Gerçekleşmeyen ihracat sonrası KKDF kesintisi ve iadesi

İlgili hükümIhracatIşlemi içinYurtdışındanGelen ödemenin daha sonra çeşitli nedenlerle ihracatın yapılamaması ve ardından iade edilmesine yönelik verilen emsal nitelikte çok önemli bir karardır.KKDF kesintisiNin usulsuz, haksız olarak yapılmış olmasına yönelik kesinleşmiş önemli bir karardır. İdare mahkemesinden alınan hüküm veKKDFKesintisi nedeniyle istinaf aşamasında alınanEmsal hükümA aşağıda ulaşabilirsiniz.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

DAVACI:

VEKİLİ:

DAVALI:BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI

VEKİLİ:

Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı – Barbaros Mahallesi Ardıç Sokak No:10 /

DAVANIN ÖZETİ:Davacı şirket tarafından, xx. xx. xx tarihinde haksız olarak kesildiği ileri sürülen xxx. xxx. xxx-TL KKDF bedelinin iadesi talebinin reddine ilişkin xx. xx. xxxx günlü, xx sayılı işlemin; hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile kesilen xxx. xxx. xxxx-TL’nin davacıya ödenmesine hüküm verilmesi istenilmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ:Yapılan işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı belirtilerek davanın reddine hüküm verilmesi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Hüküm veren x. İdare Mahkemesi’nce duruşma için önceden belirlenerek taraflara tebliğ edilen xx. xx. xxxx günü saat 10:00’da davacı şirket vekili ‘nın ve davalı idare vekili ‘ın geldiği görülerek duruşma açılıp gelen taraf vekillerine usulüne göre söz verildi, duruşma bitirildikten sonra yasal aşama dosyası incelendi, işin gereği görüşüldü:

Yasal Aşama, davacı şirket tarafından, xx. xx. xxxx tarihinde kesilen xxx. xxx. xxxx-TL KKDF bedelinin iadesi talebinin reddine ilişkin xx. xx. xxxxgünlü, xx sayılı işlemin iptali ile kesilen xxx. xxx. xxx-TL’nin davacıya ödenmesine hüküm verilmesi istemiyle açılmıştır.

12.5.1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi’nin 1. Maddesinde; kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla 1211 sayılı Kanun’un 3098 sayılı Kanun’la değişik 40.

Maddesinin II-(b) ve (c) fıkralarına dayanılarak Türkiye Cumhuriyeti Bankası nezdinde “Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu” kurulması hükme bağlanmış; 2. Maddesinde, teşviki öngörülen yatırımlar ile ihtisas kredilerinin bu Kararın kapsamında bulunduğu belirtilmiş; 3. Maddesinde, Fonun kaynakları ile Fona yapılacak kesinti oranlarına yer verilmiş; 4. Maddesinde de Fona kesinti yapılmayacak krediler açıklanmıştır.

Yukarıda yer alan Kararnameye dayanılarak Fona yapılacak kesintiler ile bu Fondan ihtisas kredilerine ödenecek primlerin oranı uygulamaya ilişkin esas ve usullerini belirlemek amacıyla çıkarılan 6 sıra no. lu Tebliğ’de, Kararname’ye paralel düzenlemelere yer verilerek, 2.

Maddesi uyarınca da bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurtdışından sağladıkları kredilerden % 3 oranında fon kesintisi yapılacağı hükme bağlanmıştır.

4389 sayılı Bankalar Kanunu’nun, Bakanlar Kurulunun kredilerin kalkınma planlarının amaçlarına uygun olarak yönlendirilmesi için fon kurmaya, kaldırmaya, kaynağını kredilere tahakkuk ettirilen faizlerden veya sair suretlerle sağlamaya yetkili olduğuna ilişkin 20. Maddesinin 1 numaralı fıkrasının (b) bendi, 3.7.2001 tarih ve 24451 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 4684 sayılı Kanun’un 16. Maddesinin (e) bendi ile 1.1.2002 tarihinden itibaren yürürlükten kaldırılmış, aynı Yasanın Geçici 3. Maddesinin (d) bendinde ise, Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu kesintilerinin, bu konuda yeni birdüzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunacağı ve doğrudan bütçeye gelir yazılmak üzere hesaplarına intikal ettirileceği, kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye ve onbeş puana kadar yükseltmeye ve tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulunun yetkili olduğu kuralına yer verilmiştir.

Dosyanın incelenmesinden; xx. xx. xxxx tarihinde davacı şirket ile xx.

S. A. Tarafından sözleşmeye istinaden davacı şirketin Türkiye İş Bankası A. Ş.

Xx Şubesinde bulunan hesabına xxx. xxx. xxx USD ödeme bedeli gönderildiği, sözleşmenin koşulları yerine getirilemediğinden sona erdirilmesi üzerineIhracatın gerçekleştirilemediği,Davacı şirket tarafından peşin ödeme bedelinin geri gönderilmesi aşamasında söz konusu bedelin yurtdışından sağlanan kredi olarak nitelendirilmesi suretiyle Türkiye İş Bankası A. Ş. Xx Şubesi tarafından %3 oranında KKDF kesinti bildirimi ile tahakkuk ettirilerek davalı idareye ödendiği, davacı şirket tarafından, sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle iade edilen ve hiçbir işlem görmeyen bedelinKredi olarak nitelendirilmesiVe buna bağlı olarak KKDF kesintisi yapılmasınınHukuka aykırı olduğuBelirtilerek iptali ile KKDF bedeli olarak kesilen xxx. xxx. xxx TL’nin iadesine hüküm verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Yasal Aşama konusu olayda; KKDF kesintisi yapılmasına neden olan olayın, davacı şirket ile xx S. A. arasında sözleşme şartlarının birtakım nedenlerle yerine getirilememesi nedeniyle sona erdirilen ve bu nedenle davacı şirket tarafından peşin ödeme bedelinin yurtdışına iade edilmesinden kaynaklandığı görülmektedir.

Bu vaziyette yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri ve tarafların dosyaya sunmuş olduğu belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; yasal aşama konusu KKDF kesintisinin, davacı şirketin xx S.

A. Ile akdettiği ancak birtakım nedenlerle sona erdirilerekIade edilen peşin ödeme bedeli üzerinden gerçekleştirildiğiDolayısıyla davacı şirket tarafındanYurtdışından sağlanan bir kredinin söz konusu olmadığı, davacı şirket tarafından iade edilen bedelin fon kaynağı olarak “yurtdışından sağlanan kredi” şeklinde nitelendirilmesinin ve bu nitelendirmeye dayanılarak iade bedelinden KKDF tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu sonucuna varılmıştır.

Öte yandan, Anayasanın 125. Maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü işlem ve eylemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü olduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle; yasal aşama konusu işleminIptaline,Davacının tazmin talebininKabulüIle, xxx. xxx. xxx-TL’nin davalı idarece davacıyaÖdenmesine, aşağıda dökümü yapılan xxxxxxx TL yargılama gideri ile Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca duruşmalı işler için belirlenen xxxxxxx-TL vekalet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine, artan posta ücreti avansının kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren30 günIçerisinde Bölge İdare Yargı MakamıNezdindeIstinafYolu açık olmak üzere, xx. xx. xxxx tarihinde hüküm verildi.

KESİN HÜKÜM İSTİNAF

İstinaf Yoluna Başvuran (Davalı):Büyük Mükellefler Vergi Dairesi Başkanlığı

Vekili:

Karşı Taraf (Davacı):

Vekili:

İstemin Özeti:Davacı şirket tarafından, xx. xx. xxxx tarihinde haksız olarak kesildiği ileri sürülen xxx. xxx. xxx-TL KKDF bedelinin iadesi talebinin reddine ilişkin xx. xx. xxxx günlü, xx sayılı işlemin hukuka aykırı olduğu iddia edilerek iptali ile kesilen xxx. xxx. xxx TL’nin davacıya ödenmesi istemiyle açılan davada;Mevzuat hükümleri ve tarafların dosyaya sunmuş olduğu belge ve bilgilerin birlikte değerlendirilmesinden; yasal aşama konusu KKDF kesintisinin, davacı şirketin xx S. A.

Ile akdettiği ancak birtakım nedenlerle sona erdirilerek iade edilen peşin ödeme bedeli üzerinden gerçekleştirildiği dolayısıyladavacı şirket tarafından yurtdışından sağlanan bir kredinin söz konusu olmadığı, davacı şirket tarafından iade edilen bedelin fon kaynağı olarak “yurtdışından sağlanan kredi” şeklinde nitelendirilmesinin ve bu nitelendirmeye dayanılarak iade bedelinden KKDF tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğu öte yandan, Anayasanın 125. Maddesi ile düzenlenen, idarelerin her türlü işlem ve eylemlerinden doğan zararları tazminle yükümlü olduklarına yönelik kural uyarınca, yapılan yargılama ile hukuka aykırılığı saptanan işlem nedeniyle davacının mahrum kaldığı parasal haklarının davalı idare tarafından davacıya ödenmesi gerekmektedir.”GerekçesiyleYasal aşama konusu işlemin iptaline, davanın davanın kabulüneIlişkin X. İdare Yargı Makamı Hakimliğince verilen xx. xx. xxxx tarih ve E: 202x/xxxx, K: 202x/xxxxSayılı kararın, KKDF kesintisinin mevzuata uygun olduğu davacının dilekçede belirtilen hususlarla ilgili idareye yaptığı herhangi bir başvurusunun bulunmadığı iddialarıyla kaldırılması ve işin esası hakkında yeniden hüküm verilmesi davalı idare tarafından istenilmektedir.

Savunmanın Özeti:Kararın hukuka uygun olduğu, istinaf başvurusunun reddi gerektiği savunulmaktadır.

TÜRKMİLLETİADINA

Hüküm veren Bölge İdare Yargı Makamı xx İdari Yasal Aşama Dairesince gereği görüşüldü:

07.06.1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan 12.05.1988 tarih ve 88/12944 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının amaç başlıklı 1 inci maddesinde ” Kalkınma planı ve yıllık programlarda öngörülen hedeflere uygun olarak yatırımların yönlendirilebilmesi ve ihtisas kredilerinde kredi maliyetlerinin düşürülmesi amacıyla 1211 sayılı Yasanın 3098 sayılı Kanunla değişik 40 ıncı madde II-b, c fıkralarına dayanılarak Türkiye Cumhuriyet Bankası nezdinde ‘Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu’ kurulmuştur.” düzenlemesi yapılmış, 20.06.2001 tarih ve 4684 sayılı Bazı Yasa ve Yasa Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Yasanın Geçici 3 üncü maddesinin (a) bendinde “Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu kesintileri, bu konuda yeni bir düzenleme yapılıncaya kadar yürürlükten kaldırılan hükümlere göre tahsil edilmeye devam olunur ve doğrudan genel bütçeye gelir yazılmak üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilir. Kesinti oranlarını sıfıra kadar indirmeye veya onbeş puana kadar yükseltmeye veya kesintiyi tümüyle kaldırmaya Bakanlar Kurulu yetkilidir.

Bu kesintiler vergi kanunlarındaki tahakkuk ve tahsilat hükümlerine göre takip edilir. Kaynak Kullanımını Destekleme Fonundan ihtisas kredilerine ödenmesi gereken destekleme primleri nedeniyle bankalara ödenmemiş birikmiş borçlar, Hazinenin görev zararı borcu olarak kabul edilir ve bu borçların tasfiyesine ilişkin hükümler çerçevesinde işlem yapılır.” hükmüne yer verilmiştir.

01/01/2013 tarih ve 28515 sayılı Resmi Gazete’de 02/01/2013 tarihinden itibarenkullanılacak kredilere uygulanmak üzere yayımlanan2012/4116 sayılı Bakanlar Kurulu HükmüIle bankalar ve finansman şirketleri dışında Türkiye’de yerleşik kişilerin yurt dışından sağladıkları döviz ve altın kredilerinde KKDF kesintisi oranı; ortalama vadesi bir yıla kadar olanlarda %3, ortalama vadesi 1 yıl (1 yıl dahil) ile 2 yıl arasında olanlarda %1, ortalama vadesi 2 yıl (2 yıl dahil) ile 3 yıl arasında olanlarda %0,5, ortalama vadesi 3 yıl (3 yıl dahil) ve üzerinde olanlarda %0 olarak belirlenmiştir.

07/06/1988 tarih ve 19835 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan88/12944 sayılıBakanlar Kurulu HükmüEki “Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında Hüküm“ın “Müeyyide Uygulaması” başlığını taşıyan 8. Maddesi, 96/9006 sayılı Bakanlar Kurulu Kararının 5. Maddesi ile yeniden düzenlenmiş ve “Müeyyide uygulaması ile ilgili olarak,

A)Zamanında ve tam olarak yatırılmayan fon kesintileriIle fon kesintisi indirimi uygulanan kredilerde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde, ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat veya taahhüdün kısmen gerçekleşmesi hâlinde indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri bankalar, özel finans kurumları veya finansman şirketlerinden, …

Fon’a yatırılması gereken, fon kesintisi istisnasının uygulandığı,Destekleme priminin ödendiğiTarihler ile Fon’a yatırıldığı tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte geri alınır.

D) Fon kesintisi indirimi uygulanan ithalat işlemlerinde, vergi, resim ve harç istisnası uygulaması paralelinde ihracatın veya taahhüdün gerçekleşmemesi veya ihracat ve taahhüdün kısmen gerçekleşmesi hâlinde indirimli uygulanan fon kesintileri tama iblağ edilir ve tahsili gereken fon kesintileri, fon kesintisi istisnasının uygulandığı tarih ile tahsil edildiği tarih arasında geçen süre için ve bu sürede yürürlükte bulunan cezai faiz oranları üzerinden hesaplanacak cezai faizi ile birlikte gümrük idarelerince firmalardan tahsil edilir.

İlgili idarelerin maddi hata veya hatalı yorumu sonucu ödenen destekleme primlerinin geri alınmasında cezai faiz tahsil edilmez.

Para-Kredi ve Koordinasyon Kurulu’nca yapılacak incelemeler sonucunda ihracat ve taahhüdü mücbir sebep halleri nedeniyle gerçekleşmediğine hüküm verilen kredilere ait fon kesintileri alınmaz.

Bu madde esaslarına göre Fon’a yatırılacak tutarların ve bunlara tahakkuk ettirilecek cezai faizlerin tahsilinde 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Yasa hükümleri uygulanır.” hükmüne yer verilmiştir. Cezai faiz oranı, 04/11/2000 tarih ve 24220 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 28/09/2000 tarih ve 2000/1387 sayılı Bakanlar Kurulu Hükmü ile yeniden kanuni faiz oranının iki katı olarak belirlenmiştir.

12/05/1988 tarih ve 88/12944 sayılı Kaynak Kullanımını Destekleme Fonu Hakkında 6 nolu Tebliğ‘in 2. Maddesinde deAynı yönde düzenlemeler yer almıştır

Dosyanın incelenmesinden; davacı şirket ile x Amerikada faaliyet gösteren xx S. A. arasında xxxxxxxx adlı ürünün ihracı için xx. xx. xxxx tarihinde sözleşme yapıldığı, bu şirket tarafından xx. xx. xxxx tarihinde ürün bedeli olarak xxx. xxx. xxx USD ödeme bedelini davacı şirketin İşbankası xx Şubesinde bulunan hesabına yatırıldığı, bu dönemde Covit-19 pandemisi nedeniyle xx. xx. xxxx günlü ve xx sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ ile Hidrojen Peroksit ihracatının yasaklandığı, bu Tebliğin ilanı üzerine davacı şirketin ihracatın gerçekleşeceği şirket ile yazışma yapılarak xxxxxxxx ihracatının yasaklandığı ve sonrasında ise üretiminin sağlanamadığının bildirildiği, xx S.

A’nın bedelin iadesini talep etmesi üzerine xx. xx. xxxx tarihinde bu bedelin iade edildiği, peşin ödeme bedelinin geri gönderilmesi aşamasında söz konusu bedelin yurtdışından sağlanan kredi olarak nitelendirilmesi suretiyle Türkiye İş Bankası A. Ş. Xx Şubesi tarafından %3 oranında KKDF kesinti bildirimi ile tahakkuk ettirilerek davalı idareye ödendiği, davacı şirket tarafından, sözleşmenin sona erdirilmesi nedeniyle iade edilen ve hiçbir işlem görmeyen bedelin kredi olarak nitelendirilmesi ve buna bağlı olarak KKDF kesintisi yapılmasının hukuka aykırı olduğu belirtilerek KKDF bedelinin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile KKDF bedeli olarak kesilen xxx. xxx. xxx-TL’nin iadesine hüküm verilmesi istemiyle bakılmakta olan davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Davacı şirketin, Hidrojen Peroksit adlı ürünün ihracı için döviz olarak peşin ihracat bedeli aldığı, Hidrojen Peroksit cinsi eşyanın xx. xx. xxxx günlü ve x sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ ile Hidrojen Peroksit ihracatının yasaklanması nedeniyle ihracatının gerçekleştirilmediği görülmektedir.

Davacı şirketin döviz olarak aldığı peşin ihracat bedelinin ihracatın gerçekleşmemesi nedeniyle 1 yıldan önce iade edildiği, ortada gerçek anlamda bir ihracaatın bulunmaması karşısındaIhracatNedeniyle yurt dışından temin edilen döviz cinsi bedel iade işlemininKredi olarak değerlendirilmesinde hukuka aykırılık bulunmamaktadır.

Nitekim, Danıştay 10. Dairesinin 11.03.2019 tarih ve E: 2016/763, K: 2019/1890 Sayılı hükmü da bu yöndedir.

Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen 08.04.2014 tarih ve 39861 sayılı ve 10.06.2016 tarih ve 62668 sayılı,25.04.2014 tarih ve 47678 sayılı özelgelerde,3 yıldan önce yurt dışına iade edilen ve karşılığında ihracat gerçekleşmeyen peşin ihracat bedellerinin yurt dışından sağlanan kredi olarak değerlendirilmesi ve %3 oranında KKDF kesintisine tabi olması gerektiği açıklamasına yer verildiği görülmektedir.

Bu vaziyette yasal aşama dosyasında yer alan bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinden, Covit-19 pandemisi nedeniyle xx. xx. xxxx günlü ve x sayılı Resmi Gazetede yayımlanan İhracı Kayda Bağlı Mallara İlişkin Tebliğ ileHidrojen PeroksitIhracatının yasaklanması nedeniyle davacı şirket tarafından Hidrojen Peroksit adlı ürünün ihracatının gerçekleştirilemediği ve ihracatın gerçekleşmemesi olayının mücbir sebep olarak kabul edilecek bir olaya dayandığı dikkate alındığında yapılacak ihracat karşılığında döviz cinsinden davacı şirketin Türkiye İş Bankası A.

Ş. Xx Şubesine yatırılan peşin ödeme bedelinin iadesinden Türkiye İş Bankası A. Ş. Xx Şubesi tarafından %3 oranında KKDF kesinti bildirimi ile tahakkuk ettirilerek davalı idareye ödenen bedelin iadesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin işlemde bu gerekçeyle hukuka uyarlık yasal aşama konusu işlemin iptali ile kesilen KKDF’nin davacıya iadesine ilişkin yargı mercii hükmünde sonucu itibariyle yasal isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; dilekçede ileri sürülen iddialar söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediğinden, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Yasanın 45.

Maddesinin 3. Fıkrası uyarıncaIstinaf başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçeyle reddine, aşağıda dökümü gösterilen yasa yolu aşamasına ait yargılama giderlerinin istinaf yoluna başvuranın üzerinde bırakılmasına, posta gideri için alınan paranın kullanılmayan kısmının ilgilisine iadesine, kararın taraflara tebliği için dosyanın ait olduğu Mahkemeye gönderilmesine, 2577 sayılı Kanun’un 45. Maddesinin 6. Fıkrası uyarıncaKesinOlarak, xx. xx. xxxx tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.