Özel Görevli Yargıtay Hukuk Dairesi İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla Verdiği Kararda Direniyor
T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu
Esas No: 2025/2-165
Karar No: 2025/940
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I
İncelenen Kararın
Mahkemesi: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
Tarihi: 24.09.2024
Sayısı: 2024/5 E., 2024/11 K.
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 2. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın kabulüne ilişkin verilen karar davalı ve fer'î müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Hukuk Genel Kurulunca yapılan inceleme sonunda bozulmasına karar verilmiş ve Özel Dairece, Hukuk Genel Kurulunun bozma kararına karşı direnilmiştir.
2. Karar davalı ve fer'î müdahil vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği düşünüldü:
I. Yargılama Süreci
Davacı İstemi
4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, eşi davacının eşi aleyhine boşanma davası açtığını, boşanma davası devam ederken mahkemece 20.10.2017 tarihli ara karar ile baba davacının eşinin ortak çocuk ile kişisel görüşme talebinin kabul edildiğini, baba ile ortak çocuk arasında her ayın birinci ve üçüncü hafta sonu Cumartesi günü kişisel ilişki kurulduğunu, müvekkili tarafından mahkemeye verilen dava dilekçesinde babanın ortak çocuğu öldürmeye teşebbüs ettiğinin bildirilerek koruma talep edildiğini, buna rağmen davaya bakan hâkimin anılan kararı verdiğini, babanın ortak çocuğu bu karara istinaden 04.11.2017 tarihinde ilk Cumartesi günü aldığını ve 05.11.2017 tarihinde çocuğu öldürdüğünü, hâkimin ağır ihmâlle açıkça kanuna aykırı karar verdiğini, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 323 ile 324. maddelerinin ihlâl edildiğini ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararlarına aykırı hüküm kurulduğunu, hâkimin ağır ihmâli ile verdiği karar sonucunda müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğradığını, eylem ile zarar arasında illiyet bağının bulunduğunu, müvekkilinin maddi zararının destekten yoksun kalma tazminatı şeklinde tezahür ettiğini ileri sürerek şimdilik 1.000,00 TL maddi ve 30.000,00 TL manevi tazminatın 20.10.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 29.05.2023 tarihli ıslah dilekçesi ile maddi tazminat talebini 809.928,44 TL olarak artırmıştır.
Davalı Cevabı
5. Davalı Maliye Hazinesi vekili cevap dilekçesinde; davanın Hazine aleyhine açılması gerekirken dava dilekçesinde ihbar olunan hâkimin davalı olarak gösterildiğini, müvekkili aleyhine açılan bir davanın bulunmadığını, bu nedenle müvekkiline husumet düşmediğini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 46. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığını, talep edilen tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
6. Fer'î müdahil 14.06.2021 tarihli dilekçesinde; dava dilekçesinin okunmadığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının dava dilekçesinde yazdığı hususları teyit eden ve araştırma yapılmasını gerektirecek herhangi bir