Marka Hakkına Tecavüz Suçu Nedir?

Marka hakkına tecavüz suçu, başkasına ait tescilli bir markanın yetkisiz ve haksız bir şekilde kullanılmasıyla meydana gelir. Bu suç, iktibas (aynen taklit) veya iltibas (karıştırma) suretiyle işlenir. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 30. maddesinde düzenlenen cezai hükümler, marka hakkına karşı işlenen diğer suçlarda olduğu gibi bu suç için de geçerlidir.

Marka hakkına tecavüz suçunun oluşabilmesi için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır. Kanun, ceza hukuku açısından yalnızca tescilli markayı korur. Tescilli marka sahibi, markasının izinsiz kullanımını, taklidini vb. fiilleri engellemek için şikayetçi olarak ceza davası açılmasını sağlayabileceği gibi özel hukuk davaları da açabilir (SMK m.7/2).

Marka Hakkına Tecavüz Sayılan Fiiller

6769 sayılı SMK'nın 29. maddesinde marka hakkına tecavüz sayılan fiiller şu şekilde sayılmıştır:

  • Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı 7. maddede belirtilen biçimlerde kullanmak.
  • Marka sahibinin izni olmaksızın, markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markayı taklit etmek.
  • Markayı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullanmak suretiyle markanın taklit edildiğini bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde tecavüz yoluyla kullanılan markayı taşıyan ürünleri satmak, dağıtmak, başka bir şekilde ticaret alanına çıkarmak, ithal işlemine tabi tutmak, ihraç etmek, ticari amaçla elde bulundurmak veya bu ürüne dair sözleşme yapmak için öneride bulunmak.
  • Marka sahibi tarafından lisans yoluyla verilmiş hakları izinsiz genişletmek veya bu hakları üçüncü kişilere devretmek.

Ancak, bu maddede yer alan tüm ihlaller marka hakkına tecavüz suçunu oluşturmaz. Kanunda sadece iktibas ve iltibas suretiyle marka hakkına yapılan tecavüzler suç olarak düzenlenmiştir.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunun Cezası

6769 sayılı SMK'nın 30. maddesinde marka hakkına tecavüz suçunun cezası düzenlenmiştir:

  • Başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek mal üreten veya hizmet sunan, satışa arz eden veya satan, ithal ya da ihraç eden, ticari amaçla satın alan, bulunduran, nakleden veya depolayan kişi bir yıldan üç yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Marka koruması olduğunu belirten işareti mal veya ambalaj üzerinden yetkisi olmadan kaldıran kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Yetkisi olmadığı hâlde başkasına ait marka hakkı üzerinde devretmek, lisans veya rehin vermek suretiyle tasarrufta bulunan kişi iki yıldan dört yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.
  • Bu maddede yer alan suçların bir tüzel kişinin faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ayrıca bunlara özgü güvenlik tedbirlerine hükmolunur.
  • Bu maddede yer alan suçlardan dolayı cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır.
  • Bu maddede yer alan suçların soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlıdır.
  • Başkasının hak sahibi olduğu marka taklit edilerek üretilmiş malı, satışa arz eden veya satan kişinin bu malı nereden temin ettiğini bildirmesi ve bu suretle üretenlerin ortaya çıkarılmasını ve üretilmiş mallara elkonulmasını sağlaması hâlinde hakkında cezaya hükmolunmaz.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunun Unsurları

Marka hakkına tecavüz suçu, herkes tarafından işlenebilecek bir suçtur. Tüzel kişiler fail olamaz; ancak tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbiri yaptırımına başvurulabilir. Güvenlik tedbirleri kapsamında tüzel kişinin izninin iptali veya müsadere kararı verilebilir (TCK m.60).

Mağdur veya suçtan zarar gören kişi, marka hakkı iktibas veya iltibas suretiyle tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişidir. Şikayet hakkı mağdur veya suçtan zarar gören gerçek ve tüzel kişilere aittir.

Suç kasten işlenebilir. Fail, kanuni tanımda yer alan fiilleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Taksirli davranışlar cezalandırılmaz.

Marka hakkına tecavüz suçundan cezaya hükmedebilmek için markanın Türkiye'de tescilli olması şarttır. Marka tescilli değilse, tanınmış bir marka olsa dahi ceza hukuku korumasından faydalanamaz. Türk marka hukukunda tescil ilkesi gereği, marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil işlemini yaptırarak bu hakkı kazanır. Ceza hukuku bakımından tescil ilkesi zorunludur ve istisna bulunmamaktadır. Tanınmış markalar tescilsiz oldukları mal ve hizmet sınıflarında hukuki yoldan korunsa da, suçta ve cezada kanunilik ilkesi gereği cezai koruma tescille sınırlıdır.

Tescilli bir markanın korumadan yararlanabilmesi, tescil edildiği şekilde ve tescil edildiği veya benzeri mal ve/veya hizmetlerde kullanılmasıyla mümkündür. Örneğin, sadece giysiler sınıfında tescil edilmiş bir marka, inşaat hizmetleri sektöründe kullanıldığında marka hakkına tecavüz suçu oluşmaz; somut olayın özelliğine göre Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen haksız rekabet suçu gündeme gelebilir (Y7CD-K.2022/506).

Marka hakkına tecavüz suçu bir tehlike suçu olduğundan, suçun oluşması için zarar meydana gelmesi aranmaz. Örneğin, tescilli markaya ait ürünler satışa arz etmek üzere depoda tutulsa bile suç oluşur.

İktibas ve İltibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz

İktibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz Suçu

İktibas, markanın bire bir taklit edilmesidir. Tescilli markanın aynısının veya ayırt edilemeyecek derecede benzerinin, izin veya hak sahibi olunmadan, tescilli markanın tescil edildiği aynı çeşit mal veya hizmetlerde kullanılmasıdır. Örneğin, tescilli bir markanın tıpatıp aynısı olan, ancak küçük bir ayrıntı olarak üzerine bir çizgi çizilerek üretilmiş tişört, tescilli markayla ayırt edilemeyecek düzeyde benzerlik oluşturduğundan iktibas suretiyle marka hakkına tecavüz suçu meydana gelir (SMK m.30/1). İktibas suçunun oluşması için taklit, tescilli markanın tescil edildiği mal ve hizmet türünde yapılmalıdır.

İltibas Suretiyle Marka Hakkına Tecavüz Suçu

İltibas, bir benzerini kullanmak suretiyle tüketiciler tarafından markanın karıştırılmasına neden olmaktır. İltibas, tüketicinin markayı karıştırma ihtimalidir. Taklit ürünün tescilli markayla bir benzerliği vardır ve bu benzerlik karıştırılma ihtimaline yol açar. Benzerlik, ilk görünüm itibariyle ilk bakışta anlaşılamayacak şekilde olmalıdır. Taklit ürünün tüketici nezdinde bıraktığı genel izlenim, tescilli marka ile karıştırılmasına neden oluyorsa iltibas mevcuttur.

Marka Hakkına Tecavüz Suçunda Seçimlik Hareketler

6769 sayılı SMK'nın 30. maddesi ile marka suçlarının kapsamı genişletilmiştir. Buna göre, başkasına ait marka hakkına iktibas veya iltibas suretiyle tecavüz ederek aşağıdaki seçimlik hareketlerin yapılmasıyla marka hakkına tecavüz suçu oluşur:

  • Mal üretme veya hizmet sunma,
  • Satışa arz etme veya satma,
  • İthal veya ihraç etme,
  • Ticari amaçla satın alma, bulundurma, nakletme veya depolama.

Marka Hakkına Tecavüz Suçu Şikâyeti Nasıl Yapılır?

Marka hakkına tecavüz suçu şikayete bağlı bir suçtur. Tescilli marka sahibi, mağdur veya suçtan zarar gören gerçek veya tüzel kişiler, Cumhuriyet savcılığına şikayet başvurusunda bulunarak ceza davası açılmasını sağlayabilir. Savcılık, şikayet üzerine derhal açık kaynak araştırması yaparak internet üzerinden işlenen marka suçlarını tespit eder. Marka suçları, sosyal medya hesapları (Facebook, Instagram, Twitter vb.) veya online alışveriş siteleri üzerinden yoğun şekilde işlenmektedir.

Şikayet hakkı, marka hakkı iktibas veya iltibas suretiyle tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişilere aittir. Şikayet süresi ve usulü, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun ilgili hükümlerine tabidir.