Soylu Mart 16, 2024 İcra ve İflas Hukuku

Haksız İcra Takibi: Nedir, Maddi ve Manevi Ödenek

Son Güncellenme Tarihi: Mart 17, 2025

Haksız İcra Takibi: Nedir ve Nasıl Ortaya Çıkar?

”Haksız haciz takibi”Olarak da bilinen”haksız icra takibi”Alacaklının borçlusu olmayan kişilere yanlışlıkla veya kasıtlı olarak icra takibi başlatması anlamına gelir. Alacaklının yasal sınırları aşarak icra hakkını kullandığı durumlarda karşımıza çıkar. Alacaklı, herhangi bir belge olmaksızın bile, sözlü veya yazılı olarak borçluya karşı ilamsız icra takibi başlatabilir.

Bu makalede, haksız icra takibinin ne olduğunu ve sürecini detaylı bir şekilde ele alacağız.

Türk Hukuk Sistemi, borcunu ödemeyen borçlulara karşı alacaklınınIcra takibiyleAlacağını tahsil etme olanağı sunar. İcra takibi, borçlunun borcunu yerine getirmemesi veya ödememesi hâlinde alacaklının devletin gücüyle borcu tahsil etmesini sağlayan bir süreçtir.

İlamsız ve ilamlıOlmak üzere iki farklı şekilde gerçekleşen bu takipte, borçlular haksız icra takibi hâlinde alacaklılara karşı yasal aşama açabilirler.

”(…) Yasal Aşama konusu olayda, davalı, davacının da müşterek borçlu olarak göründüğü ve asıl borçlu yasal aşama dışı 3.

Kişi Gürkan’ın kendisine borcuna karşılık verdiği senetleri usulüne uygun şekilde icraya koyarak senet borçluları hakkında icra takibi yapmıştır. Davacının senetteki imzaya itirazı üzerine yapılan yargılama neticesinde imzanın davacıya ait olmadığı belirlenerek hakkındaki icra takibi (…)4. Hukuk Dairesi 2006/9873 E., 2007/8004 K.

İcra ve İflas Kanununda, haksız icra takibi gibi zorlayıcı icra yollarına ilişkin takip işlemlerinin kötüye kullanılmasını önleyenGenel bir düzenleme bulunmamaktadır. Yani, mevzuatta, dürüstlük kuralı veya hakkın kötüye kullanılmasını engelleyen genel bir hüküm yoktur.

Ancak,Icra tazminatlarıÇerçevesinde, alacaklının haksız ve kötü niyetle yaptığı takip, borçlunun veya üçüncü kişinin itirazında haksız bulunması gibi durumlarda belirli düzenlemeler bulunmaktadır.

“Haksız İcra Takibi Maddi ve Manevi Ödenek Davaları: Hukuksal İnceleme ve Örnekler”

Haksız icra takibi sebebiyle zarara uğrayan borçlu veya üçüncü kişiler, bu takipten kaynaklanan zararlarının tazmin edilmesi için haksız icra takibi başlatan alacaklıya karşıHem maddi hem de manevi ödenek yasal süreciAçabilirler. Maddi ve manevi ödenek yasal süreci, haksız icraya maruz kalan taraf veya üçüncü kişiler tarafından başlatılabilir.

Başka bir ifadeyle, takip işlemininHaksızlıkUnsuru, genellikle taraf ve ilgili üçüncü kişilerin takip işlemleri bağlamında değerlendirilir. Dolayısıyla,Icra memuruTarafından gerçekleştirilen işlem, tek başına takipte karşı tarafın sorumluluğunu doğuracak şekilde haksızlık teşkil etmez.

Ancak, haksız takip işlemi nedeniyle ödenek sorumluluğundan bahsedebilmek için, haksız takip işlemi sonucunda uğranılan zararın veya zarar tehlikesininKanıtlanmasıGerekir. Yani, icra takibinin haksız olduğunun ve borçlu veya üçüncü kişilerin uğradığı zararın ispat edilmesi gereklidir.

Öte yandan, taraf veya ilgili üçüncü kişiler haksız takip işlemine maruz kalmış olsalar bile, icra organı tarafından ilgili işleme herhangi birMüdahalede bulunulmamışsaVeya bu müdahale sonucundaZarar ortaya çıkmamışsa, genellikle ödenek sorumluluğundan bahsedilemez.

” (…) takip dayanağı senedin vade tarihinin 2009 iken 2008 olarak değiştirildiği gerekçesiyle takibin iptaline hüküm verildiği ve kararın 28/05/2011 tarihinde kesinleştiği, Yargıtay’ın yerleşik kararları da dikkate alınarak haksız icra takibi ve haksız haciz yapılmasının sorumluluk hukuku ilke ve kuralları gereğince haksız eylem niteliğinde olduğu gerekçesiyle maddi ve manevi ödenek taleplerinin kısmen kabulüne (…)13.

Hukuk Dairesi 2015/9067 E., 2016/18448 K.

“Haksız İcra Takibi Davasında Maddi Ödenek”

Haksız icra takibi nedeniyle malvarlığında meydana gelen maddi zararın giderilmesini hedefleyenMaddi ödenek yasal süreci, borçlunun haksız takibe maruz kaldığı durumlarda açılmaktadır.

Bu davada amaç, borçlununMalvarlığındaki somut zararınTelafi edilmesidir. Ancak ödenek yasal süreci için, haksız icra takibi nedeniyle gerçek bir mağduriyetin varlığı ve bu takibin malvarlığındaki zarara neden olduğunu gösteren birIlliyet bağınınOlması gerekmektedir. Bu durumun ispatı, davayı açan tarafın sorumluluğundadır.

” (…) Haksız icra takibi nedeniyle, davacı hakkındaki başka icra takipleri sırasında faiz ödenmek zorunda kalındığı ve ayrıca banka kredi faizi ödendiği ileri sürülmek suretiyle maddi ödenek isteminde bulunulmuştur.
Davalılar tarafından gerçekleştirilen ve haksız olduğu saptanan icra takibi ile; ileri sürülen ve mahkemece de hüküm altına alınan maddi zarar arasında, uygun nedensellik bağı bulunmamaktadır. Davacının maddi ödenek isteminin reddi gerekir.

Mahkemece, kabul edilmesi yerinde görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir (…)4. Hukuk Dairesi 2013/8548 E., 2014/4964 K.”

“Haksız İcra Takibi Davasında Manevi Ödenek”

Haksız icra takibi sebebiyle açılacakManevi ödenek yasal süreci, hukuka aykırı bir eylem veya işlem nedeniyle borçlunun veya üçüncü kişilerin yaşadığı üzüntünün giderilmesini ve kişilik değerlerinde meydana gelen manevi zararın telafisini talep etmektedir.

Bu nedenle manevi ödenek istenebilmesi için, haksız icra takibi sebebiyle manevi zarara uğranmış olması ve bu zarar ile haksız icra takibi arasında birIlliyet bağınınBulunması gerekmektedir.

Ayrıca, haksız icra takibi nedeniyle manevi ödenek yasal süreci açılırken, taraflarınKusur oranı ile ekonomik ve sosyal durumlarıGöz önünde bulundurularak manevi ödenek miktarı belirlenmelidir.

Mahkemeler, manevi ödenek miktarını tespit ederken, kişilik haklarını ihlal eden fiil ile ödenek miktarı arasında makul bir oran olup olmadığını, bir tarafın zenginleşmesine yol açıp açmadığını ve manevi zararla orantılı olarak üzüntüyü hafifletecek bir miktarda olmasına dikkat etmelidir.

” (…) Somut olayda; takibin haksız olduğu anlaşılmakla birlikte, davalının ağır kusurlu ve kötüniyetli olduğu sabit değildir. Davalı tarafından davacı aleyhine sadece haksız icra takibi yapılması, davacının iç huzurunu bozacak nitelikte bir olgu değildir. Manevi ödenek koşullarını düzenleyen Türk Borçlar Kanunu’nun 58.

Maddesine göre davalının bu haksız eylemi kişinin sosyal, fiziki ve kişilik değerlerine saldırı oluşturacak nitelikte bir eylem olarak da kabul edilemez. Ayrıca davacının haksız takip nedeniyle ağır manevi zararı da oluşmamıştır. Şu vaziyette mahkemece (…)4. Hukuk Dairesi 2016/9905 E., 2018/6408K.”

“Haksız İcra Takibi Davasında Zamanaşımı Nasıl İşler?”

Haksız icra takibi nedeniyle açılacak maddi ve manevi ödenek davalarındaZamanaşımı süresi, haksız icra takibininÖğrenilmesinden itibaren 2 yıl, her vaziyette ise haksız icra takibinin açılmasından itibaren10 yıldır.

Bu nedenle, haksız icra takibini öğrenen ve iki yıl içinde herhangi bir itirazda bulunmayan borçlunun ödenek yasal süreci açma hakkı, söz konusu olmayacaktır.

” (…) ayrıca haksız haciz sebebiyle uğranılan zararın tazmini için yasal aşama açma süresinin de 1 yıl (Not: Yeni Borçlar Yasasında 2 yıldır) olduğu, davacının bedelsiz kalan senetlerden dolayı davalıya borçlu olmadığına ilişkin verilen menfi tespit kararının 02/06/2011 tarihinde kesinleştiği, davacının haksız haciz nedeni ile uğradığı zararı tazmin için giriştiği icra takibi tarihinin 06/08/2012 olduğu, bu vaziyette menfi tespit davasında verilen haczin haksızlığına ilişkin kararın kesinleşme tarihinden itibaren 1 yıllık zamanaşımı süresi geçtikten sonra takibe başlandığı gerekçesiyle davanın zamanaşımı nedeniyle reddine hüküm verilmiştir (…)4. Hukuk Dairesi 2016/2173 E., 2016/3855 K.

“Haksız İcra Takibi Davasında Görevli Yargı Mercii Neresidir?”

Haksız İcra Takibi

Haksız icra takibi kaynaklı ödenek davalarında,Görevli yargı mercii,Hukuk Muhakemeleri Kanunu‘nun 2/1. Maddesi gereğinceAsliye Hukuk Mahkemesidir. Bu kanuna göre, Asliye Hukuk Yargı Makamı, haksız takip ve takip işlemlerinden kaynaklanan maddi zararların tazmini taleplerini, yasal aşama konusunun değeri veya miktarı ne olursa olsun ele alır.

Ayrıca, manevi zararların tazmini taleplerinde de kişisel varlığı ilgilendiren yasal aşama alanlarına bakar.

Ancak, en az bir tarafınTacirOlduğu durumlarda, görevli yargı merciiAsliye Ticaret Yargı MakamıOlur. Bu şekilde, haksız icra takibi kaynaklı ödenek davalarında yetki ve görev belirlenir.

” (…) Davacı işçi parasal bir alacağını tahsil edebilmek için davalı Belediye aleyhine ilamsız icra takibi başlatmış olup bu takibe davalı Belediye tarafından yapılan itirazın iptali için açılan iş bu itirazın iptali davasında görevli yargı mercii adli yargı içerisinde bulunan genel görevli mahkemelerdir.
O halde mahkemece adli yargı içerisinde bulunan genel görevli mahkemelere görevsizlik hükmü verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde idare mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın görev yönünden reddine hüküm verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir (…)” 9. Hukuk Dairesi 2013/16996 E., 2014/4008 K.

“Haksız İcra Takibi Davasında Yetkili Yargı Mercii Neresidir?”

Haksız icra takiplerinden kaynaklanan maddi ve manevi ödenek davalarında, yetkili yargı mercii haksız icra takibine maruz kalanKişinin ikamet ettiği yer mahkemesidir. Bu hususu vurgulamak önemlidir; zira Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 7/1.

Maddesi gereği,Davalıların birden fazla olmasıHâlinde, yasal aşama konusuyla ilgili olarakOrtak yetkili bir yargı merciiBelirlenmişse, davaya bu yer mahkemesinde bakılacaktır.

”(…) uyuşmazlığın İş Mahkemesinde görülerek, takibin yetkili icra dairesinde başlatıldığı sonucuna ulaşılırsa,
Borçlunun icra dairesine yapmış olduğu yetki itirazının reddine hüküm verilerek uyuşmazlığın esastan incelenmesi, takip yapılan icra dairesinin yetkili olmadığına kanaat getirir ise yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir takip olmadığından yasal aşama koşulu eksikliğinden davanın usulden reddine hüküm vermesi gerekir (…)5. Hukuk Dairesi 2022/10177 E., 2022/13156 K.”

“Haksız İcra Takibi Davasında Usul Nasıl İşler?”

Özel bir düzenleme olmadığı için, söz konusu ödenek yasal süreci, haksız fiil hükümlerine dayananTipik bir ödenek davasıylaAynıdır. Dolayısıyla, yasal aşama süreci, dilekçe verme, ön inceleme ve tahkikat gibi aşamalar bakımından standart ödenek davalarına benzer şekilde ilerler.

Sonuç olarak, bu davada izlenecek yargılama usulü, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 316. Maddesinde belirtilen basit yargılama hükümlerinden birine uymadığından,Yazılı yargılama usulüIzlenir.

”(…) ön inceleme duruşmasında gerekli usul işlemleri yapıldıktan sonra, tahkikat duruşmasına geçilmesi gerekirken, Yasanın bu emredici düzenlemesine rağmen ön inceleme ve ön inceleme duruşması yapılmadan tahkikat duruşmasına geçilmek suretiyle, esas hakkında hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış, bu nedenle hükmün bozulması gerekmiştir (…)11.

Hukuk Dairesi 2013/7410 E.,2013/21829 K.”

SONUÇ

Müvekkile karşı haksız icra takibi başlatılması, günümüzde maalesef sıkça karşılaşılan bir durumdur. Müvekkilin borcu olmamasına rağmen, bazı kötü niyetli kişiler veya kurumlar tarafından gerçekleştirilen bu tür takipler, sadece maddi zarara değil, aynı zamanda manevi zarara da neden olmaktadır. Bu vaziyette, müvekkilin haklarını korumak ve haksızlığa karşı mücadele etmek içinYasal adımlarAtılması gerekmektedir.

Öncelikle, haksız icra takiplerine karşı yapılan itirazlar sonucundaTakiplerin durdurulması mümkündür. Ancak, takiplerin durması sadece ilk adımdır.

Daha sonra, haksız ve kötü niyetli olarak başlatılan bu takiplere karşı müvekkilin haklarını tam anlamıyla koruyabilmek için ileri adımlar atılması gerekebilir.

Örneğin,Menfi Tespit DavasıAçılabilir. Bu yasal aşama, müvekkilin haksız icra takibi nedeniyle mağdur olduğunu ve takiplerin haksız olduğunu yargı mercii kararıyla tescil ettirme amacını taşır. Ayrıca, bazı durumlarda, haksız icra takipleri sebebiyle müvekkilin uğradığı zararlar içinMaddi ve manevi ödenekTalep edilebilir.

Manevi ödenek talebi özellikle önemlidir çünkü haksız icra takipleri, müvekkilinKişilik haklarınıDa ihlal etmektedir. Bu nedenle, haksız icra takiplerine karşı mücadelede manevi ödenek yasal süreci açılması gerekebilir.

Ancak, bu vaziyette da yargılama süreci ve kararların nasıl şekilleneceği konusunda net bilgiler edinmek önemlidir.

Yargıtay kararlarının incelenmesi, benzer durumlarda nasıl hükümler verildiğini anlamak ve müvekkilin haklarını en etkin şekilde korumak için önemlidir. Yargıtay’ın benzer davalarla ilgili verdiği hükümler, yasal sürecin nasıl işlediği konusunda önemli ipuçları sağlayabilir ve davaların lehimize sonuçlanması için yol gösterebilir.

Sonuç olarak, haksız icra takipleriyle mücadele etmek, sadece maddi değil, aynı zamanda manevi zararları da içeren karmaşık bir süreçtir. Ancak, doğru adımlar atıldığında ve uygun yasal destek alındığında, müvekkilin haklarının korunması ve haksızlığa karşı mücadele etmesi mümkündür.

Bu konuda daha fazla yardım veya danışmanlık için bizimleiletişimegeçebilirsiniz.

Haksız İcra Takibi: Nedir, Maddi ve Manevi Ödenek