Suç şüphesi altında bulunan kişinin hâkim kararı olmaksızın geçici olarak özgürlüğünün kısıtlanması hâlidir. Yakalamanın temel amacı, yakalanan kişiyi yetkili ve görevli adli merci önüne çıkarmaktır.
Önleme Yakalaması
PVSK içeriğinde “durdurma önlemi” olarak düzenlenmiştir. Durdurma önleminin özellikleri şunlardır:
- Bir suçun işlenmesini önlemek
- Suç işlendikten sonra kaçan faillerin yakalanmasını sağlamak
- Hakkında yakalama emri verilmiş olan kişileri tespit etmek
- Kişilere ve topluma yönelik mevcut tehlikeyi önlemek
Durdurma yetkisinin kullanılabilmesi için polisin tecrübesine ve içinde bulunduğu duruma dayanan makul bir sebebin olması gerekmektedir.
Keyfilik oluşturacak şekilde durdurma işlemi yapılamaz. Kolluk durdurma önlemini alırken hâkim kararı veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde cumhuriyet savcısının yazılı emri ile hareket etmek zorunluluğundadır.
Adli Yakalama
Soruşturma evresinde çağrı üzerine gelmeyen veya çağrı yapılamayan şüpheli hakkında savcının istemi üzerine sulh ceza hâkimliği tarafından yakalama emri çıkarılabilir. Kovuşturma evresinde ise kaçak sanık hakkında resen veya savcının talebi üzerine mahkeme yine bu yakalama emrini düzenleyebilmektedir.
Hâkim kararı olmaksızın yakalama ancak suçüstü hâlinde veya gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde yapılabilmektedir.
- Kişiye suç işlerken rastlanılması
- Suçüstü bir eylemden sonra kişinin kaçma olasılığının bulunması
- Kişinin kimliğinin saptanmasının olanaksız olması
Yakalama için kuvvetli suç şüphesi aranmaktadır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’ne göre makul şüphe de kafidir. Öyle ki yakalamada kolluk görevlilerinin kimi zaman zor kullanmak mecburiyetinde kalması olasıdır.
Zor kullanma yetkisi, direnmenin derecesine göre değişmektedir. Şayet zor kullanılacaksa ilk olarak mutlaka “ihtar” yapılması zaruridir. Durumun olağan akışına göre güç kullanımı arttırılabilir ancak burada muhakkak “orantılılık ilkesi” nazara alınmak durumundadır. Kolluğa şüphelinin etkisiz hâle getirilemediği durumlarda yakalanması amacıyla uyarı niteliğinde ateş etme yetkisi verilmiştir.
Ancak bu yetki kesinlikle öldürücü mahiyette olmamalıdır. Şüphelinin kaçmasını engellemek maksadıyla yapılmalıdır. Polis, silah kullanma yetkisini meşru savunma hakkının kullanılmasında, bedeni kuvvet ve maddi güç kullanarak etkisiz hâle getiremediği direnişi kırmak amacıyla hakkında tutuklama, yakalama, gözaltı kararı verilen kişileri ya da suçüstü hâlinde şüphelinin yakalanması amacıyla kullanabilmektedir. Polis öncelikle “dur” çağrısında bulunarak uyarı niteliğinde ateş edebilmektedir.