İdari Yargıda İstinaf Yargı Makamı Ekibi1 Temmuz 2026İdare Hukuku
İdari yargıda istinaf yargı makamı, 20 Temmuz 2016 tarihinde yürürlüğe giren düzenlemelerle Türk hukuk sistemine kazandırılmış ve idari davaların yeniden değerlendirilmesi amacıyla kullanılan bir yasa yoludur. Bu aşama, ilk derece mahkemelerinin (idare ve vergi yargı mercileri) verdiği kararların, Bölge İdare Yargı Mercileri (BİM) tarafından yasal ve maddi açıdan yeniden incelenmesini sağlar. İdari yargıda istinaf, adaletin sağlanması ve hatalı kararların düzeltilmesi için etkili bir mekanizmadır.
İçindekiler- İdari Yargıda İstinaf Nedir?
- İdari Yargıda İstinafın Kapsamı ve Şartları
- İdari Yargıda İstinaf Süreci Nasıl İşler?
- İdari Yargıda İstinafın Sağladığı Faydalar
- İdari Yargıda İstinaf Kanun Yoluna Başvurulamayacak Durumlar
- İdari Yargıda İstinaf ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
- 1. İstinaf başvurusu nedir?
- 2.
İstinaf başvurusu nasıl yapılır?
- 3. İstinaf başvuru süresi ne kadardır?
- 4. Hangi davalarda istinaf başvurusu yapılabilir?
- 5. İstinaf başvurusu sonucu neler olabilir?
- 6.
İstinaf başvurusunda teminat gerekir mi?
- 7. İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
- Sonuç
- İdare Mahkemesi İstinaf Dilekçesi Örneği
İdari Yargıda İstinaf Nedir?
İdari yargıda istinaf, ilk derece yargı makamı tarafından verilen kararların yasal denetime tabi tutulmasını sağlayan bir yasa yoludur. Bu süreçte, yasal aşama dosyası yeniden incelenerek, verilen kararın hukuka uygun olup olmadığı değerlendirilir. İdari yargıda istinafın dayanağı, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (İYUK) 45.
Maddesidir.
İstinafa Konu Kararlar:
• Tam Yargı Davaları: Ödenek taleplerini içeren davalar.
• İptal Davaları: İdari işlemlerin hukuka uygunluğunun denetlenmesi amacıyla açılan davalar.
• Vergi Davaları: Vergi borçları ve cezalarıyla ilgili uyuşmazlıkları konu alan davalar.
İdari Yargıda İstinafın Kapsamı ve Koşulları
İdari yargıda istinaf, belirli şartlara bağlı olarak uygulanır. İYUK’un 45. Maddesine göre, istinaf süreci şu koşullara tabidir:
• Parasal Sınır: Yasal Aşama konusu miktarın 2024 yılı itibarıyla 31.000 TL’yi aşması gerekir. Bu sınırın altındaki davalarda istinaf yoluna başvurulamaz.
• Yasal Süre: Kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde istinaf başvurusu yapılmalıdır.
• Kesinleşmemiş Hüküm: İlk derece yargı makamı tarafından verilen kararın kesin nitelikte olmaması gerekir.
İdari Yargıda İstinaf Süreci Nasıl İşler?
İdari yargıda istinaf süreci şu aşamalardan oluşur:
1.
Başvuru
İlk derece yargı makamı tarafından verilen karara karşı, ilgili Bölge İdare Mahkemesi’ne istinaf başvurusu yapılır. Başvuru süresi, kararın tebliğinden itibaren 30 gündür.
2. Dosyanın İncelenmesi
Bölge İdare Yargı Makamı, dosyayı hem yasal hem de maddi açıdan inceler. Bu aşamada taraflardan ek bilgi veya belge talep edilebilir.
3.
Hüküm Verme
Bölge İdare Yargı Makamı, şu kararları verebilir:
• İlk derece yargı makamı kararını onaylama,
• Karardaki hataları düzeltme,
• Hükmü bozarak dosyayı ilgili mahkemeye geri gönderme.
4. Kararın Tebliği
Bölge İdare Mahkemesi’nin hükmü, taraflara tebliğ edilir. Bu hüküm, temyiz yolu açık ise Danıştay’a götürülebilir.
İdari Yargıda İstinafın Sağladığı Faydalar
İdari yargıda istinaf, hem taraflar hem de hukuk sistemi açısından önemli avantajlar sunar:
1. Hataların Düzeltilmesi: İlk derece yargı makamı kararlarındaki yasal ve maddi hatalar giderilir.
2.
Hızlı Çözüm: Temyizden önce bir ara denetim mekanizması sunar.
3. Yasal Denetim: Kararların hukuka uygunluğu denetlenir.
4. Adil Yargılama: Tarafların haklarının korunmasını sağlar ve yargıya olan güveni artırır.
İdari Yargıda İstinaf Yasa Yoluna Başvurulamayacak Durumlar
Bazı kararlar, doğrudan temyiz yoluna tabidir veya kanunen istinaf yolu kapalıdır. Bunlar:
• Ara Kararlar: Esasa ilişkin olmayan kararlar.
• İvedi Yargılama Usulü: Doğrudan temyize tabi davalar.
• Kesin Nitelikteki Kararlar: Parasal sınırın altında kalan kararlar.
• Merkezi Sınavlara İlişkin Kararlar: ÖSYM ve MEB sınavlarıyla ilgili davalar.
İdari Yargıda İstinaf ile İlgili Sıkça Sorulan Sorular
1.
İstinaf başvurusu nedir?
İstinaf, ilk derece yargı makamı kararlarına karşı Bölge İdare Mahkemesi’ne yapılan yasal itiraz başvurusudur.
2. İstinaf başvurusu nasıl yapılır?
Başvuru, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde, ilgili ilk derece mahkemesine yapılır.
3. İstinaf başvuru süresi ne kadardır?
Süre, kararın tebliğinden itibaren 30 gündür.
4. Hangi davalarda istinaf başvurusu yapılabilir?
Tam yargı, iptal ve vergi davalarında yapılabilir.
5.
İstinaf başvurusu sonucu neler olabilir?
Başvuru kabul edilirse hüküm düzeltilir veya yeniden değerlendirilir. Red halinde ise hüküm kesinleşir.
6. İstinaf başvurusunda teminat gerekir mi?
Genellikle gerekmez, ancak yürütmeyi durdurma talebinde bulunulursa teminat istenebilir.
7. İstinaf ile temyiz arasındaki fark nedir?
İstinaf, kararın hem maddi hem de yasal incelemesini kapsar.
Temyiz ise yalnızca yasal denetim sağlar.
Sonuç
İdari yargıda istinaf, hukuk sisteminde hataların düzeltilmesi ve adil yargılamanın sağlanması için önemli bir denetim mekanizmasıdır. Sürecin doğru ve etkili bir şekilde yürütülmesi, tarafların hak kaybını önler ve yargıya olan güveni artırır. İstinaf yoluna başvuru yapacak kişilerin İdare hukuku avukatındanyasal destek alması, süreçte karşılaşılabilecek zorlukları en aza indirir.
İdare Yargı Makamı İstinaf Dilekçesi Örneği
BÖLGE İDARE MAHKEMESİ (…) İDARİ YASAL AŞAMA
DAİRESİ BAŞKANLIĞINA
Sunulmak Üzere
… İDARE MAHKEMESİ BAŞKANLIĞINA
DOSYA NO:DAVACI:VEKİLİ:
DAVALI: Valiliği
VEKİLİ:
KONU:Müvekkile haksız olarak verilen disiplin cezasının iptali için açılan davanın reddine ilişkin 12. İdare Yargı Makamı ……………..
Sayılı kararın kaldırılarak davanın kabulü ile işlemin iptali talebidir.
AÇIKLAMALAR
Müvekkilin izinde bulunduğu sırada yaşadığı hırsızlık olayı sonrası personel kimlik kartının da olduğu cüzdanının çalınması nedeniyle 7068 sayılı Yasanın 8/3/10 maddesi: “Kendisine verilmiş olan personel kimlik kartını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek.” uyarınca 1 günlük aylıktan kesme cezası verilmesine ilişkin işlemin iptali istemiyle açılan davada, yargı mercii tarafından kimlik kartını kaybetme eylemi sübut bulduğundan davaya konu işlemde hukuka aykırılık olmadığı gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiş olup bu hüküm haksız ve hukuka aykırı olduğundan kaldırılması gerekmektedir. Şöyle ki;
7068 sayılı Genel Kolluk Disiplin Hükümleri Hakkında Yasa Hükmünde Kararnamenin Kabul Edilmesine Dair Kanun’un disiplin cezası verilecek fiiller başlıklı 8. maddesinin 3 günlüğe kadar aylıktan kesme cezası gerektiren fiillere ilişkin (3)a fıkrasının 10) bendinde; “10) Kendisine verilmiş olan personel kimlik kartını kabul edilebilir bir neden olmaksızın kaybetmek.” hükmü düzenlenmiş, yine aynı yasanın 7. Maddesinde: “(2) Kurumda geçmiş hizmetleri sırasında çalışmaları olumlu bulunan ve iyi veya çok iyi derecede değerlendirme puanı alan personel için verilecek cezalarda bir derece hafif olanı uygulanabilir.” hükmü yer almaktadır.
Müvekkilin disiplin cezasına konu eyleminin yasa maddesi ile uyumlu olmadığı hususundan önce bir derece hafif ceza uygulamasına ilişkin değerlendirme yapılmamasına ilişkin itirazlarımızı sunacağız. Kanunda bir derece hafif ceza uygulanması konusunda uygulanabilir denilerek idareye takdir hakkı tanınmış ise de bu konuda hiç değerlendirme yapılmadan ceza verilmesi hukuka aykırıdır.
Geçmiş çalışmaları olumlu olan, herhangi bir disiplin cezası almayan ve değerlendirme puanları iyi olan müvekkilin, kanunda aranan koşulları taşımasına rağmen bir hafif cezanın uygulanması ya da uygulanmamasına ilişkin değerlendirme yapılmadan ceza verilmesi takdir hakkıyla açıklanamaz.
İdareye belli bir konudaki idari işlemin nedenini seçmede veya belirlemede bir serbestlik tanımış olabilir. İdarenin işlem ve kararlarında, hukuka uygunluğun sağlanması, hak ve menfaatlerin korunması esastır. Bu esasın korunabilmesi ve sağlanabilmesi ancak takdir yetkisinin hukuk sınırları içinde kullanılmasıyla mümkün olabilecektir. Davalı idare tarafından bir derece hafif ceza uygulaması hiç değerlendirilmediği gibi yargı mercii tarafından da bu hususa hiç değinilmemiş, bir derece hafif ceza değerlendirmesi yapılmamasının hukuka aykırı olmadığına ilişkin gerekçe yazılmayarak gerekçeli hüküm hakkı ihlal edilmiştir.
Müvekkilimize verilen disiplin cezası yasa hükmü ile uyumlu olmayıp esastan iptal edilmesi gerekmektedir.
Yasa metninde “kabul edilebilir bir neden olmaksızın” denilerek kimlik kartının kaybedilmesine ilişkin her durumun disiplin cezası gerektirmeyeceği, personele kusur atfedilebilecek durumların varlığı halinde disiplin cezası verilmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
Yasal Aşama dilekçemiz ve dosya içeriğinden de anlaşılacağı üzere müvekkilimiz izinde iken plajda olduğu sırada küçük yaştaki oğlu ile ilgilenmek için kısa süreliğine plajda bulunan şezlongdan ayrılmış, personel kimlik kartının da olduğu cüzdanı bu sırada çalınmıştır. Bu olayda müvekkile atfedilebilecek bir kusur bulunmamakta olup aksi yorum hiçbir emniyet mensubunun hırsızlık olayına maruz kalmaması gerekeceği gibi absürt bir yoruma neden olacaktır. Müvekkilimiz eşyalarını sokağa atmamış, kendisine ayrılmış olan şezlongda kimlik kartı ile beraber diğer eşyalarını da bulundurmuştur.
Müvekkilin kimlik kartını yanından ayırmayarak denize de kimlik kartı ile girmesi beklenemez. Esasında böyle bir durumda (denize kimlik kartı ile girmek) kimlik kartını kaybetmesi halinde kabul edilebilir bir nedeni olmayacaktır.
Hırsızlık olayının kabul edilebilir bir neden olarak kabul edilmesi gerekmektedir.
Nitekim ekte sunulan Danıştay 2. Dairesi’nin 11.12.2023 tarih ve 2021/8921 E. 2023/5894 K. sayılı onama hükmü ile müvekkilimiz ile birebir benzer bir olayda hırsızlık olayı sonrası kimlik kartının kaybedilmesi nedeniyle verilen 1 günlük aylıktan kesme cezası yargı mercii tarafından iptal edilmiş ve Danıştay tarafından da hırsızlık olayının yaşandığı yer dikkate alınarak kabul edilebilir bir neden kabul edileceği gerekçesiyle iptal hükmü onanmıştır. Dilekçemiz ekinde sunulan emsal kararlardan da anlaşılacağı üzere açıkça hukuka aykırı olarak verilen davanın reddine ilişkin kararın kaldırılarak yasal aşama konusu işlemin iptaline hüküm verilmesi istinaf yasa yoluna başvurma zorunluluğumuz doğmuştur.
SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklamaya çalıştığımız nedenler, yasal aşama dilekçemiz, dosya içeriği ve dairenizin de re’sen gözeteceği sair hususlarla birlikte, 12. İdare Mahkemesi’nin 30.10.2024 tarih ve 2024/331 E. 2024/2042 sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulü ile davaya konu işlemin iptaline hüküm verilmesini saygılarımızla bilvekale talep ederiz. 11.12.2024
Davacı Vekili
(e-imzalıdır)
Ek: -Emsal kararlar