Doğum günü hediyesi olarak alınan araç eşin kişisel malıdır ve bu araçtan dolayı tasfiye alacağı istenemez.
Davacı-birleşen dosya davalıları … ve … vekili, müteveffa … ile davalının 2001 yılında evlendiklerini, eşlerden …’in 2007 yılında öldüğünü, evlilik birliği içerisinde sahip olunan mal varlığının müteveffanın kişisel malları ile alınarak davalı adına tescil edildiğini açıklayarak, taşınmazlar ve araç kayıtlarının iptaliyle vekil edenleri adına tesciline, olmadığı takdirde mal rejiminin tasfiyesi ile miras payları oranında alacağın yasal faiziyle birlikte davalıdan alınmasına hüküm verilmesini istemiş, birleşen davanın reddini savunmuştur.
Davalı-birleşen dosya davacısı … vekili, asıl davanın yersiz açılması nedeniyle reddine hüküm verilmesini savunmuş, birleşen yasal aşama dilekçesinde evlilik birliği içerisinde edinilen banka hesapları, araç ve diğer malvarlığının tasfiyesi ile 1/2 oranındaki tasfiye alacağının birleşen davalılardan alınmasına hüküm verilmesini istemiştir.
Mahkemece, asıl davada taşınmaz ve araç kaydının iptaline yönelik talebin reddine, asıl yasal aşama ve birleşen davanın kabulü ile taleple bağlı olarak 10.000 TL artık değere katılma alacağının yasal aşama tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte davalıdan, yine taleple bağlı olarak 10.000 TL. Artık değere katılma alacağının yasal aşama tarihinden geçerli yasal faiziyle birlikte birleşen davalılardan alınmasına hüküm verilmesi üzerine; hüküm, davacı-birleşen davalılar vekili ile davalı-birleşen davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Maddi olayları ileri sürmek taraflara, yasal nitelendirme yapmak ve uygulanacak yasa maddelerini belirlemek hâkime aittir (6100 s. lı HMK 33 m). İddianın ileri sürülüş şekline göre asıl yasal aşama; ölüme bağlı mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde artık değere katılma alacağı, birleşen yasal aşama; aynı nedene dayalı taşınmaz, araç ve ev eşyalarından kaynaklanan alacak isteğine ilişkindir.
Müteveffa … ile davalı 29.12.2001 tarihinde evlenmişler, taraflar arasındaki mal rejimini, eşlerden …’in 20.05.2007 tarihinde ölmesi üzerine sona ermiştir. Yasal Aşama konusu … ada … parsel üzerindeki 9 nolu bağımsız bölüm,08.07.2004 tarihinde,…ada … parsel üzerindeki 5 nolu bağımsız bölüm,26.11.2002 tarihinde, … plakalı araç,11.02.2002 tarihinde satın alınarak davalı … adına tescil edilmiş, … isimli yat ise;26.07.2006 tarihinde satın alınarak müteveffa … adına tescil edilmiştir.
1-Dosya kapsamına, yasal aşama evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, mahkemece deliller değerlendirilerek hüküm verildiğine ve takdirde de bir isabetsizlik bulunmadığına, 07.10.1953 gün 8/7 YİBK, uyarınca tasfiye alacaklıları ayrık vaziyetler hariç ayni hak isteğinde bulunamayacağına,Yasal aşama konusu aracın doğum günü hediyesi olarak davalı eşe verilmesi nedeniyle davalının kişisel malı niteliğinde olan araçtan dolayı tasfiye alacağı istenemeyeceğine, yasal aşama konusu yat ve müşterek ev eşyaları yönünden birleşen davacının tasfiye alacakları usulüne uygun olarak belirlendiğine, mahkemece taleple bağlı olarak yazılı şekilde hüküm verildiğine göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bentlerde gösterilen nedenler dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2-Davacı-birleşen davalılar vekili ile davalı-birleşen davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; mahkemece taşınmazların davalı …’ın kişisel malı olduğu görüşünden hareketle davanın reddine hüküm verilmiş ise de verilen hüküm dosya kapsamına ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Yasal Aşama konusu 5 nolu bağımsız bölüm, 26.11.2002 tarihinde … İnşaat Şirketi’nden satın alınarak davalı … adına tescil edilmiştir. … İnşaat ile davalı … arasında düzenlenen 19.11.2002 günlü daire teslim protokolünde satış bedelinin Tual’dan tahsil edildiği açıklanmış, 06.11.2002 ve 13.11.2002 günlü toplam 35.000 $ bedelli alındı makbuzları tanzim edilmiş, daire teslim protokolünün düzenlendiği 19.11.2002 tarihinde tarafların Akbank’taki müşterek hesabından 295.000 $ çekilmiştir.
Yasal Aşama konusu taşınmazlardan 9 nolu bağımsız bölüm ise; 08.07.2004 tarihinde satın alınarak davalı adına tescil edilmiş, aynı tarihte banka hesabından müteveffa tarafından 170.000 TL çekilmiştir. Taşınmazların satın alınma tarihleri, daire teslim protokol tarihi, alındı makbuzları ile hesaplardan para çekilme tarihleri aynı ya da yakın günlere isabet etmektedir. Davacılar vekili, söz konusu taşınmazın müşterek hesaptan çekilen parayla satın alındığını, müteveffanın tasfiye alacağı olmadığını ileri sürerek istekte bulunmuştur. Taşınmaz satış protokolünün düzenlendiği tarih ile banka hesabından paranın çekildiği tarihlerin aynı güne denk gelmesi dikkate alındığında mahkemece bu taşınmazın davalının kişisel malı olduğu ve tasfiyeye tabi tutulamayacağı yönündeki görüşüne katılma olanağı bulunmamaktadır.
Bundan ayrı, ’de bulunan 24 ada 4 parsel üzerindeki 6 nolu bağımsız bölüm, davalı adına tapuda kayıtlı olup, davalının kişisel malı niteliğinde ise de, davacılar taşınmazın kiraya verilmek suretiyle gelir elde ettiği ve kira geliri üzerinde tasfiye alacağı bulunduğunu bildirerek istekte bulunulmuştur.
TMK’nun 219/4. madde uyarınca; kişisel malların gelirleri edinilmiş mal niteliğinde olup tasfiyeye tabidir. Mahkemece kira gelirleri yönünden açılan davanın kişisel mal olduğu gerekçesiyle talebin reddine hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Banka hesaplarına ilişkin temyiz itirazlarına gelince; hesap bilirkişisi tarafından, banka hesaplarındaki yoğun hareketler nedeniyle denkleştirme ve hesaplar arasındaki kaymaların tespit edilememesi nedeniyle tasfiye anındaki mevcut bakiyeler esas alınarak yazılı şekilde hüküm verilmiştir. Düzenlenen bilirkişi raporu yetersiz olduğu gibi banka
-//-
Hesaplarının tam olarak incelenemediği bilirkişi raporunda da açıkça belirtilmiştir. O halde, mahkemece banka hesaplarının açılış tarihleri, hesap hareketleri üzerinde uzman bilirkişiler aracılığı ile inceleme yapılarak, hangi Hesapların tasfiyeye tabi olduğu, birleşen davacının tasfiye alacağının oluşacak sonuca göre belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan hususlar dikkate alınarak, taraf delillerinin eksiksiz olarak toplanması, yasal aşama konusu taşınmazlar ile davalının kişisel malı niteliğindeki 6 nolu bağımsız bölümün kira geliri üzerindeki davacıların tasfiye alacağının usulüne uygun olarak tespiti, banka hesaplarının açılış tarihleri ve hesap hareketleri gözönün de tutulması, hesaplar üzerinde 2 bankacı ve 1 hesap uzmanı bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak, banka hesaplarının tasfiyeye tabi mal niteliğinde olup olmadığının tespiti ile ondan sonra esas hakkında bir hüküm verilmesi gerekirken eksik araştırmayla yazılı şekilde hüküm verilmesi doğru görülmemiştir.
Yargıtay 8.
Hukuk Dairesi 2015/16133 E., 2016/6077 K.