Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2024/8701 K. 2025/11390 T. 10.07.202510. Hukuk Dairesi 2024/8701 E., 2025/11390 K. MAHKEMESİ:Bölge Adliye Yargı Makamı 10.
Hukuk Dairesi SAYISI: 2022/798 E., 2023/1881 K. İLK DERECE MAHKEMESİ: 62. İş Yargı Makamı SAYISI: 2021/104 E., 2022/16 K. Bölge Adliye Yargı Makamı hükmü davacılar avukati vasıtasıyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten ve Tetkik Hâkimi [...] vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I.
DAVAD
avacılar avukati yasal aşama dilekçesinde özetle; davacılar murisi [...]'ın [...] no. lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda görev yapmakta iken, kendisini almaya gelen ambulansa ulaşmak için karşıdan karşıya geçerken başka bir aracın çarpması üzerine yaralandığını ve vefat ettiğini, murisin geçirmiş olduğu kaza ile ilgili araç sürücüsünün [...]Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/361 E. Sayılı yasal aşama dosyası ile cezalandırılmasına hüküm verildiğini, murisin babasının vazife malulü sayılması talebinin Kurum vasıtasıyla reddine hüküm verildiğini, davacının geçirmiş olduğu kazanın vazife malullüğü şartlarını taşıdığını, İdare Mahkemesine açmış oldukları davanın görev yönünden reddedildiğini, Kurum işleminin yerinde olmadığını ileri sürerek, aksi Kurum işleminin iptali ile davacılar murisi [...]'ın vazife malulü olduğuna hüküm verilmesini istemiştir.
II. CEVAPDavalı Kurum avukati cevap dilekçesinde özetle; davanın süresinde açılmadığını, yasal aşama konusu kazanın murisin görevli olduğu sırada olmadığını, bu nedenle vazife malulü sayılamayacağını, davacının faaliyet süresinin 5 yılı doldurmaması ve davacıların muhtaç olma koşulu taşımamaları nedeni ile aylık bağlanmasının da mümkün olmadığını, bu itibarla Kurum işleminin yerinde olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.
III. İLKDERECE YARGI MERCII KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen hükmü ile davacılar murisinin kaza günü işe gitmek üzere ailesi ile birlikte ikamet ettiği ilinden görev yapmış olduğu [...]ilçesine otobüs ile gittiği, seyir halinde iken ambulans ile hasta bir kişinin sevki nedeni ile otobüsten inerek ambulansa gitmek için yolun karşısına geçmek istediği anda kazanın meydana geldiği, davacılar murisinin yolda inerek ambulansa geçmesi davranışının görevi ile ilgili ambulansa geçmesi nedeni ile olsa da görev yaptığı [...]Devlet Hastanesi Komuta Kontrol Merkezinin saatinden önce görev değişimini uygun bulmadığı, davacılar murisinin kendisine verilen emir dışında hareket etmiş olduğu ve bu nedenle davacının vazife malulü olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiştir.
IV.
İSTİNAFİ
lk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacılar avukati vasıtasıyla istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen hükmü ile istinaf başvurusunun esastan reddine hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri Davacılar avukati temyiz dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasa hükümleri ile hakkaniyete aykırı olduğunu, murisin görev yerine ulaşıp oradan yola çıkmış olsa ya da kendisine verilen talimat üzerine otobüsten inip ambulansa geçmek için yola çıkmasa ölüm olayının gerçekleşmeyeceğinin aşikar olduğunu, keza acil vaziyet hastasının sevki gibi önemli bir zaruret hali nedeniyle, görev arkadaşları ile iletişimi üzerine [...]yolu üzerinde ambulansa geçmek zorunda kaldığını, murisin davranışında herhangi bir keyfiyetin söz konusu olmadığını, çalıştığı Kurumun menfaatleri doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, hatalı değerlendirme sonucu verilen kararın bozulmasını istemiştir. B.
Değerlendirme ve Gerekçe Itilaf, davacılar murisinin vazife malulü olup olmadığına ilişkindir.1.5510 sayılı Kanun'un "Vazife Malûllüğü" başlıklı 47. Maddesinde; "bu Kanun'un yürürlüğe girdiği tarihten sonra ilk defa 4. Maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlar için aşağıdaki hallerde vazife malûllüğü hükümleri uygulanır. 25. Maddede belirtilen malûllük; sigortalıların vazifelerini yaptıkları sırada veya vazifeleri dışında idarelerince görevlendirildikleri herhangi bir kamu idaresine ait başka işleri yaparken bu işlerden veya Kurumlarının menfaatini korumak maksadıyla bir iş yaparken ya da idarelerince sağlanan bir taşıtla işe gelişi ve işten dönüşü sırasında veya iş yerinde meydana gelen kazadan doğmuş olursa, buna vazife malûllüğü ve bunlara uğrayanlara da vazife malûlü denir" kuralına yer verilmiş, aynı maddenin 2.
Fıkrasında ise hangi hallerde yararlanılmayacağı sınırlı sayıda sayılmış ve bu sayılanlar arasında mevzuat ve emir dışında hareket edenlerin vazife malullüğü hükümlerinden yararlanamayacağı belirtilmiştir. Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olma, olumsuz koşulunda dikkat edilecek olan husus, yasa, tüzük ya da verilen emrin gösterdiği doğrultunun tamamen dışına çıkarak, aksi yönde davranmak olsa gerekir. Kişinin kusurlu fiili kendisinin sakatlanması sonucunu doğuran olayla doğrudan ilişkili olmalı ki, vazife malullüğünü engelleyici bir vaziyet olarak kabul edilebilsin. Eğer illiyet bağını çok geniş tutarsak, maddi olaylarda vazife malullüğü halini fiilen gerçekleştiremez hale getiririz.
Yasak fiilden söz edebilmek için kişinin yaptığı fiilin görevine yabancı, faaliyet bağını tümüyle koparan bir davranış biçimi olarak değerlendirilebilmesi gerekir. (Bostancı, Yaşar. Yargı Kararları Işığında Vazife Malullüğü Kavramı. Kamu-İş; C:8, S: 1/2005). Mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmak için mevzuatta bu konuda açık düzenleme, emir ve talimatın da yazılı yapılması gerekir.
Kurala göre sigortalının vazifesini yaptığı sırada meydana gelen kaza vazife malullüğü sayılacaktır. Mevzuat ve emir dışında hareket edenin hükümlerden yararlanmaması için ise bu konuda mevzuatın açık, emrin yazılı yapılması ve sigortalının kasten hareket etmiş olması gerekir.2. İnceleme konusu eldeki davada, davacılar murisi [...]'ın 22.09.2016 tarihinden itibaren ili [...]ilçesi [...] no. lu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda sağlık teknikeri olarak görev yapmakta iken, önceden bilinen ambulansta 09:00-17:00 nöbetinde görevi devralmak için 22.02.2017 tarihinde görev yaptığı [...]ilçesine gitmek üzere bindiği şehirler arası otobüsten, [...]ilçesine girdiği sırada 17.00 nöbetini devredecek sağlık çalışanının talimatı ile acil vaziyet nedeniyle entübeli bir hastanın sevkinin sağlandığı sırada ve ambulans personelinin nöbet değişiminin yapılabilmesi için indiği, karşıdan karşıya geçerken yasal aşama dışı [...] sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde geçirdiği trafik kazası nedeniyle kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, sigortalı murisin babası [...]'ın 02.03.2017 günlü dilekçesi ile Kuruma başvurarak murisin vazife malulü sayılması talebinde bulunması üzerine, Vazife Malullüğü Tespit Kurulunun 24.04.2017 tarih ve 567 sayılı hükmü ile Sağlık Bakanlığı [...]1 Nolu Acil Sağlık Hizmetleri İstasyonunda sağlık teknikeri olarak görev yapmakta iken 22.02.2017 tarihinde vefat eden [...]'ın 22.02.2017 tarihinde [...]yolunda [...]nin sevk ve idaresindeki otobüsten indiği, karşıdan karşıya geçerken [...]ün sevk ve idaresindeki aracın çarpması neticesinde yaralandığı ve kaldırıldığı hastanede vefat ettiği, vefat olayının görevli olduğu sırada meydana gelmediği gibi vefatında görevinin neden ve etkisinin de bulunmadığı anlaşıldığından, hakkında 5510 sayılı Yasa m.47/1'e göre vazife malullüğü hükümlerinin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle talebinin Kurumca reddedildiği, 4. İdare Mahkemesinin 2020/1828-2020/1502 E.
K. Sayılı hükmü, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 15/1-a hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine hüküm verilmesi üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.3. Somut olayda, murisin vefatı ile sonuçlanan elim kazanın murisin iş yerine giderken bindiği otobüsten, entübeli bir hastanın sevki sırasında ve ekip sorumlusu[...]nın verdiği talimat üzerine inerek ambulansa geçmek istediği sırada gerçekleştiği, ambulansta görevli sağlık personelinin daha önceki iş yeri uygulaması haline gelen vardiya değişimi yapılması yönünde Komuta Kontrol Merkezine bilgi verdikleri, ancak ambulansta entübe hasta olması nedeni ile merkezce nöbet değişimine izin verilmediği, buna rağmen sigortalı ile aynı ambulansta görev yapacak çalışanın vardiya değişimi yaptığı, davacı hak sahiplerinin sigortalı olan murislerine de Komut Merkezinin değişim konusunda bilgisi verilmeden otobüsten inerek karşıda bekleyen ve görev yapacağı ambulansa gelmesi talimatını ambulans ekip şefinin verdiği, bu talimatı alan sigortalının otobüsten inerek karşıya geçtiği sırada trafik kazasına maruz kaldığı anlaşılmaktadır.4. Öncelikle, davacılar murisi sigortalının entübe hasta taşıyan ambulansta görevli olduğu tartışmasızdır.
Araç (taşıt) iş yerinden sayılır. Vardiya değişiminin öne alındığı veya sonraya kaldığı da iş yeri uygulaması ile dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Sigortalının ekip şefinin talimatı ile otobüsten inip görev yapacağı ambulansa binmek için karşıya geçtiği sırada trafik kazasına maruz kaldığı, görevin tesir ve etkisiyle ve Kurum menfaatine hareket ettiği ve kazanın vazife sırasında meydana geldiği açıktır. Davacı hak sahiplerinin murisinin Merkezin talimatına kasten aykırı davrandığı da kanıtlanmamıştır.
Kaldı ki sigortalının bu değişimin yapılmaması gerektiği konusunda bilgi sahibi olduğu da belirtilmediği gibi nöbet değişiminin ambulansın vardiyaya denk gelmesi halinde iş yeri dışında daha önceden yapıldığı da anlaşılmaktadır. Olayda sigortalı, ekip şefinin talimatı ile hareket etmiş, merkezin talimatından haberdar olmamıştır. Bu vaziyette sigortalının yaptığı fiilin görevine yabancı, faaliyet bağını tümüyle koparan bir davranış biçimi olarak değerlendirilemeyeceği açık olup sigortalı açısından mevzuat ve emir dışında hareket etmiş olmaktan söz edilemez.5. Bu itibarla, Mahkemece davacılar murisinin vazife malulü sayılması ve bu yönde davanın kabulüne dair hüküm tesis edilmesi gerekirken; murisin kendisine verilen emir dışında hareket etmiş olduğu gerekçesiyle red hükmü verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
VI.
HÜKÜMA
çıklanan sebeplerle,1. Temyiz olunan, İlk Derece Yargı Makamı hükmüne karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Yargı Makamı kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,2. İlk Derece Yargı Makamı kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,10.07.2025 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi. Hukuk Büromuz Bürosu, Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu,,
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.