Gizli Soruşturmacı Nedir?
Gizli soruşturmacı, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (CMK) 139. maddesi kapsamında, örgütlü suçlar, silah kaçakçılığı, uyuşturucu madde ticareti gibi suçlara ilişkin soruşturmalarda kimliği gizlenerek görevlendirilen kamu görevlisidir. Görevi; gerektiğinde örgüt içine sızmak, gözetlemek, izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve suçlarla ilgili iz, eser, emare ve delilleri toplamak ve muhafaza altına almaktır. Gizli soruşturmacı, kolluk görevlisi (polis, jandarma vb.) olmak zorunda değildir; herhangi bir kamu görevlisi de bu göreve atanabilir.
Kışkırtıcı Ajan ile Farkı
Gizli soruşturmacı, kışkırtıcı ajan ile karıştırılmamalıdır. Kışkırtıcı ajan, kişileri suç işlemeye teşvik eden ve yönlendiren kişidir. Gizli soruşturmacı ise hukuki statüsü gereği asla kışkırtıcı ajan olarak nitelendirilemez. En önemli farkı, suça azmettirmeye yönelik fiillerde bulunmamasıdır. Gizli soruşturmacı, görevini icra ederken suç işleyemeyeceği gibi suça dair telkin, teşvik ve tavsiyede de bulunamaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu (2014/506 E., 2015/165 K.) kararında da vurgulandığı üzere, gizli soruşturmacı hiçbir zaman azmettiren durumunda olamaz.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesinin Şartları
Gizli soruşturmacı görevlendirilebilmesi için aşağıdaki şartların bir arada gerçekleşmesi gerekir:
- Suç Şartı: Gizli soruşturmacı yalnızca kanunda sayılan belirli suçlarla ilgili olarak görevlendirilebilir. Bu suçlar şunlardır:
- Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK m.188)
- Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç, TCK m.220)
- Silahlı örgüt (TCK m.314) veya bu örgütlere silah sağlama (TCK m.315)
- Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'da tanımlanan silah kaçakçılığı (madde 12) suçları
- Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'nun 68 ve 74. maddelerinde tanımlanan suçlar
- 5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 17/3. maddesine göre, aklama suçunun örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenip işlenmediğine bakılmaksızın
- 7258 sayılı yasadışı bahis suçları
- Kuvvetli Şüphe Sebebi Bulunması: Suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebepleri bulunmalıdır. Buradaki somut delil, suçun işlendiğine ilişkin değil; suçun işlendiği hususundaki kuvvetli şüphe sebeplerine ilişkindir. Eğer suçun işlendiğine dair kamu davası açılmasını gerektiren yeterli delil varsa, gizli soruşturmacı görevlendirilemez; savcı doğrudan iddianame düzenlemelidir.
- Başka Yollardan Delil Elde Etme İmkânının Bulunmaması: Gizli soruşturmacı tedbiri ikincil (tali) niteliktedir ve son çare olarak başvurulmalıdır. Arama, el koyma gibi diğer tedbirlerle delil elde edilebiliyorsa öncelikle bunlara başvurulmalıdır. Uygulamada bu tedbirlere başvurulmadan gizli soruşturmacı atanması hukuka aykırıdır. İstisnai durumlarda diğer tedbirlerle delil elde edilemeyeceği öngörülüyorsa, bu durum gerekçeleriyle açıklanmalı ve kuvvetli şüphe sebepleri ortaya konulmalıdır.
- Görevlendirme Kararı: Gizli soruşturmacı ancak hakim kararıyla görevlendirilebilir. Savcılığın böyle bir yetkisi yoktur. Tedbir sadece soruşturma aşamasında uygulanabilir; kovuşturma aşamasında hakim veya mahkeme gizli soruşturmacı görevlendiremez. Karar, sulh ceza hakimliği tarafından verilir.
Gizli Soruşturmacı Görevlendirilmesi Usulü
Cumhuriyet savcısı, gizli soruşturmacı görevlendirilmesi koşullarının varlığı halinde, doğrudan doğruya veya emrindeki adli kolluk görevlileri aracılığıyla kendisine bildirilen bilgi ve belgeleri de ekleyerek hâkimden talepte bulunur (E.Yön. m.23). Talep ve kararda şu hususlar yer alır (E.Yön. m.24):
- Soruşturma numarası, aidiyet numarası
- Kararın hangi suçun soruşturulması için istendiği ve bu suça ilişkin kuvvetli şüphe sebepleri
- Gizli soruşturmacının araştırmada bulunacağı örgüt veya kişilerle ilgili bilgiler
- Başka suretle delil elde edilmesi imkânının bulunmadığına dair açıklama, bilgi veya belgeler
Verilen karar Cumhuriyet başsavcılığına teslim edilir ve mahkeme kaleminde kalan suretinin gizli tutulması için hâkim tarafından gerekli tedbir alınır. Kararlar tedbir süresince değişik iş kartonuna takılmaz; tedbir sona erdiğinde ilgili kartonuna eklenir. Görevlendirme kararı ve diğer belgeler Cumhuriyet başsavcılığında muhafaza edilir.
Gizli Soruşturmacının Görevi ve Yetkileri
Gizli soruşturmacı, faaliyetlerini izlemekle görevlendirildiği örgütsel veya bireysel suça ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve işlenen suçlarla ilgili delilleri toplamakla yükümlüdür (CMK m.139/4). Gerektiğinde örgüte veya ortama sızmak, gözetlemek, izlemek, örgüte ilişkin her türlü araştırmada bulunmak ve suçlarla ilgili diğer delil, iz, eser ve emareleri toplamakla görevlidir.
Soruşturmacı, görevini yerine getirirken suç işleyemez ve görevlendirildiği örgütün işlemekte olduğu suçlardan sorumlu tutulamaz (CMK m.139/5). Ancak örgütün suç teşkil eden fiillerine iştirak etmemesi gerekir; aksi halde işlediği suçlardan cezalandırılır. Örneğin, silahlı örgüt içine sızdıktan sonra bir yerin bombalanmasına bizzat yardım eden gizli soruşturmacı, suç faili gibi cezalandırılır.
Soruşturmacının kimliği değiştirilebilir; bu kimlikle hukuki işlemler yapılabilir. Kimliğin oluşturulması ve devam ettirilmesi için zorunlu olması durumunda gerekli belgeler hazırlanabilir, değiştirilebilir ve kullanılabilir. Soruşturmacının kimliği, görevinin sona ermesinden sonra da gizli tutulur (CMK m.139/2-3). Görevlendirme suretiyle elde edilen kişisel bilgiler, görevlendirildiği ceza soruşturması ve kovuşturması dışında kullanılamaz; suçla bağlantılı olmayan kişisel bilgiler derhâl yok edilir (CMK m.139/6).
Aynı soruşturmayla ilgili olarak birden fazla gizli soruşturmacı görevlendirilebilir. Gizli soruşturmacı görevi sırasında ilgili kolluk birimine gerektikçe rapor verir. Bu raporlarda elde ettiği bilgiler ile topladığı delil, iz, eser ve emarelere yer verilir. Raporlar kolluk tarafından Cumhuriyet başsavcılığına sunulur (E.Yön. m.28). Soruşturma veya kovuşturmayla ilgisi olmayan ancak CMK m.139'da yer alan suçlardan birinin işlendiği şüphesini uyandırabilecek bir delil elde edilirse, bu delil muhafaza altına alınır ve durum derhâl Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir (E.Yön. m.30).
Gizli Soruşturmacı Tedbirinin Süresi
Gizli soruşturmacı görevlendirilmesi tedbirinin uygulanması açısından herhangi bir süre sınırlaması yoktur. Hâkim, tedbir kararı verirken görev süresine dair bir kayıt koyamaz. Tedbir, soruşturmanın amacı ile uyumlu bir süre için uygulanmalıdır.
Delil Değeri ve Hukuka Aykırılık
Gizli soruşturmacının elde ettiği bilgiler, suçla bağlantılı olmayan kişisel bilgiler ise kullanılamaz ve derhâl yok edilir. Suçla bağlantılı bilgilerin kovuşturma aşamasında kullanılabilmesi için gizli soruşturmacıların tanık olarak dinlenmesi gerekir. Ancak kimliğin korunması amacıyla ses ya da görüntüsü değiştirilerek özel ortamda dinlenirler.
Görevlendirme kararında usulsüzlük bulunması veya kararın olmaması halinde dahi adli kolluk görevlisi olan gizli soruşturmacılar, CMK m.160 vd. hükümleri gereği delil toplayabileceğinden tanık olarak dinlenebilirler. Adli kolluk görevlisi olmayan kamu görevlisi gizli soruşturmacıların görevlendirme kararlarında usule aykırılık varsa, Yargıtay'a göre "suçu ve faili belirleme, suçla ilgili delilleri toplama" yetkileri olmadığından toplanan deliller hukuka aykırı kabul edilecektir (Y20CD-K.2019/3929). Hâkim, soruşturmacının uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti bakımından kamuya açık yerlerde ve işyerlerinde delil toplamak amacıyla ses veya görüntü kaydı yapmasına izin verebilir (TCK m.188/4).
Tedbir Kararına İtiraz
CMK m.34 uyarınca kararlarda başvurulabilecek kanun yolu, süresi, mercii ve şekilleri belirtilir. Gizli soruşturmacı kararlarında da, karara öğrenildiği tarihten itibaren 7 gün içerisinde itiraz edilebileceği belirtilmektedir. Uygulamada, karar tarihi ile kişinin öğrenmesi arasındaki süre bazen 3 yıla çıkabilmekte; kişi hakkındaki soruşturmayı tutuklandığında öğrenebilmektedir. Bu durumda kişinin karara ve içeriğine ulaşma imkânı bulunmamaktadır.
Kişiye, hakkındaki soruşturmayı öğrendikten sonra sulh ceza hâkimliği kararının tebliğ edilmesi savunma hakkının zedelenmemesi açısından daha uygun olacaktır. Ancak uygulamada böyle bir durum söz konusu olmamakta; çoğunlukla kişi, gizli soruşturmacı kararına itiraz edilebileceğini bilmemektedir. Bazı kararlarda kişilerin isminin geçmemesi ve açık kimlik bilgileri belirlenemeyen şahıslardan sayılmaları da karara ulaşmayı engellemektedir. Kişi kendisini bir avukatla temsil ettirse veya CMK kapsamında avukat atansa da, avukatlar çoğunlukla çok önce verilmiş olan karara itiraz etmemektedir. Ancak ilgili karar sanığa tebliğ edilmediği veya ilk duruşmada okunup itiraz hakkı belirtilmediği sürece, kararın öğrenilme tarihinin başlamadığı kanaatindeyiz.
Kararın Gerekçeli Olması Zorunluluğu
Anayasa'nın 141. maddesine göre bütün mahkemelerin her türlü kararları gerekçeli olarak yazılmalıdır. CMK m. 34'te de hâkimlerin ve mahkemelerin kararlarının gerekçeli olması gerektiği ifade edilmiştir. Bu kapsamda gizli soruşturmacı görevlendirmesine ilişkin kararın da gerekçeli olması gerekir.
Tedbir kararını veren sulh ceza hâkimliği, soruşturma konusu suçun işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerini ve başka surette delil elde edilememesi durumunu gerekçeleriyle açıklamak zorundadır.
Yargıtay 20. Ceza Dairesi 2016/470 E. ve 2016/3796 K. numaralı kararında; gizli soruşturmacı görevlendirme kararında sadece kanun maddesinin tekrar edilmesini ve gerekçelerin belirtilmemesini Anayasa'nın 141. ve CMK'nın 34. maddesine aykırı bulmuştur.