Soylu Aralık 7, 2024 Aile Hukuku
Nişan Bozma Nedeniyle Ödenek Davası *2025
Son Güncellenme Tarihi: Aralık 7, 2024
Nişanın bozulması, hukuken ve duygusal açıdan zorlu bir aşama olup, tarafların haklarını ve yükümlülüklerini bilmesi büyük önem taşır. Türk Medeni Kanunu, nişanın bozulması hâlinde maddi ve manevi ödenek hakları tanımakta, hediyelerin iadesi konusunda özel düzenlemeler getirmektedir. Bu hakların kullanılması için belirli şartların sağlanması ve yasal sürelere uyulması gerekmektedir. Bu rehber, nişan bozulması hâlinde sahip olduğunuz hakları, yasal aşama sürecini ve dikkat edilmesi gereken hususları detaylı şekilde ele almaktadır.
Nişan Bozma Nedeniyle ÖdenekI.
Giriş
1. Nişanlanmanın Yasal Niteliği
Nişanlanma, karşılıklı evlenme vaadi ile kurulan bir aile hukuku sözleşmesidir. Türk Medeni Kanunu(TMK) m.118’e göre nişanlanmanın geçerli olabilmesi için tarafların karşılıklı olarak evlenme iradesini açıklamaları yeterlidir. Nişanlanma herhangi bir şekil şartına tabi değildir.
Nişanlanma, taraflara evlenme yükümlülüğü getirmemekle birlikte, bazı yasal sonuçlar doğurur.
Not:Yazımızın son kısmında Kanunda bahsedilen nişanlanmada şekil serbestisi ile çelişen Yargıtay kararlarından bahsedilmiştir.
2. Nişan Bozmanın Yasal Sonuçları
Nişanın bozulması halinde Türk Medeni Kanunu’nda (TMK) üç temel yasal sonuç öngörülmüştür. Bunlardan ilkiMaddi ödenek(TMK m.120), ikincisiManevi ödenek(TMK m.121), üçüncüsü iseHediyelerin geri verilmesi(TMK m.122) talepleridir. Nişanın haklı bir sebep olmaksızın veya diğer tarafın kusurlu davranışları nedeniyle bozulması halinde, kusursuz olan taraf kusurlu olan taraftan ödenek talep edebilir.
Nişan Bozulması Hâlinde Maddi Ödenek DavasıMaddi Ödenek Davası Yasal Aşama Açmadan Önce Bilmeniz Gerekenler
1.
Hangi Durumlarda Yasal Aşama Açabilirsiniz
Nişanınız bozulduğunda her vaziyette yasal aşama açma hakkınız bulunmamaktadır. Maddi ödenek yasal süreci açabilmeniz için karşı tarafın nişanı haksız olarak bozması veya kendi kusuruyla nişanın bozulmasına sebep olması gerekir. Örneğin, nişanlınız başka biriyle nişanlanmak için sizinle olan nişanını bozmuşsa veya sadakatsizlik göstererek nişanın bozulmasına neden olmuşsa yasal aşama açabilirsiniz. Ancak karşılıklı anlaşarak nişanı bozduysanız veya karşı tarafın haklı bir nedeni varsa ödenek talep edemezsiniz.
A.
Haklı Neden Olmaksızın Nişanın Bozulması
Nişanlınız geçerli bir sebep olmadan nişanı bozarsa ödenek talep edebilirsiniz. Haklı bir neden olmaksızın nişanın bozulmasına örnek olarak, nişanlınızın başka biriyle evlenmek istemesi, mal varlığınız hakkındaki tahminlerinin yanlış çıkması veya ailenizin sosyal statüsünü memesi gibi vaziyetler gösterilebilir. Eğer nişanlınız bu tür sebeplerle nişanı bozarsa, yaptığınız masrafları tazmin ettirme hakkınız vardır.
B. Karşı Tarafın Kusuruyla Nişanın Bozulması
Nişanlınızın davranışları nedeniyle nişanı bozmak zorunda kaldıysanız, yine ödenek talep edebilirsiniz.
Örneğin nişanlınızın sadakatsizliği, kumar veya alkol bağımlılığı, size veya ailenize hakaret etmesi, evlilik hazırlıklarına katkıda bulunmayı reddetmesi gibi durumlarda nişanı haklı olarak bozabilir ve ödenek isteyebilirsiniz. Burada önemli olan, nişanın bozulmasına neden olan olayları tanıklarla veya belgelerle ispatlayabilmenizdir.
C. Kusura Dayanan Diğer Durumlar
Bazı hallerde nişanı bozan siz olsanız bile ödenek talep edebilirsiniz. Örneğin, nişanlınızın ağır hastalığını nişandan sonra öğrenmeniz veya nişanlınızın sizi evlilik konusunda yanıltması hâlinde haklı sebeple nişanı bozabilir ve ödenek isteyebilirsiniz.
Ancak nişandan önce bildiğiniz durumları sonradan ileri sürerek ödenek talep edemezsiniz. Bu nedenle nişanlınız hakkında önemli bilgileri önceden araştırmanız ve öğrenmeniz sizin yararınıza olacaktır.
2. Kimler Yasal Aşama Açabilir
Yasal Aşama açma hakkı öncelikle nişanlı taraflara aittir. Bunun yanında, evlilik hazırlığı için masraf yapan anne-baba veya onlar gibi davranan üçüncü kişiler de yasal aşama açabilir.
Örneğin çeyiz hazırlayan anne-baba veya nişanlıya kalan vasinin yaptığı masraflar için yasal aşama açma hakkı vardır. Ancak nişan törenine katılan misafirlerin yaptığı masraflar veya hediye veren üçüncü kişilerin harcamaları için yasal aşama açma hakları bulunmamaktadır.
3. Ne Kadar Sürede Yasal Aşama Açmalısınız
Maddi ödenek yasal süreci açmak için yasal süreniz bir yıldır. Bu süre nişanın bozulduğu tarihten itibaren başlar.
Bir yıllık süre hak düşürücü süredir, yani bu süreyi geçirdikten sonra yasal aşama açma hakkınız ortadan kalkar. Bu nedenle nişanın bozulduğu tarihi belgelemek ve süreyi kaçırmamak önemlidir. Örneğin, nişanın bozulduğunu gösteren mesajları, tanık beyanlarını veya diğer yazılı belgeleri saklamanız, yasal aşama açma süresinin başlangıcını ispat etmenize yardımcı olacaktır.
Maddi Ödenek Talep Edebileceğiniz Zararlar
1. Evlilik Hazırlığı İçin Yapılan Masraflar
Evlilik hazırlığı için yaptığınız tüm makul harcamaları talep edebilirsiniz.
Bunlar arasında ev eşyası için ödediğiniz paralar, kira kontratı için verdiğiniz depozito, düğün için yapılan ön ödemeler sayılabilir. Ancak masraflarınızın sosyal ve ekonomik durumunuza uygun, makul düzeyde olması gerekir. Örneğin, mali durumunuzu aşan lüks harcamalar veya karşı tarafı zor vaziyette bırakmak için yapılan aşırı masraflar tazmin edilmeyebilir. Bu nedenle yaptığınız tüm harcamaların faturalarını, dekontlarını ve sözleşmelerini saklamanız önemlidir.
2.
Nişan Töreni Masrafları
Nişan töreni için yapılan masrafları da talep edebilirsiniz. Bunlar arasında salon kirası, ikram giderleri, müzik ve organizasyon masrafları, nişan kıyafeti gibi harcamalar yer alır. Yeni Medeni Kanun’a göre nişan töreni masrafları açıkça ödenek kapsamına alınmıştır. Ancak bu masrafların da makul düzeyde olması ve belgelendirilmesi gerekir.
Nişan törenine katılan misafirlerin yaptığı seyahat masrafları veya hediye giderleri gibi dolaylı masrafları talep edemezsiniz.
3. İş ve Eğitim Hayatındaki Kayıplar
Evlilik hazırlığı nedeniyle işinizden ayrıldıysanız veya eğitiminizi yarıda bıraktıysanız, bundan doğan zararları da talep edebilirsiniz. Örneğin, evlendikten sonra başka bir şehre taşınacağınız için işinizden ayrıldıysanız, kaybettiğiniz geliri veya iş fırsatlarını ödenek olarak isteyebilirsiniz. Benzer şekilde, evlilik planları nedeniyle eğitiminizi yarıda bıraktıysanız, ödediğiniz okul ücretlerini veya kaybettiğiniz burs imkanlarını da talep edebilirsiniz.
Ancak bu kararları verirken nişanlınızın açık rızasının olması ve kararların makul olması gerekir.
4. Yargıtay Yaklaşımı
Yargıtay 3. Hukuk Dairesi, 20.10.2008 günlü, 2008/14528 E. Ve 2008/17279 K.
Sayılı hükmünde, nişanın bozulması nedeniyle talep edilebilecek maddi tazminatın kapsamını belirlemiştir.
Kararda,Altın yüzük, altın kolye ve cep telefonuGibi değerli eşyaların bedeliÖdenek kapsamındaDeğerlendirilirken;Kuaför masrafı, çiçek, çikolata, giyim eşyaları (elbise, terlik, ayakkabı, çanta, çorap, çizme), yakınlara alınan hediyeler (gömlek, hırka, etek, pantolon, başörtü, kumaş)Gibi alışılmış (adet olan) eşyaların bedelininÖdenek kapsamı dışındaOlduğuna hükmedilmiştir. Bu hüküm, TMK m.120 kapsamında istenilebilecek maddi tazminatın sınırlarını çizmesi ve günlük kullanıma yönelik harcamaların tazmin edilemeyeceğini açıkça ortaya koyması bakımından önem taşımaktadır.
İspat Yükümlülüğünüz
1. Toplamanız Gereken Belgeler
Maddi ödenek davasında ispat yükü sizdedir. Öncelikle nişanlanmanın varlığını kanıtlayan, videolar, sosyal medya paylaşımları, davetiyeler gibi belgeleri toplamalısınız.
Bunların yanında yaptığınız tüm harcamaların faturalarını, banka dekontlarını, sözleşmeleri ve ödeme belgelerini saklamalısınız. Ayrıca nişanın bozulma sürecine ilişkin yazışmalar, mesajlar ve lar da önemli delil niteliği taşır. Eve alınan eşyaların listesi, çeyiz için yapılan harcamalar, düğün hazırlıkları için verilen kaparo ödemeleri gibi belgeleri de mutlaka toplamalısınız.
2. Kanıtlamanız Gereken Hususlar
Davada başarılı olmak için üç temel hususu kanıtlamanız gerekir:
Birincisi, geçerli bir nişanlanmanın varlığını ispat etmelisiniz.
İkincisi, nişanın haklı bir neden olmaksızın bozulduğunu veya karşı tarafın kusuru nedeniyle bozulmak zorunda kaldığını göstermelisiniz.
Üçüncüsü ise, yaptığınız masrafların evlenme amacıyla ve dürüstlük kuralı çerçevesinde yapıldığını kanıtlamalısınız.
Örneğin, ev eşyası için yaptığınız harcamaların gerçekten evlilik hazırlığı amacıyla yapıldığını ve tutarların makul olduğunu göstermelisiniz.
3. Tanık Beyanlarının Değeri
Tanık beyanları, özellikle yazılı belge bulunmayan durumlarda büyük önem taşır. Nişan törenine katılanlar, aile üyeleri, yakın arkadaşlar ve komşular tanıklık yapabilir. Tanıklar özellikle nişanın bozulma nedeni, karşı tarafın kusurlu davranışları ve yapılan masrafların niteliği konusunda bilgi verebilir.
Ancak tanıkların tarafsız olması ve olayları doğrudan bilmesi önemlidir. Sadece duyuma dayanan tanık beyanları yargı merciinde yeterli delil sayılmayabilir. Bu nedenle tanıklarınızı seçerken, olayları bizzat gören ve tarafsız kişileri tercih etmelisiniz.
Yasal Aşama Açma Süreci
1. Yetkili Yargı Mercii Seçimi
Nişanın bozulmasından kaynaklanan maddi ödenek davalarında yetkili yargı mercii, davalının (nişanı bozan veya bozulmasına sebep olan tarafın) yerleşim yerindeki Aile Mahkemesidir.
Eğer bulunduğunuz yerde Aile Yargı Makamı yoksa, Asliye Hukuk Mahkemesinde davanızı açabilirsiniz. Yasal Aşama açmadan önce karşı tarafın güncel adresini tespit etmeniz önemlidir. Yanlış yargı merciinde açılan yasal süreçler zaman ve para kaybına neden olabilir. Ayrıca birden fazla yetkili yargı mercii varsa, bunlardan birini seçme hakkınız vardır.
2.
Yasal Aşama Dilekçesinin Hazırlanması
Yasal Aşama dilekçenizde öncelikle tarafların kimlik ve adres bilgilerini, nişanlanma tarihini, nişanın bozulma tarihini ve nedenlerini açıkça belirtmelisiniz. Talep ettiğiniz ödenek miktarını ve bu miktarın nasıl hesaplandığını detaylı şekilde açıklamalısınız. Yaptığınız her bir masraf kalemini ayrı ayrı göstermeli ve belgeleriyle birlikte sunmalısınız. Dilekçenizde ayrıca karşı tarafın kusurlu davranışlarını kronolojik sırayla anlatmalı ve varsa delillerinizi (, yazışma, tanık listesi gibi) eklemelisiniz. (Yazımızın ilerleyen kısımlarındaDilekçe örneğiMevcuttur)
Ödenek Miktarının Belirlenmesi
1.
Hakimin Takdir Yetkisi
Maddi ödenek miktarı konusunda son söz hakimindir. Hakim, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarını, nişanlılık süresini, yapılan masrafların niteliğini ve her iki tarafın kusurunun derecesini değerlendirerek “uygun bir tazminata” hükmeder. Talep ettiğiniz miktarın tamamını alamayabilirsiniz. Örneğin, sizin de nişanın bozulmasında kısmi kusurunuz varsa, hakim ödenek miktarını kusur oranında indirebilir.
Bu nedenle, yasal aşama dilekçenizde talep edeceğiniz miktarı belirlerken gerçekçi ve makul davranmalısınız.
2. Tazminatın Hesaplanması
Ödenek hesaplanırken öncelikle fiilen yapılan ve belgelendirilebilen masraflar dikkate alınır. Ancak bazı masrafların değeri düşebilir veya tamamen kaybolabilir. Örneğin, mobilya gibi eşyaları satarak zararınızı azaltabilirsiniz.
Hakim, satıştan elde edilen bedeli tazminattan düşecektir. Ayrıca evlilik hazırlığı için işten ayrılma gibi durumlarda kaybedilen gelir de hesaplamaya dahil edilir. Hesaplama yaparken şu formülü kullanabilirsiniz:Yapılan masraflar + kaybedilen değerler – elde kalan malların değeri = ödenek talebi.
3. Makul Ödenek Kriterleri
Ödenek talebiniz makul olmalıdır.
Burada önemli olan, masrafların evlenme amacıyla ve dürüstlük kuralına uygun şekilde yapılmış olmasıdır. Tarafların ekonomik durumlarına göre aşırı sayılabilecek lüks harcamalar, gereksiz yere yapılan masraflar veya karşı tarafı zor vaziyette bırakmak amacıyla yapılan harcamalar tazmin edilmeyebilir. Örneğin, mali gücünüzün çok üstünde mobilya takımları almış veya gereksiz yere pahalı bir nişan töreni düzenlemişseniz, bu masrafların tamamını talep etmeniz makul karşılanmayabilir. Masraflarınızı yaparken ortalama bir düğün veya ev kurma maliyetini göz önünde bulundurmalısınız.
Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
1.
Sürelere Dikkat Edin
Maddi ödenek yasal süreci açmak için nişanın bozulduğu tarihten itibaren bir yıllık süreniz vardır. Bu süreyi kaçırırsanız yasal aşama açma hakkınızı tamamen kaybedersiniz. Nişanın bozulma tarihini net olarak belirleyemiyorsanız, en son yaşanan olayı veya yazışmayı esas almalısınız. Eğer karşı tarafla uzlaşma görüşmeleri yapıyorsanız, bu görüşmelere güvenerek yasal aşama açma süresini geçirmeyin.
Görüşmeler olumsuz sonuçlanırsa yasal aşama açma hakkınızı kaybetmiş olabilirsiniz. En iyisi, uzlaşma görüşmelerini yaparken bir yandan da yasal aşama hazırlıklarına başlamaktır.
2. Karşı Tarafın Yasal Durumu
Yasal Aşama açtığınızda karşı taraf da kendi savunmasını yapma ve delillerini sunma hakkına sahiptir. Karşı taraf, nişanı haklı nedenle bozduğunu, masrafların abartılı olduğunu veya sizin de kusurlu olduğunuzu ileri sürebilir.
Ayrıca karşı yasal aşama açarak sizden ödenek talep edebilir. Bu nedenle elinizde güçlü deliller olmadan yasal aşama açmanız risk oluşturabilir. Davanın başında yaptığınız masrafları kanıtlayamaz veya karşı tarafın haklı sebeplerini çürütemezseniz, yasal aşama masraflarını ödemek zorunda kalabilirsiniz.
Nişanın Bozulması Hâlinde Manevi ÖdenekManevi Ödenek Nedir ve Hangi Durumlarda Talep Edebilirsiniz?
1. Manevi Tazminatın Temel Tanımı
Eğer nişanınız bozuldu ve bu vaziyet sizin kişilik haklarınıza zarar verdiyse, manevi ödenek talep etme hakkınız bulunmaktadır.
Manevi ödenek, yaşadığınız üzüntü, elem ve sosyal çevrenizde oluşan olumsuz vaziyetler için talep edebileceğiniz parasal bir karşılıktır. Bu ödenek türü, maddi tazminattan farklı olarak doğrudan parayla ölçülemeyen zararlarınızı kapsar.
2. Talep Edebileceğiniz Durumlar
Nişanınızın bozulması tek başına manevi ödenek talep etmeniz için yeterli değildir. Ancak nişanın bozulma şekli ve sonrasında yaşanan olaylar ödenek talep etmenize neden olabilir.
Örneğin, karşı tarafın sizi toplum içinde küçük düşürmesi, asılsız dedikodular yayması, nişanı evlenme niyeti olmaksızın yapmış olması gibi vaziyetler ödenek talep etmenize imkan sağlar.
3. Haksız Nişan Bozma Durumları
Her nişan bozulması hâlinde manevi ödenek talep edemezsiniz. Karşı tarafın haklı bir nedeni varsa veya nişan karşılıklı anlaşmayla bozulmuşsa ödenek talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Ancak örneğin karşı taraf başka biriyle ilişki yaşıyorsa, sizi aldatmışsa, evlenme niyeti olmadan nişanlanmışsa veya size hakaret edici davranışlarda bulunmuşsa, bu vaziyetler haksız nişan bozma kapsamında değerlendirilir ve ödenek talep edebilirsiniz.
Manevi Ödenek Talep Etme Koşulları
1.
Geçerli Bir Nişanın Varlığı
Manevi ödenek talep edebilmeniz için öncelikle hukuken geçerli bir nişanlanmanın olması gerekir. Evlenme vaadinin ciddi olması ve tarafların karşılıklı rızasıyla gerçekleşmiş olması önemlidir. Eğer sadece sosyal medyadan ilan edilmiş bir ilişki veya sözlü bir vaatte bulunulmuşsa, bu vaziyet yasal anlamda nişanlanma sayılmayabilir. Bu nedenle ödenek talebinde bulunmadan önce nişanınızın hukuken geçerli olup olmadığını değerlendirmelisiniz.
2.
Kişilik Haklarına Yönelik Saldırının Varlığı
Manevi ödenek talep edebilmeniz için nişanın bozulmasının sizin kişilik haklarınıza zarar vermiş olması gerekir. Her nişan bozulmasında yaşanan üzüntü ve hayal kırıklığı tek başına ödenek talep etmeniz için yeterli değildir. Örneğin, karşı tarafın sizi toplum içinde küçük düşürmesi, şeref ve haysiyetinizi zedeleyici davranışlarda bulunması, özel hayatınıza ilişkin bilgileri ifşa etmesi gibi vaziyetler kişilik haklarınıza saldırı olarak değerlendirilir.
Yaşadığınız çevrenin büyüklüğü veya küçüklüğü de ödenek talebinizi etkileyebilir. Küçük bir yerleşim yerinde yaşıyorsanız, nişanın bozulması sizin evlenme şansınızı azaltabilir ve bu vaziyet kişilik haklarınıza saldırı olarak değerlendirilebilir.
Ancak nişanın bozulmasından kısa süre sonra yeni bir nişan yapmışsanız, bu vaziyette ödenek talep etmeniz zorlaşır.
Örnek:Küçük bir kasabada yaşıyorsanız ve nişanın bozulması sizin toplum içindeki konumunuzu zedelemişse ödenek talep edebilirsiniz. Ancak bir ay sonra yeni bir nişan yaptıysanız, artık ödenek talep etmeniz mümkün olmayabilir.
3. Karşı Tarafın Kusurlu Olması
Ödenek talep edebilmeniz için nişanın karşı tarafın kusuru ile bozulmuş olması gerekir. Eğer nişanı siz bozdunuz veya nişan karşılıklı anlaşma ile bozulduysa ödenek talep edemezsiniz.
Ayrıca karşı tarafın nişanı haklı bir sebeple bozmuş olması hâlinde da ödenek talep etmeniz mümkün olmayacaktır. Burada önemli olan, karşı tarafın kusurlu davranışlarının nişanın bozulmasına neden olmasıdır.
3.1. Davalı Nişanlının Kusuru
TMK madde 121’e göre manevi ödenek ödemek hâlinde olan nişanlının mutlaka kusurlu olması gerekir. Eğer nişanlınız haklı bir sebep olmadan nişanı bozmuşsa veya davranışlarıyla sizin nişanı haklı olarak bozmanıza sebep olmuşsa, kusurlu sayılır.
Bu noktada nişanlınızın kusurunun ağır olması gerekmez, hafif bir ihmal bile ödenek talep etmeniz için yeterlidir.
Örnek:Nişanlınız çok fazla alkol kullanıyor ve bu nedenle sizNişanı bozmak zorunda kaldıysanız, nişanlınızın davranışı kusurlu sayılır ve ödenek talep edebilirsiniz.
3.2. Davacı Nişanlının Kusuru
Eğer siz ödenek talep ediyorsanız, tamamen kusursuz olmanız gerekmez. Önemli olan sizin kusurunuzun, karşı tarafın kusurundan daha az olmasıdır. Yani nişanın bozulmasında sizin de bir hatanız olsa bile, karşı tarafın kusuru daha ağır ise ödenek talep edebilirsiniz.
Ancak sizin kusurunuz, karşı tarafın kusurlu davranışı ile ödenek arasındaki bağlantıyı koparacak kadar ağır olmamalıdır.
Örnek:Siz nişanlınıza karşı zaman zaman kırıcı sözler söylemiş olsanız bile, nişanlınız bir başkasıyla ilişki yaşayarak nişanı bozmuşsa, sizin kusurunuz daha az olduğu için ödenek talep edebilirsiniz. Ancak bu vaziyette ödenek miktarı, sizin de kusurlu olmanız nedeniyle azalabilir.
3.3. Kusur Değerlendirmesinde Ayırt Etme Gücü
Nişanı bozan veya bozulmasına neden olan tarafın ödenek ödeyebilmesi için, nişanın bozulduğu sırada ayırt etme gücüne sahip olması gerekir. Eğer karşı taraf, nişanı bozduğu sırada ayırt etme gücünden yoksunsa, örneğin geçici bir akıl hastalığı durumu varsa, ödenek talep edemezsiniz.
3.4.
Kusurun Ödenek Miktarına Etkisi
Nişanlınızın kusurunun ağırlığı, talep edebileceğiniz ödenek miktarını doğrudan etkiler. Eğer nişanlınızın kusuru çok ağırsa, daha yüksek miktarda ödenek talep edebilirsiniz. Aynı şekilde, sizin de kusurunuz varsa, bu vaziyet talep edebileceğiniz ödenek miktarının azalmasına neden olabilir.
Örnek:Nişanlınız sizi toplum içinde küçük düşürerek ve aldatarak nişanı bozmuşsa, bu ağır kusurlu davranış nedeniyle yüksek miktarda ödenek talep edebilirsiniz. Ancak siz de nişanlınıza karşı zaman zaman uygunsuz davranışlarda bulunmuşsanız, talep edebileceğiniz ödenek miktarı bu oranda azalacaktır.
Ödenek Miktarı ve Hesaplanması
1.
Ödenek Miktarını Etkileyen Faktörler
Manevi ödenek miktarının belirlenmesinde birçok faktör rol oynar. Hakimler, miktarı belirlerken sizin ve karşı tarafın sosyal ve ekonomik durumunu, olayın gerçekleşme şeklini ve yarattığı etkileri değerlendirir. Şu faktörler özellikle önemlidir:
- Nişanlılık süreniz ve ilişkinizin ciddiyeti
- Yaşadığınız manevi zararın boyutu
- Toplum içinde uğradığınız itibar kaybı
- Karşı tarafın kusurunun ağırlığı
- Tarafların ekonomik ve sosyal durumu
2. Ödenek Tutarları Hakkında Bilgi
Manevi ödenek miktarı her olayın özelliğine göre değişir ve kesin bir rakam vermek mümkün değildir.
Hakimler, yukarıdaki faktörleri göz önünde bulundurarak uygun bir miktar belirleme yetkisine sahiptir. Önemli olan, talep edeceğiniz miktarın makul ve hakkaniyete uygun olmasıdır. Çok yüksek veya gerçekçi olmayan talepler davanın reddedilmesine neden olabilir.
3. Faiz Hakları ve Ödeme
Manevi tazminata, nişanın bozulduğu tarihten itibaren yasal faiz işletilmesini talep edebilirsiniz.
Ancak bunun için yasal aşama dilekçenizde faiz talebinde bulunmanız gerekir. Faiz talebi olmayan davalarda, yargı mercii kendiliğinden faize hükmedemez. Tazminatın ödenmesi genellikle toptan yapılır, taksitlendirme talep edilemez. Ayrıca, kazandığınız davada karşı tarafın ödeme yapmaması hâlinde icra takibi başlatma hakkınız vardır.
Yasal Aşama Açma Süresi ve Zaman Aşımı
1.
Yasal Süreler ve Önemli Bilgiler
Nişanın bozulması nedeniyle manevi ödenek yasal süreci açmak istiyorsanız, bunu mutlaka yasal süreler içinde yapmalısınız. Yasa size bu konuda bir yıllık süre tanımaktadır. Bu süreyi kaçırırsanız, haklı olsanız bile yasal aşama açma hakkınızı kaybedersiniz. Özellikle delillerinizi toplamak için zaman harcıyorsanız, bu bir yıllık sürenin hızla geçebileceğini unutmayın.
2.
Sürenin Başlangıç Tarihi
Yasal Aşama açma süresinin başlangıcı, nişanın bozulduğu tarihtir. Bu tarih:
- Karşı tarafın nişanı açıkça bozduğunu bildirdiği gün
- Evlenmekten vazgeçildiğinin açıklandığı gün
- Nişanın fiilen sona erdiği gün olabilir
Bu tarihi belirlemek bazen karmaşık olabilir. Örneğin, karşı taraf size nişanı bitirdiğini söylememiş ama başka biriyle evlenmiş olabilir. Böyle durumlarda, evlenme tarihini nişanın bozulma tarihi olarak kabul edebilirsiniz.
Manevi Ödenek Talebinde Bulunamayacağınız Durumlar
1.
Haklı Sebeple Nişanın Bozulması
Eğer karşı taraf haklı bir sebeple nişanı bozmuşsa, manevi ödenek talep edemezsiniz. Örneğin karşı taraf şu durumlarda haklı sebeple nişanı bozabilir:
- Sizin sadakatsizliğiniz veya aldatmanız hâlinde
- Ailesine veya kendisine karşı şiddet veya kötü muamelede bulunmanız halinde
- Sizin kumar, alkol veya madde bağımlılığınızın ortaya çıkması hâlinde
- Evliliği önemli ölçüde etkileyecek hastalıklarınızı gizlemiş olmanız halinde
- Ciddi mali sorunlarınızı saklamış olmanız hâlinde
- Sizden kaynaklanan ve evlenmeyi imkansız kılan durumların ortaya çıkması halinde
2. Karşılıklı Anlaşma ile Nişanın Bozulması
Eğer nişanınızı karşılıklı anlaşarak, dostane bir şekilde bitirdiyseniz manevi ödenek talep edemezsiniz. Bu vaziyet, her iki tarafın da özgür iradeleriyle aldıkları bir hüküm olarak değerlendirilir.
Örneğin evlenmek istemediğinize birlikte hüküm vermiş olabilirsiniz veya karakterlerinizin uyuşmadığını fark ederek ortak bir kararla ayrılmayı tercih etmiş olabilirsiniz.
Benzer şekilde, ailevi veya ekonomik nedenlerle anlaşarak nişanı bitirme hâlinde da ödenek hakkınız olmayacaktır. Aynı vaziyet, her iki tarafın da gelecekle ilgili farklı planlar yapması ve bu nedenle dostane bir şekilde ayrılması halinde de geçerlidir. Bu gibi durumlarda ortada bir kusur veya kişilik haklarına saldırı olmadığı için, yaşanan üzüntü ve hayal kırıklığı ne kadar büyük olursa olsun, manevi ödenek talep etmeniz mümkün değildir.
Vefat Hâlinde Haklar
Nişanlıların vefatı hâlinde manevi ödenek haklarının nasıl kullanılacağı özel düzenlemelere tabidir. Manevi ödenek talebi kişiye sıkı sıkıya bağlı haklardan olduğu için, nişanlının vefatı halinde bu hak kendiliğinden mirasçılara geçmez.
Ancak vefat eden nişanlı hayattayken yasal aşama açmış veya karşı taraf ödenek ödemeyi kabul etmişse, mirasçılar bu davayı devam ettirebilir veya ödeneği tahsil edebilirler.
Manevi Ödenek Davasını Kim Açabilir?
Manevi ödenek davasını yalnızca nişanlı olarak siz açabilirsiniz; yani annenizin, babanızın ya da üçüncü kişilerin yasal aşama açma hakları yoktur. Davacı olarak nişanlanmanın varlığını, bozulduğunu, kişilik haklarınızın ihlal edildiğini ve davalının kusurunu ispat etmek zorundasınız.
Manevi ödenek talebinizi kural olarak devredemez ve mirasçılarınıza geçiremezsiniz. Ancak sağlığınızda yasal aşama açmışsanız veya karşı tarafça kabul edilmişse, talebiniz miras yoluyla intikal edebilir. Davanızı Aile Mahkemelerinde açmanız gerekir ve bir yıllık zamanaşımı süresine dikkat etmelisiniz.
İpucu:Nişan bozmaya dayalı manevi ödenek açmak istiyorsanız ve davalının kusurunu ispatlamak için “tanık” yöntemini kullanmak istiyorsanız, davet ettiğiniz tanığın ya da tanıkların davalının kusuruna bizzat şahit olmaları gerekir.
Tanıklar başklarından duyduklarını yargı merciinde aktararak davalının kusurunu kanıtlamış sayılmazlar. Örneğin bir Yargıtay hükmünde verilmiş şu hükmü ele alalım:
(…) Yargılama sırasında dinlenen davacı tanıklarının beyanlarından, davalı erkeğinnişanlılığın devamı sırasında başka birisiyle görüştüğü konusunda görgüye dayalı bilgileri olmayıp davacıdan duydukları anlaşılmakla, mahkemece maneviödeneka esas alınan durumun kanıtlandığı da kabul edilemez (…)3HD Esas: 2003/10396 Hüküm: 2003/11650 Tarih: 06.10.2003
Görüldüğü üzere nişan bozma nedeniyle bir yasal aşama açılmış, yerel yargı mercii tanıkların beyanı üzerine manevi tazminata hükmetmiş ama Yargıtay davacının yargı merciine çağırdığı tanıkların olaya bizzat şahit olmayıp davacıdan duyduklarını fark etmiş ve manevi ödenek kararını bozmuştur.
Manevi Ödenek ile İlgili Yargıtay Kararları
Nişanın bozulması sebebiyle açacağınız manevi ödenek davasında yerel mahkemeden ne gibi hükümler çıkabilir, buna mukabil Yargıtay’ın manevi tazminata yaklaşımı nasıldır, bunları görmek için iki Yargıtay kararını birbiriyle bağlantılı olarak analiz edelim:
Öncelikle Yargıtay’ın manevi tazminata genel yaklaşımını inceleyelim:
(…) Nişanınbozulmasından dolayı doğacak normal elem, üzüntü veya hayal kırıklığı ise maneviödeneka hükmedilmesini gerektirmez (…)3HD Esas: 2001/6263 Hüküm: 2001/7857 Tarih: 18.09.2001
Görüldüğü gibi Yargıtay nişanın bozulmasından kaynaklı yaşanan elem, üzüntü ve hayal kırıklığını nişan bozulmasının doğal bir sonucu olduğu kanısında. Yani hayatın olağan akışında nişan bozulması sonrası bu gibi olumsuz duyguların yaşanmasını normal karşılıyor ve manevi ödenek için yeterli görmüyor.
Şimdi de ikinci Yargıtay hükmüne geçelim. Bu kararda ise yine nişanın bozulması sebebiyle açılan bir yasal aşama var ve manevi ödenek istemi söz konusu.
Yerel yargı mercii yukarıda bahsettiğimiz Yargıtay’ın genel kuralına paralel hareket ediyor ve nişan bozulması sonrası yaşanan üzüntünün manevi ödenek istemi için yeterli olmadığı hususunda hüküm veriyor.
Nişanın bozulması sebebiyle yaşanan üzüntü ve menfaat ihlali hayatın olağan akışı içindedir ve bu vaziyet manevi ödenek için yeterli değildir.(Yerel Yargı Mercii Hükmü)
Yargıtay ise nişanın bozulması nedeniyle açılan bu davada manevi ödenek kısmını inceliyor ve Yerel mahkemenin verdiği genel kural doğrultusunda verdiği manevi ödenek isteminin reddi kararını bozuyor:
(…) Birnişanınbozulmasının, taraflarda değişik şiddet ve ölçülerde de olsaüzüntüyaratması ve menfaatleri haleldar etmesi doğaldır.
Doğal olan buüzüntüve menfaat ihlali maneviödeneka esas alınmaz.Ne var ki, davacınişanınbozulmasınedeniylefahiş bir zarara uğramış ve bu nedenle kişilik hakları da saldırıya uğramış ise bu durumun ispatı halinde maneviödeneka hükmedilebilir(…)3. Hukuk Dairesi, 26.04.2018 günlü, 2016/17785 E. Ve 2018/4632 K. Sayılı hüküm
Görüldüğü gibi Yargıtay nişanın bozulması nedeniyle açılan bu davada manevi tazminatın koşullarını değerlendirirken yukarıda bahsettiğimiz “nişanınbozulmasından dolayı doğacak normal elem, üzüntü veya hayal kırıklığı ise maneviödeneka hükmedilmesini gerektirmez” kuralının burada uygulanmayacağını belirtiyor.
Yani nişan bozma sebebiyle açacağınız manevi ödenek davasında şu 2 kuralın iyi bilinmesi gerekiyor:
- Nişanın bozulması hâlinde her üzüntü manevi ödenek gerektirmez
- Manevi ödenek için kişilik haklarına saldırı veya olağanüstü bir zarar gerekir.
Hangi Hediyeleri Geri İsteyebilirsiniz?
1.
Alışılmış ve Alışılmışın Dışındaki Hediyeler
Nişanlılık sürecinde verilen hediyelerin tamamını geri isteyemezsiniz. Hukukumuz bu noktada “alışılmış” ve “alışılmışın dışında” olmak üzere bir ayrım yapmıştır. Alışılmış hediyeler; giyim eşyası, küçük ev eşyaları, çiçek gibi gündelik, makul değerdeki hediyelerdir. Bu tür hediyeleri geri isteme hakkınız bulunmamaktadır.
2.
İade Edilebilecek Hediyeler
Alışılmışın dışında kabul edilen ve geri isteyebileceğiniz hediyeler genellikle yüksek ekonomik değere sahip olan eşyalardır. Özellikle takılar (nişan yüzüğü hariç olmak üzere), mücevherler, değerli saatler, elektronik eşyalar ve benzer kıymetli hediyeler bu kapsamda değerlendirilir. Bu tür hediyeleri, nişanın bozulması hâlinde geri isteme hakkınız vardır.
3. Özel Durumlar ve İstisnalar
Para, gayrimenkul, araç gibi yüksek değerli varlıklar özellikle dikkatle değerlendirilir.
Bu tür hediyelerin evlilik amacıyla verildiği açıksa, bunların iadesi talep edilebilir. Nişan yüzüğü özel bir vaziyet oluşturur ve genellikle alışılmış hediye sayılarak iade kapsamı dışında tutulur. Ayrıca kullanılmış, tüketilmiş veya değeri önemli ölçüde azalmış hediyelerin iadesi talep edilemez.
Hediye İadesini Kimler Talep Edebilir?
1. Nişanlıların Talep Hakkı
Öncelikle siz ve nişanlınız, birbirinize vermiş olduğunuz hediyeleri geri isteme hakkına sahipsiniz.
Bu hak, nişanı kimin bozduğuna veya kimin kusurlu olduğuna bakılmaksızın her iki tarafa da tanınmıştır. Nişan sürecinde verdiğiniz hediyeleri, evlilik gerçekleşmeden nişanlılık sona erdiği takdirde talep edebilirsiniz.
2. Ana-Baba ve Yakın Akrabaların Hakları
Eğer anne-babanız veya onlar gibi davranan kişiler (örneğin sizi büyüten akrabalarınız) nişanlınıza hediye vermişlerse, bu hediyeleri geri isteme hakları vardır. Burada önemli olan, hediyeyi veren kişinin konumu ve hediyenin nişanlılık sebebiyle verilmiş olmasıdır.
Örneğin, bir teyzenin ya da amcanın nişanlıya verdiği hediyeler, eğer onlar size anne-baba gibi davranıyorlarsa geri istenebilir.
3. Mirasçıların Durumu
Nişanlılardan birinin vefatı hâlinde, ölen kişinin mirasçıları hediye iade talebinde bulunabilir. Örneğin, nişanlınız vefat ettiyse ve siz kendisinden hediyeler almışsanız, onun mirasçıları (anne-babası, kardeşleri veya diğer yasal mirasçıları) bu hediyelerin iadesini sizden talep edebilir. Aynı şekilde, nişan bozulduktan sonra vefat eden eski nişanlının mirasçıları da hediye iadesini isteyebilir.
İade Talebinin Koşulları
1.
Nişanın Sona Erme Sebepleri
Hediye iadesi talep edebilmeniz için nişanlılığın evlenme dışında bir sebeple sona ermesi gerekir. İade talebinde bulunabileceğiniz vaziyetler şunlardır: Taraflardan birinin nişanı bozması, karşılıklı anlaşarak nişanın sonlandırılması, ölüm veya gaiplik hali, evlenme engelinin ortaya çıkması durumları. Ayrıca nişanın hukuka veya ahlaka aykırı bir sebeple sona ermesi hâlinde da hediye iadesi istenemez.
2. Süre Sınırlaması
Hediye iadesi için yasal olarak belirlenmiş süre sınırlamasına dikkat etmelisiniz.
Nişanın sona ermesinden itibaren bir yıl içinde hediye iadesi talebinde bulunmanız gerekir. Bu süreyi geçirirseniz, haklı olsanız bile hediye iadesi talep etme hakkınızı kaybedersiniz. Bu süre, tüm hediyeler ve tüm talep sahipleri için geçerlidir. Sürenin başlangıcı, nişanın sona erdiği tarihtir.
3.
İstisnai Durumlar
Bazı özel durumlarda hediye iadesini talep edemezsiniz: Hediyenin ahlaki bir görevin yerine getirilmesi amacıyla verilmiş olması (örneğin hastalık masrafları için verilen para), hediyenin tüketilmiş veya kullanılarak değerini yitirmiş olması, hediyenin alışılmış hediye kapsamında olması durumlarında iade talep edemezsiniz. Ayrıca nişanlılık ilişkisi olmaksızın, örneğin flört döneminde verilen hediyelerin iadesi de istenemez.
Hediyelerin İade Şekli
1. Aynen İade
Hediyenin aynen iadesi, öncelikli tercih edilmesi gereken yöntemdir. Eğer hediye halen elinizde ve kullanılabilir durumdaysa, aldığınız şekliyle iade etmeniz gerekir.
Özellikle takılar, mücevherler, elektronik eşyalar gibi değerli hediyeler mümkünse aynen iade edilmelidir. Bu vaziyette hediyenin orijinal halini, yıpranmamış ve zarar görmemiş şekilde teslim etmeniz beklenir.
2. Mislen İade
Hediyenin aynısını bulmanız mümkün değilse veya hediye artık elinizde değilse, aynı türden, aynı değerde ve aynı nitelikte başka bir eşya vererek iade yükümlülüğünüzü yerine getirebilirsiniz. Örneğin, size verilen 10 adet çeyrek altını kaybettiyseniz, aynı ayar ve gramajda 10 adet çeyrek altın vererek iadesini gerçekleştirebilirsiniz.
Bu yöntem özellikle piyasada eşi bulunan, standart özellikteki hediyeler için uygundur.
3. Bedel Olarak İade
Hediyenin ne aynen ne de mislen iadesi mümkün değilse, son çare olarak bedel iadesi yapılır. Bu vaziyette hediyenin değerini para olarak ödersiniz. Bedel belirlenirken hediyenin verildiği tarihteki değeri değil, iade tarihindeki rayiç bedeli esas alınır.
Özellikle altın, döviz gibi değeri sürekli değişen hediyeler için güncel piyasa değeri üzerinden ödeme yapmanız gerekir. Bedel konusunda anlaşmazlık çıkarsa, bilirkişi incelemesi ile değer tespiti yapılabilir.
Hediyelerin İadesinde Kusur Durumu
Hediyelerin iadesi konusunda kusur durumunun bir önemi yoktur. Nişanı kim bozmuş olursa olsun, kusurlu olup olmadığınıza bakılmaksızın hediyelerinizi geri isteyebilirsiniz. Örneğin, siz nişanı haklı bir sebeple bozmuş olsanız da, haksız sebeple bozmuş olsanız da verdiğiniz hediyeleri geri alma hakkınız vardır.
Bu vaziyet, ödenek davalarından farklı olarak hediye iadesinin kendine özgü bir özelliğidir.
Karşılıklı kusur oranlarının belirlenmesine gerek yoktur. Burada önemli olan, nişanlılığın evlenme dışında bir sebeple sona ermiş olması ve hediyelerin alışılmışın dışında olmasıdır. Kusur oranları sadece ödenek davalarında önem taşır.
Özel Durumlarda Hediye İadesi
1. Ölüm/Gaiplik Halinde İade
Nişanlılardan birinin vefatı veya gaipliğine hüküm verilmesi hâlinde hediye iadesi mümkündür.
Bu vaziyette ölen nişanlının mirasçıları veya gaip olan nişanlının yasal temsilcileri, verilen hediyelerin iadesini talep edebilir. Örneğin, nişanlınız vefat ettiğinde, onun ailesi size verilmiş olan hediyelerin iadesini isteyebilir. Ancak ölüm sebebiyle nişanlılık sona erdiğinde, hediyelerin manevi değeri de göz önünde bulundurulmalı ve iade talebi bu hassasiyetle değerlendirilmelidir.
2. Karşılıklı Anlaşmayla Nişanın Sona Ermesi
Nişanlılığı karşılıklı anlaşarak sona erdirmeniz hâlinde da hediye iadesi mümkündür.
Bu vaziyette en ideali, hediyeler konusunu da anlaşma sırasında karara bağlamanızdır. Hangi hediyelerin iade edileceği, hangilerinin karşı tarafta kalacağı konusunda mutabık kalmanız, ileride ortaya çıkabilecek anlaşmazlıkları önler. Anlaşmalı olarak nişanı bozsanız bile yasal süre olan bir yıl içinde hediye iadesi talep edebilirsiniz.
3. Başlık Parası ve Benzeri Ödemelerin Durumu
Başlık parası, kalın, ağırlık gibi ödemeler, hediye kapsamında değerlendirilmez.
Bu ödemeler, nişana özgü hediye niteliğinde olmadığı için TMK madde 122 kapsamında geri istenemez. Ancak bu tür ödemelerin iadesi için sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılabilir. Eğer size böyle bir ödeme yapılmışsa veya siz böyle bir ödeme yapmışsanız, bunun iadesini ayrı bir yasal yolla talep etmeniz gerekir. Özellikle bu tür ödemelerin ahlaka aykırı olup olmadığı da değerlendirilmelidir.
Sık Sorulan Sorular
Nişan bozulursa ne olur?
Nişanın bozulması hâlinde taraflar eski kişisel durumlarına dönerler.
Taraflar birbirlerine verdikleri hediyeleri geri isteyebilir ve kusurlu taraftan maddi/manevi ödenek talep edilebilir. Bu taleplerin nişanın bozulmasından itibaren 1 yıl içinde yapılması gerekir.
Nişan bozulursa masrafları kim öder?
Nişan masraflarını kural olarak her iki taraf karşılar. Ancak nişan haksız yere bozulursa, kusurlu taraf karşı tarafın evlilik hazırlığı için yaptığı tüm makul masrafları tazmin etmek zorundadır. Bu masraflar arasında ev tutma, eşya alma gibi evlilik hazırlığı için yapılan harcamalar bulunur.
Nişanlı destekten yoksun kalma ödeneği alabilir mi?
Nişanlı kişiler yasal olarak destekten yoksun kalma ödeneği alamazlar.
Çünkü henüz evlilik gerçekleşmemiş ve yasal bir birliktelik kurulmamıştır. Bu ödenek ancak evli eşler ve bakmakla yükümlü olunan kişiler için söz konusu olabilir.
Nişan bozulursa takılar kimde kalır?
Nişanda takılan takılar hediye niteliğindedir ve alışılmışın dışındaki (yüksek değerli) takılar geri istenebilir. Alışılmış (mutad) takılar ise geri istenemez. Takıların değerinin alışılmışın dışında olup olmadığı, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre değerlendirilir.
Nişan bozulursa ödenek alınır mı?
Nişanı haksız yere bozan veya bozulmasına sebep olan taraftan hem maddi hem manevi ödenek talep edilebilir.
Maddi ödenek, evlenme hazırlığı için yapılan masrafları kapsar. Manevi ödenek ise kişilik haklarının ihlali hâlinde söz konusu olur.
Nişanda takılan takılar nişan bozulursa kimde kalır?
Nişanda takılan takıların durumu, takının değerine ve niteliğine göre belirlenir. Yüksek değerli takılar ve alışılmışın dışındaki hediyeler geri istenebilir. Taraflar arasında anlaşma sağlanamazsa, yargı mercii yoluyla iade talep edilebilir.
Evlilik vaadi nişan sayılır mı?
Sadece evlilik vaadi tek başına nişanlanma sayılmaz.
Nişanlanmanın geçerli olması için tarafların karşılıklı olarak evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Ayrıca bu iradenin ciddi ve samimi olması şarttır.
Nişanlımdan ayrıldım altını alabilir mi?
Ayrılan nişanlı tek taraflı olarak takıları alamaz. Takıların iadesi için anlaşma yoluna gidilmeli veya yasal aşama açılmalıdır. Altının alışılmışın dışında değerli bir hediye olması halinde iade talep edilebilir.
Nişanlılık süresi ne kadar olmalı?
Kanunda nişanlılık süresi için belirlenmiş bir süre sınırı yoktur.
Süre tarafların karşılıklı anlaşmasına bağlıdır. Makul bir süre olması ve evlilik hazırlıklarının tamamlanmasına yetecek kadar zaman tanınması önerilir.
Nişan olmadan evlilik olur mu?
Türk hukukunda evlilik için nişanlanma mecburi değildir. Yasal evlilik şartlarını taşıyan kişiler doğrudan evlenebilirler. Nişanlanma sadece evliliğe hazırlık aşamasıdır.
Nişan evlilik sayılır mı?
Nişan evlilik sayılmaz, sadece evlenme vaadini içeren bir ön sözleşmedir.
Nişanlılık taraflara evlenme zorunluluğu getirmez. Evlilik ancak resmi nikah ile gerçekleşir.
Nişan masraflarını kim öder?
Nişan masrafları kural olarak her iki tarafça karşılanır. Yerel örf ve adetlere göre masrafların paylaşımı değişebilir. Nişan haksız yere bozulursa kusurlu taraf, karşı tarafın yaptığı masrafları tazmin etmekle yükümlüdür.
Nişanlanma evlenme vaadiyle olur hangi hukuk kuralı?
Nişanlanma Türk Medeni Kanunu madde 118’de düzenlenmiştir.
Kanuna göre nişanlanma, evlenme vaadiyle olur. Nişanlanmanın geçerli olması için tarafların karşılıklı olarak evlenme iradelerini açıklamaları gerekir.
Manevi tazminata faiz işler mi?
Manevi tazminata, nişanın bozulması tarihinden itibaren yasal faiz işler. Bunun için davacının ayrıca talepte bulunması gerekir. Faiz talebi yasal aşama dilekçesinde belirtilmelidir.
Ödenek davasında kazanılan para nasıl alınır?
Yargı Mercii hükmü kesinleştikten sonra icra takibi başlatılabilir.
Karşı taraf gönüllü ödemezse, maaş haczi veya mal haczi yoluna gidilebilir. İcra takibini olur.
Davadan kazanılan para nereye yatar?
Yargı Mercii hükmü sonucunda hükmedilen ödenek, alacaklının banka hesabına veya icra dairesine yatırılır. İcra dairesi parayı alacaklıya öder. Ödemeler genellikle banka hesabı üzerinden yapılır.
Nişanın Bozulması Ödenek İstemi Örnek Dilekçe
Nöbetçi Aile Mahkemesi’ne
DAVACI:[Ad Soyad] (TC No:…) [Adres]
VEKİLİ: [Adres]
DAVALI:[Ad Soyad] (TC No:…) [Adres]
KONU:Nişanın davalının kusurlu davranışları nedeniyle bozulmasından kaynaklanan 75.000 TL maddi ve 50.000 TL manevi ödenek talebinden ibarettir.
AÇIKLAMALAR:
- Müvekkilim ile davalı 15.06.2024 tarihinde ailelerinin de katılımıyla düzenlenen törenle nişanlanmışlardır. (EK-1: Nişan ı)
- Müvekkilim, nişanlanmanın ardından evlilik hazırlıkları için pek çok masraf yapmış, ev eşyaları almış ve düğün organizasyonu için çeşitli ödemelerde bulunmuştur. (EK-2: Faturalar ve ödeme belgeleri)
- Ancak davalı, nişanlanmadan kısa süre sonra müvekkilimin ailesine hakaret etmeye başlamış, müvekkilimin sosyal medya kullanımını kısıtlamaya çalışmış ve iş arkadaşlarıyla görüşmesini engellemeye kalkışmıştır.
- Bu aşamada davalının, eski sevgilisiyle halen görüşmeye devam ettiği ve onunla buluştuğu ortaya çıkmıştır. (EK-3: Mesajlaşma kayıtları ve )
- Yaşanan bu olaylar neticesinde müvekkilim ciddi psikolojik sorunlar yaşamış ve tedavi görmeye başlamıştır. (EK-4: Doktor raporları ve reçeteler)
- Davalının kusurlu davranışları nedeniyle nişan 10.11.2024 tarihinde bozulmuş, müvekkilim hem maddi hem de manevi açıdan büyük zarara uğramıştır.
HUKUKİ SEBEPLER:TMK m.119, 120, 121, HMK ve sair ilgili mevzuat.
DELİLLER:
- Nişan ı ve videoları
- Masraflara ilişkin fatura ve belgeler
- Mesajlaşma kayıtları
- Tanık beyanları
- Doktor raporları
- Her türlü yasal delil
SONUÇ VE İSTEM:Yukarıda açıklanan nedenlerle;
- 40.000 TL maddi ve 35.000 TL manevi tazminatın yasal aşama tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline,
- Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine hüküm verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. [Tarih]
Davacı Vekili
[İmza]
EKLER:
- Nişan ı
- Masraf belgeleri ve faturalar
- Mesajlaşma kayıtları ve
- Doktor raporları ve reçeteler
- Vekaletname
Nişanın Bozulması Ödenek İstemi ve Şekil Kuralı ile Çelişkili Yargıtay Kararları
Nişan bozma nedeniyle maddi ve manevi ödenek yasal süreci açacak kişilerinŞu hususta dikkatli olmaları gerekiyor: Yazımızın en başında “Nişanlanma, karşılıklı evlenme vaadi ile kurulan bir aile hukuku sözleşmesidir.
TMK m.118’e göre nişanlanmanın geçerli olabilmesi için tarafların karşılıklı olarak evlenme iradesini açıklamaları yeterlidir. Nişanlanma herhangi bir şekil şartına tabi değildir” demiştik.
Ancak Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin 2018 yılında verdiği iki önemli hüküm, bu yerleşik yasal anlayışla çelişir nitelikte olup, nişanlanmanın geçerliliği için bazı şekli şartlar aramaktadır. Yüksek yargı mercii bu kararlarında, “Nişanın hukuken geçerli olması için belli bir ritüel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması (ilan edilmesi) ve aile bireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir” şeklinde bir içtihat geliştirmiştir.
Bu yaklaşım, Türk özel hukukunun temel prensiplerinden biri olan sözleşme özgürlüğü ve bunun alt kolu olanŞekil serbestisi ilkelerine açıkça aykırıdır.Türk Borçlar Kanunu’nun 12.
Maddesi uyarınca sözleşmelerin geçerliliği, kanunda aksi öngörülmedikçe, hiçbir şekle bağlı değildir. TMK’da da nişanlanma için herhangi bir şekil koşulu öngörülmemiştir.
Doktrinde de nişanlanmanın şekle tabi olmadığı açıkça ve tereddütsüz bir şekilde kabul edilmektedir. Tarafların evlenme konusundaki iradeleri açık (sözle veya yazıyla) olabileceği gibi örtülü (özellikle iradeyi ortaya koyan davranışlarla) de olabilir.Nişan töreni yapılması veya yüzük takılması gibi vaziyetler, sadece tarafların bu konudaki iradelerini göstermeleri açısından bir ispat vasıtası olarak dikkate alınabilir.
Yargıtay’ın bu kararları uygulamada önemli sorunlara yol açabilecek niteliktedir. Örneğin, karşılıklı evlenme iradesiyle bir araya gelmiş, hatta evlilik hazırlıklarına başlamış çiftlerin, sırf geleneksel bir nişan töreni yapmadıkları gerekçesiyle nişanlılık statüsünden ve bunun sağladığı yasal korumadan mahrum kalmaları gibiHakkaniyete aykırı sonuçlar doğabilir.
Bu nedenle, nişan bozma nedeniyle maddi ve manevi yasal aşama açacak kişilerin, her ne kadar kanunda şekil koşulu öngörülmemiş olsa da, Yargıtay’ın bu içtihadı karşısında iddialarını ispat açısından nişanın varlığını gösteren delilleri (tanık beyanları,, yazışmalar, evlilik hazırlıklarına ilişkin belgeler vb.) özenle toplamaları ve yasal aşama dosyasına sunmaları önem arz etmektedir.
Yani sunacağınız bu deliller, yargı mercii nezdinde en az bir nişan töreni delili kadar güçlü olmalıdır. Aksi takdirde Yargıtay hükmü ile çelişmek istemeyen yerel mahkemeler davanızı reddedebilir.
İlgili karardan alıntı:
Nişan; evlenmeyaşınagelmişkızveerkeğinaileleriileyakındostlarıtarafındanyöreninörfveadetleridoğrultusundaevleneceklerineilişkinbirçeşitsözvermedir. Nişanlanma, birailehukukusözleşmesi olup, TMK’nın 118’inci maddesinde düzenlenmişveşekil koşulu koyulmamıştır.Nişanın hukuken geçerli olması için bellibirritüel içinde yapılmış olması, nişanın duyurulması(ilan edilmesi)veailebireylerinin şahitliği çerçevesinde yapılması gerekmektedir. Davacı yasal aşama dilekçesindenişanın bozulması nedeniilekişilik haklarının zedelendiğini iddia ederek, maddivemanevi ödenekilealacak isteminde bulunmuş ise de; taraflar arasında geleneksel anlamdanişanmerasimi bulunmamaktadır.
Somut olayda; taraflar gayri resmi şekildebirarayagelmişolup, bu vaziyettenişandanveyasal olarak korunması gerekenbirbirlikteliktensözedilmesi mümkün değildir.Dosya kapsamından taraflarınnişanlanmadıkları anlaşıldığına göre, taraflar arasındakiilişkinin ailehukuku prensiplerine göre değil, borçlar hukuku kurallarına, özellikle de haksız eylemeilişkinhükümlere göre değerlendirilmesi gerekmektedir.3HD Esas: 2016/22515 Hüküm: 2018/9548 Tarih: 04.10.2018
Sonuç:
Nişan bozulması hâlinde ödenek talep etmek için bir yıllık hak düşürücü süre bulunmaktadır. Bu süre içinde haklarınızı kullanmak, gerekli delilleri toplamak ve yasal süreci doğru yönetmek önemlidir. Özellikle Yargıtay’ın son yıllardaki kararları ışığında, nişanın geçerliliğini ispat edecek delillerin özenle toplanması ve saklanması gerekir. Her vaziyette, yasal haklarınızı kullanırken bir avukata danışmanız, sürecin sağlıklı yürütülmesi açısından faydalı olacaktır.
Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.
Nişan Bozma Nedeniyle Ödenek Davası