulaşım sistemlerini ve problemlerinin çözümü gibi hususları göstermek ve uygulama imar planlarının hazırlanmasına esas olmak üzere düzenlenen, detaylı bir raporla açıklanan ve raporuyla beraber bütün olan plandır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Anılan yasa hükmü uyarınca nazım imar planının yürürlükte olan üst ölçekli bölge veya çevre düzeni planlarına uygun olarak onaylanması gerekmektedir.

Itilaf konusu taşınmazın bulunduğu bölgede 29.7.1980 onanlı 1/50.000 ölçekli Metropoliten Alan Nazım İmar Planının yürürlükte olduğu anlaşılmaktadır.

Öte yandan 1/100000 ölçekli İl Çevre Düzeni Planının iptali yolundaki 2. İdare Mahkemesinin 21.03.2008 günlü, E: 2007/1846, K: 2008/516 sayılı hükmü, Danıştay 6. Dairesisi’nin 24.11.2008 günlü, E: 2008/6510, K: 2008/8176 sayılı hükmü ile bozulmuştur.

Bu durumda, itilaf konusu bölgede halen yürürlükte olan 1/100000 ve 1/50.000 ölçekli planların ilgili idarelerce değiştirilmemesi veya geri alınmaması ya da yargı yerlerince iptal edilmemesi halinde yasal geçerliliğinin devam ettiği açık olduğundan, yasal aşama konusu nazım imar planının yürürlükteki 1/100000 ve 1/50000 ölçekli planlara uygun olup olmadığı hususu gözönünde bulundurularak İdare Mahkemesince yeniden bir hüküm verilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle 9. İdare Mahkemesince verilen 26.12.2008 günlü, E: 2008/9, K: 2008/2363 sayılı kararın BOZULMASINA, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 08.12.2009 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.

7)Danıştay 6.

Dairesi E: 2009/14900 K: 2010/3380

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı iptal davası ise, bir kentsel alan veya bölgenin uygulama imar planının yasal olarak geçersiz kılınması için mahkemeye yapılan başvuruyu ifade eder. Bu tür bir yasal aşama, planlama sürecinin yasal prosedürlere uygun olmadığına veya planın yasal veya teknik açıdan eksik veya hatalı olduğuna inanan kişiler veya kurumlar tarafından başlatılabilir.

İstemin Özeti: 2.

İdare Mahkemesinin 28.7.2009 günlü, E: 2008/626, K: 2009/1186 sayılı kararının usul ve yasaya aykırı olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir.

Savunmaların Özeti: Temyiz edilen kararda bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmadığından, usul ve kanuna uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmaktadır.

Danıştay Tetkik Hakimi Hayati Ölmez’in Düşüncesi: Temyiz isteminin kabulü ile yargı mercii kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

Danıştay Savcısı M. İclal Kutucu’nun Düşüncesi: İli, İlçesi Salhane Mahallesi Değirmen Mevkiinde bulunan ve tapunun 499 pafta, 8722 ada 4 parselinde kayıtlı taşınmazında kapsayan alanda Belediye Meclisinin 4.10.2007 günlü 10/195 sayılı kararıyla kabul edilen ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 28.11.2007 günlü 01.2383 sayılı kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli, Salhane ve Turan Bölgesi uygulama İmar planı Revizyonunun iptali istemiyle açılan davayı reddeden idare yargı makamı kararının bozulması davacı tarafından istenilmektedir.

3194 sayılı İmar Kanununun 5. Maddesinde, uygulama imar planı, tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral vaziyet işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarının, bunların yoğunluk ve düzenini yolları ve uygulama için gerekli etapları ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

Osyanın incelenmesinden itilaf konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında “Merkezi İş Alanı” ve “Yeşil Alan” olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise Merkezi İş Alanı Yeşil Alan ve 12 metrelik taşıt alanına ayrıldığı anlaşılmaktadır.

Bu husus, yasal aşama konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planının, dayanağı olan nazım imar planına, şehircilik ilkelerine, planlama esaslarına ve kamu yararına uygun olup olmadığının somut bir biçimde saptanmadan ve yerinde keşif ve bilirkişi incelemesi yaptırılmadan verilen kararda isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenle temyiz konusu idare yargı makamı kararının bozulmasının uygun olacağı düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay 6. Dairesisince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

Yasal Aşama, İli, İlçesi Salhane Mahallesi Değirmen Mevkii, … pafta, … ada … parsel sayılı taşınmazı kapsayan alanda Belediye Meclisinin 4.10.2007 günlü, 10/195 sayılı kararıyla kabul edilen ve Büyükşehir Belediye Meclisinin 28.11.2007 günlü, 01.2383 sayılı kararıyla değiştirilerek onaylanan 1/1000 ölçekli, Salhane ve Turan Bölgesi uygulama İmar planı Revizyonunun iptali istemiyle açılmış, İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesinden, Büyükşehir Belediye Meclisince 15.6.2007 tarihinde onanan 1/5000 ölçekli nazım imar planı değişikliklerinde yasal aşama konusu taşınmazın “Merkezi İş alanı” ve “Yeşil alan” olarak ayrıldığı, yasal aşama konusu 1/1000 ölçekli uygulama imar planı revizyonunda ise, taşınmazların 1/5000 ölçekli nazım imar planı revizyonuna uygun olarak “Merkezi iş alanı, yeşil alan ve yol’da” kaldığı, 12 metrelik taşıt yolunun nazım imar planı ana kararlarını esastan değiştirmediği, bu nedenle yasal aşama konusu imar planı ile üst ölçekli 1/5000 ölçekli nazım imar planının birbiriyle uyumlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiş, bu hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

3194 sayılı İmar Kanununun 5.

Maddesinde, “Uygulama imar planı”, tasdikli hali hazır haritalar üzerine varsa kadastral vaziyet işlenmiş olarak nazım imar planı esaslarına göre çizilen ve çeşitli bölgelerin yapı adalarının, bunların yoğunluk ve düzenini yolları ve uygulama için gerekli etapları ve diğer bilgileri ayrıntıları ile gösteren plan olarak tanımlanmıştır.

İmar mevzuatı uyarınca 1/1000 ölçekli imar planlarının yapılabilmesi için nazım imar planının bulunması ve alt ölçekli uygulama imar planlarının üst ölçekli imar planlarına uygun olması gerekmektedir.

Dosyanın incelenmesinden itilaf konusu taşınmazın 1/5000 ölçekli nazım imar planında “Merkezi İş Alanı” ve “Yeşil Alan” olarak ayrıldığı, 1/1000 ölçekli uygulama imar planında ise “Merkezi İş Alanı, Yeşil Alan ve 12 metrelik taşıt yolu” kullanımına ayrıldığı anlaşılmaktadır.

Bu durumda nazım imar planında yer alması gereken 12 metrelik taşıt yolunun 1/5000 ölçekli planda bulunmaması karşısında nazım imar planına aykırı olarak yapılan 1/1000 ölçekli uygulama imar planı ile ilgili olarak verilen idare yargı makamı hükmünde yasal isabet bulunmamaktadır.

Açıklanan nedenlerle, 2. İdare Mahkemesinin 28.7.2009 günlü, E: 2008/626, K: 2009/1186 sayılı kararının bozulmasına, dosyanın adı geçen mahkemeye gönderilmesine 06.04.2010 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.

Bürosu İdare Hukuku İptal Davası Hizmetlerimiz

İdare Hukuku iptal davasıHakkındaki her türlü sorularınız ve sorunlarınız için bize ulaşın!

Bürosu avukatları müvekkillerinin haklarını tam anlamıyla koruyan onlara her konuda destek veren bir hukuk bürosudur. Bürosuna güvenerek haklarınızın güvenle korunduğundan emin olabilirsiniz. Zira Bürosu her alanda olduğu gibi bu alanında da uzman avukatlarla beraber müvekkillerine en iyi ve kaliteli hizmeti sunmaktadır.

Siz de sayfasında bulunan iletişim sütununa tıklayarak bu hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Bürosu alanında uzman kadrosuyla, çözüm odaklı, hızlı ve etkili çözümleriyle sizlere faaliyet vermeye her zaman hazırdır.

Sıkça Sorulan Sorular

1/1000 Uygulama İmar Planı Nedir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.1/1000 ölçekli Uygulama İmar Planı ise, bir kentin veya bir bölgenin detaylı imar planlamasını ifade eder. Bu plan, genellikle Nazım İmar Planı’nın detaylandırılması ve uygulanabilir hale getirilmesi amacıyla hazırlanır.

Uygulama İmar Planı İçeriği Nelerdir?

Uygulama imar planı nedir?

Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Arazi parselasyonu, yapı yoğunluğu, altyapı projeleri gibi detayları içeren bir plandır.

Nazım İmar Planı Olmaksızın Uygulama İmar Planı Yapılır Mı?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır.

Genellikle, bir bölgede Uygulama İmar Planı yapılabilmesi için öncelikle bir Nazım İmar Planı oluşturulması gerekmektedir.Ancak, acil durumlar veya özel koşullar altında, belirli bir bölgede Nazım İmar Planı’nın henüz hazırlanmamış olması hâlinde, o bölgede geçici veya sınırlı bir süre için Uygulama İmar Planı yapılabilir. Yani nazım imar planı olmaksızın uygulama imar planı yapılabilir.

Uygulama İmar Planına İtiraz Nereye Yapılır?

Uygulama imar planı nedir?

Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planı’na yapılan itirazlar genellikle yerel yönetimlere veya ilgili idari mercilere yapılır. Uygulama İmar Planı’na yapılan itirazların genellikle aşağıdaki mercilere yapılır:

1)İl veya İlçe Belediyeleri:Uygulama İmar Planı’na itirazlar genellikle bölgenin bağlı olduğu il veya ilçe belediyelerine yapılır. Belediyeler, planlama sürecini yürüten kurumlardır ve bu nedenle planla ilgili itirazları değerlendirirler.

2)İdare Yargı Mercileri:Eğer belediyenin verdiği hüküm veya uygulama ile ilgili bir itiraz varsa, bu durumda idari mahkemelere başvurulabilir.

İdare Yargı Mercileri, idari işlemlerin yasaya uygunluğunu denetler ve planlama kararlarına ilişkin davalara bakar.

3)Çevre ve Şehircilik Bakanlığı:Bazı durumlarda, Uygulama İmar Planı’na yapılan itirazlar doğrudan Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na da iletilir. Özellikle büyük ölçekli projeler veya bölgesel öneme sahip planlarla ilgili itirazlar bu şekilde değerlendirilebilir.

Uygulama İmar Planının İptali İsteminde İdare Hukuku Avukatının Önemi Nedir?

Uygulama imar planı nedir? Uygulama imar planı, bir bölgenin veya bir arazinin kullanımına ilişkin detaylı ve resmi bir planlama belgesidir.Bu plan, bir yerleşim alanının nasıl kullanılacağına dair birtakım yönergeler içerir ve genellikle yerel yönetimler tarafından hazırlanır ve onaylanır. Uygulama İmar Planının iptali istemi, idare hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukatın önemli bir rol oynayabileceği bir yasal süreçtir.

Bir avukatın bu süreçteki önemli katkılar şunlardır:

1)Hukuki Bilgi ve Deneyim:İdare hukuku avukatları, idari işlemler ve idari yargı süreçleri konusunda derin bilgi ve deneyime sahiptirler. Uygulama İmar Planının iptali davaları idari hukuk kapsamında değerlendirilir, bu nedenle bu alanda uzmanlaşmış bir avukat, davayı etkin bir şekilde yönetebilir.

2)Yasal Analiz ve Strateji Geliştirme:Bir avukat, davanın yasal ve teknik yönlerini değerlendirerek müvekkilinin lehine en güçlü argümanları belirleyebilir. Ayrıca, davanın nasıl ilerleyeceğine dair bir strateji geliştirebilir ve bu stratejiyi uygulayabilir.

3)Dava Sürecini Yönetme:İdare hukuku avukatları, davanın tüm aşamalarını etkin bir şekilde yönetirler. Dilekçe hazırlığından yargı mercii duruşmalarına, delil toplamadan uzlaşma müzakerelerine kadar her aşamada müvekkilini temsil ederler.

4)Hukuki Belgeleme ve Delil Toplama:Avukatlar, yasal aşama için gerekli olan yasal belgeleri ve delilleri toplar, inceler ve sunarlar.

Bu, davanın güçlendirilmesi ve müvekkilin lehine sonuçlar alınması için önemlidir.

5)Taraflar Arası İletişim ve Müzakere:Avukatlar, yerel yönetimler veya diğer taraflarla iletişim kurarak müzakere edebilir ve uzlaşma sağlamaya çalışabilirler. Bu, yasal aşama sürecini uzatmadan ve maliyetleri artırmadan çözüm bulma açısından önemlidir.

Bürosu İdare Hukuku İptal Davası Hizmetlerimiz

İdare Hukuku iptal davası hakkındaki her türlü sorularınız ve sorunlarınız için bize ulaşın!

Bürosu avukatları müvekkillerinin haklarını tam anlamıyla koruyan onlara her konuda destek veren bir hukuk bürosudur. Bürosuna güvenerek haklarınızın güvenle korunduğundan emin olabilirsiniz. Zira Bürosu her alanda olduğu gibi bu alanında da uzman avukatlarla beraber müvekkillerine en iyi ve kaliteli hizmeti sunmaktadır.

Siz de sayfasında bulunan iletişim sütununa tıklayarak bu hizmetlerden faydalanabilirsiniz. Bürosu alanında uzman kadrosuyla, çözüm odaklı, hızlı ve etkili çözümleriyle sizlere faaliyet vermeye her zaman hazırdır.

İMAR PLANI DEĞİŞİKLİĞİ VE REVİZYONU – 1 (.com)

İMAR PLANININ İPTALİ DAVASI – 2024 (.com)

İMAR UYGULAMASININ İPTALİ DAVASI (18 UYGULAMASI) – 2024 (.com)

NİSANUR CEBECİ