Boşanmada Ödenek ve Nafaka

Boşanma davasıNın feri niteliğinde olanMaddi ve manevi ödenekKonusu, Medeni Yasanın 174. Maddesinde düzenlenmiştir.Boşanma ile birlikteVeya sonrasında açılacak ödenek davasının temel dayanağı, boşanmada kusur durumudur. Evlilik birliğinin sona ermesinde daha ağır kusuru bulunan taraf, diğer eşten ödenek talep edemez.

TMK 175. Maddesine göre, “karşı taraftan daha ağır kusurun bulunmaması”NafakaTalep edebilmenin de ilk koşuludur.

Nafaka yükümlüsünün kusurlu olması ise koşul değildir.

İçerik

Toggle
  • Boşanma Davalarında Kusur
    • Kusur Aranmayan Boşanma Nedenleri
  • Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminatın Şartları
    • Boşanma Sonucunda Maddi Tazminat Şartları
    • Boşanma Sonucunda Manevi Tazminatın Şartları
    • Boşanmada Eşlerin Eşit Kusurlu Bulunması
    • Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Miktarını Belirleyen Faktörler
  • Boşanma Sonucunda Yoksulluk Nafakası
    • Nafakanın Süresi, Şekli ve Miktarı
  • Maddi Manevi Tazminat ve Nafaka Davası Açma Süresi
    • Maddi ve Manevi Tazminat ile Yoksulluk Nafakasının Boşanma İle Birlikte Talep Edilmesi
      • Yargıtay Kararı
    • Boşanma Sonrası Maddi ve Manevi Tazminat ile Yoksulluk Nafakası Davası
  • Anlaşmalı Boşanmada Maddi Manevi Tazminat ve Yoksulluk Nafakası
  • Boşanma Sonucunda Mal Paylaşımı
  • Boşanma Nedeniyle Tazminat ve Nafaka Kararının İcraya Konması
    • Kararının Kesinleşme Şartı
  • Sık Sorulan Sorular

Boşanma Davalarında Kusur

Boşanma davasının,Kanunda sayılan boşanma nedenleriNden birine dayanması gerekir. Davanın kabulü için evlilik birliğinin sona ermesinde, karşı tarafın daha ağır veya eşlerin eşit kusurlu olması gerekir. Karşı tarafın, evlilik birliğini sarsacak kusurlu davranışı yoksa,Çekişmeli boşanma davası Kural olarak reddedilir.

Evlilik birliğinin temelden sarsılmasıNda kusuru bulunan eşin de yasal aşama açma hakkı vardır. Bu durumda diğer eşin itiraz hakkı olur.

Ancak bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise hakim yine de boşanmaya hüküm verebilir.

….davacının kusuru daha ağır ise, davalının açılan davaya itiraz hakkı vardır. Bununla beraber bu itiraz, hakkın kötüye kullanılması niteliğinde ise ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa boşanmaya hüküm verilebilir.

(TMK m.166/2)

Kusur Aranmayan Boşanma Nedenleri

Yasa, sayılanBoşanma sebepleriNin bazılarında ise kusur aramaz. Bu haller;

  1. Anlaşmalı Boşanma Davası
  2. Akıl Hastalığı Nedeniyle Boşanma
  3. Ortak Yaşamın Tekrar Kurulamaması Nedeniyle Boşanma

Diğer şartların varlığı ve tarafların boşanmanın maddi sonuçları üzerinde anlaşmış olmaları hâlindeAnlaşmalı boşanmaGerçekleşir. Bu durumda yargı mercii kusur araştırması yapmaz.

Akıl hastalığı, kişinin iradi davranışını ve sorumluluğunu ortadan kaldırır.

Akıl hastalığı nedenine dayalı boşanma davasında da kusur araştırması yapılmaz. Bu durumda kanıtlanması gereken konu, evlilik sonrası ortaya çıkan bir akıl hastalığının varlığıdır.

Ortak yaşamın tekrar kurulamaması nedeniyle boşanma davasında da kusur şartı yoktur. İlkBoşanma davasının reddiÜzerinden üç yıl geçmiş ve bu süre içerisinde eşler ortak yaşamı tekrar kurmak için bir araya gelmemişse, süre sonunda açılacakBoşanma davasıKabul edilir. Bu durumda boşanma davasının hangi eş tarafından açıldığının bir önemi yoktur.

Ancak taraflardan birinin ödenek veya nafaka talebi varsa ortak hayatın sona ermesinde hangi eşin kusurlu olduğu araştırılır.

Boşanmada Maddi ve Manevi Ödenek Hakkında Bilgi İçin

Hemen İletişime Geçebilirsiniz

İletişim Telefon İletişim

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminatın Koşulları

TMK m. 174 – “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun birMaddi ödenekIsteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftanManevi ödenekOlarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Boşanma Sonucunda Maddi Ödenek Koşulları

  1. Karşı taraftan daha az kusurlu olmak,
  2. Mevcut ve beklenen faydaların, boşanma yüzünden zedelenmiş olması gerekir.

ÖdenekTalep eden eşin, illaki kusursuz olması değil,Daha az kusurlu olmaGerekir. Ödenek isteyen eşin de evlilik birliğinin sona ermesinde kusuru olabilir; önemli olan karşı taraftan daha ağır kusurun bulunmamasıdır.

Yasa düzenlemesindeki, “mevcut ve beklenen fayda”; evlilik birliğinin süreceğine güvenerek yapılan masraflar, girilen borçlar, iş yaşamındaki değişikliklerdir. Boşanma nedeniyle diğer eşin desteğini kaybetmek de maddi zarar olarak kabul edilir.

Evlilik birliğinin sona erdiği her durumda mevcut ve beklenen fayda zedelenir veMaddi ödenekHakkı doğar.

Mevcut menfaatin belirlenmesinde ölçü, genel olarak evlilik birliğinin eşlere sağladığı yararlardır. Beklenen menfaatler de evliğin devamı halinde eşlerden birinin diğerine gelecekte sağlaması muhtemel olan çıkarlardır. Bu bağlamda şunu ifade etmek gerekir ki boşanmakla bir eş, en azından, diğer eşin desteğini kaybedecektir. Boşanan eş, kurulu bir evlilik düzeni içinde sağlayabileceği ekonomik yararlardan yoksun kalarak yeni bir düzen kurmak zorunda kalmaktadır.

İlişkinin niteliği itibariyle ekonomik yararlar da değişeceğinden, mevcut ve beklenen menfaatler itibariyle zararı belirlemek güç olsa da hakkaniyet eksenli olarak hâkime fikir de verecektir.

(Yargıtay HGK 2017/1580 E, 2018/446 K, 06.02.2018 T)

Boşanma Sonucunda Manevi Tazminatın Koşulları

Manevi ödenek için, boşanmaya sebep olan davranışlar nedeniyle eşin kişilik hakları zedelenmiş olmalıdır. Hakaret, küfür, aşağılama, psikolojik, ekonomik veya fiziksel şiddet, baskı, aldatma, terk, ilgisizlik gibi manevi acı ve sarsıntıya sebep davranışlar, kişilik haklarına saldırı niteliğindeki eylemlerdir.

Boşanmada Eşlerin Eşit Kusurlu Bulunması

Evlilik birliği, eşlerin karşılıklı kusuru ile de sona erebilir. Bu durumda boşanma davası kabul edilirken, karşılıklı maddi ve manevi ödenek talepleri reddedilir.

Boşanmada Maddi ve Manevi Ödenek Miktarını Belirleyen Faktörler

Boşanma nedeniyle maddi ve manevi ödenekMiktarının belirlenmesinde;

  1. Zedelenmiş olan mevcut ve beklenen maddi menfaatin yüksekliği,
  2. Evlilik süresi,
  3. Kusurlu davranışın ağırlığı ve karşı tarafta yarattığı manevi zararın büyüklüğü,
  4. Tarafların ekonomik ve sosyal durumu gibi faktörler etkilidir.

Tazminat, sebepsiz zenginleşme teşkil etmeyecek düzeyde, hakkaniyete uygun olmalıdır. Bu nedenle ödenek miktarının belirlenmesinde, tarafların gelir durumu ile yaşam standartları da önem taşır.

Boşanma Sonucunda Yoksulluk Nafakası

Boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan malî gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.NafakaYükümlüsünün kusuru aranmaz.

TMK m. 175

Yoksulluk nafakasıNın asıl koşulu, boşanma nedeniyle yoksulluk durumunun ortaya çıkmasıdır.

Tarafların kusur oranı ne şekilde olursa olsun, yoksulluğa düşme durumu yoksaNafakaYa hükmedilmez.

Diğer koşul ise nafaka talep eden eşin, karşı taraftan daha ağır kusurunun bulunmamasıdır. Boşanmada daha ağır olmamak koşuluyla, kusuru bulunan taraf da yoksulluk nafakası talebinde bulunabilir. Yasa düzenlemesi gereği, nafaka yükümlüsünün kusuru aranmaz.

Tarafların karşılıklı ve eşit kusurunun bulunması halinde de yoksulluk nafakasına hükmedilebilir. Nafaka için, evliliğin belli bir süre sürmüş olması gerekmez.

Bir kaç gün süren evlilik sonucunda da, kanunda aranan şartlar varsa nafakaya hükmedilebilir.

Nafakanın Süresi, Şekli ve Miktarı

Medeni Kanundüzenlemesine göre,Yoksulluk nafakasıNın belli bir süresi yoktur. Yoksulluğa düşecek taraf, süresiz olarakNafaka Talep edebilir.

Yoksulluk nafakasının aydan aya veya belli bir miktarın tek seferde ödenmesine de hüküm verilebilir.

Nafaka miktarının belirlenmesinde de en önemli faktör tarafların maddi durumu ve yaşamsal ihtiyaçlarıdır. Kanunda, nafaka yükümlüsünün “gücü oranında” nafaka miktarına hükmedilmesi gerektiği belirtilmektedir. Bir kimsenin, gelirinden fazla veya kendi geçimini engelleyecek miktarda nafaka ödemesine hüküm verilemez.

Taraflar, kendi veya karşı tarafın ekonomik şartlarının değişmesinden dolayı nafaka miktarının tekrar belirlenmesini isteyebilir.

Bunun içinNafakanın kaldırılması,Nafakanın arttırılması Veya nafaka miktarının düşürülmesi davalarından birisinin açılması gerekir.

Ayrıca evlilik içerisinde mali tedbirler konusunda aile hakiminin hüküm alma yetkisi hakkında ayrıntılı bilgi içinEvlilik Sürerken Aile Hakiminin Alabileceği TedbirlerBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Maddi Manevi Ödenek ve Nafaka Davası Açma Süresi

Boşanma nedeniyleMaddi ve manevi ödenek ile yoksulluk nafakası, boşanmanın fer’i (eki) niteliğindeki taleplerdir. Bu talepler boşanma davası ile birlikte istenebileceği gibi, boşanma davasının kesinleşmesinden sonra da talep edilebilir.

Maddi ve Manevi Ödenek ile Yoksulluk Nafakasının Boşanma İle Birlikte Talep Edilmesi

Maddi ve manevi ödenek ile nafaka talepleri, boşanma davası içerisinde ileri sürülebilir. Yargıtayın bugüne kadarki yerleşmiş uygulamalarına göre bu talepler boşanma davasının her aşamasında ileri sürülebilmekte idi. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 06.02.2018 tarihinde verdiği 2017/1580 E, 2018/446 K sy hükmü ile boşanmanın eki niteliğindeki maddi taleplerin ancak ön inceleme aşamasına kadar ileri sürülebileceğine, bundan sonra ileri sürülen maddi taleplerin iddia ve savunmanın genişletilmesi niteliğinde olacağına hükmetmiştir.

Yargıtay Hükmü

…davacının yasal aşama dilekçesinde sadece manevi ödenek talebinin olduğu, maddi ödenek talebinde bulunmadığı açıktır.

Ancak 28.02.2013 günlü duruşmada davacı vekilinin tutanağa geçirilmiş imzalı beyanıyla da sabit olduğu üzere 120.000 TL maddi ödenek talebinin bulunduğu, bu isteminde TMK’nın 174/1. maddesi kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu noktada davacının ön inceleme aşamasından sonra tahkikat aşamasında talep ettiği maddi ödenek (TMK m.174/1) iddianın genişletilmesi niteliğindedir. Davacı tarafından bu konuda usulünce yapılmış bir ıslah işlemi de bulunmamaktadır. O hâlde, davacının yasal aşama ya da ikinci cevap dilekçesi ile istemediği maddi ödenek (TMK m. 174/1) talebi hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” hüküm verilecek yerde yazılı şekilde kabulüne hüküm verilmesi usul ve kanuna aykırıdır.

Hukuk Genel Kurulunda yapılan görüşmeler sırasında 6100 sayılı HMK’nın 141.

Maddesinin maddi vakıalara ilişkin olduğu, boşanmanın ferisi niteliğindeki taleplerin nispi harca tabi olmadan her aşamada istenebileceği, bu nedenle yerel yargı mercii kararının onanması gerektiği görüşü ileri sürülmüş ise de, bu görüş Kurul çoğunluğunca benimsenmemiştir.

(Yargıtay HGK 2017/1580 E, 2018/446 K, 06.02.2018 T)

Hukuku Genel Kurulu’nun bu hükmü, şimdiye kadarki uygulamadan farklı olup, karşı oy yazısı da şu şekildedir:

Karşı Oy

Yerel mahkemenin direnme kararının gerekçesi, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin önceki içtihatlarına uygun ve yerindedir.

Hukuk Genel Kurulu’nda yapılan görüşmelerde, Saygıdeğer Daire Sözcüsü Daire’nin önceki uygulamasının HMUK’nun 185/1 maddesinde “Kanunu Medenide tayin olunan haller mahfuz kalmak şartiyle” sözlerinin bulunmasına bağlı olduğunu, bu maddenin muadili olan HMK’nun 123. Maddesinde artık bu sözlerin yer almadığını ve bu nedenle uygulamanın değiştiğini açıklamıştır.

Ancak HUMK’nun 185/1 ve HMK’nun 123. Maddeleri, davanın ancak davalının açık rızası ile geri alınabileceğine ilişkindir.

Boşanma davasındaki asıl talep olan boşanma olgusuna bağlı fer’i bir talep olan TMK’nun 174.

Maddesindeki ödenek taleplerinin, yasal aşama veya cevap dilekçelerinde istenmemiş bile olsa davanın devamı sırasında yazılı veya zapta geçirilecek sözlü bir beyanla talep edilmeleri mümkündür. Esasen bu talep harca da tabi değildir.

Bu itibarla yerel yargı mercii kararının onanması gerektiği görüşünde olduğumdan saygıdeğer çoğunluğun değişik bozma kararına muhalifim.”

Bu hüküm doğrultusunda, boşanma davası içerisinde maddi ve manevi ödenek talepleri en geç ön inceleme aşamasına kadar ileri sürülmelidir. Ön incelemeden sonra bu talepler ancak ıslah veya karşı tarafın açık muvafakati ile istenebilir.

Boşanma Sonrası Maddi ve Manevi Ödenek ile Yoksulluk Nafakası Davası

Boşanmasının eki niteliğindeki maddi taleplerin boşanma davasında ileri sürülmesi koşul değildir.Boşanma Davasının sonuçlanmasından sonra da maddi ve manevi ödenek ile yoksulluk nafakası davaları açılabilir. Boşanmadan sonra açılacak bu davalar da aynı hüküm ve şartlara tabi olacaktır.BoşanmaKararıyla, karşı tarafın kusuru tespit edilmiş ise bu hüküm, maddi ve manevi ödenek talepleri bakımından kesin delil teşkil eder.

Başkaca bir delile dayanmaya gerek olmaz.

Bu durumda maddi ve manevi ödenek ile yoksulluk nafakası davası açma süresi, boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıldır. Bu sürenin sonunda,Boşanma nedeniyle ödenek ve nafaka davasıAçma hakkı düşer.

Anlaşmalı Boşanmada Maddi Manevi Ödenek ve Yoksulluk Nafakası

TMK 166/3 maddesine göre; eşlerin, boşanmanın eki niteliğindeki tüm maddi şartlarda anlaşmış olması, anlaşmalı boşanma şartlarından biridir. ANlaşmalı boşanmaIçin tarafların maddi ve manevi ödenek miktarında anlaşmaları gerekip, hakim bu anlaşmaya göre hüküm verir.

Taraflar anlaşmalı boşanma kararına geçmiş olan maddi yükümlülüklerle bağlıdır.

Taraflar,Boşanma protokolüNde maddi, manevi ödenek ve yoksulluk nafakası taleplerinin bulunmadığını kabul etmişlerse, daha sonra bu konuda yasal aşama açamazlar.

Ancak taraflar,Anlaşmalı boşanmaSırasında talep etmeseler dahi, daha sonraIştirak nafakasıDavası açabilirler. Anlaşmalı boşanma ile hükmedilen nafaka miktarının arttırılması, düşürülmesi veya nafakanın kaldırılması davası açma hakkı her zaman mevcuttur.

Boşanma Sonucunda Mal Paylaşımı

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklıKatkı payı, katılma alacağıGibi talepler boşanmanın eki niteliğindeki talepler değildir.Mal paylaşımı, ayrı bir yasal aşama olup, eşzamanlı açılsa bile boşanma kararının kesinleşmesinden sonra karara bağlanabilir.

Boşanmanın reddi halinde ise yasal aşama konusuz kalır.

Anlaşmalı boşanma için eşlerin mal paylaşımı hakkında anlaşmış olması gerekmez. Anlaşmalı boşanma davasında katılma alacağı hakkından feragat edilmiş olmadıkça boşanmadan itibaren 10 yıllık süre içerisinde mal paylaşımı davası açılabilir.

Mal paylaşımı, katkı payı ve katılma alacağı davaları hakkında ayrıntılı bilgi içinBoşanma Hâlinde Mal PaylaşımıBaşlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Boşanma Nedeniyle Ödenek ve Nafaka Kararının İcraya Konması

Kararının Kesinleşme Şartı

Boşanma hükmü ancak kesinleşince hüküm ifade eder. Hüküm kesinleşmedikçe taraflar resmiyette halen evli olarak görünür. Boşanma sonucunda ödenek ve nafakaya ilişkin hükümler, boşanma hükmü kesinleşmeden icraya konamaz.

Boşanma ile birlikte verilenMaddi ve manevi ödenekKararının icrası için boşanma kararının kesinleşmiş olması şarttır.

Yoksulluk nafakası için de aynı koşul geçerli olupTedbir nafakasıNın icrası için kesinleşme şartı aranmaz.

Yargı Mercii hükmünün, boşanma kısmına itiraz edilmeyip, sadece maddi alacaklar yönünden yasa yoluna başvurulması halinde ise boşanma hükmü kesinleşmiş olur. Bu durumda boşanmanın fer’i niteliğindeki maddi alacaklar icraya konabilir. Yani arananKesinleşme şartıBoşanma kararına ilişkin olup, hükmün maddi taleplerle ilgili kısmının kesinleşmesi gerekmez.

Aile ve şahsın hukukuna ilişkin ilamlar kesinleşmeden icra edilemez. Kural olarak boşanma ilamı ile birlikte hükmedilen maddi ve manevi ödenek, boşanma kararının eklentisi olması sebebiyle boşanma ilamı kesinleşmeden icraya verilemez.

Ancak boşanma yönünden kesinleşen karardaki maddi ve manevi ödenek alacakları için kesinleşme koşulu aranmaksızın icra takibi yapılabilir. Dosya kapsamından, boşanma hükmünün kesinleştiği, ancak boşanmaya bağlı olarak hükmedilen alacakların kesinleşmemiş olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda maddi ve manevi tazminata ilişkin alacaklar için kesinleşmeden icra takibi yapılabilir.

(Yargıtay HGK 2008/12-656 E, 2008/638 K, 22.10.2008 T)

Sık Sorulan Sorular

Boşanma sonucunda verilen tazminatın icraya konması için kesinleşmesi gerekir mi?

BoşanmaSonucunda verilen tazminatın icraya konması için boşanma kararının kesinleşmesi gerekir. Kesinleşmesi gereken hüküm,ÖdenekDeğil, boşanma kararıdır.

Bu nedenle boşanma yönünden itiraz edilmemiş dosyada kısmi kesinleşme ile ödenek hükmü icraya konabilir. Bununla birlikte boşanmanın kesinleşmesinden sonra açılan ödenek davalarında verilen kararın icrası için de kesinleşme gerekmez.

Boşanma sonucunda verilen nafakanın icraya konması için kesinleşme gerekir mi?

Boşanma ile birlikte talep edilenYoksulluk nafakasıNın ne zaman başlayacağı yargı mercii hükmünde belirtilir. Nafakanın kararın kesinleşmesinden itibaren başlayacağı belirtilmişse, boşanmanın kesinleşmesi gerektiği tartışmasızdır. Kararda nafakanın, kesinleşme tarihine kadarTedbir nafakasıOlarak ödeneceği belirtilmişse icra için kesinleşme beklenmez.

Ancak tedbir nafakasına hükmedilmemişse nafakanın icrası için boşanmanın kesinleşmesi gerekecektir.

Nafaka için kaç yıl evli kalmak gerekir?

Evlilik süresi, yoksulluk nafakası için aranan şartlar arasında bulunmaz. Yoksulluk nafakası, boşanma ile yoksulluk halinin ortaya çıkacak olması ve boşanmada nafaka yükümlüsünden daha ağır kusurlu bulunmama şartlarına bağlıdır. Bu nedenle çok kısa süren evliliklerde de nafakaya hükmedilebilir.

Nafaka ne zaman sona erer?

Yoksulluk nafakasının kanunda kısıtlayıcı bir süresi yoktur. Aile yargı makamı, belirli bir süre için veya süresiz olarak aylık nafakaya hükmedebilir.

Bununla birlikte nafakanın aylık şekilde değil tek seferde ödenmesine de hükmedilebilir. Süresiz olarak bağlanan nafaka, nafaka alan tarafın evlenmesi ile kendiliğinden sona erer. Ayrıca tarafların ekonomik durumlarında önemli değişikliklerin meydana gelmesi halinde deNafakanın kaldırılmasıIstenebilir.

En iyi boşanmaSüreci yönetimi ve sonucu içinBoşanma avukatıDesteği şarttır. Avukatlık ofisimiz Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma avukatıOlarak, velayet, katkı payı, katılma alacağı, mal paylaşımı ve nafaka davaları ile evlilik içerisinde alınabilecek tedbir kararları hakkında yasal yardım sunmaktadır. Boşanma avukatı Arayışınız veAile hukukuDavaları hakkında yasal destek içinHukuk BüromuzIle iletişime geçebilirsiniz.

‘de avukatVe tüm çalışma alanlarımız için Bkz.

Hukuk Büromuz

Hukuk Büromuz15 Ağustos 2020