Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.

YARGITAY 8. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası:2017/4267

Hüküm Numarası:2017/17637

Hüküm Tarihi:26.12.2017

Davacı Alacaklı Islah Dilekçesi İle İtirazın Kaldırılmasını da İstediği – Taraflar Islah Yolu İle Davaya Konu İddialarını ve Savunmalarını Genişletip Değiştirebileceği - Ancak Daha Önce Davaya Konu Edilmeyen Bir Hususun Islah Yoluyla İstem Konusu Yapılmasına Yasal Açıdan Olanak Olmadığı - Davacı Alacaklı Tahliye Olan İlk Davasına İtirazın Kaldırılması Davasını Islah Yoluyla Ekleyemeyeceği - Bu Durumda Mahkemece Islah Talebinin Reddi İle Süresinde Yapılmış Bir İtiraz Bulunduğundan Takip Kesinleşmediğinden ve İtirazın Kaldırılması İstenilmeden Tahliye İstenemeyeceğinden Davanın Reddine Hüküm Verilmesi Gerektiği

Özeti:Davacı alacaklı, ıslah dilekçesi ile itirazın kaldırılmasını da istemiştir. Taraflar, ıslah yolu ile davaya konu iddialarını ve savunmalarını genişletip, değiştirebilirler.

Ancak daha önce davaya konu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanak yoktur. Davacı alacaklı tahliye olan ilk davasına, itirazın kaldırılması davasını ıslah yoluyla ekleyemez. Bu vaziyette Mahkemece ıslah talebinin reddi ile süresinde yapılmış bir itiraz bulunduğundan, takip kesinleşmediğinden ve itirazın kaldırılması istenilmeden tahliye istenemeyeceğinden davanın reddine hüküm verilmesi gerekir. Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne hüküm verilmiş olup hükmün davalı avukati vasıtasıyla temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

Hüküm: Davacı alacaklı 18.02.2012 başlangıç günlü yazılı kira akdine dayanarak 13.04.2015 tarihinde haciz ve tahliye talepli olarak başlattığı icra takibi ile aylık 120.000,00 TL’den 2014 yılı Temmuz ayından 2015 yılı Mart ayına kadarki 9 aylık kira alacağı 1.080.000,00 TL kira alacağının faiziyle tahsilini talep etmiştir.

Ödeme emri davalı borçluya 14.04.2015 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı 20.05.2015 tarihinde takibe itiraz edilmediğinden bahisle kesinleşen takip nedenine dayalı tahliye istemiyle bu davayı açmıştır.

Davalı borçlu takibe 26.06.2015 tarihinde itiraz ederek, dayanak icra takibindeki ödeme emri tebliğ tarihinin düzeltilmesi istemi ile icra mahkemesinde yasal aşama açmıştır....

İcra Hukuk Mahkemesi’nin 06.11.2015 tarih ve E.2015/366 –....2015/470 sayılı hükmü ile,... 2. İcra Müdürlüğü’nün 2015/2184 esas sayılı takip dosyasında borçluya yapılan ödeme emri tebliğ tarihinin 25.06.2015 olarak düzletilmesine hüküm verilmiştir.

Davacı alacaklı, davalı borçlu aleyhine kira alacağının tahsili amacıyla tahliye istekli olarak başlatılan icra takibine davalının itiraz etmeyerek takibin kesinleştiği gerekçesi ile açtığı tahliye davasında, 05.02.2016 havale günlü ıslah dilekçesi ile itirazın kaldırılmasını da talep etmiştir

Mahkemece,Davalı şirketin borcu ödediğine dair herhangi bir yazılı belge ibraz edemediği, bahsedilen çeklerin binanın yıpranma ve bakımına ait olduğu, bu sebeple kira bedeli ödemesi yerine geçmeyeceği anlaşılmakla, davalı yasal süre içerisinde borcunu ödemediğinden kiralananın tahliyesine ve davacı avukatinin ıslah talebine konu edilen itirazın kaldırılması talebinin de kabulüne hüküm verilmiş, hüküm davalı avukati vasıtasıyla temyiz edilmiştir.

Taraflar, Hukuk Yargı Mercileri Kanunu'nun 176 ve devamı maddelerine göre ıslah yolu ile yasal aşama konusu iddialarını ve savunmalarını genişletip, değiştirebilirler. Ancak daha önce yasal aşama konusu edilmeyen bir hususun ıslah yoluyla istem konusu yapılmasına yasal açıdan olanak yoktur. Davacı alacaklı tahliye olan ilk davasına, itirazın kaldırılması davasını ıslah yoluyla ekleyemez.

Bu vaziyette Mahkemece ıslah talebinin reddi ile süresinde yapılmış bir itiraz bulunduğundan, takip kesinleşmediğinden ve itirazın kaldırılması istenilmeden tahliye istenemeyeceğinden davanın reddine hüküm verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ve ıslah talebinin kabul edilerek, davanın kabulüne hüküm verilmesi doğru değildir.

SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK. ya 6217 Sayılı Kanunla eklenen geçici 3. madde hükmü gözetilerek HUMK. nın 428. maddesi uyarınca kararın BOZULMASINA, taraflarca İİK'nun 366/3.

Maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde hüküm düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine, 26.12.2017 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi.


Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.