Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
YARGITAY
17. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2014/10386
Hüküm Numarası: 2017/693
Hüküm Tarihi: 30.01.2017
Özeti: Rücuen ödenek talebinde bulunabilmek için kesinleşmiş bir ceza hükmüne gerek olmadığı gibi haksız fiil iddiasına dayalı açılan davada davacı haksız fiil iddiasını ileri sürebileceği her türlü delille ispatlayabilir; kaldı ki UYAP üzerinden yapılan kontrolde davalı hakkında Asliye Ceza Yargı Makamı dosyasında mahkumiyet hükmü verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmekle davacı tarafın iddiasına ilişkin delillerinin toplanarak bahsedilen hususlar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması ve adı geçen ceza dosyası ile yasal aşama konusu olayın irtibatı araştırılarak hüküm kurulması gerekir.
Taraflar arasındaki rücuen ödenek alacağına dayanan itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı avukati vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı avukati; davacı şirket nezdinde sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık olayı ile ilgili sigortalısına 4.180 TL hasar bedeli ödendiğini, yapılan bu ödemenin olayın faili olan davalıdan tahsili amacıyla başlatılan takibe davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu belirterek... 8. İcra Müdürlüğü'nün 2011/6897 Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline hüküm verilmesini talep etmiştir.
Davalı; yapılan tebligata rağmen duruşmaya katılmamış ancak icra dosyasındaki borca itiraz dilekçesinde hakkında kesinleşmiş bir yargı hükmü olmadığını dolayısıyla meydana gelen hırsızlık olayından dolayı davacı...
Şirketinin kendisine rücu talebinde bulunamayacağını belirterek borçlu olmadığını bildirmiştir.
Mahkemece, davanın reddine hüküm verilmiş; hüküm davacı avukati vasıtasıyla temyiz edilmiştir.
Yasal Aşama, sigortalı işyerinde meydana gelen hırsızlık eyleminden dolayı davacı... Şirketinin ödemiş olduğu hasar bedelini olayın faili olduğunu iddia ettiği davalıdan rücu tahsili istemine yönelik başlatılan icra takibine davalı vasıtasıyla yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Somut olayda mahkemece davacı... Şirketinin bir ilama dayanmadan davalı hakkında ilamsız takip yaptığı, davalının sözkonusu hırsızlık eylemini yaptığına dair kesin bir yargı mercii hükmü olmadan davacı yanın takip başlattığı, davalının kesinleşmiş bir ceza hükmü olmaksızın takibe konu alacağın dayanağını oluşturan haksız fiili ika ettiğinden bahsedilemeyeceği, alacaklı tarafın sigorta bedelini rücu için davalı hakkındaki ceza davasının kesinleşmesini beklemeden henüz rücu hakkı doğmadan davalı hakkında icra takibi yoluna gittiği, davalının hırsızlık eylemini gerçekleştirmediğini beyan ettiği ve borca itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmişse de rücuen ödenek talebinde bulunabilmek için kesinleşmiş bir ceza hükmüne gerek olmadığı gibi haksız fiil iddiasına dayalı açılan davada davacı haksız fiil iddiasını ileri sürebileceği her türlü delille ispatlayabilir; kaldı ki UYAP üzerinden yapılan kontrolde davalı hakkında... 4. Asliye Ceza Yargı Makamı 2010/526-2011/942 dosyasında mahkumiyet hükmü verildiği ve bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği görülmekle davacı tarafın iddiasına ilişkin delillerinin toplanarak bahsedilen hususlar çerçevesinde bir değerlendirme yapılması ve adı geçen ceza dosyası ile yasal aşama konusu olayın irtibatı araştırılarak hüküm kurulması gerekirken, eksik araştırma sonucu yazılı gerekçeyle davanın reddine hüküm verilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı avukatinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 30/01/2017 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir.
Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.