Bireysel veya kurumsal olarak karşılaşılabilecek yasal itilaflarda hakların tam olarak bilinmesi, adil bir çözümün anahtarıdır. Bu yazımızda ilgili mevzuat detaylarını mercek altına alıyoruz.

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

Esas Numarası: 2016/25480

Hüküm Numarası: 2017/16275

Hüküm Tarihi: 27.12.2017

Özeti: Borçlu aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile takibin iptaline ilişkin hüküm kesinleştiğinden, aynı senede dayanılarak genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibine başlanmasında bir engel yoktur.

İİK'nun 68/1. Maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Aynı Yasa'nın 62/5.

Maddesi; "Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır" hükmünü düzenlemektedir. O halde, mahkemece, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca borçlunun icra takip dosyasındaki borca itirazına ilişkin itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekir.

Yukarıda tarih ve numarası yazılı yargı mercii kararının müddeti içinde temyizen tetkikinin alacaklı vasıtasıyla istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, yasal aşama dosyası için Tetkik Hakimi... Vasıtasıyla düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Alacaklı vasıtasıyla borçlu hakkında senede dayalı genel haciz yoluyla ilâmsız icra takibi başlatıldığı, borçlunun ödeme emrinin tebliği üzerine süresi içinde icra dairesine başvurarak icra takibine itiraz ettiği, alacaklının borçlunun itirazı ile duran takibin devamı için itirazın kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece; takip dayanağı senede dayanarak daha önce yapılan takibin iptal edildiği gerekçesi ile itirazın kaldırılması talebinin reddine hüküm verildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, daha önce alacaklı vasıtasıyla borçlu hakkında aynı senede dayanılarak... 27.

İcra Müdürlüğü'nün 2013/23415 E. Sayılı dosyasıyla kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibi yapıldığı, borçlunun başvurusu üzerine,... 1. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarih ve 2013/914 Esas 2013/928 Hüküm sayılı hükmü ile senedin kambiyo vasfı bulunmadığından takibin iptaline hükmedildiği, kararın alacaklı vasıtasıyla temyizi üzerine yargı mercii kararının Dairemizce 22.04.2014 tarih ve 2014/7556 E.-2014/11751 K. Sayılı ilamı ile onanmasına hüküm verildiği, hüküm düzeltme isteminin Dairemizce 18.09.2014 tarih ve 2014/16672 E.- 2014/21654 K.

Sayılı ilamı ile reddine hüküm verildiği, anılan yargı mercii kararının kesinleşmesinden sonra alacaklı vasıtasıyla aynı senede dayalı olarak bu kez genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibi başlatıldığı görülmektedir.

Bu vaziyette, borçlu aleyhine yapılan kambiyo senetlerine mahsuz haciz yolu ile takibin iptaline ilişkin hüküm kesinleştiğinden, aynı senede dayanılarak genel haciz yolu ile ilâmsız icra takibine başlanmasında bir engel yoktur.

İİK'nun 68/1. Maddesi gereğince; talebine itiraz edilen alacaklının takibi, imzası ikrar veya noterlikçe tasdik edilen borç ikrarını içeren bir senede yahut resmi dairelerin veya yetkili makamların yetkileri dahilinde ve usulüne göre verdikleri bir makbuz veya belgeye müstenit ise, alacaklı itirazın kaldırılmasını isteyebilir.

Aynı Yasa'nın 62/5. Maddesi; "Borçlu takibin müstenidi olan senet altındaki imzayı reddediyorsa, bunu itirazında ayrıca ve açıkça beyan etmelidir. Aksi takdirde icra takibi yönünden senetteki imzayı kabul etmiş sayılır" hükmünü düzenlemektedir.

O halde, mahkemece, yukarıda anılan yasal düzenlemeler uyarınca borçlunun icra takip dosyasındaki borca itirazına ilişkin itirazın kaldırılması isteminin esasının incelenerek, oluşacak sonuca göre bir hüküm verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile yargı mercii kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK'nun 366 ve HUMK’nun 428. Maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde hüküm düzeltme yolu açık olmak üzere, 27/12/2017 gününde oybirliğiyle hüküm verildi.


Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.