Hukuk sistemimizde her yasal sürecin kendine has usul kuralları ve süreleri bulunmaktadır. Bu yazımızda konuya dair en çok merak edilen noktaları ele alacağız.
3. Hukuk Dairesi 2023/3007 E., 2024/1072 K."İçtihat Metni"
MAHKEMESİ: Bölge Adliye Yargı Makamı 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2023/467 E., 2023/494 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ: 2.
Asliye Hukuk Yargı Makamı
SAYISI: 2022/294 E., 2022/651 K.
Taraflar arasındaki ceza mahkemelerinde uygulanan mecburi müdafilik nedeniyle manevi ödenek davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine hüküm verilmiştir.
Kararın davacı asıl vasıtasıyla istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine hüküm verilmiştir.
Bölge Adliye Yargı Makamı hükmü davacı asıl vasıtasıyla temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz koşulu ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne hüküm verildikten ve Tetkik Hâkimi vasıtasıyla hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı asil; Barosuna kayıtlı müdafi olarak atandığını, bu dosyada 1 yıl 15 gün hapis cezası aldığını, kararın HAGB'ye çevrildiğini, danışmak için davalıyı aradığını, kendisiyle konuşmayan davalının tarafına aşağılayıcı şekilde davrandığını, aldığı hapis cezasına itiraz etmediğini, bu cezadan dolayı psikolojisinin bozulduğunu, davalının gururunu rencide ettiğini ve adının iftiracıya çıktığını ileri sürerek 263.000,00 TL manevi ödenek ödetilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesi vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacı asilin 1.
ASCM 2013/63 Esas sayılı yargılamasında alınan savunmasında işlediği suçu kabul ettiği, hagb hükmü verildikten sonra ihlal edilmesi üzerine hükmün açıklandığı, davacı sanığın hükmü temyiz ettiği ve başvurunun reddine hüküm verilerek kararın onandığı, davalı hakkında görevi ihmal suçundan herhangi bir ceza yargılamasının veya disiplin soruşturmasının bulunmadığı, itiraz edilmesi halinde kararın değişme ihtimalinin davacı sanığın suçunu ikrar etmesi sebebiyle mümkün olmadığı hususları dikkate alındığında mecburi müdafinin görevini yerine getirmediği sabit ise de davacının manevi zarar olarak nitelendirilecek bir zararı bulunmadığı" gerekçesiyle davanın reddine hüküm verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı asıl istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı asıl; haklı davalısını kaybetttiğini, iftira suçuyla sürekli zarar gördüğünü ve yerel mahkemenin yeterince araştırmadan hüküm verdiğini belirterek davanın kabulüne hüküm vermesini talep etmiştir.
C.
Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, istinaf edilen nihai kararda ayrıntıları yazılı açıklama, yasal sebep ve gerekçelere göre, mahkemece delillerin değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, kanıtların taktirinde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı," gerekçesiyle istinaf başvurusunun reddine hüküm verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen hükmüne karşı süresi içinde davacı asıl temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı asıl istinaf sebeplerini tekrarlayarak kararın bozulmasına hüküm verilmesini talep etmiştir.
C.
Gerekçe
1. Itilaf ve Yasal Nitelendirme
Itilaf, manevi ödenek istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. TBK m. 58; "Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi ödenek adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir." şeklindedir.
2.
BK'nun 102 ve devamı maddeleri.
3. Değerlendirme
Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın yasal nitelendirilmesine ve kararda belirtilen gerekçelere göre, davacı asılın iftira suçundan yargılandığı davada mecburi müdafi olarak davalının atandığı, bu yargılamada davacının suçunu ikrar etmesi neticesinde cezalandırılmasına hüküm verildiği ve hükmün açıklanmasının geriye bırakıldığı, davanını HAGB'ye itiraz etmesi halinde bile ikrarı neticesinde sonucun değişmeyeceği gözönünde bulundurulduğunda davacı asılın temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan kararın onanmasına hüküm vermek gerekmiştir.
VI. HÜKÜM
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Yargı Makamı kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesi uyarınca ONANMASINA,
Hükmü temyiz eden davacının adli müzaheret hükmü almış olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle hüküm verildi.
Yasal haklarınızın korunması ve davaların lehinize sonuçlanması için sürecin en başından itibaren profesyonel avukatlık ve danışmanlık almanız yasal menfaatlerinizi koruyacaktır.