Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
Çalıştığı işyerindeki başvuru formunda bulunan sorulara yanlış beyanda bulunan işçi, bu vaziyet ortaya çıkınca işten atıldı. Yüksek Yargı Mercii, işçinin işverene yalan beyanda bulunmasınıAhlakVeIyi niyetKurallarına uygun davranmadığı ve işverenin feshinin haklı olduğuna hükmetti.
Karıştığı adli bir olaydan dolayı aldığı denetimli serbestlik cezasını işverenden saklayan işçi hakkında güncel bir hüküm verildi. İş Mahkemesi’nde yasal aşama açan işçi, işe iade hakkını kullanmak istedi.
Davalı işveren ise davacı hakkında ‘kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek veya bulundurmak’ şüphesiyle soruşturma geçirdiğinin tespit edildiğini belirtti.
Kamu davasının ertelenmesine dair kararın bulunmasına rağmen davacınınYanlış beyanda bulunarakIşvereni yanıltması gerekçesiyle iş akdinin haklı nedenle feshedildiğini beyanla davanın reddini savundu.
Yargı Mercii, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin esasında ahlak ve iyi niyet kuralları geçerli olduğuna dikkat çekerek davayı reddetti. Davacının istinaf başvurusunu değerlendiren Bölge Adliye Yargı Makamı, işçiyi haklı buldu. Kararda,
“İşveren vasıtasıyla düzenlenmesi istenilen Güvenlik Soruşturması ve Arşiv Kaydı Formunda yer alan ‘Hakkınızda verilmiş mahkumiyet hükmü (ertelenmiş, paraya çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geriye bırakılması dahil )veya devam eden ceza yasal süreci var mı?’ sorularına hayır cevabı vermiş ise de ilgili formun ise taraflar arasındaki iş sözleşmesi devam ederken düzenlendiği anlaşılmaktadır. Öte yandan, ilgili formda yer alan sorular ile davacı hakkında verilmiş bir mahkumiyet hükmü veya yargılama bulunup bulunmadığı öğrenilmek istenmiştir.
Numarası belirtilen ‘kamu davasının açılmasının ertelenmesi’ hükmü niteliği itibari ile mahkumiyet hükmü değildir. Anılan suça ilişkin davacı hakkında ceza yasal süreci açılmamıştır. 4857 Sayılı Yasanın 25/II-a bendi koşulları oluşmadığından işveren vasıtasıyla gerçekleştirilen feshin haklı nedene dayandığı yönündeki yargı mercii kabulü isabetsizdir gerekçesiyle davanın kabulüne hüküm verilmiştir.”
Denildi.
Yargıtay’ın Bu Konudaki Görüşü
Davada son noktayı koyan Yargıtay, Bölge Adliye Yargı Makamı kararını ortadan kaldırdı. Yargıtayhükmünde şu ifadelere yer verildi:
“İş Yasanın 25/II-a maddesi gereğince iş sözleşmesi yapıldığı sırada bu sözleşmenin esaslı noktalarından biri için gerekli vasıflar veya şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek yahut gerçeğe uygun olmayan bilgiler veya sözler söyleyerek iş vereni yanıltması haklı nedenle derhal fesih sebebidir. Davacının davalı iş yerinde iş sözleşmesinin yenilenmesi sırasında başvuru formunu doldururken herhangi bir suçtan dolayı yargılandınız mı, hakkınızda verilmiş bulunan mahkumiyet hükmü (ertelenmiş, paraya çevrilmiş, hükmün açıklanmasının geri bırakılması da dahil) veya halen devam eden ceza yasal süreci bulunup bulunmadığı sorularına hayır cevabı verdiği, ancak davacı hakkında Cumhuriyet Başsavcılığı’nın soruşturma hükmü ile kullanmak için uyuşturucu ve uyarıcı madde kabul etmek veya bulundurmak suçundan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süreyle tedavili denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair hüküm verildiği anlaşılmıştır.
Davacı vasıtasıyla doldurulan formda hakkındaki kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararını işverenden gizleyerek ahlak ve iyi niyet kurallarına uygun davranmadığı ve işverenin feshinin haklı olduğu anlaşılmış olup davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabul edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. Belirtilen nedenlerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi hüküm verilmesi gerekmiştir.”
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.