Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.

İşçi alacakları 4857 Sayılı İş Kanunu’muzda düzenlenmiş olup işçinin çalışması ve emeğinin karşılığı olan ücret, ödenek vb. Şeklindeki parasal değerlerdir.

İşçilerin çalıştıkları iş yerlerinden ayrılmaları veya çıkartılmalarıyla işçilik hak ve alacakları sorunu ortaya çıkmaktadır. Çoğu zaman işveren ve işçi bu konuda uyuşmazlığa düşmekte ve işçilik hak ve alacakları yasal aşama yoluyla yargıya taşınmaktadır.

İş süreçlerinde işçi lehine hükmedilen alacaklar çoğu zaman brüt olarak hüküm altına alınmakta kesintilerin infaz aşamasında dikkate alınmasına hüküm verilmektedir.

İcra takibinde ilk olarak mahkemenin alacakları brüt olarak mı hüküm altına aldığına bakılmalıdır. Eğer işçi alacakları brüt olarak hüküm altına alınmışsa gerekli kesintiler yapılarak alacaklar nete çevrilmeli ve bu miktarlar üzerinden takibe konulmalıdır.

İşçi alacaklarının nete çevrilmeden brüt olarak ilamlı icra takibine konulması ilama aykırılık niteliğinde olup şikâyete konu olmaktadır. Bahsi geçen şikâyet ilamlı icra takibinde ilama ayrılık niteliğinde olması nedeniyle kamu düzenine ilişkindir ve süresiz olarak icra mahkemesinde şikâyet yoluyla yasal aşama edilebilir.

Konu ile ilgili Yargıtay Hükmü şu şekildedir;

T. C.

YARGITAY8. HUKUK DAİRESİE. 2015/17339K. 2015/20274T. 12.11.2015

ÖZET:Yasal Aşama; takibin iptali istemine ilişkindir. İlamlı icra takibinde, alacak kalemlerinin brüt olarak istendiği ve yasal kesintilerin yapılmadığı yönündeki şikâyet ilama aykırılık niteliğinde olup bu tür şikâyetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak İcra Yargı Makamı önüne getirilebilir. Bu vaziyette Mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, şikâyetin süreden reddi doğru değildir.

YASAL AŞAMA:Yukarıda tarih ve numarası yazılı Yargı Mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davacı vasıtasıyla istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden Daire'ye gönderilmiş olup, yasal aşama dosyası için Tetkik Hakimi vasıtasıyla düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

HÜKÜM:Borçlu avukati, alacaklı vasıtasıyla 1.

Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 20.01.2015 tarih ve 2013/216 Esas, 2015/49 Hüküm sayılı ilamına istinaden İcra Müdürlüğü'nün 2015/1229 Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde, alacak kalemlerinin brüt olarak istendiğini, yasal kesintilerin yapılmadığını belirterek takibin iptaline hüküm verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece, icra emrinin tebliğinden itibaren 7 günlük şikâyet süresi geçirildiğinden, süre yönünden şikâyetin reddine hüküm verilmiş hüküm borçlu avukatince temyiz edilmiştir.

İlamlı icra takibinde, alacak kalemlerinin brüt olarak istendiği ve yasal kesintilerin yapılmadığı yönündeki şikâyet ilama aykırılık niteliğinde olup bu tür şikâyetler kamu düzenine ilişkin olması nedeniyle süresiz olarak İcra Yargı Makamı önüne getirilebilir.( HGK’nun 21.06.2000 tarih, 2000/12-1002 sayılı Hükmü )

Bu vaziyette Mahkemece gerektiğinde bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, şikâyetin süreden reddi doğru değildir.

SONUÇ:Borçlu avukatinin temyiz itirazlarının kabulü ile Yargı Mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve 6100 sayılı HMK'nun Geçici3. Maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'nun 428. Maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK'nun 388/4. ( HMK m.297/ç ) ve İİK'nun 366/3. Maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde hüküm düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve 27,70 TL peşin harcın istek halinde davacıya iadesine, 12.11.2015 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.”

Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.