Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.
İşyerinde yapılan işin niteliği ve gerekleri doğrultusunda bir takım fikri ürünlerin meydana gelebilmektedir. Bu durumlarda işverenler işçilerin verimliliğin i ve yaratıcılığını artırmak amacıyla çalışmalar yapmaktadır. Dolayısıyla işçiler vasıtasıyla ortaya konulan fikri ürünlerin mülkiyetinin ve kullanım haklarının kimde olacağı hususu zaman zaman itilaf konusu olabilmektedir.
Peki, Fikri veSınai Mülkiyet KanunuNedir?Fikri ve Sınai Mülkiyet Yasasında işverenin haklarıNelerdir?
İçerikGöster Tasarımlar Bakımından Çalışanların ve İşverenlerin Hakları Patent Bakımından Çalışanların ve İşverenlerin Hakları Fikir ve Sanat Eserleri Bakımından İşverenlerin Hakları6769 Sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu’nun tanımlar başlığını taşıyan 2/d maddesine göre çalışan:“Özel hukuk sözleşmesi veya benzeri bir yasal ilişki gereğince, başkasının hizmetinde olan ve bu faaliyet ilişkisini işverenin gösterdiği belli bir işle ilgili olarak kişisel bir bağımlılık içinde ona karşı yerine getirmekle yükümlü olan kişiler ile kamu görevlilerini..”Ifade etmektedir.
Bilişim firmasında çalışan yazılımcı, tekstil sektöründe faaliyet veren bir tasarımcı buna örnek teşkil eder. İşçi emek ve mesaisi ile yaratıcılığını kullanarak fikri bir ürün ortaya koyarken işverenin işyerinde onun sağladığı imkanları kullanmak suretiyle işverenin müşterisi için bu fikri ürünü ortaya koyan işçinin bahsi geçen fikri üründe ne şekilde hak sahibi olacağı şayet sözleşme ile belirlenmiş ise sözleşme hükümleri uygulanır. Buna karşılık herhangi bir sözleşme ile hak ve alacakların kime ait olduğu sözleşme ile belirlenmişse fikri ürünün türüne ve ilgili mevzuatına göre yasa hükümleri uygulama alanı bulacaktır.
Fikri ürünün niteliğine göre uygulanacak yasa değişmektedir. Buna göre tasarım veya patente ilişkin bir üretim bahsi geçen iseSınai Mülkiyet KanunuUygulanacakken, edebiyat, musiki, sinema, güzel sanatlar ve ilim eserlerinin bahsi geçen olması hâlindeFikir ve Sanat Eserleri KanunuUygulama alanı bulacaktır.
Tasarımlar Bakımından Çalışanların ve İşverenlerin Hakları
Fikri ve Sınai Mülkiyet Yasasında İşverenin Hakları6769 SayılıSınai Mülkiyet Kanunu’nun 70.
Maddesi gereği tasarım hakkı tasarımcıya veya onun haleflerine aittir. Ayrıca tasarım hakkı devredilebilir bir haktır. Çalışanların tasarımları ise yasanın 73 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Tarafların arasındaki özel sözleşmeden veya işin mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça çalışanların işletmede yapmakla yükümlü oldukları görevler gereği veya yüksek oranda işletmenin tecrübe ve faaliyetlerine dayanarak iş ilişkisi esnasında meydana getirdiği tasarımlarda işveren hak sahibi olacaktır.
Yukarıda belirtilen haller dışında işyerindeki genel faaliyet konusuna ilişkin bilgilerden ve araçlardan yararlanarak tasarım yapmış olan çalışanın tasarımının hak sahibi talep etmesi halinde işveren olacaktır.
Öğrenciler ve ücretsiz olarak herhangi bir süre ön görülmeksizin iş gören stajyerlerin tasarımları ile öğretim elemanlarının bilimsel çalışma ve araştırmaları neticesinde meydana getirdiği tasarımlar bakımından da çalışanların hak sahipliğine ilişkin hükümler uygulanmaktadır.
Çalışanların yapmış olduğu tasarımlar bakımından hak sahipliğinin işverende olması hâlinde çalışan, tasarımın önemi doğrultusunda belirlenecek olan bir bedeli talep etme hakkına sahiptir.
Bedelin ne kadar olacağı hususunda bir anlaşma sağlanamayacak olursa bu bedel yargı mercii vasıtasıyla belirlenecektir.
Patent Bakımından Çalışanların ve İşverenlerin Hakları
Buluşlar faaliyet buluşları ve serbest buluşlar olmak üzere iki türdür. Çalışanın bir işletme veya kamu idaresinde yapmak yükümlü olduğu görevleri yerine getirdiği esnada veya yüksek oranda işletme veya kamu idaresinin tecrübe ve faaliyetlerine bağlı olarak iş ilişkisi esnasında gerçekleştirdiği buluş faaliyet buluşudur. Bunun dışında kalan buluşlar ise serbest buluş olarak adlandırılmaktadır.
Çalışan bir faaliyet buluşu yaptığı takdirde bunu yazılı olarak ve derhal işverene bildirmekle yükümlüdür. Birden fazla çalışanın birlikte buluşu yapmış olması halinde ise bu bildirim birlikte yapılabilecektir.
Bildirim kendisine ulaşan işverenin bildirimde bulunan kişilere gecikme olmaksızın ve yazılı şekilde, bildirimin kendisine ulaştığı tarihi bildirmelidir. Çalışan yapmış olduğu bildirimde işverene buluşuna dair detayları, kendisinin veya diğer çalışanların katkı payını açıklamak zorundadır.
İşveren faaliyet buluşu ile ilgili tam veya kısmi talep hakkına sahiptir. İşveren hak talebini, işçinin bildirimi kendisine ulaştıktan sonra 4 ay içerisinde yazılı olarak çalışana bildirmek zorundadır. Süresinde bildirim yapılmazsa veya işveren hak talebinde bulunmadığını bildirecek olursa faaliyet buluşu serbest buluş niteliği kazanacaktır.
Buna karşılık işveren tam hak talebinde bulunduğu takdirde buluşa ilişkin tüm haklar işverene geçecektir.
İşveren faaliyet buluşu için kısmi hak talebinde bulunacak olursa faaliyet buluşu yine serbest buluş niteliği kazanır. İşveren böyle bir halde kısmi hakka dayalı olarak buluşu kullanma hakkına sahip olur. Bu kısmi kullanma hali çalışanın buluşunu kullanmasını ve değerlendirmesini ciddi ölçekte zorlaştıracak olursa çalışan, işverenden buluşa ilişkin hakları tamamen devralmasını veya bu hakkından tamamen vazgeçmesini talep edebilecektir. Çalışanın bu talebini işverene bildirdiği metnin tebliğinden itibaren 2 ay içerisinde işverenin cevap vermemesi hâlinde işverenin kısmi hakka dayalı kullanma hakkı sona erecektir.
Faaliyet buluşu üzerinde tam kullanma hakkı talep eden işverenden çalışan, makul bir bedelin kendisine ödenmesini talep etme imkanı vardır.
Kısmi hak talebinde de işveren buluşu kullanacak olursa çalışan yine uygun bir bedel talep edebilecektir.
Fikir ve Sanat Eserleri Bakımından İşverenlerin Hakları
7981 SayılıFikir ve Sanat Eserleri Kanunu1. Maddesinde eser sahibini, eseri meydana getiren kişi olarak tanımlamıştır. İş ilişkileri bakımından da eser sahibi eseri meydana getiren çalışandır ancak eserin sağladığı haklarda tasarrufta bulunabilme yetkisi işveren-çalışan ilişkisinden dolayı işverendedir. Zira yasanın 18.
Maddesi taraflar arasında akdedilen özel sözleşmeden veya yapılan işin niteliğinden aksi anlaşılmıyorsa memur, hizmetli ve işçilerin yapmak yükümlü oldukları işlerini gerçekleşirken meydana getirmiş oldukları eserler üzerindeki hakları bu kişileri çalıştıran veya tayin eden kişilerce kullanılacaktır.
Eser üzerindeki haklar mali haklar ve manevi haklar olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Yasa her ne kadar açıkça belirtmemişse de Yüksek Yargı Mercii kararlarının yerleşmiş görüşüne göre de işverenlerin hak sahipliği mali haklarla sınırlı olacaktır. Zira manevi haklar eser sahibine sıkı sıkıya bağlıdır ve devredilemez niteliktedir. Şüphesiz ki çalışan, işvereni manevi hakların kullanılması noktasında yetkilendirebilecektir.
Ancak bu hakkın devredilemez olduğu kuralına halel getirmez. Belirtmek gerekir ki çalışan manevi hakların kullanımı esnasında kötü niyetli olarak ve işvereni zor durumda bırakacak şekilde kullanımda bulunmaktan kaçınmakla mükelleftir.
Ayrıca;Fikri Mülkiyet HukukuVeSınai Mülkiyet HukukuNedir,Sınai Mülkiyet Kanunu nedir,Fikri Mülkiyet Kanunu nedir,Sınai Mülkiyet Kanunu yönetmeliğiNeleri kapsar,Sınai Mülkiyet haklarıNelerdir gibi ve benzeri konularla ilgili daha ayrıntılı bilgi almak için Hukuk BüromuzunAvukatlık ve danışmanlıkAvukatlarıyla iletişime geçebilir ve danışmanlık hizmeti alabilirsiniz.
Yasal uyuşmazlıklar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.