Güncel yasal düzenlemeler ve yargı kararları ışığında yasal süreçlerin işleyişini bilmek, haklarınızı korumak adına oldukça önemlidir. İşte konu hakkında bilinmesi gerekenler:

12. Ceza Dairesi 2024/652 E., 2025/994 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ: Ceza Dairesi SAYISI: 2023/1331 E., 2023/2014 K. SUÇ: Kişilerin huzur ve sükununu bozma HÜKÜM: İstinaf başvurusunun kabulü ile; İlk derece mahkemesinin hükmü kaldırılarak kurulan mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması Sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan kurulan hüküm yönünden, katılan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın doğrudan zarar gören sıfatı bulunmadığından katılan Bakanlık avukatinin temyiz talebinin reddi gerektiği belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Yargı Makamı vasıtasıyla verilen kararın; sanık müdafii ve katılan avukati vasıtasıyla temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun (5271 sayılı Yasa) 298/1. Maddesindeki temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, işin esasına geçildi, gereği düşünüldü:

I. HUKUK

Î AŞAMA İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında kişilerin huzur ve sükunu bozma suçunun sanık vasıtasıyla işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle 5271 sayılı Yasanın 223/2-e maddesi gereği beraatine hüküm verilmiş, Bölge Adliye Mahkemesince sanık hakkında ilk derece mahkemesince kurulan beraat hükmü kaldırılarak kişilerin huzur ve sükunu bozma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun (5237 sayılı Yasa) 123/1. Maddesi gereği 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına hüküm verilmiş, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması hükmü verilmesi görüşünü içeren Tebliğname ile yasal aşama dosyası Daireye tevdi edilmiştir.

II.

TEMYİZ

SEBEPLERİ Sanık müdafiinin temyiz sebepleri; eksik inceleme yapıldığı, isnadedilen suçun işlendiğine dair mahkumiyete yetecek derecede delil bulunmadığı ve müvekkilinin beraatı gerektiği, bu nedenle hükmün bozulması gerektiğine, Katılan avukatinin temyiz sebepleri; sanık hakkında üst hadden ceza verilmesi gerektiğine, eksik ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY

VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede; sanık ile katılanın bir süre görüştükleri, ayrılmaları sonrasında sanığın katılanın gittiği yerlerde karşısına çıktığı katılanın anlayamayacağı şekilde sözler sarf ettiği, aracıyla etrafında dolaştığı, oturduğu kafenin önünden defalarca geçerek katılanın huzur ve sükununu bozduğu olayda sanık hakkında beraat hükmü verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesinin hükmü kaldırılarak sanık hakkında kişilerin huzur ve sükununu bozma suçundan cezalandırılmasına hüküm verilmiştir.

IV. GEREKÇE

VE HÜKÜM A.

Katılan Kurum avukatinin Temyiz İstemlerinin İncelemesinde; Kişilerin huzur ve sükununu bozma suçu bakımından doğrudan ve/veya dolaylı olarak zarar görmeyen Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın davaya katılmasına hüküm verilmiş ise de; davaya müdahil olarak katılma kararının Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatince kararın temyiz edilmesine olanak vermeyeceği anlaşıldığından; katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı avukatinin anılan suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 296/1. Ve 298. Maddeleri gereğince Tebliğname'ye aykırı olarak REDDİNE, B. Sanık Müdafii Ve Katılan avukatinin Temyiz İstemlerinin İncelemesinde; Sanık hakkında kasten işlemiş olduğu suçtan dolayı hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı Yasanın 53/1.

Maddesinde öngörülen hak yoksunluklarına hükmedilmemesi; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19.03.2013 günlü, 2012//95 sayılı hükmünde da vurgulandığı üzere, güvenlik tedbiri niteliğindeki bu hususun, kazanılmış hakka konu olmaması nedeniyle infaz aşamasında gözetilebileceği değerlendirildiğinden, bozma sebebi sayılmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık vasıtasıyla gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla, sanık müdafii ve katılan avukati vasıtasıyla öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Yasanın 289/1. Maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. Maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Yasal Aşama dosyasının, 5271 sayılı Yasanın 304/1.

Maddesi uyarınca 1. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bölge Adliye Yargı Makamı 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 03.02.2025 tarihinde oybirliğiyle hüküm verildi. ********** Kişisel Verilerden Arındırılmıştır **********

Yasal süreçlerin karmaşıklığı ve süre sınırları göz önüne alındığında, hak kaybı yaşamamak için alanında uzman bir avukattan profesyonel yasal yardım almanız önemle tavsiye edilir.