Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:
Hukuk Büromuz
Ehlibeyt Mah. Ceyhun Atuf Kansu Cd. No:112 D:30, Cevat Muratal İş Merkezi, Balgat, /
Yazı İçindekiler:
Boşanma Davası Nedir?
Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Davalarının Farklılıkları
Boşanma Davası Açmak İsteyen Kişiler Nasıl Hazırlık Yapmalıdır?
Boşanma Avukatından avukatlık ve danışmanlık Alınması
Boşanma Davasında Delillerin Toplanılması
Boşanma Davası Türlerinden Hangisinin Tercih Edileceği Seçilmesi
Boşanma Davası Açarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır?
Boşanma ve Mal Paylaşım Davasında Tedbir Hükümleri
Boşanma Davasının Yürütülmesi ve Sonuçlanması
Boşanma Davasının
Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?
Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Mahkeme
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma Davası Nedir?
Boşanma yasal süreci, kaynağını Anayasamız ve Türk Medeni Kanunumuzda bulan evlilik kurumunun sona erme sebeplerinden biridir.
Evlilik, eşlerden birinin ölümü, gaipliğine hüküm verilmesi, evliliğin butlanına veya iptaline hüküm verilmesi ve boşanma ile sona erer.
Görüldüğü üzere boşanma, evlilik birliğinin sona erme sebeplerinden birisidir. Eşler, boşanma ve ferileri hususunda birlikte hüküm vererek anlaşmalı olarak boşanabilecekleri gibi, boşanmanın ferileri veya mal paylaşımı konusunda anlaşma sağlanamaması halinde çekişmeli olarak da boşanabileceklerdir.
Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma yasal süreci, tarafların boşanma ve ferileri ile ziynet eşyaları ve mal paylaşımı gibi konularda anlaşıp anlaşamamalarına göre:
Anlaşmalı boşanma yasal süreci veya
Çekişmeli boşanma yasal süreci
Olarak açılabilir.
Anlaşmalı boşanma yasal süreci, Türk Medeni Kanunumuzun 166. Maddesinin 3. Fıkrasına göre aşağıda kendi alt başlığı altında detaylı olarak açıklayacağımız şekilde "şiddetli geçimsizlik nedeniyle anlaşmalı boşanma yasal süreci"(diğer adıyla evlilik birliğinin temelinden sarsılması nedeniyle anlaşmalı boşanma yasal süreci) olarak açılır ya da çekişmeli boşanma yasal süreci olarak açılmış olan bir yasal aşama dosyasına sonradan anlaşmalı boşanma protokolü sunularak bu yasal aşama sonradan anlaşmalı boşanma davasına çevrilir.
Çekişmeli boşanma yasal süreci ise, yine aşağıda kendi alt başlığı altında detaylı olarak açıklayacak olduğumuz üzere çekişmeli boşanma sebeplerinden birine veya terditli olarak bir kaçına dayanılarak açılır.
Anlaşmalı boşanma davasında taraflar, boşanmaya dair herhangi bir gerekçe sunmak zorunda değildir; ancak çekişmeli boşanma davasında boşanma sebebi gösterilmeli ve karşı yanın boşanmada kusurlu olduğu hususu ispat edilmelidir.
A) Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma yasal süreci, Türk Medeni Kanunumuzun "evlilik birliğinin sarsılması" başlıklı 166. Maddesinin 3. Fıkrasında düzenlenmiştir.
Türk Medeni Kanunumuzun 166/3. Fıkrasına Göre:"Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır.
Bu hâlde boşanma hükmü verilebilmesi için, hâkimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hâkim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu hâlde tarafların ikrarlarının hâkimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
"Yukarıda alıntılamış olduğumuz madde metninden açıkça anlaşılabileceği üzere, anlaşmalı boşanma davasının koşulları:
Taraflar arasındaki evlilik birliği en az bir(1) yıl sürmüş olmalı,
Eşler birlikte başvurmuş olmalı ya da bir eşin açtığı yasal aşama diğer eş vasıtasıyla kabul edilmeli,
Hakim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmiş olmalı,
Hakim, boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu hususunda anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan hususları uygun bulmalı,
Hakim vasıtasıyla tarafların ve çocukların menfaati gözetilerek anlaşma maddelerinde gerekli gördüğü değişimlerin yapılması hâlinde bu değişimlerin taraflarca kabul edilmiş olması
Şeklinde sayılabilir.
Anlaşmalı boşanma davaları genellikle taraflarca ıslak imzalı olarak imzalanan anlaşmalı boşanma protokolünün anlaşmalı boşanma yasal süreci dilekçesi ekinde yargı merciine sunulması ve gerekli harçların yatırılması ile açılmaktadır.
Protokol imzalanarak dosyaya sunulur; ancak esası, TMK 166/3 uyarınca tarafların duruşmada bizzat dinlenmesi ve hâkimin düzenlemeyi uygun bulmasıdır.
Bununla birlikte kimi zaman, çekişmeli boşanma yasal süreci olarak açılan yasal süreçler devam ederken taraflarca anlaşmaya varıldığı ve bu yasal aşama dosyasına taraflarca imzalanan anlaşmalı boşanma protokolünün sunulduğu da görülmektedir. Bu halde en başında çekişmeli boşanma yasal süreci olarak açılan yasal aşama, anlaşmalı boşanma davasına çevrilmekte ve anlaşmalı boşanma yasal süreci olarak tamamlanmaktadır. Taraflarca bu şekilde çekişmeli olarak açılan davanın sonradan anlaşmalı boşanma davasına çevrilmesinin önünde herhangi bir engel bulunmamakla birlikte, çekişmeli boşanma yasal süreci yargılamasının her aşamasında tarafların anlaşmalı boşanmaya hüküm vermeleri mümkündür.
Anlaşmalı boşanma protokolü son derece önemli bir evraktır ve bu protokolün hatalı veya eksik olarak hazırlanması hâlinde geri dönüşü imkansız hak kayıpları bahsi geçen olabilmektedir. Dolayısıyla anlaşmalı boşanma yasal süreci sürecinin alanında uzman bir boşanma avukatının yardımıyla yürütülmesi ya da en azından anlaşmalı boşanma protokolünün.
Uygulamada en sık görülen hata, tarafların karşılıklı haklarını ve alacaklarını bilmeden anlaşmalı boşanma protokolünü basit bir şekilde kendilerinin hazırlaması veya bu belgenin hazırlığını ucuza getirmek için protokolün arzuhalciye hazırlatılmasıdır.
Hakimin tarafları bizzat dinleyerek taraf iradelerinin hiçbir baskı altında kalmaksızın serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi koşulu, anlaşmalı boşanma süreçlerinde tarafların duruşmaya bizzat katılarak sözlü olarak boşanma şartlarını onayladıklarını beyan etmelerini gerektirir. Bu anlamda çekişmeli boşanma davalarının aksine, anlaşmalı boşanma süreçlerinde tarafların sözlü olarak beyan etmeleri gereken bu açıklama, vekaletname ile yetkilendirilmiş olan taraf avukatleri vasıtasıyla beyan edilemez; tarafların bizzat katılımı gereklidir.
Hakimin tarafların ve müşterek çocukların menfaatini dikkate almak suretiyle anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan bazı hususları uygun bulmaması ve bunlarda değişikliğe giderek yapılan değişiklikleri taraf onayına sunması, genellikle müşterek çocukların velayeti ve iştirak nafakası gibi kamu düzenine ilişkin hususlarla ilgili olarak uygulama alanı bulmaktadır. Örneğin müşterek çocukların velayetinin esasında Türk Medeni Kanunumuzda düzenlenmemiş olan ortak velayet şeklinde düzenlenmesi hâlinde bu vaziyet bazı hakimlerimizce kabul edilebilmekteyse de, bir takım hakimlerimiz bu şekilde bir düzenlemenin Türk aile hukuku sistematiğinde yeri olmadığından dolayı tarafları velayet konusunda bir seçim yapmaya teşvik edebilmekte, aksi takdirde çekişmeli boşanma yasal aşama dilekçelerini sunmaları için taraflara süre vermektedir.
Benzer şekilde, anlaşmalı boşanma protokolünde müşterek çocukların velayetine ilişkin düzenleme olmasına rağmen çocuklar için ödenmesi gereken iştirak nafakasına dair herhangi bir madde yer almaması hâlinde hakim vasıtasıyla belli bir miktar iştirak nafakası takdir edilerek taraf onayına sunulabilmektedir.
Sonuç olarak, anlaşmalı boşanma yasal süreci açmak isteyen ve 1(bir) yıldan uzun süredir evli olan çiftler, aralarında imza altına alacakları anlaşmalı boşanma protokolünü, boşanma dilekçeleri ekinde yargı merciine sunup, tevzi bürosu ile ilgili işlemleri hallettikten ve gerekli harç ve masrafları yatırdıktan sonra boşanma davasını açabilirler.
Anlaşmalı boşanma davalarına ilişkin olarak ayrıntılı bilgi edinmek için konuya ilişkin makalemizi okuyabilirsiniz: Anlaşmalı Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması konusunda ayrıntılı bilgi edinmek için, linke tıklayarak konuya ilişkin hazırlamış olduğumuz makalemizi inceleyebilirsiniz: Anlaşmalı Boşanma Protokolü
B) Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Çekişmeli boşanma davasının açılabilmesi için de taraflardan biri, hazırladığı çekişmeli boşanma yasal süreci dilekçesini yetkili ve görevli yargı merciine sunmalı ve gerekli harçlar ile masrafları yatırarak tevzi almalıdır.
Çekişmeli boşanma davasında, kanunda sınırlı olarak sayılmış olan boşanma sebeplerinden birine dayanılması ve evlilik birliğinin sona ermesinde karşı tarafın kusurlu olduğu hususunun hukuka uygun delillerle ispat edilmesi gerekmektedir.
Çekişmeli boşanma davaları:
Zina(aldatma) nedeniyle boşanma yasal süreci,
Hayata kast, pek kötü veya onur kırıcı davranış nedeniyle boşanma yasal süreci,
Suç işleme ve haysiyetsiz hayat sürme nedeniyle boşanma yasal süreci,
Terk nedeniyle boşanma yasal süreci,
Akıl hastalığı nedeniyle boşanma yasal süreci ve
Evlilik birliğinin temelinden sarsılması(şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma yasal süreci
Olarak açılabilir.
Bu sebeplerden evlilik birliğinin temelinden sarsılması(diğer adıyla şiddetli geçimsizlik) nedeniyle boşanma yasal süreci, genel boşanma sebebidir. Eşlerden birinin kusurlu davranışı nedeniyle evlilik birliğinin sürdürülmesinin diğer eşten beklenmeyecek hale gelmiş olduğunun hakim vasıtasıyla tespit edilmesi hâlinde boşanmaya hüküm verilir.
Bahsi geçen bu kusurlu davranış, somut olayın özelliklerine ve gereklerine göre herhangi bir davranış olabilir. Örneğin Yargıtay, geçmiş yıllarda verdiği emsal kararlarında geceleri altına işemeyi ve eşinin ısrarlarına rağmen tedavi olmayı reddetmeyi, eşin dedikodusunu yapmayı ve eşe "şişko" demeyi boşanma sebebi saymıştır.
Ancak diğer boşanma nedenleri özel boşanma nedenleridir ve özel olarak boşanma nedeni olarak gösterilen hususun ispatı gerekir. Örneğin aldatma nedeniyle açılan boşanma davasının kazanılması için fiziksel şiddet olgusunun ispatı yeterli olmayacak, aldatma olgusunun açıkça ispatlanmış olması koşulu aranacaktır.
Çekişmeli boşanma davaları Türk Medeni Kanunumuz ve Hukuk Muhakemesi Kanunumuzun ilgili hükümleriyle diğer ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak açılmalı ve yürütülmelidir. Bu anlamda çekişmeli boşanma davaları, anlaşmalı boşanma süreçlerinden son derece farklıdır.
Dilekçelerin teatisi aşamasında herhangi bir hata, delil dilekçesinin hiç veya süresinde sunulmaması, duruşmalarda tanık beyanları alınırken sorulması lazım gelen soruların sorulmaması veya beyanların duruşma tutanağına eksik geçirilmesi hâlinde yargı mercii katibinin uyarılmaması, hüküm kurulduktan sonra istinaf dilekçesinin süresi içerisinde sunulmaması ve gerekli harçların yatırılmaması gibi birçok farklı hata veya eksiklik, davanın tarafı olan vatandaşlarımızı büyük hak kayıplarına uğratabilmektedir. Boşanma yasal süreci ve sonrasında görülecek olan mal paylaşımı yasal süreci gibi nafaka, ödenek, evlilik mallarının paylaşımı vb. Birçok farklı maddi olgunun hükme bağlanacağı yasal itilaflar, yasal aşama taraflarını yüzbinlerce ve hatta bazen milyonlarca liralık yükümlülüklerin altına koyabilmekte ve ağır hak kayıpları ile sonuçlanabilmektedir. Bu nedenle yasal aşama sürecinin son derece profesyonel bir şekilde yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
Kimi zaman avukatlık ücreti ödemek istemeyen tarafların, yukarıda açıklamış olduğumuz bu zorlu süreci kendi kendilerine yönetmeye çalıştıkları veya çok daha kötüsü, dilekçelerini arzuhalciye yazdırdıkları görülmektedir.
Her yıl bu şekilde binlerce vatandaşımız mağdur olmakta ve geri dönüşü olmayan hak kayıpları yaşamaktadır. Örneğin süreci doğru yönetemediği için delil dilekçesi sunamayan, aleyhine gelen karara ilişkin olarak istinaf ve temyiz sürelerini kaçıran ve hayatı boyunca haklı olduğu halde nafaka ve ödenek ödemek hâlinde kalan ya da hakkı olan nafakayı ve ödeneği almaktan mahrum kalan çok sayıda vatandaşımız vardır.
Bir çekişmeli boşanma davasının görüldüğü yargı mercii nezdinde olmayan vatandaşlarımız, bulundukları şehirdeki barodan veya adliyelerde yer alan adli yardım bürosundan ücretsiz yasal destek talep edebilmektedir. Günümüzde, boşanma davasını internet kullanmasını bilen bir çocuk dahi açabilir. Ancak boşanma yasal süreci yalnızca açılıştan ibaret değildir, sürecin başından sonuna kadar yapılabilecek en ufak bir hata bile çok büyük çaplı hak kayıplarına yol açma verebilir.
Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanma Davalarının Farklılıkları
Anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma davaları arasında çok önemli ve temel farklılıklar bulunmaktadır.
Özetle açıklamamız gerekirse, en göze çarpan farklılık şudur: Anlaşmalı boşanma yasal süreci genellikle daha hızlı ve daha az maliyetli olurken, çekişmeli boşanma yasal süreci daha uzun ve daha karmaşık olabilir. Ancak bu iki yasal aşama türü arasındaki farkları detaylandırılması, tarafların doğru yolu tercih edebilmeleri açısından son derece büyük önem taşımaktadır. Dolayısıyla aşağıda siz değerli okuyucularımız için bu farklılıkların en önemlilerini derledik.
Taraflar Arasındaki Anlaşma Durumu:
Anlaşmalı Boşanma:Taraflar boşanma, velayet, nafaka, ödenek, mal paylaşımı gibi konularda önceden anlaşmışlardır.
Çekişmeli Boşanma:Taraflar bu konularda anlaşamazlar ve bu hususlar, tarafların dilekçelerinde yer alan beyanlar ve dosya muhteviyatına kazandırılan delillerin değerlendirilmesi suretiyle yargı mercii vasıtasıyla karara bağlanır.
Davanın Süresi ve Karmaşıklığı:
Anlaşmalı Boşanma:Genellikle daha az karmaşık ve kısa sürelidir. Tabi, anlaşmalı boşanma protokolünün hazırlanması aşamasında protokole eklenmesi gereken hususların gerektirdiği detaylar, bu süreyi artırabilmektedir.
Örneğin herhangi bir malvarlığı bulunmayan bir çiftin boşanması için hazırlanacak olan protokol oldukça kısa bir sürede hazırlanabilirken, çok büyük çapta taşınır ve taşınmaz malları ve şirket hisseleri ile fikri mülkiyetleri bulunan bir çiftin mal paylaşımı hükümlerinin düzenlenmesi ve protokole eksiksiz bir şekilde eklenmesi son derece uzun bir aşama teşkil edebilmektedir. Bununla birlikte, anlaşmalı boşanma davaları ortalama 1-3 aylık bir zaman dilimi içerisinde karara bağlanan yasal süreçler olagelmektedir.
Çekişmeli Boşanma:Çekişmeli boşanma davaları, anlaşmalı boşanma davalarına nazaran çok daha karmaşık ve uzun süren yasal süreçlerdir. Bu davalarda, anlaşmalı boşanma davalarının aksine, davanın taraflarının, ileri sürdükleri iddialarını ve karşı tarafın kusurluluğunu ispatlamaları gerekmektedir. Bununla birlikte, yerel mahkemenin hüküm vermesi akabinde istinaf ve temyiz yasa yolu başvuruları da çekişmeli boşanma davalarının uzun sürede kesinleşmesine yol açma vermektedir.
Çekişmeli boşanma davaları, yerel yargı mercii aşamasında 1-2 yıl kadar sürebilmekte, ancak istinaf ve temyiz yasa yolu başvurularıyla birlikte bu davaların kesinleşmesi ortalama 4-5 yılı bulabilmektedir.
Yasal Aşama Sebepleri ve İspat Yükü:
Anlaşmalı Boşanma:Özel bir sebep göstermeye ve ispatlamaya gerek yoktur. Anlaşmalı boşanma protokolünde yer alan hükümlerin(özellikle velayet ve iştirak nafakası gibi hususlara dair hükümlerin) hakim vasıtasıyla uygun bulunması yeterlidir.
Çekişmeli Boşanma:Özel (zina, şiddet, terk etme vb.) veya genel (şiddetli geçimsizlik gibi) boşanma sebepleri üzerinden açılır ve gösterilen bu sebeplerin hukuka uygun delillerle ispatlanması gerekir.
Davanın Yargı Süreci:
Anlaşmalı Boşanma:Yargı Mercii, tarafların anlaşmasını gözden geçirir ve genellikle daha hızlı hüküm verir.
Çekişmeli Boşanma:Çekişmeli boşanma davasında tarafların ileri sürdüğü iddialar, tahkikat sürecinde yürütülecek duruşmalar ve gönderilecek müzekkereler ile ispatlanmaya çalışılır. Yargı Mercii, delilleri inceleyerek ve tanıkları dinleyerek daha detaylı bir yargılama süreci yürütür. Ayrıca anlaşmalı boşanma davasından farklı olarak çekişmeli boşanma süreçlerinde çok kapsamlı usul kuralları bahsi geçen olmaktadır ve en ufak bir hatanın sonuçları çok ağır olabilmektedir.
Davanın Sonucu ve Etkileri:
Anlaşmalı Boşanma:Tarafların önceden belirledikleri şartlar doğrultusunda boşanma gerçekleşir.
Duruşma sonrasında yargı mercii vasıtasıyla gerekçeli hüküm yazılır ve gerekçeli kararın taraflara tebliği akabinde taraflardan herhangi biri vasıtasıyla istinaf yasa yoluna başvurulmaması hâlinde boşanma hükmü kesinleşir.
Çekişmeli Boşanma:Yargı Mercii tarafların haklarını ve sorumluluklarını değerlendirerek hüküm verir. Bu aşama daha çekişmeli ve uzun olacaktır. Ayrıca yerel yargı mercii vasıtasıyla verilen kararın kesinleşmesi de genellikçe çok daha uzun bir süre almaktadır. Çünkü taraflardan birinin karardan memnun olmaması hâlinde önce istinaf ve sonrasında temyiz yasa yoluna başvuru hakkı bahsi geçendur.
Anlaşmalı ve çekişmeli boşanma davaları arasındaki farklılıklar bu saymış olduklarımızla sınırlı değildir, ancak en önemli farklılıklar bunlardır denilebilir.
Boşanma Davası Açmak İsteyen Kişiler Nasıl Hazırlık Yapmalıdır?
Boşanma yasal süreci açmak isteyenler, öncelikle mutlaka boşanma davaları ve karşılıklı hak ve sorumlulukları hakkında bilgi edinmeli ve mümkünse alanında uzman bir boşanma avukatı ile görüşerek stratejik bir yol haritası çıkarmalıdırlar.
Çünkü, örneğin boşanmanın anlaşmalı boşanma yasal süreci yoluyla değil de çekişmeli boşanma yasal süreci yoluyla çözülmesi gerekecek ise, anlaşmalı boşanmanın mümkün olup olmadığının belirlenebilmesi için diğer eş ile görüşmeden önce temkinli davranılıp çekişmeli boşanma yasal süreci için gerekli olacak olan delillerin toplanması aşamasının yürütülmesi gerekli olabilmektedir. Boşanma yasal süreci açmak isteyenler için kanunda veya uygulamada yasal usul kuralları haricinde katı bir kurallar silsilesi mevcut olmasa dahi, aşağıdaki sıralamaya uyulması önemle tavsiye edilir.
A) Boşanma Avukatından avukatlık ve danışmanlık Alınması
Esasında Türk hukuk sisteminde boşanma avukatı adı altında yalnızca boşanma davaları alanında uzmanlaşmış avukatlar yoktur. Hukuk fakültesinden mezun olmuş ve ruhsatını almış olan tüm avukatlar boşanma davalarına bakabilmektedir. "Boşanma avukatı" ifadesi, halk arasında bu hususun yeterince bilinmiyor oluşundan dolayı ortaya çıkmıştır; bu nedenle boşanma davaları alanında uzmanlaşmış olan ve bu alana dair bilgi ve deneyim sahibi olan avukatlar, halk arasında "boşanma avukatı" olarak nitelendirilmektedir.
Boşanma yasal süreci açmak isteyen kişiler, öncelikle mutlaka boşanma davalarına ilişkin deneyim ve bilgisi bulunan bir dair stratejiyi avukatlarından alacakları yasal danışmada edinecekleri bilgilere göre yürütmelidir.
Bununla birlikte, boşanma süreçlerinde tarafların kendilerini yoktur. Ancak boşanma davasının gidişatı, dikkat edilmesi gereken hususlar, delillerin değerlendirilmesi ve stratejik olarak kullanılması, yargılama usul ve esasları, boşanma süreçlerinde uygulanacak olan mevzuat hükümleri ile Yargıtay'ın boşanma davalarına ilişkin vermiş olduğu emsal kararların bilgisine sahip olan boşanma avukatları, boşanmak isteyen vatandaşların hata yapma olasılıklarını aşama içerisinde en aza indirgeyecek stratejik hazırlığı yapabilir ve tarafları bu hususlara ilişkin bilgilendirerek, vatandaşların sahip oldukları hakları daha nitelikli bir şekilde kullanabilmelerini sağlarlar.
B) Boşanma Davasında Delillerin Toplanılması
Boşanmak isteyen kişiler, öncelikli olarak boşanma davasının çekişmeli boşanma yasal süreci yoluyla görülmesi ihtimalini dikkate almalı ve yukarıda belirtmiş olduğumuz üzere temkinli davranarak delillerini hazırlamaya başlamalıdır.
Bu aşamada son derece dikkat ve özen gösterilmeli, hukuka aykırı veya konusu suç teşkil edecek davranışlar içerisine girilmemelidir.
Örneğin eşler arasında gizli ve izinsiz ses ve görüntü kayıtlarına dair Yargıtay hukuk ve ceza dairelerinin çok çeşitli kararları mevcuttur. Bu tip kayıtların hukuka uygun olmayacak şekilde elde edilmesi kimi zaman boşanma davasında delil olarak değerlendirilmemeleri ile sonuçlanabilmekteyken, kimi zaman cezai sorumluluk gerektirecek nitelikte kabul edilmeleri gibi çok ağır sonuçlara da gebe olabilmektedir. Alınan kayıt içerisinde 3. Kişilere ait ses ve görüntü gibi kişisel verilerin mevcut olması: Haberleşmenin gizliliğini ihlal suçu, kişisel verilerin hukuka aykırı olarak ele geçirilmesi ve saklanması suçu ile özel hayatın gizliliğini ihlal suçu gibi suçlara yol açma verebilecektir.
Bu hususa ilişkin ayrıntılı bilgi için konuya dair makalemizi okuyabilirsiniz: İzinsiz Kaydedilen Ses ve Görüntü Kayıtlarının Boşanma Davasında Değerlendirilmesi
Bunun yanında boşanma süreçlerinde genellikle tanık beyanı, sosyal medya yazışma ve içerikleri, mesajlaşma ekran görüntüsü, sosyal ve ekonomik vaziyet araştırması, Sosyal İnceleme Raporu(SİR Raporu olarak da geçer), otel kayıtları, nüfus kayıtları, sigorta ve benzeri kurum ve kuruluş kayıtları, otel kayıtları, banka kayıtları, telefon HTS(historical traffic search) kayıtları, ses ve görüntü kayıtları, kolluk tutanakları, darp raporu, sağlık raporları vb. Çok çeşitli deliller kullanılabilmektedir. Ayrıca delillerin elde edilmesi amacıyla boşanma davasına bakan mahkemeden, ilgili kişi ve kurumlara müzekkere yazılması yoluyla çeşitli hususların sorulması ve belgelerin dosya muhteviyatına kazandırılması da talep edilebilmektedir. Dolayısıyla hak kaybına uğranılmaması adına sürecin mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatı aracılığıyla yürütülmesi tavsiye edilmektedir.
C) Boşanma Davası Türlerinden Hangisinin Tercih Edileceği Seçilmesi
Tarafların öncelikle anlaşmalı boşanma ve çekişmeli boşanma yollarından hangisini tercih edecekleri üzerine hüküm vermeleri gerekmektedir.
Taraflar arasında sağlıklı bir iletişim kanalının bulunması halinde daha az masraflı ve psikolojik olarak da tarafları daha az yıpratan seçenek olan anlaşmalı boşanma davalarını şiddetle tavsiye etmekteyiz. Böylece yargılama masrafları, avukatlık ücreti vb. Yargısal giderler çok daha az tutarlarda olacağı gibi, yasal aşama süresi de duruma göre ortalama 2-5 yıl(üst derece yargı mercileri ve mal paylaşımı yasal süreci dahil) yerine 2-3 ay olacaktır.
Anlaşmalı veya çekişmeli boşanma süreçlerinden hangilerinin tercih edileceğine hüküm verebilmek için taraflar bu yasal süreçlerde kendilerini nelerin beklediğini ve hukuken sahip oldukları haklarının neler olduğunu bilmelidirler. Aksi takdirde, tarafların hangi haklara sahip olduklarını bilmeksizin bu tip yasal süreçleri yürütmeleri, adeta körebe oynamaktan farksız olacaktır.
Bu nedenle bu hususlara dair ayrıntılı bilgi edinmek için alanında uzman bir boşanma avukatı ile görüşülebilir veya aşağıda paylaşacağımız bağlantılara tıklayarak bu konulara ilişkin hazırlamış olduğumuz makalelerimizi okuyabilirsiniz:
Boşanma sebepleri ve boşanmanın ferilerine ilişkin ayrıntılı ız: Boşanma Davası, Boşanma Sebepleri ve Boşanmanın Ferileri
Çekişmeli boşanma davaları hakkında ayrıntılı ız: Çekişmeli Boşanma Davası
Anlaşmalı boşanma davaları hakkında ayrıntılı ız: Anlaşmalı Boşanma Davaları
Ziynet eşyaları(düğün takıları) yasal süreci hakkında ayrıntılı bilgi edinmek için tıklayınız: Düğün Takılarının Aynen veya Nakden İadesi Davası
Mal paylaşımı davaları hakkında ayrıntılı ız: Boşanmada Mal Paylaşımı Davası
Taraflar arasında boşanma ile ferileri ve ziynet eşyaları ile evlilik mallarının paylaşımına istinaden anlaşma sağlanamaması halinde, boşanma avukatı yardımı ile çekişmeli boşanma yasal süreci açılabilmektedir. Zaten öncelikle delillerin hazırlanılması da bundan dolayıdır. Böylece, taraflar arasında anlaşma sağlanamaması halinde çekişmeli boşanma davasında öne sürülecek olan beyanlar, yargı mercii huzurunda daha kapsamlı bir şekilde ispatlanabilecektir.
Boşanma Davası Açarken Dikkat Edilmesi Gereken Hususlar
Boşanma yasal süreci açarken mutlaka yargılama usulü üzerine bilgi edinilmeli ve tebligat süreci son derece dikkatli takip edilmelidir. Sürelere itimat edilmeli ve sürelerin aşılması halinde geri dönülmez hak kayıplarına uğranılacağının bilincinde olunmalıdır.
Bu anlamda "Ne var yani süreyi kaçırmışsak, sonuçta adalet haklı olanın yanında değil midir?" şeklinde düşünceler hukuk tekniğine tamamen aykırı olup, "Usul, esasa mukaddemdir." sözüne uygun hareket edilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
Özellikle delil dilekçesi, mutlaka süresi içerisinde dosya muhteviyatına kazandırılmalı ve delil dilekçesinin ekinde tüm deliller yer almalıdır. Deliller kural olarak süresinde bildirilir; tarafın elinde olmayan belgeler için kaynağı gösterilerek müzekkere talep edilir. Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 145. Maddesi koşullarında sonradan delil kabulü mümkündür.
Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun 145.
Maddesine Göre:
"(1) Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler. Ancak bir delilin sonradan ileri sürülmesi yargılamayı geciktirme amacı taşımıyorsa veya süresinde ileri sürülememesi ilgili tarafın kusurundan kaynaklanmıyorsa, yargı mercii o delilin sonradan gösterilmesine izin verebilir."Elde mevcut olan deliller, dosya durumu ile eldeki delillerin ispat niteliği de dikkate alınarak, adeta bir satranç oyuncusunun satranç taşlarını yürütmesi gibi stratejik bir şekilde kullanılmalıdır. Unutulmamalıdır ki, mevcut şartlar dahilinde eldeki davanın kazanılması mümkün olmayacak dahi olsa, eldeki delillerin doğru bir şekilde kullanılmasıyla en azından yargılama sonucunda verilecek olan hüküm nedeniyle uğranılacak olan zarar minimize edilebilir.
Özellikle karşı tarafın delillere dair bilgi sahibi olup olmaması, elde bulunan delillerin elde bulunup bulunmadığından şüphe ediyor olması, elde bazı delillerinin bulunduğunu biliyor olsa dahi tam olarak hangi delillerin bulunduğundan emin olamadığı veya elde hiçbir delilin bulunmadığı yanılgısı içerisinde olduğu hallerin hepsinde farklı bir tutum izlenmelidir. Zira dilekçeler safhasında deliller açısından karşı tarafın kozlarını bilmeyen taraf, genellikle beyanlarını bu neviden bir kaygı içerisinde verecek ve sunabileceği kimi beyanları sunmaktan geri duracakken, sunmaması gereken bazı beyanları da kendisi açısından daha elverişli bir vaziyet yaratabileceği yanılgısıyla sunabilecektir.
Örneğin hukuka uygun olarak elde edilmiş olan bir ses kaydının yargılamanın başında yasal aşama dilekçesi ekinde sunulması hâlinde karşı taraf, beyanlarını halihazırda dosyaya sunulmuş olan ses kaydı delilini de dikkate alarak sunmayı tercih edebilir; ancak ses kaydının dilekçelerin teatisi aşaması sona erdikten sonra delil dilekçesi ile birlikte sunulması hâlinde karşı tarafın ses kaydının gerçekten mevcut olup olmadığının ve eğer mevcutsa içeriğinde ne bulunduğunun bilgisine sahip olmaması nedeniyle gerçeğe aykırı beyanlarda bulunması durumu bahsi geçen olabilir. Bu vaziyette karşı tarafın dürüstlüğe aykırı beyanlarda bulunması halinde, bu tutum yargı mercii nezdinde ortaya konulmuş olur. Ek olarak, HMK 189/2 gereği hukuka aykırı deliller kural olarak kullanılamaz. Dijital/ses kayıtlarında cezaî riskler bulunduğundan dolayı mutlaka.
Bu örneğimizde ifade etmiş olduğumuz vaziyet, başlı başına davanın kazanılmasını sağlamayacak dahi olsa, tanık beyanı gibi takdiri delillerin dikkate alınması aşamasında mahkemenin tarafların dürüstlüğüne dair bilgi sahibi olmasını sağlayabilir. Nihayetinde hakimin kanaatini, adaletin sağlanması için doğru yönde etkileyerek hakimin somut olayı daha doğru anlamasına ve görevini yetkin bir şekilde yapmasına etki edebilir.
Dolayısıyla özellikle delillerin kullanılmasına ilişkin olarak aceleci davranmaktan kaçınılmalı ve dilekçelerin teatisi aşamasında herhangi bir çelişkili beyanda bulunulmamalıdır. Akabinde, tahkikat aşamasında da tanık beyanları ve diğer delillerle bu beyanlar desteklenmeli ve ileri sürülen hususlar, usule uygun olarak ispat edilmelidir.
Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır?
Boşanma davasını ilk veya son açmanın herhangi bir önemi yoktur. Çünkü boşanma yasal süreci önceden açılıp diğer eşe sonradan tebliğ edilse dahi, diğer eşin cevap süresi içerisinde karşı yasal aşama açma hakkı mevcuttur.
Hatta Hukuk Muhakemeleri Kanunumuzun ilgili maddeleri uyarınca diğer eş, cevap süresi geçtikten sonra dahi karşı yasal aşama açabilmektedir.
Halk arasında "davayı ilk açan, hakimin gözünde yuvayı yıkandır." vb. Gerçek yasal durumla alakası bulunmayan bazı inanışlar bahsi geçen olabilmektedir. Ancak boşanma davaları açısından esas önemli olan davayı ilk kimin açtığı değil, hangi tarafın beyanlarını daha iyi bir şekilde ileri sürdüğü ve ileri sürülen beyanların hangilerinin, ne şekilde ispatlandığıdır.
Boşanma ve Mal Paylaşım Davasında Tedbir Hükümleri
Boşanma ve mal paylaşım süreçlerinde eşlerin birbirlerinden mal kaçırmalarının engellenmesi ve müşterek çocuklar ile eşlerin sosyal hayat düzeylerinin korunması adına yargı mercii vasıtasıyla tedbiren bazı hükümler alınabilir. Bunları kısaca saymamız gerekirse:
Eşlerden birinin şiddet mağduru olması hâlinde 6284 sayılı yasa uyarınca koruyucu ve önleyici tedbir kararlarına hükmedilebilir,
Eşlerden biri lehine müşterek konutun tahsisine hüküm verilebilir,
Müşterek çocuğun geçici velayeti yargılama boyunca eşlerden birine bırakılabilir,
Yargılama boyunca ödenmek üzere, yasal aşama süresince yoksulluğa düşecek olan eş ile müşterek çocuklar yararına tedbir nafakasına hükmedilebilir,
Boşanma yasal süreci ile birlikte mal rejiminin tasfiyesi yasal süreci da açılmışsa, karşı tarafın adına kayıtlı ev, araba ve banka hesabı gibi taşınır ve taşınmazlara ilişkin olarak ihtiyati tedbir hükmü alınabilir, böylece bunların diğer eş vasıtasıyla 3.
Kişilere devredilmesi ve mal kaçırılması önlenebilir.
Boşanma Davasının Yürütülmesi ve Sonuçlanması
Boşanma davasının açılması tek başına bir anlam ifade etmez, yargılama sürecinin usule uygun bir şekilde tamamına erdirilmesi ve gerekli tüm işlemlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunumuz ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunumuz ve diğer ilgili mevzuata uygun şekilde yerine getirilmesi, tüm bunların sonucunda yargı mercii vasıtasıyla boşanmaya hükmedilmesi akabinde boşanma kararının kesinleştirilmesi gerekmektedir.
Anlaşmalı boşanma süreçlerinde davanın açılmasıyla birlikte duruşma gününün alınması gerekir, bazı mahkemeler anlaşmalı boşanma hâlinde duruşma gününün belirlenmesinde vatandaşlara yardımcı olmakta ve duruşma gününün yargı mercii planına göre boş olan günlerden biri arasından seçilmesine müsaade etmektedir. Ancak genellikle taraflara seçim şansı verilmez ve mahkemece tensip zaptı hazılanarak duruşma günü taraflara bildirilir.
Çekişmeli boşanma davasında öncelikle dilekçelerin teatisi aşaması tamamlanır. Sonrasında ön inceleme tensip tutanağı düzenlenerek taraflar ön inceleme duruşmasına çağrılır ve delil dilekçelerinin sunulması için süre verilir. Ön inceleme duruşmasında herhangi bir sorunla karşılaşılmaması hâlinde sözlü yargılamaya geçilir ve bundan sonra hüküm aşamasına kadar yargılama, yapılacak olan duruşmalar yardımıyla yürütülür.
Tüm bu aşama boyunca yapılacak en ufak bir hatanın sonuçlar çok ağır olabilmektedir.
Yargı Mercii vasıtasıyla çekişmeli veya anlaşmalı boşanma süreçlerinde boşanma hükmü kurulup bu hüküm kesinleştirilmedikçe tarafların evlilik birliktelikleri ve sadakat sorumlulukları devam edecektir. Boşanma davasının kesinleştirilmesi için, yargı mercii vasıtasıyla verilen karara ilişkin olarak gerekçeli kararın yazılması gerekir. Hükmü veren hakim, bir aylık süre içerisinde kararını gerekçelendireceği gerekçeli hükmü yazar. Gerekçeli kararın taraflara tebliğ edilmesi, taraflarca talep edilmelidir.
Aksi takdirde yargı mercii gerekçeli hükmü resen tebliğe çıkarmamaktadır. Gerekçeli kararın tebliği akabinde iki haftalık süre içerisinde kararın istinaf edilmemesi hâlinde hüküm kesinleşir ve boşanma hükmü tüm hüküm ve sonuçlarını doğurur. Ancak eğer taraflardan biri istinaf yoluna başvurursa yargılamaya yetkili bölge adliye yargı makamı nezdinde devam olunur. Sonrasında da kararın temyizi bahsi geçen olabilir.
Boşanmaya ilişkin hükmün, kesinleştirilmeksizin hüküm ve sonuçlarını doğuramayacağı hususu unutulmamalıdır.
Boşanma Davasının
Boşanma süreçlerinde tarafların bir zorunlulukları bulunmamaktadır. Aslında ülkemizde bir takım ceza hukukuna dair iş ve işlemler haricinde, neredeyse hiçbir davada tarafların kendilerini değildir. Kişilerin, avukatların hukuku ve uygulama kuralları ile mahkemeler vasıtasıyla daha önce verilmiş olan emsal kararları bilmeleri ve müvekkillerinin yasal iş ve işlemlerinin mümkün olan en başarılı şekilde yürütülmesini sağlamalarıdır. Boşanma süreçlerinde hayat boyu irat şeklinde ödenecek olan nafaka, maddi ve manevi ödenek, düğün takıları, mal paylaşımı gibi hususların uzun vadede yüzbinlerce lirayı ve hatta kimi zaman milyonlarca liralık malvarlıklarını etkilediği göz önüne alınırsa, doğru seçim olarak görülmektedir.
AyrıcaBoşanmada ev eşyalarının paylaşımıHususu da büyük önem taşımaktadır ve dikkatle ele alınmalıdır.
Özellikle çekişmeli boşanma davaları başta olmak üzere, aşama boyunca olası hak kayıplarının önüne geçilebilmesi adına mutlaka bir avukatın profesyonel yardımını almakta fayda vardır. Boşanma yasal süreci avukatlık ücretleri hakkında bilgi almak için tıklayınız: Boşanma Davası Avukatlık Ücreti
Boşanma Davasının Ferileri Nelerdir?
Boşanma davasının ferileri: Nafaka, Ödenek ve Velayet hususlardır. Bu haklara ilişkin talepler, boşanma davasıyla birlikte ileri sürülebilecekleri gibi, boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içerisinde de ileri sürülebilirler. Velayet ve iştirak nafakası, çocuğun üstün yararını ilgilendiren ve kamu düzenine ilişkin olan hususlar olmasından mütevellit her an ileri sürülebilirler, nafaka ve tazminatta olduğu gibi 1 yıllık hak düşürücü süre bahsi geçen değildir.
Nafaka hakkında genel olarak bilgi almak için tıklayınız: Nafaka Davası ve Boşanmada Nafaka Talebi
Tedbir nafakası hakkında ayrıntılı ız: Tedbir Nafakası
İştirak nafakası hakkında ayrıntılı ız: İştirak Nafakası
Yoksulluk nafakası hakkında ayrıntılı ız: Yoksulluk Nafakası
Boşanma süreçlerinde maddi ve manevi ödenek hakkında ayrıntılı ız: Boşanma Davasında Maddi ve Manevi Ödenek
Boşanma davasında velayet konusuna ilişkin ayrıntılı ız: Boşanma Davasında Velayet
Boşanma Davasında Yetkili ve Görevli Yargı Mercii
Boşanma davasında görevli yargı mercii, aile mahkemesidir.
Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde asliye hukuk yargı makamı, davaya aile yargı makamı sıfatıyla bakabilir.
Boşanma davasında yetkili yargı merciine ilişkin olarak ise, anlaşmalı boşanma davaları ve çekişmeli boşanma davaları açısından ayrı ayrı açıklama getirmek gerekir:
Çekişmeli boşanma davasında yetkili mahkemenin tespiti için Türk Medeni Kanunumuzun 168. Maddesinde yer alan yetki kuralı esas alınır, buna göre çekişmeli boşanma davasında yetkili yargı mercii: Eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Ancak bu yetki kuralı kesin yetki teşkil etmez. Yani başkaca herhangi bir yer mahkemesinde de boşanma yasal süreci açılabilir, yargı mercii resen yetkiye dair inceleme yapmaz; bununla birlikte karşı tarafın yetki itirazında bulunması halinde bu itiraz dikkate alınacaktır.
Anlaşmalı boşanma davasında ise yukarıda açıklamış olduğumuz üzere kesin yetki olmamasından dolayı herhangi bir yerde yasal aşama açılması mümkündür.
Sonuçta taraflarca anlaşmalı boşanma iradesi mevcut olduğu için büyük ihtimalle yetki itirazı da olmayacağından dolayı sorun çıkmayacağı düşünülebilir.
Sıkça Sorulan Sorular
Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Boşanma yasal süreci açmak isteyen kişiler, hazırlayacakları çekişmeli veya anlaşmalı boşanma yasal süreci dilekçesini görevli ve yetkili yargı merciine sunmalı ve gerekli harçlar ile masrafları yatırmalıdır. Bahsi geçen bu dilekçede boşanma nedenleri almalı ve talepler açıkça ifade edilmelidir. Boşanma süreçlerinde en küçük bir hatanın çok ağır sonuçları olabileceği hususu dikkate alınmalı ve mümkünse alanında uzman bir boşanma avukatından yardım alınmalıdır.
Boşanma Davası Açarken Nelere Dikkat Etmek Gerekir?
Boşanma yasal süreci açarken, boşanma için yasal gerekliliklerin karşılandığından emin olunmalı ve yargılama usulüne ilişkin kurallara tam olarak uyulmalıdır. Dilekçelerin sürelerinin kaçırılması veya ileri sunulması gereken hususların usule uygun bir şekilde yargı merciine sunulmaması hâlinde geri dönüşü imkansız hak kayıplarının yaşanabileceği unutulmamalıdır.
Ayrıca boşanma yasal süreci için gerekli olacak olan deliller, genellikle boşanma davasının açılmasından önce elde edilmiş ve güvence altına alınmış olmalıdır. Bu aşamada, aile hukuku alanında uzmanlaşmış bir avukattan destek almak önemlidir. Avukat, tüm yasal gerekliliklerin yerine getirilmesi konusunda ihtiyaç sahibi olan vatandaşlara rehberlik edebilir ve haklarının korunmasını sağlayabilir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Anlaşmalı boşanma davasının açılabilmesi için eşlerin boşanma ve ferileri(nafaka, ödenek, velayet) ile ziynet eşyaları ve evlilik mallarının paylaşımı gibi hususlara ilişkin olarak anlaşmaya varmış olmaları gerekir. Tarafların boşanma ve ferileri ile boşanmanın mali sonuçlarına dair anlaşmaya varmaları halinde anlaşmalı boşanma protokolü hazırlanır ve bu protokol, anlaşmalı boşanmaya dair yasal aşama dilekçesinin ekinde yargı merciine sunularak ilgili harçlar ile masraflar yatırılır.
Böylece anlaşmalı boşanma yasal süreci açılmış olur.
Çekişmeli Boşanma Davası Nasıl Açılır?
Çekişmeli boşanma davasının açılabilmesi için Türk Medeni Kanunumuzun 161. Maddesi ile devamında düzenlenmiş olan boşanma sebeplerinden birine veya terditli olarak birkaçına dayalı olarak çekişmeli boşanma yasal aşama dilekçesi hazırlanmalı ve bu dilekçe, ekleri ile birlikte yargı merciine sunularak ilgili harçlar ve masraflar yatırılmalıdır. Böylece çekişmeli boşanma yasal süreci açılmış olur. Çekişmeli boşanma yasal aşama dilekçesinde karşı tarafın hangi davranışları nedeniyle boşanmada kusurlu olduğu hususu ifade edilmeli ve karşı tarafa kusur izafe edilmelidir.
Boşanma Davası Ne Kadar Sürer?
Boşanma davalarının süresi, davanın anlaşmalı mı yoksa çekişmeli mi görüldüğüne göre değişiklik göstermektedir: Anlaşmalı boşanma davaları genellikle 1-3 ay arası bir sürede tamamlanırken; çekişmeli boşanma süreçlerinde ilk derece yargı makamı yargılaması 1-2 yıl kadar sürebilmekte, istinaf ve temyiz süreçleri ile birlikte boşanma hükmünün kesinleşmesi 3-5 yıl kadar bir sürede sağlanabilmektedir.
Dolayısıyla çekişmeli boşanma davaları genellikle anlaşmalı boşanma davalarına nazaran çok daha uzun sürede tamamlanan davalardır.
Boşanma Davası Avukatlık Ücretleri Ne Kadardır?
Boşanma yasal süreci avukatlık ücretleri, davanın çekişmeli veya anlaşmalı oluşuna ve kapsamına göre değişkenlik göstermektedir. 2025’te anlaşmalı boşanmada ücretler uygulamada çoğunlukla 30.000-100.000 TL, çekişmeli davalarda 70.000-200.000 TL ve üzeri seviyesindedir.
Boşanma Davası Yargı Mercii Masrafları Ne Kadardır?
Boşanma yasal süreci yargı mercii harç ve masrafları, 2025 yılı için yasal aşama açılışı aşamasında ortalama 2.000-3.000 Türk Lirası tutarında olabilmekte ve yargılamanın ilerleyen safhalarında tanık beyanı, tercüme işlemleri, tebligat giderleri, keşif ve bilirkişi ücretleri gibi çeşitli gider kalemleri nedeniyle artış gösterebilmektedir.
Boşanmanın Ferileri Nelerdir?
Boşanma davasının ferileri: Velayet, nafaka ve tazminattır. Boşanmanın ferileri olarak adlandırılan bu haklar, boşanma yasal süreci ile birlikte istenebilir ve bu şekilde talep edilmiş olmaları hâlinde ayrıca harç ve vekalet ücreti ödemesi yapılmaz. Ancak bu haklar boşanma yasal süreci ile birlikte talep edilmez de boşanma yasal süreci sonuçlandıktan sonra ayrıca bir yasal aşama ile talep edilirse, ayrıca harç ve vekalet ücreti gibi ödemeler gündeme gelebilecektir.
Boşanma Davası Avukatsız Açılır Mı?
Boşanma davasının. Ancak bu vaziyette geri dönülmesi imkansız hak kayıplarının yaşanması durumu da bahsi geçen olabilecektir.
Bu nedenle boşanma yasal süreci açmak isteyen vatandaşlara, bu davayı mutlaka alanında uzman bir boşanma avukatının yardımıyla açmaları ve tamamına erdirmeleri tavsiye edilmektedir.
Boşanma Davasını İlk Kim Açmalıdır?
Halk arasında çekişmeli boşanma davasını ilk kimin açtığının, davanın sonucunu değiştireceğine dair yaygın bir yanlış kanı bahsi geçendur. Ancak çekişmeli boşanma davasını ilk kimin açtığı değil, davada ileri sürülen iddiaları hangi tarafın daha kuvvetli şekilde ispatladığı hususu büyük önem taşımaktadır.
En Hızlı Boşanma Nasıl Olur?
En hızlı sonuç alınan boşanma davaları, anlaşmalı boşanma davalarıdır. Çünkü çekişmeli boşanma süreçlerinde karşı tarafa kusur izafe edilmeli ve bu iddialar ispatlanmalıdır, ayrıca tarafların istinaf ve temyiz yasa yollarına başvuruda bulunmaları da bu sürecin uzamasına yol açma verebilmektedir. Ancak anlaşmalı boşanma süreçlerinde tek bir duruşma yapılır ve sonrasında boşanma hükmünün kesinleştirilmesi aşamasına geçilir.
Tek Celsede Boşanma Nasıl Olur?
Tek celsede boşanma, anlaşmalı boşanma süreçlerinde bahsi geçen olmaktadır.
Çekişmeli boşanma süreçlerinde ilk duruşma, ön inceleme duruşmasıdır ve bu duruşmada ancak tahkikat aşamasına ve sözlü yargılamaya geçilmesine hüküm verilmektedir. Dolayısıyla tek celsede boşanmak isteyen taraflar, anlaşmalı boşanma yolunu tercih etmelidir.
Boşanmada Nafaka Nasıl Belirlenir?
Boşanma davasında nafaka: Tarafların kusur durumları ve kusur oranları, ekonomik ve sosyal refah durumları ile güncel ekonomik koşullar dikkate alınmak suretiyle belirlenir. Bununla birlikte her nafaka türünün şartlarının sağlanıp sağlanmadığı olgusu, her somut olay açısından ayrı ayrı değerlendirmeye tabi tutulur. Dolayısıyla tedbir nafakası, iştirak nafakası ve yoksulluk nafakası açısından ayrı ayrı değerlendirme yapılır.
Anlaşmalı boşanma davasında kural olarak taraflar, nafaka miktarını serbestçe tayin edebilir; ancak iştirak nafakası kamu düzenini ilgilendiren bir husus olduğu için anlaşmalı boşanma davasında da hakim vasıtasıyla iştirak nafakası belirlenebilir ve tarafların onayına sunulabilir.
Boşanmada Ödenek Nasıl Belirlenir?
Çekişmeli boşanma davasında maddi ve manevi ödenek: Tarafların kusur durumları ve kusur oranları, somut olayda meydana geldiği ispat edilen kusurlu davranışın ağırlığı ve ödenek alacaklısının maddi ve manevi bütünlüğünde meydana gelen azalmanın miktarı, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve refah düzeyleri gibi birçok farklı değişken gözetilmek suretiyle hükme bağlanır. Anlaşmalı boşanma süreçlerinde taraflar, tazminata hükmedilip hükmedilmemesine ve eğer hükmedilecekse ödenek miktarına kendi iradelerine ve aralarındaki anlaşmaya uygun olarak hüküm verebilirler.
Boşanmada Kim Nafaka Öder?
Boşanma davasında çocuğun geçici velayetini alamayan taraf yargılama boyunca tedbir nafakası öder, boşanma davasının sonuçlanması akabinde velayet kesin olarak eşlerden birine bırakılınca, diğer eş müşterek çocuk için iştirak nafakası ödemeye devam eder. Yoksulluk nafakası ise yalnızca kusuru diğer eşten ağır olmamak kaydıyla, boşanma nedeniyle yoksulluğa düşecek olan eşin almaya hak kazanacağı nafaka türüdür. Bununla birlikte boşanma yasal süreci süresince eşlerden birine çocuk olmasa dahi kendi geçimini sağlaması için tedbir nafakası bağlanabilir.
Tedbir nafakası ödenmesinde kusur aranmaz. Dolayısıyla örneğin aldatan kadın bile boşanma yasal süreci boyunca tedbir nafakası alabilir.
Boşanmada Kim Ödenek Öder?
Boşanma davasında maddi ve manevi ödeneği, kusursuz veya diğer eşe nazaran daha az kusurlu olan eş alır. Dolayısıyla eşit kusur halinde ödenek ödenmez. Ancak maddi ve manevi tazminatın diğer koşulları da sağlanmalıdır.
Özetle davayı kaybeden taraf ödenek öder ancak, maddi ödenek açısından mevcut veya beklenen menfaatlerin zarara uğraması ve manevi ödenek açısından da kişilik haklarının saldırıya uğraması şartlarının gerçekleşmiş olması gerekir.
Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Olur?
Çekişmeli boşanma davasında mal paylaşımı sağlanamaz, bunun için ayrıca mal rejiminin tasfiyesi yasal süreci ya da diğer adıyla boşanmada mal paylaşımı davasının açılması ve taraflar arasındaki mal rejimine göre katkı payı, katılma payı ya da değer artış payı alacağı talep edilmesi gerekir. Mal paylaşımı yasal süreci çekişmeli boşanma davasıyla birlikte açılabilir, ancak çekişmeli boşanma yasal süreci, mal paylaşımı yasal süreci için bekletici mesele yapılır ve mal paylaşımı davasının görülebilmesi ile bu davada hüküm kurulabilmesi için çekişmeli boşanma davasında boşanmaya hükmedilmesi ve bu kararın kesinleşmesi beklenir. Anlaşmalı boşanma davasında ise taraflar mal paylaşımı hususunda serbestçe belirleme yapabilirler.
Eşlerden Biri Boşanmak İstemezse Ne Olur?
Eşlerden birinin boşanmak istememesi hâlinde diğer eş vasıtasıyla çekişmeli boşanma yasal süreci açılabilir. Boşanmak isteyen eş, boşanmak istemeyen eşin kusurlu davranışları olduğunu iddia ve ispat ederse, diğer eş boşanmak istememesine rağmen boşanmaya hüküm verilebilir.
Dolayısıyla her somut olay kendi özelinde değerlendirilir.
Yasal itilaflar hak kayıplarına yol açabileceğinden, davaların uzman bir en uygun çözüm yollarını sunacaktır.