Mirasın hükmen reddi, mirasbırakanın ölümü tarihinde terekenin borca batık olduğunun açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş bulunması halinde mirasçıların mirası reddetmiş sayılmasını ifade eden özel bir miras hukuku kurumudur. Bu kurum, mirasçıların tereke borçlarından sınırsız biçimde sorumlu tutulmasını önleyen koruyucu bir işleve sahip olduğu gibi, uygulamada çoğu zaman tereke alacaklıları ile mirasçılar arasında doğan uyuşmazlıkların çözümünde belirleyici rol oynamaktadır. Bununla birlikte mirasın hükmen reddine ilişkin davalarda yalnızca terekenin borca batık olup olmadığı değil, bu davalara hangi mahkemenin bakmakla görevli olduğu da önem taşımaktadır. Özellikle 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra, yasal aşama konusunun değer ve miktarına göre görevli yargı mercii belirlenmesi yaklaşımı terk edilmiş; malvarlığı haklarına ilişkin davalarda, aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu kabul edilmiştir.

Bu nedenle mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin belirlenmesi, hem HMK. m.2 hükmü hem de Yargıtay uygulaması çerçevesinde değerlendirilmelidir.

Yargıtay uygulamasında da ifade edildiği üzere, terekenin borca batık olduğunun tespitine ilişkin mirasın hükmen reddi davalarında, davanın değerine bakılmaksızın görevli yargı mercii Asliye Hukuk Mahkemesidir. Bu davalarda görev kamu düzenine ilişkin olduğundan, mahkemece yargılamanın her aşamasında kendiliğinden gözetilmelidir(Yargıtay 2. Hd. 12.11.2003 T. 14125 E. 15438 K.).

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi’nin 2017/1987 Esas 2021/458 Hüküm sayılı hükmünde da aynı hususlar vurgulanmıştır;“…Bilindiği üzere olayları açıklamak taraflara, yasal nitelendirmede bulunmak hakime aittir (HMK.

M.31,33). Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu görevli mahkemenin tayin ve tespitinde yasal aşama konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın mal varlığı haklarına ilişkin davalarda, görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk yargı makamı olduğunu hükme bağlamıştır (HMK. m.2/1). Bu nedenle, mirasın hükmen reddi davasında GÖREVLİ YARGI MERCII ASLİYE HUKUK MAHKEMESİDİR.”

Yargıtay 20. Hukuk Dairesi’nin 2015/16253 Esas 2016/2200 Hüküm sayılı hükmünde da aynı görüş mevcuttur;“…23.12.1942 günlü ve 24/29 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararına göre, “mirasın hükmen reddi davasında görevli yargı mercii borç miktarına göre belirlenir.

Davanın açıldığı tarihten önce yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK’nın 2. Maddesinde ise asliye hukuk ve sulh hukuk mahkemesinin görevli olup olmadığının tayin ve tespiti konusunda, yasal aşama konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk yargı makamı olduğu hükme bağlanmıştır. Kanunda bu konuda aksine bir düzenleme bulunmadığına göre, HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra terekenin borca batık olduğunun tespitine, “mirasın hükmen reddine” ilişkin olarak açılacak davalarda davanın değerine bakılmaksızın ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ GÖREVLİDİR. Bu vaziyette işbu uyuşmazlığın, Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir.’’

Sonuç olarak, mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin belirlenmesinde artık davanın parasal değeri veya tereke borçlarının miktarı esas alınmamaktadır. 6100 sayılı HMK. m.2 ile benimsenen sistem gereğince, malvarlığı haklarına ilişkin davalarda aksine özel bir düzenleme bulunmadıkça genel görevli yargı mercii Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Mirasın hükmen reddi davaları da terekenin borca batık olduğunun tespiti ve bu tespitin mirasçılar bakımından doğurduğu yasal sonuçlarla ilgili olduğundan, bu davaların Asliye Hukuk Mahkemesinde görülmesi gerekir. Görev kuralının kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle, yargı mercii bu hususu taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında kendiliğinden dikkate almakla yükümlüdür. Yargıtay’ın güncel uygulaması da bu yönde istikrar kazanmış olup, HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra mirasın hükmen reddi davalarında görevli mahkemenin davanın değerine bakılmaksızın Asliye Hukuk Yargı Makamı olduğu açıkça kabul edilmektedir.