Elektronik Kelepçe Nedir?

Elektronik kelepçe; şüpheli, sanık veya hükümlünün belirlenen sınırlı bir alanda kalıp kalmadığını denetlemek amacıyla kullanılan bir elektronik izleme cihazıdır. Elektronik kelepçe, şüpheli, sanık veya hükümlülerin elektronik yöntem ve araçlar ile toplum içinde sınırlı bir alan belirlenerek izlenmesini, gözetim ve denetim altında tutulmasını sağlayan, suçun mağdurunun veya toplumun korunmasını destekleyen uygulamadır (Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği m.4/1-i). Elektronik kelepçe, yargılama aşamasında bir adli kontrol şekli olarak uygulanabileceği gibi infaz aşamasında bir cezanın infazı şekli olarak da uygulanabilir.

Elektronik kelepçe takılmadan önce şüpheli, sanık veya hükümlünün serbestçe hareket edeceği bir alan Denetimli Serbestlik Müdürlüğü görevlileri tarafından belirlenerek haritalanmakta, bu alanın dışına çıkmaması için yükümlüye elektronik kelepçe takılmaktadır. Örneğin, şüpheli veya sanığa ait konutun içerisi ve bahçesinin tamamı haritalanarak bu alan elektronik kelepçe ile izlenen kısıtlı alan haline getirilir, bu alanın terk edilmemesi gerektiği yükümlüye ihtar edilir. Bu alanın terk edilmesi halinde şüpheli veya sanığın tutuklanması şeklinde adli kontrol tedbirine karar verilebilir.

Adli kontrol, bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada veya kovuşturmada, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüpheli veya sanığın tutuklanarak cezaevine konulması yerine cezaevi dışında denetim altında tutulmasına karar verilmesidir. Suç şüphesi altındaki kişinin tutuklanması yerine cezaevi dışında denetim altına alınma biçimlerinden biri de mahkemenin karar verdiği elektronik kelepçe takılması şeklindeki adli kontrol tedbiridir. Elektronik kelepçe şeklindeki adli kontrol tedbirinin amacı şüpheli veya sanığın konutunda denetim altında tutulmasıdır. Tedbirin bu amaca uygun bir şekilde uygulanması gerekir. Şüpheli veya sanık konumundaki kişi hakkında hakim tarafından elektronik kelepçe takılmasına yol açacak biçimde adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verilmesi halinde, konulan tedbir kaldırılıncaya kadar bu kişinin artık konuttan veya belirlenen alandan dışarı çıkmaması gerekir.

Elektronik kelepçeyle takip edilen sınırlı alanın ihlal edilmesi şüpheli veya sanığın tutuklanmasına neden olabilir. Adli kontrol tedbiri olarak elektronik kelepçe takılması tedbiri soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesiyle, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından beraat kararı verilmesiyle kendiliğinden kalkar. Cezaların infazı aşamasında ise infaz hakimliği tarafından belirlenen sürenin bitmesiyle elektronik kelepçe takılması tedbirine son verilir.

Konutu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Tedbiri Nedir?

Konutu terk etmeme, diğer bir deyişle ev hapsi; tutuklama kararından sonra kişi özgürlüğüne getirilen en önemli sınırlamadır. Konutu terk etmeme tedbirine itiraz mümkündür. Konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri; suç şüphesi altındaki kişi hakkında mahkemelerce verilen şüpheli veya sanığın yargı mercii tarafından belirlenen konutunu mazereti olmaksızın veya izin almaksızın terk etmemeyi kapsayan bir adli kontrol tedbiridir (CMK m.109/3-j).

Adli kontrol, bir suç sebebiyle yürütülen soruşturmada veya kovuşturmada, tutuklama sebeplerinin varlığı halinde, şüpheli veya sanığın tutuklanarak cezaevine konulması yerine cezaevi dışında denetim altında tutulmasına karar verilmesidir. Suç şüphesi altındaki kişinin tutuklanması yerine cezaevi dışında denetim altına alınma biçimlerinden biri de mahkemenin karar verdiği konutunu terk etmeme/ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbiridir. Konutu terk etmeme/ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirinin amacı şüpheli veya sanığın konutunda denetim altında tutulmasıdır. Tedbirin bu amaca uygun bir şekilde konulması gerekir. Bu nedenle öncelikle şüpheli ve sanığın konutu belirlenmeli, konut belirlendikten sonra bir adli kontrol tedbiri olarak konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbirine karar verilmelidir.

Şüpheli veya sanığın konutu terk etmeme şeklindeki adli kontrol tedbirine uyup uymadığı Denetimli Serbestlik Müdürlüğü görevlileri tarafından şüpheli veya sanığa elektronik kelepçe takılarak denetlenir. Şüpheli veya sanık konumundaki kişi hakkında hakim tarafından CMK m.109/3-j gereğince “konutu terk etmeme (ev hapsi)” biçiminde adli kontrol tedbirinin uygulanmasına karar verilmesi halinde, yasak kaldırılıncaya kadar bu kişinin artık konuttan dışarı çıkmaması gerekir. Konutu terk etmeme tedbirinin ihlal edilmesi şüpheli veya sanığın tutuklanmasına neden olabilir. Konutu terk etmeme (ev hapsi) tedbiri soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcılığı tarafından kovuşturmaya yer olmadığına dair karar (KYOK) verilmesiyle, kovuşturma aşamasında mahkeme tarafından beraat kararı verilmesiyle kendiliğinden kalkar.

Elektronik Kelepçe Hangi Hallerde Takılır?

Elektronik kelepçe, aşağıdaki durumlarda uygulanabilir:

  • Adli kontrol tedbirlerinin uygulanması sırasında: Denetimli Serbestlik Hizmetleri Yönetmeliği'nin 56. ve 57/4. maddelerine göre, konutunu terk etmemek, belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek, belirlenen yer veya bölgelere gitmemek ya da ancak bazı yerlere gidebilmek şeklindeki adli kontrol tedbirlerinin uygulanması sırasında elektronik kelepçe takılabilir. Örneğin, İstanbul Bakırköy ilçesi sınırlarını terk etmeme şartıyla hâkim tarafından serbest bırakılan kişi Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından elektronik kelepçe takılarak izlenir.
  • Kısa süreli hapis cezasına seçenek yaptırımların uygulanması sırasında: TCK m.49/2'ye göre bir yıl veya daha az süreli hapis cezası kısa süreli hapis cezasıdır. TCK'nın 50. maddesinde düzenlenen seçenek yaptırımlardan belirli yerlere gitmekten yasaklanma ve belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma yaptırımlarının uygulanması sırasında elektronik kelepçe takılabilir.
  • Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı kapsamında denetimli serbestlik tedbirlerinin uygulanması için elektronik kelepçe takılabilir.
  • Hapis cezasının konutta infazı için: 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 110. maddesine göre, kesinleşmiş hapis cezası bazı hâllerde konutta infaz edilebilir. Elektronik kelepçe takılarak konutta cezası infaz edilen hükümlü cezası tamamen infaz edilene kadar belirlenen alanların dışına çıkamaz. Ancak, hükümlünün bazı zorunlu ihtiyaçlar nedeniyle belirlenen alanın dışına çıkması mümkündür. Örneğin, hükümlü tedavi için hastaneye gitmek üzere belirlenen alandan ayrılabilir.
  • Hapis cezasının infazı kapsamında denetimli serbestlik uygulaması sırasında hükümlüye bazı durumlarda elektronik kelepçe takılarak teknik izleme yapılabilir.
  • Mükerrirlere özgü infaz rejimi sırasında: CGTİK m.108/9'a göre, infaz hâkimliği elektronik kelepçe takılmak suretiyle suçun mağdurunun oturduğu ve çalıştığı yerleşim bölgesinde ikamet etmekten yasaklanması veya mağdurun bulunduğu yerlere yaklaşmaktan yasaklanmak şeklindeki yükümlülüklerin yerine getirilmesine karar verebilir.
  • Koşullu salıverilme kapsamında bazı hâllerde hükümlünün elektronik kelepçe takılarak izlenmesi mümkündür.
  • 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 12. maddesine göre, hakkında tedbir kararı uygulanan kişiye elektronik kelepçe takılabilmektedir.

Elektronik Kelepçe Takılması Kararı Vermeye Yetkili ve Görevli Mahkeme

Adli Kontrol Tedbiri Olarak Elektronik Kelepçe Takılması Kararı

Konutu terk etmeme veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek şeklinde elektronik kelepçe takılarak uygulanabilecek adli kontrol tedbirine karar verilebilmesi için ortada yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma bulunmalıdır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında tedbire karar vermeye farklı yargı mercileri yetkili ve görevlidir:

  • Soruşturma aşamasında: Elektronik kelepçe adli kontrol kararı verme görevi Sulh Ceza Hâkimliği'ne aittir (5235 sayılı Kanun m.10). Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir (CMK m.110/1). Sulh ceza hâkimliği, soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları veya işlemleri yapmakla görevli olduğundan şüpheliye elektronik kelepçe takılmasına yol açacak şekildeki adli kontrol tedbirine de hükmedebilir. Ancak, soruşturma aşamasında tutuklamaya itiraz edilmesi hâlinde asliye ceza mahkemesi şüpheli hakkında elektronik kelepçe takılmasına yol açacak şekilde adli kontrol kararı vererek şüpheliyi tahliye edebilir. Yetkili Sulh Ceza Hâkimliği ise suçun işlendiği yer sulh ceza hâkimliğidir.
  • Kovuşturma aşamasında: Kovuşturma aşamasında ceza davasına hangi mahkeme bakıyorsa elektronik kelepçe takılmasına yol açacak adli kontrol kararını verme görevi o mahkemeye aittir. Ceza davasına bakan mahkemenin kararına itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen ceza mahkemesi de elektronik kelepçe takılması şeklindeki adli kontrol kararını verebilir.

Cezanın İnfazı Aşamasında Elektronik Kelepçe Takılması Kararı

Cezanın infazı aşamasında elektronik kelepçe takılmasını gerektirecek nitelikteki kararları verme görevi İnfaz Hâkimliği tarafından yerine getirilir. İnfazın yapıldığı yer hâkimliği yetkili yargı merciidir.

Konutunu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Kararı Vermeye Yetkili ve Görevli Mahkeme

Konutu terk etmeme (ev hapsi) şeklindeki adli kontrol tedbirine karar verilebilmesi için ortada yürütülen bir soruşturma veya kovuşturma bulunmalıdır. Soruşturma ve kovuşturma aşamasında tedbire karar vermeye farklı merciler yetkilidir:

  • Soruşturma aşamasında: Konutu terk etmeme/ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verme görevi Sulh Ceza Hâkimliği'ne aittir (5235 sayılı Kanun m.10). Şüpheli, Cumhuriyet savcısının istemi ve sulh ceza hâkiminin kararı ile soruşturma evresinin her aşamasında adli kontrol altına alınabilir (CMK m.110/1). Sulh ceza hâkimliği, soruşturma aşamasında hâkim tarafından verilmesi gereken kararları veya işlemleri yapmakla görevli olduğundan şüphelinin konutu terk etmeme/ev hapsi şeklindeki adli kontrol tedbirine de hükmedebilir. Ancak, soruşturma aşamasında tutuklamaya itiraz edilmesi hâlinde asliye ceza mahkemesi şüpheli hakkında konutunu terk etmeme (ev hapsi) şeklinde adli kontrol kararı vererek şüpheliyi tahliye edebilir. Yetkili Sulh Ceza Hâkimliği ise suçun işlendiği yer sulh ceza hâkimliğidir.
  • Kovuşturma aşamasında: Kovuşturma aşamasında ceza davasına hangi mahkeme bakıyorsa konutu terk etmeme/ev hapsi kararı verme görevi o mahkemeye aittir. Ceza davasına bakan mahkemenin kararına itiraz edilmesi üzerine, itirazı inceleyen ceza mahkemesi de konutu terk etmeme/ev hapsi şeklindeki adli kontrol kararını verebilir.

Elektronik Kelepçe ve Konutu Terk Etmeme Kararı Vermenin Şartları

Adli Kontrol Tedbiri Olarak Elektronik Kelepçe Takılmasının Şartları

Konutu terk etmeme veya belirli bir yerleşim bölgesini terk etmemek şeklindeki adli kontrol tedbirleri elektronik kelepçe takılarak izlenmektedir. Bu tedbirlere mahkemece karar verilebilmesi için belli şartların gerçekleşmesi gerekir. Bir suç sebebiyle yürütülen soruşturma veya kovuşturmada, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 100. maddesinde belirtilen tutuklama sebeplerinin varlığı hâlinde, şüphelinin tutuklanması yerine adli kontrol altına alınmasına karar verilebilir (CMK m.109/1). Kanunda tutuklama yasağı öngörülen hâllerde de adli kontrole ilişkin hükümler uygulanabilir (CMK m.109/2).

Adli kontrol kararı verilebilmesi için aşağıdaki tutuklamaya ilişkin şartların gerçekleşmesi gerekir:

  • Kuvvetli suç şüphesi: Şüpheli veya sanık hakkında “kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delillerin” bulunmasıdır. Kuvvetli suç şüphesi, şüpheli veya sanığın suçu işlediğine dair yüksek bir ihtimal bulunmasıdır. Kuvvetli suç şüphesi bulunmadan adli kontrol tedbirine hükmedilemez.
  • Tutuklama nedeni: Kuvvetli suç şüphesi mevcut olsa bile, ayrıca bir “tutuklama nedeni” de bulunmalıdır (CMK m.100/1). Tutuklama nedenleri şunlardır:
    • Şüpheli veya sanığın kaçması veya kaçması şüphesini uyandıracak somut olguların varlığı (CMK m.100/2),
    • Delillerin karartılacağı konusunda kuvvetli şüphe hâlinin varlığı (CMK m.100/2),
    • Katalog suçların işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı (CMK m.100/3). Katalog suçlardan birinin işlendiği hususunda somut delillere dayanan kuvvetli şüphe sebeplerinin varlığı hâlinde, şüpheli veya sanığın kaçacağı veya delilleri karartma ihtimalinin bulunduğu kendiliğinden varsayılır. Örneğin, kasten öldürme veya yağma suçu işlendiği hususunda kuvvetli şüphe sebepleri varsa, bir tutuklama nedeni olduğu kendiliğinden kabul edilir.

Hangi Suçlarda Konutunu Terk Etmeme (Ev Hapsi) Kararı Verilebilir?

Konutunu terk etmeme (ev hapsi), tüm suçlar açısından uygulanabilecek bir tedbirdir. Tutuklama yasağı olan hâllerde de şüpheli veya sanık hakkında konutunu terk etmeme (ev hapsi) şeklindeki adli kontrol tedbirine başvurulabilir (CMK m.109/2). Tüm suçlarda şartları varsa konutunu terk etmeme (ev hapsi) kararı verilebilse de, en çok konutunu terk etmeme (ev hapsi) tedbirine karar verilen suçlar, tutuklamanın katalog suçları olan aşağıdaki suçlardır:

  • Soykırım ve insanlığa karşı suçlar (TCK md.76, 77, 78)
  • Göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti (TCK md.79, 80)
  • Kasten adam öldürme suçu (TCK md.81, 82, 83)
  • Kasten yaralama (TCK md.86, fıkra 3, bent b, e ve f)
  • Neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama (TCK md.87)
  • Kadına karşı işlenen kasten yaralama suçu
  • Sağlık kurum ve kuruluşlarında görev yapan personele karşı görevleri sırasında veya görevleri dolayısıyla işlenen kasten yaralama suçu
  • İşkence suçu (TCK md.94, 95)
  • Cinsel saldırı suçu (TCK md.102 -birinci fıkra hariç-)
  • Çocukların cinsel istismarı (TCK md.103)
  • Hırsızlık suçu (TCK m.141, 142)
  • Gasp suçu (TCK m.148, 149)
  • Uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti (TCK md.188)
  • Suç işlemek amacıyla örgüt kurma (TCK md.220 -iki, yedi ve sekizinci fıkralar hariç-)
  • Devletin güvenliğine karşı suçlar (TCK md.302)