Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
2. Hukuk Dairesi 2022/8519 E., 2022/7996 K."İçtihat Metni"MAHKEMESİ: Aile Yargı Makamı Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi venumarası gösterilen hüküm davacı-davalı erkek vasıtasıyla kusur belirlemesi ve reddedilen tazminattalepleri yönünden, davalı-davacı kadın vasıtasıyla ise erkeğin kabul edilen boşanma davasının tamamıyönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:1-Davalı-davacı kadın, temyiz dilekçesinde adli yardım talebinde bulunmuştur. Adli yardıma ilişkin usul veesaslar Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334-340.Maddelerinde düzenlenmiş olup, aynı Yasanın 336/3. maddesine göre adli yardım talebi yasa yollarına başvuru sırasında Yargıtaya da yapılabilir ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 337/1. Maddesi uyarınca duruşma yapmaksızın talep hakkında hüküm verilebilir. Davalı-davacının adli yardım talebini içeren dilekçesi ve dosya kapsamındaki belge ve bilgiler hep birliktedeğerlendirildiğinde; kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zor duruma düşürmeksizin ödemesigereken yasa yoluna başvuru giderlerini kısmen veya tamamen ödeme gücünden yoksun olduğukanaatine varıldığından, davalı-davacı kadının adli yardım talebinin kabulüne hüküm vermek gerekmiştir.2-Dosyadaki yazılara, mahkemece bozma hükmü gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamıdışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ait temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkünbulunmamasına göre, davalı-davacı kadının tüm temyiz itirazları yersizdir.3-Davacı-davalı erkeğin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; a) Dosyadaki yazılara ve mahkemece uyulan bozma hükmü gereğince hüküm verilmiş olmasına göre, davacı-davalı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yersizdir. b) Yasal Aşama; erkek vasıtasıyla açılan ve Türk Medeni Kanunu'nun 166/1 maddesinde düzenlenen boşanmadavası, birleşen yasal aşama ise kadın vasıtasıyla açılan ve Türk Medeni Kanunu'nun 197. Maddesinde düzenlenentedbir nafakası davasıdır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda taraflara herhangi birkusur yüklenmeden, ispatlanamadığı gerekçesiyle erkeğin boşanma davasının reddine hüküm verilmiştir. Hükmün davacı-davalı erkek vasıtasıyla istinafı üzerine bölge adliye mahkemesince verilen esastan retkararı yine davacı-davalı erkek vasıtasıyla temyiz edilmiş olup Dairemizin 06.12.2021 günlü ilamı ile "...her ne kadar ilk derece mahkemesince.... Ileri sürülen vakıalar ispatlanamadığından davanın reddine kararverilmiş ise de; tanık beyanları dikkate alınmasa dahi dosya arasında bulunan bakım evi kayıtları ilekadının erkek ile ilgilenmediği, onu ziyaret dahi etmediğine ilişkin vakıaların kanıtlandığı gözetilerek, davanın kabulüne hüküm verilmesi gerekirken delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülerek davanınispatlanamadığından reddinin doğru olmadığı..." gerekçesiyle bölge adliye mahkemesinin esastan retkararı kaldırılarak ilk derece yargı makamı hükmü bozulmuş, dosya ilk derece mahkemesine gönderilmiştir. İlkderece mahkemesince bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; son 5 yıldır bakım evinde bulunandavacı-davalı erkeği bu süre zarfında hiç ziyaret etmeyen, onunla ilgilenmeyen, bu suretle erkeğe duygusalşiddet uygulayan davalı-davacı kadın ile tarafların fiilen birlikte yaşadıkları süre zarfında müşterek evin vekadının maddi ihtiyaçlarını karşılamayan, fiili ayrılık döneminde müşterek konutu satarak kadın veçocukları müşterek evden çıkmak zorunda bırakan, bu suretle kadına ekonomik şiddet uygulayan davacı-davalı erkeğin boşanmaya yol açma veren olaylarda eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle erkeğin boşanmadavasının kabulü ile tarafların boşanmalarına, davacı-davalı erkeğin ödenek taleplerinin eşit kusurnedeniyle reddine hüküm verilmiş, hüküm bu...
Her iki tarafça yukarıda sınırlandırıldığı şekilde temyizedilmiştir. İlk derece yargı makamı bozma öncesi kurmuş olduğu ilk hükümde davacı-davalı erkeğe “Ekonomik şiddet”vakıasını kusur olarak yüklememiş ve bu hüküm davalı-davacı kadın vasıtasıyla istinaf ve temyizedilmeyerek bu yönden davacı-davalı erkek yararına usûli kazanılmış hak oluşmuştur. Bozma sonrası ilkderece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davacı-davalı erkeğin bu usûli kazanılmış hakkınaaykırı olacak şekilde anılan vakıanın davacı-davalı erkeğe kusur olarak yüklenilmesi ve bunun sonucuolarak boşanmaya yol açma veren olaylarda tarafların eşit kusurlu olduklarının kabulü doğru olmamıştır. Somut olayda boşanmaya yol açma veren olaylarda kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlarıuyarınca davalı-davacı kadın tam kusurlu olup, yanılgılı gerekçe ile tarafların eşit kusurlu olduklarınınkabulü doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. c) Yukarıda (3/b) bendinde açıklandığı üzere boşanmaya yol açma veren olaylarda davalı-davacı kadıntam kusurlu olup, kadının bu kusurlu davranışları her ne kadar erkeğin kişilik haklarına saldırı teşkiletmiyor ise de davacı-davalı erkek yararına somut olayda Türk Medeni Kanunu'nun 174/1 maddesikoşulları oluşmuştur.
O halde, davacı-davalı erkek yararına uygun miktarda maddî tazminata (TMK m.174/1) hükmedilecek yerde yanılgılı gerekçe ile davacı-davalı erkeğin maddî ödenek talebinin reddi doğrugörülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ:Temyiz edilen hükmün, yukarıda (3/b) ve (3/c) bentlerinde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, hükmün, bozmanın kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda (2.) ve (3/a)bentlerinde gösterilen sebeplerle ONANMASINA, adli yardımdan yararlanması sebebiyle başlangıçtaalınmamış olan aşağıda yazılı hüküm ve ilam harcı ile temyiz başvuru harcının...'ye yükletilmesine, temyizpeşin harcının istek halinde yatıran...'e geri verilmesine, oy birliğiyle hüküm verildi. 11.10.2022
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.