08.05.2026 tarihinde Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu tarafından verilen 2021/8 E. ve 2026/1 K. sayılı karar, hukuk yargılamasında uzun süredir tartışma konusu olan bir meseleyi nihai olarak çözüme kavuşturmuştur. Buna göre, dava dilekçesinde yer almayan bir talebin kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi mümkün değildir. Karar, 2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 45/5. maddesi uyarınca benzer hukuki konularda Yargıtay Genel Kurulları, daireleri ve adliye mahkemeleri bakımından bağlayıcılık taşımaktadır.
İçtihat Farklılığının Kaynağı ve Kararın Önemi
Yargıtay daireleri arasındaki görüş ayrılığı, esas itibarıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (“HMK”) ıslah kurumuna ilişkin hükümlerinin yorumlanmasından kaynaklanmaktaydı. Bir görüş, kısmen ıslahın davacıya dava dilekçesinde ileri sürmediği yeni bir talebi davaya ekleme imkânı tanıdığını savunurken; karşı görüş, ıslahın yalnızca mevcut taleplerin miktar veya kapsam bakımından değiştirilmesine olanak sağladığını, yeni bir talep ihdasına imkân tanımadığını ileri sürmekteydi. İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, ikinci görüşü benimseyerek uygulamaya yön vermiştir.
Kararın önemi yalnızca içtihat birliğini sağlamasından değil, aynı zamanda HMK’nın benimsediği yargılama sistematiğine ilişkin ortaya koyduğu değerlendirmelerden de kaynaklanmaktadır. Zira Kurul, talebin belirlenmesi, davaya dahil edilmesi ve ıslahın sınırları konusunda HMK’nın temel ilkelerini esas almıştır.
HMK’da Islah Kurumunun Hukuki Çerçevesi
Islah, HMK’nın 176 ilâ 182. maddeleri arasında düzenlenmiştir. Kanun’un 176. maddesinin birinci fıkrası uyarınca taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir. Aynı maddenin ikinci fıkrası ise ıslahın, tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceğini hükme bağlamıştır. Islahın konusu, tarafların yaptıkları usul işlemleridir; bu kapsamda dava dilekçesi de bir usul işlemi olarak ıslaha konu edilebilir.
Ancak Kurul’un dikkat çektiği üzere, ıslah kurumunun amacı mevcut bir davayı düzeltmek, eksikliklerini gidermek veya talebi netleştirmektir. Islah, dava dilekçesinde hiç yer almayan, ileri sürülmemiş bir talebin davaya eklenmesi aracı olarak kullanılamaz. Aksi yönde bir kabul, davalının savunma hakkını zedeler ve yargılamanın seyrini belirsizleştirir.
Talep Kavramı ve Dava Dilekçesinin Belirleyici Rolü
HMK’nın 119. maddesi, dava dilekçesinde bulunması gereken unsurları sayarken, açıkça “davacının talep sonucunu” da zikretmektedir. Talep sonucu, davacının mahkemeden hükmedilmesini istediği hukuki sonucu ifade eder. Bu unsur, davanın konusunu ve kapsamını belirler; mahkeme de kural olarak talep sonucuyla bağlıdır (HMK m. 26).
Dava dilekçesinde yer almayan bir talep, davanın konusu haline gelmemiştir. Dolayısıyla böyle bir talebin sonradan ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi, yeni bir dava açılmasıyla eşdeğer bir sonuç doğurur. Bu ise davalının cevap ve savunma hakkının kısıtlanması, usul ekonomisinin zedelenmesi ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali gibi sakıncaları beraberinde getirir.
Kısmen Islahın Sınırları
Kısmen ıslah, HMK’nın 179. maddesinde düzenlenmiştir. Buna göre taraflardan biri, yapmış olduğu usul işlemlerinin bir kısmını ıslah edebilir. Uygulamada kısmen ıslah, çoğunlukla talep sonucunun miktarının artırılması veya azaltılması, faiz talebinin değiştirilmesi ya da belirli bir talebin geri alınması gibi durumlarda gündeme gelmektedir.
Kurul’un kararıyla netleşen husus, kısmen ıslahın yeni bir talep ihdasına imkân tanımadığıdır. Başka bir deyişle, dava dilekçesinde yer almayan bir talep, kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemez. Bu sınırlama, ıslahın “mevcut usul işlemini düzeltme” işleviyle uyumludur.
Kararın Uygulamaya Yansımaları
İçtihadı birleştirme kararı, aşağıdaki hususlarda uygulamaya yön verecektir:
- Dava dilekçesinde yer almayan talepler, kısmen ıslah yoluyla davaya dahil edilemeyecektir.
- Davacının yeni bir talep ileri sürmek istemesi halinde, kural olarak ayrı bir dava açması veya mevcut davada bu talebini usulüne uygun şekilde ileri sürmesi gerekecektir.
- Mahkemeler, kısmen ıslah taleplerini incelerken, ıslahın mevcut bir talebin değiştirilmesine mi yoksa yeni bir talebin ihdasına mı yönelik olduğunu değerlendirecektir.
- Davalılar, kendilerine yöneltilmemiş bir talebin ıslah yoluyla davaya dahil edilmesi girişimlerine karşı savunma hakkı çerçevesinde itiraz edebilecektir.
- Yargıtay daireleri ve adliye mahkemeleri, benzer hukuki konularda bu kararla bağlı olacaktır.
Kararın GerekçesindeKararın Gerekçesinde Dayanılan Temel İlkeler
İçtihadı birleştirme kararının gerekçesi, birkaç temel usul ilkesi üzerine inşa edilmiştir. Bu ilkeler, kararın yalnızca somut uyuşmazlığı çözmekle kalmayıp, genel bir uygulama standardı oluşturmasını da sağlamaktadır.
Öncelikle taleple bağlılık ilkesi (HMK m. 26) vurgulanmıştır. Buna göre hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve talepten fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Davacının dava dilekçesinde ileri sürmediği bir talebin, kısmen ıslah yoluyla davaya sokulması, bu ilkenin dolanılması anlamına gelecektir.
İkinci olarak savunma hakkı ve hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) üzerinde durulmuştur. Davalı, kendisine yöneltilen talebe göre savunmasını kurgular. Sonradan ihdas edilen yeni bir talep, davalının savunma imkânını ortadan kaldıracak veya kısıtlayacaktır. Bu nedenle yeni taleplerin ancak usulüne uygun biçimde (dava açma veya karşı dava yoluyla) ileri sürülebilmesi gerekir.
Üçüncü olarak usul ekonomisi ilkesi ile hukuki güvenlik arasında bir denge gözetilmiştir. Usul ekonomisi, mevcut dava içinde tüm uyuşmazlıkların çözülmesini arzu eder; ancak bu arzu, davalının savunma hakkını bertaraf edecek ölçüde genişletilemez. Karar, bu iki değer arasında savunma hakkı lehine bir denge kurmuştur.
Kısmen Islahın Sınırları ve Uygulamada Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Karar ışığında, kısmen ıslahın sınırlarını şu şekilde özetlemek mümkündür:
- Mevcut talebin niceliksel değişimi: Talep sonucunun artırılması veya azaltılması, kısmen ıslahın tipik uygulama alanıdır. Örneğin, tazminat miktarının bilirkişi raporu sonrası artırılması bu kapsamdadır.
- Mevcut talebin niteliksel değişimi: Faiz türünün değiştirilmesi, talebin belirli bir kısmından feragat edilmesi gibi durumlar da kısmen ıslah ile mümkündür.
- Yeni talep ihdası yasağı: Dava dilekçesinde yer almayan, farklı bir hukuki sebebe dayanan veya farklı bir edim talebini içeren yeni talepler kısmen ıslah yoluyla ileri sürülemez.
- Belirsizlik halinde yorum: Bir ıslah talebinin mevcut talebin değiştirilmesine mi yoksa yeni talep ihdasına mı yönelik olduğu konusunda tereddüt varsa, mahkemece ıslahın amacı ve kapsamı somut olayın özelliklerine göre yorumlanmalıdır.
Ayrıca, kısmen ıslah talebinin süresi ve şekli bakımından HMK’nın ilgili hükümlerine titizlikle uyulması gerekir. Islahın, tahkikatın sona ermesinden önce yapılması kuralı (HMK m. 181) burada da geçerlidir. Islah talebinin kabulü halinde, davalıya ıslah edilen kısım için cevap dilekçesi verme hakkı tanınmalıdır; aksi halde savunma hakkı ihlal edilmiş olur.
Sonuç ve Değerlendirme
Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun bu kararı, kısmen ıslahın kapsamına ilişkin uzun süredir devam eden tereddütleri gidermesi bakımından önemli bir adımdır. Karar, kısmen ıslahı tamamen ortadan kaldırmamakta; ancak onu “mevcut usul işlemlerinin düzeltilmesi” işleviyle sınırlandırmaktadır. Böylece hem davacının usul ekonomisi çerçevesinde talebini güncelleme imkânı korunmuş hem de davalının savunma hakkı güvence altına alınmıştır.
Uygulamada avukatların ve hâkimlerin bu kararı dikkate alarak hareket etmeleri, usul işlemlerinin geçerliliği ve yargılamanın sağlıklı yürütülmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Davacı vekillerinin, dava dilekçesini hazırlarken ileride ileri sürmek isteyebilecekleri tüm talepleri kapsayacak şekilde hareket etmeleri; davalı vekillerinin ise kısmen ıslah yoluyla yeni talep ihdas edilmesi girişimlerine karşı süresinde itiraz etmeleri yerinde olacaktır.
Sonuç olarak, bu içtihadı birleştirme kararı, medeni usul hukukumuzda taleple bağlılık, savunma hakkı ve usul ekonomisi ilkeleri arasındaki dengenin sağlanmasına katkı sunmakta; kısmen ıslahın sınırlarını netleştirerek uygulamaya ışık tutmaktadır.