Kamulaştırma Bedelinin Depo Edilmesine İlişkin İhtarlı Davetiyenin Tebliği

Kamulaştırma bedelinin depo edilmesine ilişkin ihtarlı davetiyenin, davacı idarenin Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde kayıtlı adresine tebliğ edilmesi gerekir.

T.C. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu

Esas No: 2024/5-570
Karar No: 2025/569

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
Y A R G I T A Y İ L Â M I

İncelenen Kararın

Mahkemesi: Antalya 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
Tarihi: 04.04.2024
Sayısı: 2024/48 E., 2024/232 K.

Özel Daire Kararı

Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin 30.11.2023 tarihli ve 2023/5659 Esas, 2023/11941 Karar sayılı bozma kararı.

Taraflar arasındaki kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı idare vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, İlk Derece Mahkemesi tarafından Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir.

Direnme kararı davacı idare vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan gündem ve dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. Dava

Davacı idare vekili dava dilekçesinde; Antalya ili Kepez ilçesi Avni Tolunay Mahallesinde bulunan 1.075,89 m2 yüzölçümlü 28.47 ada 13 parsel sayılı taşınmazın 373,66 m2'lik bölümünün kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.

II. Cevap

Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacı idare tarafından kamulaştırma bedelinin mahkemece tespitinin istenebilmesi için kamulaştırmayı yapan idare tarafından 2942 sayılı Kanun'daki prosedüre uygun olarak anlaşarak satın alma girişiminde bulunmuş olmasının gerektiğini, davacının pazarlıkla satın alma usulünün denendiğini ve sonuç alamadığını ileri sürmüş ise de bu yöndeki işlemlerin eksik olduğunu, dava şartının yerine getirilmediğini, dosyada pazarlık görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını ispatlayan bir belgenin mevcut olmaması nedeniyle kamulaştırma bedelinin mahkemece tespitini isteme konusunda dava hakkının doğmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İlk Derece Mahkemesi Kararı

İlk Derece Mahkemesinin 05.07.2022 tarihli ve 2018/255 Esas, 2022/534 Karar sayılı kararıyla; kamulaştırma bedelinin verilen süreler içerisinde depo edilmemesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İstinaf

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 22.02.2023 tarihli ve 2022/3591 Esas, 2023/218 Karar sayılı kararıyla; davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. Bozma ve Bozmadan Sonraki Yargılama Süreci

A. Bozma Kararı

  1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
  2. Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

"... Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukukî nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir."

Yapılan incelemede 10.03.2022 tarihli duruşmada davacı vekilinin hazır olduğu, kamulaştırma bedelinin yatırılması için süre verildiği ve sürenin kesin olmadığı, 17.05.2022 tarihli duruşmada ise davacı vekilinin mazeretli olduğu, 15 günlük kesin süre verildiği, kesin süre sonunda kamulaştırma bedelinin yatırılmaması durumunda davanın reddedileceğinin ihtarına karar verildiği, duruşma tutanağının davacı vekili davacı vekilinin elektronik tebligat adresine 22.05.2022 tarihinde tebliğ edildiğine dair Ulusal Elektronik Tebligat Sistemi (UETS) e-tebliğ mazbatası görülmüşse de, UETS adresinin adı geçen avukata ait olduğu, 7201 sayılı Tebligat Kanunun 7/a maddesine ve Elektronik Tebligat Yönetmeliği'nin "Tebligatın Elektronik Yolla Yapılmasının Zorunlu Olanlar" Başlıklı 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde davacı idareninde sayıldığı 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun 3 üncü fıkrasına göre ise ‘Birinci ve ikinci fıkra hükümlerine göre elektronik yolla tebligatın zorunlu bir sebeple yapılamaması hâlinde bu Kanun'da belirtilen diğer usullerle tebligat yapılır.’ hükmünün bulunduğu, Kanun'un 35 inci maddesi 4 üncü fıkrasına göre, Tüzel kişilere daha önce tebligat yapılmamış olsa bile, tüzel kişiler bakımından resmî kayıtlardaki adresleri esas alınacağından ve bu madde hükümleri uygulayacağından; avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olduğu anlaşıldığından kararın bozulması gerekir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Verilen Direnme Kararı

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; muhatabın Tebligat Kanunu'nun 7/a maddesi kapsamında olmasının, Tebligat Kanunu'nun 11. maddesine göre "Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır" kuralının istisnasını teşkil etmediği, vekil ile temsilin bulunmaması hâlinde bu kurumlara elektronik tebligat ile tebliğ yapılması gerektiği, bu nedenle eldeki davada bedelin depo edilmesine ilişkin ihtaratı içeren tebligatın davacı vekilinin kendi Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde (UETS) kayıtlı adresine 22.05.2022 tarihinde yapıldığı, tebligatta bir usulsüzlük bulunmadığı, anılan tebliğ işlemine rağmen davacı tarafın, mahkemece belirlenen kamulaştırma bedelini 05.07.2022 tarihli duruşma gününde depo ettirmediği gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.

VI. Temyiz

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen direnme kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde; eldeki davada kamu yararının esas olduğu, kamulaştırma bedelinin de idare tarafından yatırıldığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Uyuşmazlık

Direnme yolu ile Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuşmazlık; kamulaştırma bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkin eldeki davada; kamulaştırma bedelinin depo edilmesine ilişkin ihtarlı davetiyenin, davacı idare vekilinin kişisel elektronik posta adresine mi yoksa davacı Karayolları Genel Müdürlüğünün Ulusal Elektronik Tebligat Sisteminde (UETS) kayıtlı adresine mi tebliğ edilmesi gerektiği, buradan varılacak sonuca göre avukatın kişisel elektronik posta adresine yapılan tebligatın usulsüz olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

D. Gerekçe

1. İlgili Hukuk

  • 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 7/a maddesi,
  • Elektronik Tebligat Yönetmeliğinin (Yönetmelik) 5 ve 9. maddeleri,

2. Değerlendirme

Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle ilgili kavram ve yasal düzenlemelerin kısaca açıklanmasında yarar vardır.

Bilindiği üzere Kamulaştırma Kanunu, kamu yararının gerektirdiği hâllerde gerçek ve özel hukuk tüzel kişilerinin mülkiyetinde bulunan taşınmaz malların, Devlet ve kamu tüzel kişilerince kamulaştırılmasında yapılacak işlemleri, kamulaştırma bedelinin hesaplanmasını, taşınmaz malın ve irtifak hakkının idare adına tescilini, kullanılmayan taşınmaz malın geri alınmasını, idareler arasında taşınmaz malların devir işlemlerini, karşılıklı hak ve yükümlülükler ile bunlara dayalı uyuşmazlıkların çözüm usul ve yöntemlerini düzenler (2942 sayılı Kanun md. 1).

2942 sayılı Kanun’un 10. maddesinin 1 ve 8. fıkraları; "Kamulaştırmanın satın alma usulü ile yapılamaması halinde idare, 7 nci maddeye göre topladığı