Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:

12. Ceza Dairesi 2017/11234 E., 2018/851 K.


"İçtihat Metni"

Yargı Makamı: Sulh Ceza Hâkimliği

Taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olma suçundan şüpheli... Hakkında yürütülen soruşturmaEvresi sonucunda, Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 09/03/2016 günlü ve 2015/2689 soruşturma, 2016/4108 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine dair mercii 2.

Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/05/2016 günlü ve 2016/1214 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, Cumhuriyet Başsavcılığınca, girişilen tahkikat sonucunda, müştekinin sağ testisindeFonksiyon kaybı oluşmasında, şüpheli cerrahi uzmanı hekim...’nin kusurunun olmadığının belirlendiği, bu nedenle üzerine atılı taksirle yaralamaya neden olma suçunun unsuları itibariyle oluşmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair hüküm verilmişIse de, tespite konu söz konusuAdli Tıp Kurumunun 02/12/2015 günlü raporunda "dosyada fıtık ameliyatı öncesinde söz konusu organın durumunu belirten herhangi bir tıbbi belge bulunmadığı, dolayısıyla mevcut olduğu bildirilen vaziyet ile ile şikayet konusu fıtık ameliyatı arasında tıbben illiyet bağı kurulmasına yeter ölçüde tıbbi veri bulunmadığının" belirtildiğiOysakiMüştekinin beyanlarında ameliyatından kısa süre önce... Devlet Hastanesinde muayene olduğunu ve ilk teşhisinde orada konulduğunu belirtmesine ve Acıpayam Cumhuriyet Başsavcılığına hitaben verdiği 23/01/2015 günlü dilekçesinde de bu belgelerin istenilmesinin talep edilmesine karşınSavcılık vasıtasıyla dosyaya getirtilmediği anlaşılmakla, ilgili muayene evraklarının getirtilerek dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderilerek kusur durumuna yönelik yeniden bir rapor aldırılarak sonucuna gore bir hüküm verilmesi gerekirken eksik soruşturmaya dayalı olarak kovuşturmaya yer olmadığına dair hüküm verildiği, ortada 5271 sayılı Kanun’a uygun bir soruşturmanın bulunmadığı bir vaziyette, anılan Kanun’un 160. Maddesi ve diğer maddeleri uyarınca soruşturma yapılmasını sağlamak maksadıyla merciince itirazın kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde reddine hüküm verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle CMK'nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumuAdalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 09/11/2017 gün ve sayılı yasa yararına bozma talebine atfen,Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2017 gün ve 2017/63994 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve yasal aşama evrakı tevdi kılınmakla;
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yasa yararına bozma talebine atfen düzenlenen tebliğnamedeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına göre yerinde görüldüğünden, 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 04/05/2016 günlü ve 2016/1214 değişik iş sayılı kararının CMK'nın 309.

Maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yapılmasına, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24/01/2018 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.


Her yasal vaziyet kendi içinde özel değerlendirmeler gerektirir. Olası itilaflarda herhangi bir hak kaybına uğramamak adına yasal sürecin uzman bir hukukçu ile yürütülmesi faydalı olacaktır.