Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.

YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2019/377

Hüküm Numarası: 2019/7006

Hüküm Tarihi: 12.06.2019

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye yargı makamı hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek vasıtasıyla temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Yasal Aşama; kadın vasıtasıyla açılan Türk Medeni Kanunu'nun 166/1. Maddesinde düzenlenen evlilik birliğinin temelinden sarsılması yasal nedenine dayalı boşanma yasal süreci olup, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davalı erkeğe "Eşini aldattığı, fiziksel şiddet uyguladığı ve fiili ayrılık döneminde telefonla arayarak küfür ve hakaret ettiği" vakıaları kusur olarak yüklenerek erkeğin tam kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına, ortak çocuğun velayetinin anneye verilmesine, ortak çocuk yararına tedbir ve iştirak nafakasına, kadının tedbir ve yoksulluk nafakası taleplerinin reddine, kadın yararına 12.000,00 TL maddi ve 12.000,00 TL manevi tazminata hüküm verilmiş, ilk derece mahkemesince verilen 28/03/2017 günlü bu hüküm davalı erkek vasıtasıyla boşanma davasının kabulü ve fer'ileri yönünden tümüyle istinaf edilmiştir.

İstinaf incelemesini yapan bölge adliye mahkemesince, erkeğin kusur belirlemesi ve maddi-manevi tazminata yönelik istinaf başvurusu kabul edilerek ilk derece yargı makamı kararının gerekçesindeki erkeğin fiziki şiddet uyguladığı ve aldatmaya ilişkin kusur tespiti gerekçeden çıkarılarak gerekçenin düzeltilmesine, kadın yararına 10.000,00 maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminata hükmedilerek erkeğin sair istinaf taleplerinin esastan reddine hüküm verilmiştir.

Yapılan incelemede, davalı erkeğe yüklenen hakaret ve tehdit vakıalarının, taraflar arasında geçen telefon konuşmasının kaydedilmesi suretiyle oluşturulan ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına dayandığı görülmüştür. HMK m. 189/2’ye göre, hukuka aykırı olarak elde edilmiş olan deliller yargı mercii vasıtasıyla bir vakıanın ispatında dikkate alınamaz. Taraflar arasında geçen bir konuşmanın, davacı kadınca erkeğin bilgisi olmaksızın kayda alınması hukuka aykırı olduğundan, bu ses kaydının bulunduğuna ilişkin tanık beyanlarına da itibar edilemez. Bir ispat aracının Anayasa m. 36 anlamında "Meşru vasıta” olarak kabul edilebilmesi ve buna ispat gücü tanınabilmesi için, hukukun izin verdiği şekilde elde edilmesi gerekir.

Hukuka aykırı yollardan elde edilen delillere veya bunların varlığına ilişkin tanık beyanlarına ispat gücü tanınması, hukuk usulünde geçerli olan silahların eşitliği ilkesine aykırıdır. Bu sebeplerle, davalı erkeğe yüklenen hakaret ve tehdit vakıaları, hukuka uygun delillerle inandırıcı şekilde ispat edilememiştir. Bir başka ifadeyle, gerçekleşen bu duruma göre boşanmaya sebep olan olaylarda davalı erkeğin kusurlu bir davranışı ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeplerle davacı kadının davasının reddi gerekirken, kabulü usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalı erkeğin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye yargı makamı hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle hüküm verildi.12.06.2019 (Çrş.)

Hukuk Büromuz Bürosu, Avukatlık Bürosu, Mecidiyeköy Avukatlık Bürosu,,

Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.