Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nasıl Yapılır? Ekibi1 Temmuz 2026Miras Hukuku

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım alacaklısı (bakıma muhtaç kişi) ile bakım borçlusu (bakım hizmetini üstlenen kişi) arasında kurulan özel bir anlaşmadır. Bu sözleşmeyle bakım alacaklısı, bir malvarlığını (genellikle birTaşınmazı) bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt eder. Karşılığında bakım borçlusu da bakım alacaklısınaYaşamı boyunca bakma, gözetme ve ihtiyaçlarını karşılamaYükümlülüğünü üstlenir.

Bu yönüyle ölünceye kadar bakma sözleşmesi,Ivazlı (karşılıklı edimli)Bir sözleşmedir ve amaç, yaşlılık veya hastalık döneminde bir kişinin bakımının güvence altına alınmasıdır. Sözleşme, Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olsa da aslındaMiras sözleşmesiNiteliğindedir ve bu nedenle resmi şekilde yapılması geçerlilik şartıdır[1].

İçindekiler
  1. Tarafları Kimlerdir?
  2. Geçerlilik Şartları Nelerdir?
  3. Şekil Şartları ve Noter Süreci
    1. Noter Masrafları ve Harçlar
  4. Tapu Devri Nasıl Yapılır?
  5. Hangi Durumlarda Geçersiz Sayılır?
  6. Mirasçıların İtiraz Hakkı
  7. Fesih Şartları ve Davalar
  8. Muris Muvazaası Sebebiyle İptal
  9. Tenkis Davası ve Saklı Paylar
    1. Zamanaşımı Süreleri
  10. Sıkça Sorulan Sorular
    1. Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Tapuda Nasıl Gösterilir?
    2. Mirasçılar Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesini İptal Edebilir Mi?
    3. Bakım Borçlusu (Bakıcı) Ölürse Ne Olur?
    4. Bu Sözleşme İle Alınan Ev Hemen Satılabilir Mi?
    5. Bakım Sözleşmesi Kapsamında Devredilen Mal, Miras Bırakanın Tüm Malvarlığıysa Ne Olur?
    6. Sözleşme Yapılırken Sağlık Raporu Almak Zorunlu Mu?
    7. Bu Sözleşme Nedeniyle Hangi Davaları Kimler Açabilir?

Bu sözleşmeyle bakım alacaklısı, hayatının geri kalanında bakım ve ilgiyi garanti altına alırken; bakım borçlusu da genellikle bir mal veyaTaşınmazın mülkiyetiniElde eder. Halk arasında“tapuda bakım sözleşmesi”Olarak da anılan bu uygulama, özellikle kimsesi olmayan veya mirasçılarıyla problem yaşayan yaşlı kişiler tarafından tercih edilebilir. Ancak, sözleşmenin geçerli olabilmesi için yasanın aradığı sıkı şartlar bulunmaktadır.

Bu şartlar sözleşmenin taraflarından bağımsız olarak belirlenmişGeçerlilik ve şekil şartlarıdır. Aşağıda ölünceye kadar bakma sözleşmesinin taraflarını, geçerlilik ve şekil şartlarını,Tapu devri işlemlerini, hangi durumlarda geçersiz sayılacağını ve mirasçıların haklarını tek tek ele alacağız. Ayrıca mirasçıların itiraz yolları olanMuris muvazaası davasıVeTenkis davasıIle sözleşmenin feshi ve zamanaşımı sürelerini açıklayacağız.

Tarafları Kimlerdir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde iki asli taraf bulunur:

  • Bakım Alacaklısı:Hayatının geri kalanında bakıma muhtaç olan ve bakım borçlusuna bir malvarlığı devretmeyi taahhüt eden kişidir. GenellikleYaşlı, hasta veya bakıma ihtiyacı olanKimseler bakım alacaklısı olur.

    Bu kişi, sözleşme sayesinde ölünceye kadar kendisine bakılmasını güvence altına alır.

  • Bakım Borçlusu:Bakım alacaklısına ölünceye kadar bakmayı üstlenen kişidir. Çoğu zaman bakım borçlusu, bakım alacaklısının güvendiği bir akraba, yakın dost veyaProfesyonel bakıcıBakım borçlusu, bu hizmeti karşılığında bakım alacaklısından bir taşınmaz veya malvarlığı kazanımı elde edecektir.

Sözleşmenin taraflarıGerçek kişilerOlmak zorundadır. Tüzel kişiler (şirket vb.) bu sözleşmenin tarafı olamaz. Tarafların ayırt etme gücüne sahip, ergin (reşit) ve sözleşmeyi kendi iradesiyle imzalayabilecek ehliyette olmaları gerekir.Küçükler veya kısıtlılar, yasal temsilcileri onay verse bile bu sözleşmede taraf olamaz çünkü sözleşme miras hukuku sonucu doğurur veÖlüme bağlı tasarrufNiteliğindedir.

Bakım alacaklısının, ileride kendisine bakacak kişiye malvarlığını devrettiği düşünüldüğünde, sözleşmenin kurulmasında tam bir güven ilişkisi olması gerektiği açıktır. Bu yüzden, uygulamada bakım borçlusu çoğunlukla bakım alacaklısının güvendiği bir yakını olmaktadır.

Geçerlilik Koşulları Nelerdir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerli olabilmesi için 2025 yılı itibarıyla yürürlükteki mevzuata göre bazıEsaslı koşullarBulunmaktadır:

  1. Resmi Şekilde Düzenleme:Türk Borçlar Kanunu md. 612 uyarınca, ölünceye kadar bakma sözleşmesi bir miras sözleşmesi şeklinde düzenlenmedikçe geçerli olmaz[2].Miras sözleşmesiIse resmi vasiyetname şeklinde yapılması gereken bir ölüme bağlı tasarruftur. Yani sözleşme, ancak kanunda öngörülen resmî şekil şartına uygun biçimde yapılırsa hukuken geçerli kabul edilir. Bu resmi şekil, noterde veya sulh hukuk mahkemesinde,Resmi senetDüzenlenerek ve iki tanığın katılımıyla sözleşmenin imzalanması anlamına gelir[1].

    Dolayısıyla,Taraflar kendi aralarında sıradan bir yazılı sözleşme imzalarsaVeya adi yazılı şekilde anlaşma yaparsa bu, yasanın aradığı şekli karşılamadığı içinGeçersiz sayılır.

  2. Devletçe Tanınmış Bakım Kurumu İstisnası:Yasa, bir istisna olarak, eğer sözleşme devletçe tanınmış birBakım kurumu (huzurevi, bakımevi gibi)Ile yapılıyorsaYazılı şeklin yeterliOlacağını belirtmiştir[3]. Yani bakım hizmetini resmi olarak yetkili bir kurum üstleniyorsa, noter huzurunda yapılma şartı aranmaksızın, yazılı bir sözleşme ile anlaşma yapılabilir ve bu sözleşme de geçerli kabul edilir. Ancak bu vaziyet bireyler arası sözleşmelerde geçerli değildir; yalnızca yetkili kurumların taraf olduğu sözleşmeler için bir kolaylık tanınmıştır.
  3. Tarafların Ehliyeti:Sözleşmenin taraflarının fiil ehliyetine sahip olması gerekir.Bakım alacaklısının ayırt etme gücü olmalıVe neyi taahhüt ettiğini bilip anlayabilecek durumda olması şarttır. Eğer bakım alacaklısı yaşlıysa ve akıl sağlığıyla ilgili şüpheler varsa,Sözleşme öncesinde doktor raporuAlınması tavsiye edilir.

    Uygulamada, ileride sorun çıkmaması için bakım alacaklısının akli melekelerinin yerinde olduğuna dair sağlık raporu alınması yaygındır[4]. Zira, akli dengesi yerinde olmayan bir kişinin yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesiButlanla (kesin olarak) hükümsüzSayılabilir.

  4. Sözleşmenin Konusu Olan Malvarlığı:Bakım alacaklısının, bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt ettiği malvarlığı genellikleGayrimenkul (ev, arsa vs.)Olmaktadır. Sözleşmeye konu malvarlığınınMülkiyetinin bakım borçlusuna devredilebilir nitelikteOlması şarttır. Örneğin, intifa hakkı gibi devredilemez haklar bu sözleşmeye konu olamaz.

    Uygulamada en yaygın örnek, yaşlı bir kimsenin evini veya arsasını bakımına karşılık bir yakınına bırakmasıdır.

  5. Mirasçı Atanmasını İçermemesi:Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir mirasçı ataması içerse dahi miras sözleşmesi şeklinde yapılmak zorundadır. Genellikle bu sözleşme ile bakım borçlusu, bakım alacaklısının mirasçısı olarakAtanmaz, bunun yerine belirli malvarlıkları üzerinde hak kazanır. Eğer sözleşmeye bakım borçlusunun mirasçı olarak atanması hükmü eklenirse, bu yine de aynı resmî şekil şartına tabidir.

Özetle,Geçerlilik şartlarının başında sözleşmenin resmî şekilde yapılması gelir. Bu koşul sağlanmadığında, sözleşme başlangıçtan itibaren geçersiz olacaktır.

Ayrıca tarafların ehliyeti, sözleşme konusunun devredilebilir bir malvarlığı olması gibi genel sözleşme koşulları da geçerlilik açısından önemlidir.

Şekil Koşulları ve Noter Süreci

Resmî şekil şartı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi bakımından hayati önemdedir. Kanunen bu sözleşmeninResmî vasiyetnameŞeklinde yapılması gerektiğini belirttik. Peki uygulamada bu nasıl gerçekleşir?

Çoğunlukla taraflar, sözleşmeyiNoterHuzurunda düzenlerler. Noter sürecinde izlenen adımlar şöyledir:

  • Sözleşme Metninin Hazırlanması:Taraflar veya avukatları, ölünceye kadar bakma sözleşmesinin maddelerini hazırlar.

    Bu metinde tarafların kimlik bilgileri, sözleşme konusu malvarlığı, bakımın kapsamı (bakım borçlusunun yapacağı hizmetler), bakım süresi (ölünceye kadar), devredilecek malın ne zaman ve nasıl devredileceği ayrıntılı olarak belirtilir. Özellikle bakımın kapsamı (örneğin,Barınma, yeme-içme, sağlık giderleri, temizlik, refakat gibiHususlar) net şekilde yazılmalıdır.

  • Notere Başvuru:Hazırlanan metinle birlikte taraflar notere gider. Noter, her iki tarafa da sözleşmenin anlam ve sonuçlarını açıklar. Noter huzurunda en az iki tanık bulundurulması gerekir (miras sözleşmesi şeklinde işlem yapıldığı için).

    Noter,Resmi senetŞeklinde sözleşmeyi yazar.

  • Resmi Senedin İmzalanması:Noter, düzenlediği resmi sözleşme metnini taraflara ve tanıklara okur. Taraflar ve tanıklar, huzurda metni imzalar. Noter de imzalayıpResmi mühürIle onaylar. Böylece sözleşme resmiyet kazanmış olur.
  • Taraflara Suret Verilmesi:Noter, imzalanan sözleşmenin onaylı suretlerini taraflara teslim eder.

    Bu resmi belge, gerektiğindeDelil ve tapu işlemleriIçin kullanılacaktır.

Noter süreci haricinde, yasa sulh hukuk yargı makamı hakimi huzurunda miras sözleşmesi yapılmasına da cevaz vermektedir. Ancak uygulamada noter yöntemi daha yaygındır. Sulh hakimliği huzurunda yapılırsa da yine benzer şekilde resmi senet düzenlenir ve tanıklar önünde imzalanır.

Şekil şartlarına uymamanın sonucuOlarak, eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesi adi yazılı şekilde veya sözlü olarak yapılırsa kesin olarak hükümsüzdür. Böyle bir durumda, örneğin yaşlı kişi evini devretmiş olsa bile ortada geçerli bir sözleşme olmadığından, yapılan devir işlemiMuris muvazaası (mirastan mal kaçırma)Iddialarına açık hale gelir.

Mirasçılar, şekil şartına uyulmadığını öne sürerekTapu iptal ve tescil davasıAçabilirler[5].

Noter Masrafları ve Harçlar

Noterde yapılacak ölünceye kadar bakma sözleşmesi için tarafların ödemesi gereken bazı ücretler vardır.Noter ücretiSözleşmenin sayfa sayısına ve içeriğine göre değişebilir. Ayrıca, devir konusu bir taşınmaz ise sözleşmenin ardından tapu devri içinTapu harcıÖdenmesi gerekecektir (devir işlemi gerçekleştiğinde taşınmaz değerinin binde 20’si oranında harç alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı tahsil edilir). 2025 yılı için tapu harcı dışında yaklaşık 822 TL döner sermaye bedeli de alınmaktadır[6]. Bu harç ve masraflar konusunda tarafların önceden anlaşarak kimin ödeyeceğini kararlaştırmaları iyi olur.

Tapu Devri Nasıl Yapılır?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin en önemli sonucu, bakım alacaklısına ait bir malvarlığının (çoğunlukla bir ev veya arsa)Bakım borçlusuna devriDir. Tapu devri işlemi, sözleşmeninNasıl ve nerede yapıldığınaBağlı olarak farklı zamanlarda gerçekleşebilir:

  • Tapuda Sözleşme Yapıldıysa:Eğer taraflar sözleşmeyi doğrudanTapu Müdürlüğü’ndeGerçekleştirmişlerse (yani resmi memur huzurunda bakım sözleşmesini yapmışlarsa), bakım alacaklısının taşınmazının mülkiyeti aynı anda bakım borçlusuna devredilir[7].

    Bu durumda, tapu memuru sözleşmeyi resmi senet olarak düzenlerken tapu devrini de yapar. Yani bakım borçlusu, sözleşme imzalandığı anda tapuda yeni malik olarak tescil edilmiş olur.

  • Noterde veya Mahkemede Sözleşme Yapıldıysa:Sözleşme noter veya sulh hakimi huzurunda yapıldıysa,Tapu devri otomatik olarak gerçekleşmez[8][9]. Bu senaryoda, tarafların ayrıca Tapu Müdürlüğü’ne başvurarak devir işlemini tamamlamaları gerekir. Genelde sözleşmede, bakım alacaklısı taşınmazını bakım borçlusuna devretmeyi taahhüt eder ancak fiili devir için tapuda ayrı bir işlem yapılır.

    Bakım alacaklısı tapu işlemleri içinVekâletVerebilir veya bizzat tapuya gider. Eğer bakım alacaklısı (malik) tapuya gidip devri gerçekleştirmekten kaçınırsa, bakım borçlusu mahkemeye başvurarakTapu iptal ve tescil davasıAçabilir[10]. Yargı Mercii, geçerli bir sözleşme olduğunu tespit ederse tapudaki mülkiyetin bakım borçlusuna geçirilmesine hüküm verir.

Tapu devri, devir alan bakım borçlusu açısındanVeraset vergisiDoğurmaz, çünkü bu bir miras bırakma işlemi değil, sözleşmeye dayalı bir ivazlı devir sayılır. Ancak tapu devri sırasında alıcı bakım borçlusundan tapu harcı tahsil edilir (yukarıda bahsedilen oranlarda).

Yasal İpotek Hakkı:Türk Borçlar Kanunu md. 613’e göre, bakım alacaklısı haklarını güvence altına almak için devrettiği taşınmaz üzerindeSatıcı gibi yasal ipotek hakkına sahiptir[11].

Bu, yasa koyucunun bakım alacaklısını, bakım borçlusunun iflası veya sorumsuz davranışı riskine karşı koruma yoludur. Bakım alacaklısı, taşınmazı devrettiği tarihten itibarenÜç ay içindeTapu kaydına kendi lehine birIpotek şerhiKoydurabilir[12][11]. Böylece, bakım borçlusu taşınmazı başkasına satsa bile bakım alacaklısının alacağı ipotekle teminat altına alınmış olur. İpotek hakkının kanuni sürede kullanılmaması hâlinde, ileride bakım borçlusunun edimini yerine getirmemesi halinde bakım alacaklısı alacağını güvenceye almakta zorlanabilir.

Tapu Devri ve Oturma Hakkı:Uygulamada bakım alacaklısı, taşınmazını hemen devretse bile kendi yaşam sonuna kadar o evde oturma hakkını saklı tutmak isteyebilir.

Bu durumdaSözleşmeye bir koşul konularakBakım alacaklısına taşınmaz üzerindeÖmür boyu intifa hakkıTanınabilir veya tapu devri sırasında tapu kütüğüne “bakım alacaklısı ölünceye kadar taşınmazda oturma hakkına sahiptir” şeklinde birŞerhKonulabilir. Bu sayede, bakım borçlusu malik olsa bile bakım alacaklısı yaşadığı müddetçe evden çıkarılamaz.

Hangi Durumlarda Geçersiz Sayılır?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin hukuken geçersiz sayılacağı durumlar, genellikleŞekil eksikliği veya irade sakatlıklarıIle ilgilidir:

  • Resmî Şekle Uyulmaması:Yukarıda da belirtildiği gibi, sözleşme miras sözleşmesi şeklinde yapılmazsa baştan geçersizdir. Noterde veya sulh mahkemesinde yapılmadan, sıradan bir yazılı metinle yapılmış “bakım sözleşmeleri” hiçbir yasal geçerlilik taşımaz. Mirasçılar veya ilgililer bu durumu ileri sürerek sözleşmenin hükümsüz olduğunu iddia edebilirler.

    Bu en sık rastlanan geçersizlik halidir.

  • Bakım Alacaklısının Ehliyetsizliği:Sözleşme anında bakım alacaklısınınTemyiz kudreti yoksa(örneğin ileri düzey demans hastası ise veya akıl zayıklığı varsa) yaptığı sözleşme hukuken geçersizdir. Bu durumda bakım alacaklısının yasal temsilcileri veya mirasçıları, kişinin ehliyetsiz halde iken böyle bir sözleşme yaptığını kanıtlayarak sözleşmeyi iptal ettirebilirler. Bu sebeple, şüphe hâlinde sağlık raporu alınması önemlidir.
  • Aldatma, Zorla İmzalama gibi İrade Bozuklukları:Eğer bakım alacaklısı, bakım borçlusununHileli davranışlarıSonucunda bu sözleşmeyi imzalamışsa veya sözleşmeyi imzalarkenKorkutulmuşsa (tehdit edilerek)Bu durumda da sözleşme geçersiz sayılabilir. İrade fesadı hallerinde genel hükümler uygulanır; aldatılan veya tehdit edilen bakım alacaklısı durumu öğrenmesinden/tehdidin kalkmasından itibaren bir yıl içinde sözleşmeyi iptal edebilir.
  • Kanuna veya Ahlaka Aykırı Amaç:Sözleşmenin açıkça kanuna, kamu düzenine veya ahlaka aykırı bir amacı varsa geçersizlik söz konusu olur.

    Örneğin, bakım borçlusu bakım alacaklısına belirli mirasçılarını mirastan mahrum bırakma amacıyla aşırı koşullar dayatmışsa veya sözleşme görünüşte bakım gibi sunulup aslında gizli bir bağışlama amacı güdüyorsa, buradaMuris muvazaasıVeya kanuna karşı hile durumu olabilir. Böyle bir durumda sözleşme muvazaalı (danışıklı) işlemler kategorisinde değerlendirilerek mahkemece iptal edilebilir[13][14].

  • Taraflardan Birinin Ölümü Halinde Vaziyet:Bakım alacaklısı henüz sağken sözleşmenin geçersizliği tespit edilirse, tapu devri yapılmışsa bile geri çevrilebilir. Bakım alacaklısı ölmeden önce geçersizlik ileri sürülmez ve kişi vefat ederse, mirasçılar sözleşmenin geçersiz olduğunu öne sürüp yasal haklarına kavuşmak için yasal aşama açabilirler. Özellikle şekil eksikliği gibi durumlarda, mirasçılar doğrudanTapu iptal ve tescil davasıAçarak taşınmazın tekrar miras bırakanın adına dönmesini talep edebilir[5].

Özetle,Şekil şartına uyulmamasıEn önemli geçersizlik sebebidir.

Bunun yanı sıra, taraf ehliyeti ve irade bozukluğu gibi genel sözleşme geçersizlik nedenleri de aynen burada geçerlidir. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi yaparken bu riskleri önlemek içinNoter sürecinin doğru işletilmesi, tarafların rızasının tam olması ve gerekiyorsa sağlık raporu alınmasıTavsiye edilir.

Mirasçıların İtiraz Hakkı

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras hukuku açısındanMirasçılarının haklarını etkileyenSonuçlar doğurabilir. Bu nedenle mirasçılar, böyle bir sözleşmeden haberdar olduklarında veya miras bırakanın vefatıyla karşılaştıklarında çeşitli itiraz ve yasal aşama haklarına sahiptir. Mirasçıların itiraz haklarını başlıca şu başlıklarda ele alabiliriz:

  1. Sözleşmenin Geçersizliğini İddia Etme:Mirasçılar, yukarıda sayılanGeçersizlik nedenlerineDayanarak sözleşmeye itiraz edebilirler.

    Örneğin, babalarının ölünceye kadar bakma sözleşmesini noterde yapmadığını, dolayısıyla geçersiz olduğunu ileri sürüp devredilen taşınmazın iadesini talep edebilirler. Keza, bakım alacaklısının (miras bırakanın) akıl sağlığının yerinde olmadığını iddia ederek sözleşmenin iptalini mahkemeden isteyebilirler. Bu tür durumlarda mirasçılar genellikleTapu iptal ve tescil davasıAçarak sözleşme nedeniyle devredilmiş mülkün yeniden miras bırakana döndürülüp, mirasın genel hükümlere göre paylaştırılmasını talep eder[15].

  2. Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) İddiası:Eğer miras bırakanın, mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla gerçekteKarşılıksız kazandırmaYapmak istediği, ancak bunu gizlemek için ölünceye kadar bakma sözleşmesini kullandığı düşünülüyorsa, mirasçılarMuris muvazaası davasıAçabilirler. Örneğin, miras bırakanın bakım borçlusuna aslında hediye etmek istediği taşınmazı, diğer mirasçıları devre dışı bırakmak amacıyla sanki bir bakım akdi karşılığı veriyormuş gibi göstermesi muris muvazaasına girer.

    Mirasçılar böyle bir durumda tapu iptalini sağlayabilirler. Muris muvazaası davasında zaman aşımıBulunmaz, miras bırakan öldükten sonra mirasçılar her zaman bu davayı açabilir[5]. Bu itiraz hakkı, mirasçıların saklı paylarını korumak için en güçlü araçlardan biridir ve Yargıtay içtihatlarında da sıkça kabul görmektedir.

  3. Saklı Pay İhlali ve Tenkis Davası:Bakım alacaklısı, ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile malvarlığını bakım borçlusuna devrederek mirasçılarınınSaklı paylarını ihlalEtmiş olabilir. Saklı pay, kanunen belirlenmiş mirasçıların (örneğin çocuklar ve eş) mirastakiAsgari yasal hakkıdır.

    Eğer devredilen mal nedeniyle miras bırakanın geriye kalan terekesi saklı payları karşılamaya yetmiyorsa, saklı payı eksilen mirasçılarTenkis davasıAçabilirler[20][21]. Tenkis davasında yargı mercii, sözleşme nedeniyle mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini tespit ederse, bakım borçlusuna devredilen malın bir kısmının mirasçılara geri verilmesine hüküm verebilir[22][23]. Örneğin, miras bırakan tüm malını bakım borçlusuna bıraktıysa ve çocukları saklı pay alamıyorsa, çocuklar tenkis talep ederek haklarını alabilir. Tenkis davası, miras bırakanın ölümünden sonra1 yıl içindeÖğrenmeden itibaren ve her halükarda10 yıl içindeAçılmalıdır[24].

  4. Sözleşmenin Devamını Reddetme (Mirasçılara Geçiş):Bakım borçlusu (bakıcı) miras bırakandan önce vefat ederse, bakım alacaklısının bakım ihtiyacı sona ermediği için, kanunen bu borçMirasçılara geçer.

    Bakım borçlusunun mirasçıları, müteselsilen (hep birlikte) bakım alacaklısına bakmakla yükümlü hale gelebilirler[25]. Ancak bakım alacaklısı, kendisine bakacak kişilerin değişmesini istemeyebilir. Yasa bu durumda bakım alacaklısına, bakım borçlusunun ölümünden itibaren1 yıl içindeSözleşmeyi feshetme hakkı tanımıştır[26][27]. Yani bakıma muhtaç kişi, bakım borçlusu öldükten sonra mirasçıların bakımını kabul etmeyip sözleşmeyi sona erdirip, malvarlığının geri iadesini talep edebilir.

    Bu da bakım alacaklısının bir nevi itiraz hakkıdır.

  5. Bakım Borçlusunun Yükümlülüğünü Yerine Getirmemesi:Eğer bakım borçlusu, sözleşme şartlarına uygun şekilde bakım görevini yerine getirmezse (örneğin gereken ilgiyi göstermez, bakım alacaklısını ihmal ederse), bakım alacaklısı veya ölümünden sonra mirasçıları sözleşmeninFeshiVe devredilen malların iadesi için yasal aşama açabilir. Mirasçılar burada, bakım borçlusunun edimini yapmadığını, dolayısıyla sözleşmenin hükümsüz kaldığını ileri sürebilirler. Bu, doğrudan bir “itiraz hakkı” değil, sözleşmeden doğan bir hakkın yasal aşama yoluyla kullanılmasıdır.

Görüldüğü üzere, mirasçıların ölünceye kadar bakma sözleşmesine itirazları genellikleMiras hukuku temelli davalarŞeklinde olur. Miras bırakanın böyle bir sözleşme yapması mirasçıları tamamen çaresiz bırakmamaktadır.Muris muvazaası davasıIle sözleşmenin muvazaalı olduğu ispatlanabilirse işlem tamamen iptal edilebilir.Tenkis davasıIle saklı paylar korunabilir.

Ayrıca genel hükümler uyarınca geçersizlik nedenleri varsa bunlar da ileri sürülebilir. Mirasçıların haklarının zedelenmemesi için bu davaların sürelerini kaçırmamak ve gerektiğinde yasal destek almak önemlidir. (Benzer konular için örnek olarakBoşanma Davası Nasıl AçılırBaşlıklı makalemize de göz atabilirsiniz.)

Fesih Koşulları ve Davalar

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, tarafların iradesiyle veya kanunda belirtilen bazı şartların gerçekleşmesiyleSona erdirilebilir (feshedilebilir). Fesih, genellikle sözleşmenin devamının çekilmez hale gelmesi veya taraflardan birinin yükümlülüklerini yerine getirmemesi durumlarında gündeme gelir. Başlıca fesih halleri ve bunlara ilişkin davalar şunlardır:

  1. Tarafların Anlaşmasıyla Fesih:Taraflar her zaman karşılıklı rıza ile sözleşmeyi sona erdirebilirler.

    Örneğin bakım alacaklısı ve borçlusu, “artık bu sözleşmeyi uygulamayalım” diyerek anlaşırlarsa, aralarındaki sözleşmeyi feshedebilirler. Bu durumda devredilen malvarlığının iadesi ve tarafların durumlarının eski hâle getirilmesi gerekebilir. Anlaşmalı fesihte, tapu devri yapılmışsa taşınmazın geri iadesi için tapuda işlem yapılması veya gerekirse yargı mercii hükmü alınması gerekebilir.

  2. Önemli Sebeple Fesih (TBK m.617):Türk Borçlar Kanunu’nun 617. Maddesi, ölünceye kadar bakma sözleşmesindeÖnemli sebeplerVarsa taraflara fesih hakkı tanır[28][29].

    Önemli sebep, sözleşmenin devamını taraflardan biri için katlanılmaz hale getiren durumlardır. Örneğin, bakım borçlusu beklenmedik şekilde ağır bir hastalığa yakalanıp bakım hizmetini sunamaz hale gelirse veya bakım alacaklısı, bakım borçlusuna karşı kötü muamelede bulunursa, bu gibi durumlar önemli sebep sayılabilir. Önemli sebeple fesih hakkı, hakim kararıyla kullanılabilir. Mahkemeye başvuran taraf, sözleşmenin feshini ve varsa devredilen malların iadesini talep edebilir.

  3. Dengesizlik (İfa Güçlüğü) Nedeniyle Fesih:Taraflar arasındaki edimler sonradan aşırı ölçüde dengesiz hale gelmişse, yasa bakım borçlusuna sözleşmeden dönme hakkı tanır[28].

    Örneğin, bakım borçlusu umduğundan çok daha uzun süre ve masraflı bir bakım yapmak zorunda kalmış ancak karşılığında aldığı mal değersiz kalmışsa, altı ay önceden bildirimle sözleşmeden dönebilir[29]. Bu hüküm, olağanüstü durumlarda dengeyi sağlamak içindir. Ancak uygulamada bu yol pek tercih edilmez; çünkü bakım borçlusu genelde sözleşmedeki malı elde etmek için bakım yükünü göze almıştır.

  4. Bakım Borçlusunun Ölümü:Bakım borçlusu vefat ederse, kural olarak sözleşme bakım alacaklısı yönünden sonlanmaz. Yukarıda değindiğimiz gibi bakım borçlusunun mirasçıları, bakım yükümlülüğünü üstlenmek hâlinde kalır (miras hukuku kapsamında).

    Fakat bakım alacaklısı, bu yeni durumdan memnun değilse1 yıl içinde sözleşmeyi feshedebilir[26][27]. Bu fesih hakkı bakım alacaklısına özeldir. Kullanıldığında, bakım borçlusunun mirasçıları devredilen malı geri vermek zorunda kalabilirler. Eğer bakım alacaklısı sözleşmeyi feshetmez ve mirasçılar 5 yıl boyunca bakım borcunu sürdürürse, bakım alacaklısı bakım almaya devam eder[25].

  5. Bakım Alacaklısının Ölümü:Eğer bakım alacaklısı (bakımı sağlanan kişi) vefat ederse, sözleşmeAmaca ulaştığıIçin kendiliğinden sona erer.

    Bu durumda bakım borçlusu, sözleşmede kararlaştırılan malı zaten almış durumdaysa, artık karşı tarafta kimse kalmadığı için sözleşme bitmiş olur. Bakım alacaklısının ölümüyle, onun mirasçıları bakım borçlusundan herhangi bir edim talep edemez, ancak saklı payları ihlal edilmişseTenkis davasıAçabilirler (yukarıda değinildiği gibi).

  6. Kanuni İptal (TBK m.615):Türk Borçlar Kanunu md. 615’e göre, eğer bakım alacaklısı bu sözleşme yüzünden kanunen bakmakla yükümlü olduğu kişilere karşı kendi yükümlülüğünü ifa edemez hale gelirse, bundan olumsuz etkilenen kişiler sözleşmenin iptalini talep edebilirler[30][31]. Örneğin, bakım alacaklısı bir anne olsun ve kanunen küçük çocuğuna bakmakla yükümlü iken tüm malını bir bakıcıya devretmiş olsun. Bu durumda çocuk mağdur olacaktır.

    İşte bu çocuk veya onun vasisı mahkemeye başvurup sözleşmenin iptalini isteyebilir. Bu iptal davası,Üçüncü kişilerin korumasıAmacına yöneliktir ve sözleşmenin tamamen ortadan kaldırılmasına yol açabilir.

Fesih koşulları gerçekleştiğinde izlenecek yol genellikleYargı mercii davasıdır. Tarafların anlaşması hariç diğer tüm fesih ve iptal sebepleri için yasal aşama açılması gerekebilir. Bakım borçlusunun fesih talebi için veya önemli sebebe dayalı fesihlerde, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde yasal aşama görülür.

Yargı Mercii, hakkaniyete uygun bir çözüm bulmaya çalışır. Örneğin, fesih hükmü verirse bakım borçlusunun aldığı taşınmazın iadesine karşılık yaptığı masrafların iadesini de kararlaştırabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin feshi ve iptali konularındaYasal destek almakÇok önemlidir. Zira fesih halinde devredilen malların akıbeti, tarafların ödenek talepleri gibi konular karmaşık olabilir. Bu alan,Miras hukukuVeBorçlar hukukuKesişiminde özel uzmanlık gerektirebilir.

Bürosu’nun miras hukuku ekibi de bu tür fesih ve iptal davalarında müvekkillerine profesyonel destek sunmaktadır.

Muris Muvazaası Sebebiyle İptal

Muris muvazaası, miras bırakanın (muris) mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla üçüncü kişilerle yaptığı hileli işlemleri ifade eder. Bu işlemler, görünüşte geçerli bir sözleşme gibi sunulup aslında mirasçıların saklı paylarını veya miras haklarını bertaraf etmeyi hedefler. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi de, ne yazık ki, kötü niyetli bazı miras bırakanlar tarafındanMirastan mal kaçırma aracıOlarak kullanılabilir[34][35]. Örneğin, miras bırakan aslında oğluna bağışlamak istediği bir evi, diğer çocuklarını mirastan mahrum bırakmak için, oğlu ile arasında sanki bir bakım sözleşmesi varmış gibi göstererek devredebilir.

Bu durumda gerçekte bir bakım ilişkisi yoksa ve sözleşme sırf diğer mirasçıları aldatma amacı güdüyorsa, işlem muris muvazaasıdır.

Muris muvazaasının varlığı halinde, mirasçılarTapu iptal ve tescil davasıAçarak sözleşme gereği yapılan devir işleminin iptalini talep edebilirler. Bu davada mirasçılar, sözleşmenin gerçek bakım amacı taşımadığını, tarafların gerçek iradelerininTaşınmazı bağışlamakOlduğunu ispat etmeye çalışırlar. Muris muvazaasında ispat bakımından her türlü delil serbesttir; tanık beyanları, taraflar arasındaki yazışmalar, sözleşme öncesi veya sonrası para hareketleri gibi her türlü olgu kullanılabilir. Yargıtay, muris muvazaasının tespitinde bazı kriterler geliştirmiştir: İşlemin miras bırakanın ölümüne yakın yapılması, bedelsiz veya düşük bedelli gösterilmesi, miras bırakanın bakım ihtiyacının gerçekte olmaması gibi hususlarMuvazaa emareleriOlarak kabul edilmektedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi tapuda resmi şekilde yapılmış olsa bile, eğer altında muvazaalı bir anlaşma varsa yargı mercii bu sözleşmeyi iptal eder.

İptal kararıyla birlikte, taşınmaz tekrar miras bırakanın adına döner ve mirasçılar arasındaYasal miras paylarına görePaylaştırılır. İptal davası sonucunda bakım borçlusunun iyi niyetli olup olmamasına göre ödenek konuları da gündeme gelebilir; ancak genellikle muvazaada bakım borçlusu da muvazaanın tarafı olduğundan iyi niyet iddiasında bulunamaz.

Muris muvazaasına dayalı iptal davalarında zaman aşımı yoktur– miras bırakanın vefatından sonra mirasçılar herhangi bir süre sınırlamasına tabi olmaksızın bu davayı açabilirler[40][5]. Bu, muris muvazaası iddiasını mirasçılar için çok güçlü bir hak kılar. Örneğin, bakım alacaklısı 2000 yılında öldü ve mirasçıları o zaman yasal aşama açmadı diyelim; aradan 20 yıl geçse bile yeni öğrenilen bir bilgiyle muris muvazaası davası açılabilir.

Unutulmaması gereken, muris muvazaası iddiası öne sürülen her ölünceye kadar bakma sözleşmesinin gerçekten muvazaalı olmayabileceğidir.

Eğer bakım borçlusu gerçekten yıllarca bakım hizmeti vermiş ve sözleşme karşılığı malı hak etmişse, ortada muvazaa yoktur. Mirasçıların sadece mal paylaşımını medikleri için muvazaa iddiasında bulunmaları sonucu değiştirmez. Yargı Mercii, gerçek bir bakım ilişkisi olup olmadığını kapsamlı şekilde değerlendirir. Gerçek bakım ilişkisi varsa ve sözleşme karşılığı makul ölçüde mal devri yapılmışsa, mirasçıların davası reddedilir.

Neticede, muris muvazaası hukukunun amacı, mirasçılarınSaklı paylarını korumakVe miras bırakanın gizli anlaşmalarla adaletsiz sonuçlar yaratmasını engellemektir.

Eğer siz de miras bırakanın ölmeden önce yaptığı işlemlerin hileli olduğunu düşünüyorsanız,Muris muvazaası davasıIle hakkınızı arayabilirsiniz. Bu konuda detaylı bilgi için “Muris Muvazaası Davası ve Koşulları” başlıklı makalemizi okuyabilir veya Bürosu’na danışabilirsiniz.

Tenkis Davası ve Saklı Paylar

Türk Medeni Kanunu, miras bırakanın tasarruf özgürlüğünüSaklı pay kurumuIle sınırlandırmıştır.Saklı pay, miras bırakanın altsoy (çocuklar, torunlar), anne-baba ve eş gibi yakın mirasçılara kanunen bırakmak zorunda olduğu asgari miras payıdır[41]. Miras bırakan, bu kişilerin saklı paylarını ihlal edecek şekilde ölmeden önce tasarruflarda bulunursa (bağışlar yapar, mal kaçırır, vs.), saklı payı zedelenen mirasçılaraTenkis davasıHakkı doğar[20][42].

Ölünceye kadar bakma sözleşmeleri de, miras bırakanın mirasından önemli bir malvarlığının çıkmasına yol açtığı içinSaklı pay ihlaliNe yol açma verebilir. Özellikle bakım alacaklısı, toplam malvarlığının büyük kısmını bakım borçlusuna devrettiyse, geriye mirasçılar için yeterli değer kalmayabilir.

Bu durumda saklı payı eksilen mirasçılar, miras bırakanın ölümüyle birlikteTenkis (indirim) davasıAçabilirler[22][23]. Tenkis davasında yargı mercii, mirasçıların saklı paylarının ne oranda zedelendiğini hesaplar ve gerekirse bakım borçlusuna devredilen maldan bir kısmının mirasçılara verilmesine hüküm verir.

Örnek:Bir anne, tek evi olan dairesini kendisine bakan komşusuna ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devretmiş olsun. Annenin geride mirasçı olarak bir kızı kalsın ve başka malvarlığı da olmasın. Bu durumda kızının saklı payı ciddi biçimde ihlal olmuştur (çünkü mirastan alması gereken pay kalmamıştır).

Kızı, tenkis davası açarak evin kendi saklı payını karşılayacak kısmının adına tescilini talep edebilir. Yargı Mercii, evin değerinin yarısını kızına, yarısını bakım borçlusuna vermek gibi bir çözüme hükmedebilir (rakamlar varsayımsaldır, kanundaki saklı pay oranlarına göre hesap yapılır).

Tenkis davasıMiras bırakanın ölümünden sonraAçılabilir; miras bırakan hayattayken açılamaz[43]. Davayı, saklı payı ihlal edilen yasal mirasçılar açabilir[44]. Davalı taraf ise bakım borçlusu (taşınmazı devralan kişi) olacaktır.

Bu davada, miras bırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesinin geçerliliği tartışılmaz (yani sözleşme iptal edilmez), sadeceTasarruf kısmı azaltılır. Yargı Mercii, bakım borçlusuna düşen maldan tenkis yaparak, mirasçıya eksik kalan payını verir.

Zamanaşımı:Tenkis davasında hak düşürücü süre, mirasçının saklı payının zedelendiğiniÖğrendiği tarihten itibaren 1 yılVe her hâlde miras bırakanın ölümünün üzerinden10 yılGeçmekle sona erer[45][46]. Örneğin, mirasçı ölümü öğrendi ama mal kaçırıldığını 3 yıl sonra fark ettiyse, fark ettiği andan itibaren 1 yıl içinde davasını açabilir (ancak ölümün üzerinden 10 yılı aşmamış olmalıdır). On yıllık süre, miras hukukundaHak düşürücü süreDür ve hakim tarafından resen dikkate alınır[47].

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir yönüyle mirasçıların saklı paylarını dolaylı olarak azaltabilir.

Ancak tenkis davası, mirasçıların bu kayıplarını telafi etmelerini sağlar. Tenkis davası açan mirasçı, yasal aşama sonunda genellikle parasal bir talepte bulunur (örneğin “saklı payıma tekabül eden şu miktar bedelin davalı tarafından ödenmesine” şeklinde). Yargı Mercii, taşınmazın aynen iadesine değil, çoğu zaman mirasçıyaNakdi denkleştirmeYapılmasına hüküm verebilir. Amaç, mirasçının alması gereken minimum hakkı almasını sağlamaktır.

Tenkis davası, muris muvazaası davasından farklıdır.

Muris muvazaasında işlem tamamen iptal edilirken; tenkiste işlem korunur fakat sonuçları düzeltilir[48][49]. Örneğin muvazaa davasını kazanan mirasçı, tapuyu geri alabilirken; tenkis davasını kazanan mirasçı, tapu yine bakım borçlusunda kalmakla birlikte kendisi içinPara veya mal dengesiElde eder.

Bürosu olarak,Saklı payların hesaplanmasıVeTenkis davasıKonularında uzman kadromuzla faaliyet vermekteyiz. “Tenkis Davası Nedir?” başlıklı yazımızda da bu davaya ilişkin kapsamlı bilgilere ulaşabilirsiniz. Saklı payınızın ihlal edildiğini düşünüyorsanız, vakit kaybetmeden birMiras hukuku avukatınaDanışmanız, hak kaybınızı önlemek adına en doğru adım olacaktır.

Zamanaşımı Süreleri

Ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle ilgili olası yasal aşama ve taleplerdeZamanaşımı/hak düşürücü sürelerFarklı konular için değişiklik gösterir:

  • Muris Muvazaası Davası:Bu yasal aşama, yukarıda belirtildiği gibi birHak düşürücü süreye tabi değildir. Miras bırakanın ölümünden sonra ne kadar zaman geçerse geçsin mirasçılar muris muvazaası iddiasıyla tapu iptal davası açabilirler[40].

    Dolayısıyla muris muvazaasında zamanaşımı engeline takılma riski yoktur. Ancak uygulamada, aradan çok uzun süre geçtikten sonra açılan davalarda ispat güçlüğü artabilir; bu nedenle miras bırakanın ölümüne çok zaman bırakmadan harekete geçmek pratikte daha yararlıdır.

  • Tenkis Davası:Türk Medeni Kanunu md. 571, tenkis davası için hak düşürücü süreyi düzenlemiştir. Buna göre tenkis davası açma hakkı,Saklı payı zedelenen mirasçının durumu öğrenmesinden itibaren 1 yılVe her halde mirasın açılmasından (miras bırakanın ölümünden) itibaren10 yılGeçmekle düşer[24]. Bu süreler geçirildiğinde yasal aşama açılamaz.

    Örneğin miras bırakanın ölümünün üzerinden 11 yıl geçtiyse artık tenkis istenemez. Bu nedenle, mirasçıların ölümü takiben miras bırakanın sağlığında yaptığı işlemleri incelemeleri ve haklarını ihlal eden tasarrufları öğrenir öğrenmez yasal aşama açmaları gerekir.

  • Geçersizlik İddiası ve Tapu İptal Davaları:Şekil noksanlığı veya ehliyetsizlik gibi sebeplerleTapu iptal ve tescil davasıAçmak isteyen mirasçılar için kanunda özel bir süre öngörülmemiştir. Bu, genel hükümlere tabi bir talep olduğundan, kazandırıcı zamanaşımı veya olağanüstü zamanaşımı gibi çok uzun süreler söz konusu olabilir. Ancak tapu iptal davaları genelde bir ayni hakkın tesisi niteliğinde olduğundanHak düşürücü süreye tabi değildirDenebilir.

    Yine de miras bırakanın ölümünden itibaren 10 yıl gibi süreler geçerse, mirasçılar arasında zilyetlik hükümleri karmaşıklaşabilir. Güvenli tarafta kalmak için mirasçılar makul süre içinde yasal aşama açmalıdır.

  • TBK 615’e Dayalı İptal Davası:Bakım alacaklısının nafaka yükümlülüklerini engellediği gerekçesiyle üçüncü kişilerin (örneğin bakım alacaklısının bakmakla yükümlü olduğu küçüğün) sözleşmenin iptalini istemesi hâlinde, yasa açık bir süre belirtmemiştir. Bu tür iptal davasında da vaziyet ortaya çıkar çıkmaz yasal aşama açılmalıdır. Yargı Mercii, sözleşmenin etkilerini değerlendirecektir.

    Özellikle küçük çocuklar söz konusuysa, onların ergin olmalarından itibaren 1 yıl gibi genel süreler gündeme gelebilir (hakkın ileri sürülmesi açısından). Bu gibi özel durumlarda uzman görüşü almak doğru olacaktır.

  • Sözleşmenin Feshi ve Ödenek Talepleri:Önemli sebebe dayalı fesih davasında veya tarafların yükümlülüklerini ihlaline dayalı fesih davalarında, yasa belirli bir süre koymamıştır. Ancak fesih hakkının doğduğunu öğrenen tarafınMakul süreIçinde yasal aşama açması beklenir. Aksi halde hakkın kötüye kullanımı iddiasıyla karşılaşabilir.

    Örneğin, bakım borçlusu ağır bir sebepten dolayı fesih hakkına sahip olduysa, bunu yıllarca kullanmadan beklemesi halini yargı mercii iyi niyetli bulmayabilir.

Özetle,Muris muvazaası davaları zamanaşımı engeline takılmıyor,Tenkis davaları ise 1 ve 10 yıllık sürelereTâbi. Mirasçılar haklarını korumak için bu süre kurallarına özellikle dikkat etmelidir. Birden fazla yasal yolu aynı anda değerlendirmek gerekebilir: Örneğin, hem muris muvazaası hem tenkis iddiası birlikte ileri sürülebilir (terditli talepler). Olarak, müvekkillerimize hak kaybı yaşamamaları için doğru zamanda doğru davayı açmaları hususunda yol göstermekteyiz.

Not:Ölünceye kadar bakma sözleşmesi kapsamında bakım alacaklısının kanuni ipotek hakkını kullanması için 3 aylık süresi olduğunu yukarıda belirtmiştik.

Bu da sözleşmeyle ilgili önemli bir süre olup, bakım alacaklısı veya mirasçılar tarafından gözden kaçırılmamalıdır[12][11].

Sıkça Sorulan Sorular

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Tapuda Nasıl Gösterilir?

Tapuya, ölünceye kadar bakma sözleşmesi işlemi genellikleResmi senetOlarak tescil edilir. Sözleşme eğer Tapu Müdürlüğü’nde düzenlenmişse tapu kütüğünün beyanlar hanesine bu vaziyet not düşülebilir. Noterde yapılan sözleşme sonrasında ise tapuda devir gerçekleştirilirken, tapu memuru devrin bir ölünceye kadar bakma sözleşmesine istinaden yapıldığını belirtir. Ayrıca bakım alacaklısının kanuni ipotek hakkını kullanması halinde, bu da tapuyaIpotek şerhiOlarak işlenir.

Yani tapu kayıtlarında, hem mülkiyet devri hem de varsa ipotek açıkça görülür. Bunun dışında tapu kütüğüne “ölünceye kadar bakma sözleşmesi vardır” şeklinde bir şerh konulması da uygulamada karşılaşılan bir durumdur.

Mirasçılar Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesini İptal Edebilir Mi?

Mirasçılar, miras bırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesini doğrudan tek taraflı olarak “iptal” edemezler; ancak yukarıda anlatılan yasal yollarlaIptale yol açabilirler. Örneğin, sözleşmeninMuvazaalı olduğunuIspat ederek yargı mercii kararıyla iptal ettirebilirler veyaSaklı paylarının ihlal edildiğiniGöstererek tenkis yoluyla sözleşmenin sonuçlarını etkisiz hale getirebilirler. Ayrıca sözleşmenin kanuna aykırı şekilde (örneğin notersiz) yapıldığını gösterirlerse, zaten geçersiz olduğundan hükümsüzlüğünü tescil ettirebilirler.

Dolayısıyla, mirasçılar tek başlarına “biz bu sözleşmeyi tanımıyoruz” diyerek iptal gerçekleştiremez; fakat mahkemeye başvurarak gerekli iptal veya tescil kararlarını alabilirler. Miras bırakan sağken, mirasçıların böyle bir sözleşmeye itiraz etme veya iptalini isteme hakkı yoktur; ancak miras bırakan öldükten sonra devreye girebilirler.

Bakım Borçlusu (Bakıcı) Ölürse Ne Olur?

Bakım borçlusunun ölümü, sözleşmeyi kendiliğinden sona erdirmez. Kanuna göre bakım borçlusunun ölümünden sonra onun mirasçıları, bakım alacaklısının bakımını5 yıl süreyle birlikte üstlenmekleYükümlü olur[25]. Yani bakıma muhtaç kişiye, bakıcının mirasçıları (örneğin bakıcının eşi veya çocukları) bakmak hâlinde kalır.

Ancak bakım alacaklısı bu kişilerle devam etmek istemezse, ölüm olayından itibaren1 yıl içinde sözleşmeyi feshedebilir[26]. Feshedilirse, devredilen malvarlığı bakım alacaklısına iade edilir (ya da mirasçılarına geri döner). Eğer bakım alacaklısı feshetmezse, bakımı üstlenen mirasçılar sözleşme şartlarını yerine getirmek zorundadır. 5 yılın sonunda, eğer bakım alacaklısı hâlâ yaşıyorsa vaziyet değerlendirilmeli; genelde bu süreden sonra sözleşme hükümleri ve sorumluluklar tekrar gözden geçirilir (zira yasa koyucu 5 yıllık süreyle mirasçıları sorumlu tutmuştur). Bakım alacaklısı ölürse zaten sözleşme son bulur.

Bu Sözleşme İle Alınan Ev Hemen Satılabilir Mi?

Bakım borçlusu, ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle devraldığı evi prensip olarak hemen satabilir; zira tapuda artık o kişi malik olarak görünmektedir.

Hukuken taşınmaz onun mülkiyetine geçmiştir veSatış kısıtlaması yoktur[50]. Ancak burada bakım alacaklısınınYasal ipotek hakkıDevreye girebilir. Eğer bakım alacaklısı tapu devri sonrası 3 ay içinde taşınmaz üzerine lehine bir ipotek koydurmuşsa, bakım borçlusu evi satsa bile ipotek kalır ve bakım alacaklısının hakları korunur[51][52]. Üçüncü kişi evi satın aldığında bu ipotekten haberdar olur.

İpotek yoksa, üçüncü kişi bakım borçlusundan evi alabilir; ancak bu durumda bakım alacaklısının bakım borçlusuna karşı sözleşmeden doğan hakları (örneğin bakım yükümlülüğü) devam eder, sadece ev artık onun güvencesi olmaktan çıkar. Eğer bakım borçlusu evi satıp ortadan kaybolur ve bakım vermezse, bakım alacaklısı yine de sözleşmeyi feshedip bakım borçlusundanÖdenekTalep edebilir. Fakat pratikte, bakım borçlusunun devraldığı evi sözleşme süresince satmaması, taraflar arasında genellikle kararlaştırılır veya en azından beklenen bir davranıştır.

Bakım Sözleşmesi Kapsamında Devredilen Mal, Miras Bırakanın Tüm Malvarlığıysa Ne Olur?

Eğer ölünceye kadar bakma sözleşmesi, miras bırakanın neredeyse tüm malvarlığını (örneğin tek evini ve tüm birikimini) kapsıyorsa, geride mirasçılar için hiçbir şey kalmayabilir. Bu durumda mirasçılarınSaklı payları kesinlikle ihlal olacaktır[53][54].

Yasa böyle bir durumda mirasçılara tenkis davası yolunu açar. Sözleşme geçerli olsa bile mirasçılar, saklı paylarının aynen ifasını talep edebilirler. Yargı Mercii, bakım borçlusuna devredilen malın bir kısmının mirasçılara geçmesine hükmedebilir veya bakım borçlusunun mirasçılara ödeme yapmasına hüküm verebilir. Örneğin, malvarlığının tamamı devredildiyse Yargıtay çoğu zamanMuris muvazaasıOlabileceğini de değerlendirir ve uygun durumda sözleşmeyi muvazaalı addeder.

Yani miras bırakan tüm malını böyle devrettiyse, mirasçıların haklarını korumak için hukuk sistemi gereken çözümleri üretir: ya muvazaadan iptal, ya tenkis ile dengeleme yapılır[48][49].

Sözleşme Yapılırken Sağlık Raporu Almak Mecburi Mu?

Kanunen, ölünceye kadar bakma sözleşmesi içinSağlık raporu şartıYoktur. Noter işlemlerinde, tarafların beyanı esastır ve eğer noter, tarafın akli dengesinden şüphe duyarsa doktor raporu isteyebilir. Ancak özellikle bakım alacaklısı çok yaşlıysa veya zihinsel bir rahatsızlık geçmişi varsa,Rapor almak çok faydalıdır[55][56]. Bu rapor, “kişinin yasal işlem yapmaya ehil olduğunu” gösteren bir doktor raporu şeklinde olabilir.

Rapor alınması, ileride mirasçıların “bizim annemiz bu sözleşmeyi imzaladığında ne dediğini bilmiyordu” şeklindeki iddialarının önüne geçer. Uygulamada noterden önce hastaneye götürülüp sağlık kurulu raporu alan kişiler vardır. Sonuç olarak mecburi değil, amaIleride oluşabilecek itilafları engellemek adınaTavsiye edilen bir işlemdir.

Bu Sözleşme Nedeniyle Hangi Davaları Kimler Açabilir?

  • Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası:Mirasçılar, sözleşmenin muvazaalı olduğunu düşünüyorsa,Tapu iptal ve tescilTalepli bu davayı açabilirler. Davalı, bakım borçlusu (tapuyu alan kişi) olacaktır.

    Tüm yasal mirasçılar (saklı paylı veya değil) bu davayı açma hakkına sahiptir[57][58]. Mirası reddeden, mirastan feragat eden veya mirastan çıkarılan kişiler ise yasal aşama açamaz[59].

  • Tenkis Davası:Saklı payı zedelenen mirasçılar (örn. Altsoy, eş) tarafından açılır[44][60]. Davalı yine taşınmazı alan bakım borçlusu olur.

    Bu davayla saklı paylar talep edilir.

  • Sözleşmenin Geçersizliği (İptali) Davası:Bunu, miras bırakanın mirasçıları veya sözleşmeden menfaati etkilenenler açabilir. Örneğin, bakım alacaklısı sağken vesayet altına alınmışsa, vasi onun adına iptal davası açabilir. Ölümden sonra ise mirasçılar açabilir. Bu yasal aşama da tapu iptali şeklinde açılır.
  • Fesih Davası:Bu, genelde bakım alacaklısı tarafından açılır (bakım borçlusunun yükümlülüğü ihlal etmesi gibi durumda).

    Bakım alacaklısı öldüyse, mirasçıları da “bakım borçlusu yükümlülüğünü yapmadı, o yüzden mal iade edilsin” diyerek yasal aşama açabilir. Ancak bakım alacaklısının yaşarken fesih davasını kendisinin açması esastır.

  • Alacak/Tazminat Davaları:Sözleşme feshedildiyse veya iptal edildiyse, taraflar verdiklerini geri isteyebilir. Örneğin bakım borçlusu yıllarca bakım yapmış ama sözleşme iptal olmuşsa, genel hükümlere göre yaptığı bakım masraflarını mirasçılardan talep edebilir. Bu tür davalar da sözleşme sonrası ortaya çıkabilecek uyuşmazlıklardır.

Her somut olayda, doğru yasal aşama türünün belirlenmesi önem taşır.

Yanlış yasal aşama açmak zaman kaybına yol açabilir. Bu nedenle bu sözleşmeden kaynaklı anlaşmazlıklarda birMiras hukuku avukatınaDanışmak en doğrusu olacaktır.

Bürosu olarak,Ölünceye kadar bakma sözleşmeleriKonusunda hem danışmanlık hem de yasal aşama hizmeti vermekteyiz. Yukarıda anlattığımız hususlar genel bilgilendirme amaçlı olup, her olay kendi koşullarına göre değerlendirilmelidir. Eğer böyle bir sözleşme yapmayı planlıyorsanız veya miras bırakan yakınınızın yaptığı bir bakım sözleşmesine itirazınız varsa, ekibimizin deneyimliMiras avukatıKadrosundan destek alabilirsiniz.

Unutmayın, haklarınızı zamanında kullanmak ve doğru adımları atmak, miras hukukunda son derece kritiktir.’a danışarak yasal konularda emin adımlarla ilerleyebilirsiniz.

[1][2][3][4][6][7][8][9][10][11][12][13][14][20][21][22][23][25][26][27][28][29][30][31][41][42][50][51][52][53][54][55][56]ÖLÜNCEYE KADAR BAKMA SÖZLEŞMESİ VE ŞARTLARI – 1

Https://.com/olunceye-kadar-bakma-sozlesmesi-ve-sartlari/

[5][15][40][48][49]MİRASTAN MAL KAÇIRMA NEDİR? MURİS MUVAZAASI – 2024

Https://.com/mirastan-mal-kacirma-nedir-muris-muvazaasi/

[24][43][44][45][46][47][60]Tenkis Davası Nedir? –

Https://.com/tenkis-davasi-nedir/

[57][58][59]MURİS MUVAZAASI DAVASI VE ŞARTLARI – 2024

Https://.com/muris-muvazaasi-davasi-ve-sartlari/