Yasal itilaflarda hak kayıplarının önüne geçebilmek adına yasal süreçlerin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Bu yazımızda konuyla ilgili bilmeniz gereken temel yasal esasları derledik.
YARGITAY
9. HUKUK DAİRESİ
Esas Numarası: 2014/35917
Hüküm Numarası: 2016/6976
Hüküm Tarihi: 23.3.2016
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı avukati, Davacının davalı şirketin şubesinde çalışmakta iken iş akdinin feshedildiğini ve Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2012/101 esas 2013/57 hüküm sayılı dosyaları ile işe iade yasal süreci açtığını, yargı mercii kararının davacı yönünden 20.09.2013 tarihinde kesinleştiğini, 10 günlük süre dolmadan 4.
Noterliğinden gönderilen yazı ile işe iade müracaatında bulunduğunu, işe kabul edilmemesi üzerine Anadolu 18. İcra Müdürlüğünün 2013/17556 esas sayılı dosyası ile 8 aylık maaş tutarındaki tazminatın tahsili yönünde icra takibine geçtiğini, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, bu sebeplerle davalının itirazının iptaline, %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline hüküm verilmesini talep ve yasal aşama etmiştir.
B) Davalı avukatinin Cevabının Özeti:
Davalı avukati, davacının Anadolu 12. İş Mahkemesinin 2012/101 esas 2013/87 hüküm sayılı yasal aşama sonunda davanın kabulü ile davacının işe iadesi hüküm verildiğini, bu kararın temyiz edilmesi sonucunda Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 2013/15083 esas 2013/16422 hüküm sayılı onama ilamları ile kesinleştiğini,30.09.2013 tarihinde işe iade talebinde bulunulduğunu, kesinleşen yargı mercii kararının tebliğ tarihi itibariyle 10 gün içinde başvuruda bulunması gerektiğiniancak davacının 10 günlük süre içinde başvuruda bulunmadığını savunarak davanın reddine hüküm verilmesini istemiştir.
C) Yerel Yargı Mercii Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının davalı işverene ait iş yerinde çalışmakta iken iş akdinin feshedilmesi nedeniyle Anadolu 12.
İş Mahkemesinin 2012/101 esas sayılı dosyası ile işe iade yasal süreci açtığı, yargı mercii vasıtasıyla davacının işe iadesine, 10 iş günü içinde işe başlamak üzere işverene başvurması sonucunda işverence işe başlatılmaması halinde 4 aylık brüt ücreti tutarında tazminatın ve 4 aylık ücret ve diğer hakların ödenmesi gerektiğinin tespitine hüküm verildiği, kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 04.07.2013 tarih, 2013/15083 esas, 2013/16422 hüküm sayılı ilamları ile onanarak kesinleştiği, onama ilamının davacı avukatine 14.08.2013 tarihinde tebliğ edildiği, davacının işe iade başvurusu için süresinin 24.08.2013 tarihinde dolduğu, ancak davacı avukati vasıtasıyla 4. Noterliği aracılığıyla 30.09.2013 tarihinde işe başlatma iradesinin davalı işverene bildirdiği, işe iadesinin kabul edilmediği iddiasıyla iş güvencesi ödeneği ve boşta geçen süreye ait ücretlerinin tahsili yönünde Anadolu 18. İcra Dairesinin 2013/17556 esas sayılı icra dosyaları ile icra takibine geçtiği, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı onama ilamını 14.08.2013 tarihinde tebliğ almasına rağmen 10 iş günü geçtikten uzun bir süre sonra 30.09.2013 tarihinde davalı işverene işe iade başvurusunda bulunduğu, süresinde yapılmayan işe iade başvurusunun geçerli olmadığı, davacının iş güvencesi ödeneği ve boşta geçen süreye ait ücrete hak kazanamayacağı gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiştir.
D) Temyiz:
Hüküm süresinde davacı avukatince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasında işe iade kararının kesinleşmesinden itibaren 10 gün içinde işverene başvurulup başvurulmadığı konusunda itilaf mevcuttur.
4857 sayılı İş Kanunu'nun 21/5.
Maddesi gereğince işçi kesinleşen yargı mercii kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvurmak zorundadır. Aynı madde gereğince kesinleşme şerhi verilen yargı mercii kararının işçiye tebliği mecburidir. Sadece onama ilamının tebliği kesinleşme şerhli hüküm tebliğ edilmediğinden geçerli değildir. Dosya içeriğine göre, kesinleşme şerhi 19/09/2014 tarihinde verilmiştir.
Davacı avukatinin bu tarihte hükmü tebliğ aldığına dair bir delil yoktur. Somut maddi vakıaya göre davacının süresinde başvurduğunun kabulü ile gerekirken yerinde değerlendirme ile davanın reddine hüküm verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23/03/2016 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.
Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.