Adam çalıştıranın sorumluluğu Türk Borçlar Kanunu'nda düzenlenen kusursuz sorumluluk hallerinden biridir. Kusursuz sorumluluktan kasıt, adam çalıştıranın bir kusuru olmasa bile çalıştırdığı kişinin üçüncü kişilere verdiği zararlardan sorumlu olmasını ifade eder. Bu husus TBK 66'da şu şekilde ifade edilmiştir:
Adam çalıştıran, çalışanın kendisine verilen işin yapılması sırasında başkasına verdiği zararı gidermekle yükümlüdür.
Adam çalıştıranın kim olduğu ise Yargıtay kararında şu şekilde ifade edilmektedir:
Adam kullanan kimse, kendisine iş gördürülenle kendi arasında emir alma durumu bulunan kimsedir. O halde bir kişinin adam kullanan kimse sayılabilmesi için iş hayatında hâkim olan görüşe göre onun emretme, talimat verme veyahut denetleme kudretini haiz olması gerekir.
(Yargıtay 3. HD. 3.12.1962)
Sorumluluğun Şartları
Çalıştırma ilişkisi mevcut olmalıdır
Yani bir kimse iş gördürme amacıyla bağımlılık ilişkisi içerisinde gözetim ve denetim yükümlülüğü altında emir ve talimat verme ilişkisiyle istihdam edilmelidir. Ancak adam çalıştıran kavramını kullanabilmemiz için çalıştıran ile çalışan arasında mutlaka bir sözleşme ilişkisinin var olması gerekmez. Yapılan sözleşmenin geçerli olup olmaması adam çalıştıran sıfatına haiz olmak bakımından önem arz etmez.
Hatta ilişkinin niteliği farklı bile olsa aradaki bağımlılık ilişkisinin mevcudiyeti sebebiyle (memur-müdür ilişkisi, asker-komutan ilişkisi, babanın oğlunun hizmetinden yararlanması, kadının kocasının işlerine yardım etmesi) üstün özel işlerinde kullandığı kişinin üçüncü bir kişiye zarar vermesi durumunda da bu kişilerin adam çalıştıran ve çalıştırılan olarak nitelendirileceği açıktır.
Çalışan işin görümü sırasında, işe bağlantılı olarak üçüncü kişiye zarar vermiş olmalıdır
Bu zarar ile fiil arasında uygun illiyet bağı olmalıdır ve fiil hukuka aykırı olmalıdır. Hukuka uygunluk nedenlerinin varlığı halinde bu şart gerçekleşmez. Adam çalıştıran kurtuluş kanıtı getirmemiş olmalıdır.
TBK 66/2'ye göre:
Adam çalıştıran, çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse, sorumlu olmaz.
Buna göre adam çalıştıran çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse zarardan sorumlu olmaz. Ancak zarar bir işletmenin faaliyeti neticesiyle meydana gelmişse kanun ayrıca adam çalıştıranın işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat etmek zorundadır.
Adam çalıştıranın sorumluluğunda çalışanın ve kendisinin kusurlu olması gerekmez. Adam çalıştıran çalışanın kusuru olmadığından bahisle sorumluluktan kurtulamaz.
Sonuçları
Şartlar gerçekleşmişse adam çalıştıran üçüncü kişiye verilen zararı tazmin etmek zorunda kalacaktır. Ancak çalışan da zarar gören kişiye karşı haksız fiilinden sorumludur, ne var ki onun sorumluluğu genel hükümlere (TBK 49) göredir. Yani çalışan ancak kusurlu olduğu ölçüde haksız fiil hükümlerine göre sorumlu tutulabilirken adam çalıştıranın TBK 66'ya göre sorumlu tutulabilmesi için kusuru gerekmemektedir.
Adam çalıştıran üçüncü kişiye tazminat ödemek zorunda kalırsa zarar veren çalışanına ancak onun bizzat sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir. Burada kastedilen örneğin zarar sadece çalışanın faaliyetlerinden değil işletmenin de zararın doğmasını engellemeye elverişli olmamasında yani müterafik kusurdan kaynaklanmışsa işveren çalışanın kusurlu ve sorumlu olduğu ölçüde rücu hakkına sahiptir, kendi kusuru sebebiyle ödediği tazminat için çalışana başvuramaz.
Ancak adam çalıştıran isterse çalışan ile kendisi arasındaki sözleşmeye dayanarak da rücu hakkını kullanabilir; bu durumda borca aykırılık hükümlerine dayanır ve kusurlu olmadığını ispat yükü çalışana geçer, böyle bir hâl işveren için daha elverişli olacaktır.
Zamanaşımı
TBK 72'ye göre zamanaşımı tazminat istemi zarar görenin zararı tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yılın ve her hâlükârda fiilin işlendiği tarihten başlayarak on yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar. Ancak, tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımı öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa, bu zamanaşımı uygulanır.
Haksız fiil dolayısıyla zarar gören bakımından bir borç doğmuşsa zarar gören, haksız fiilden doğan tazminat istemi zamanaşımına uğramış olsa bile, her zaman bu borcu ifadan kaçınabilir. Rücu hakkı ise;
- Tazminatın tamamının ödendiği ve
- Birlikte sorumlu olunan kişinin öğrenildiği tarihten itibaren 2 yıldır.
Her hâlde tazminatın tamamının ödendiği tarihten itibaren 10 yılın geçmesiyle sona erer.
Adam Çalıştıranın Sorumluluğu ve Yardımcı Şahsın Fiillerinden Doğan Sorumluluğun Karşılaştırılması
Sorumlu Olan Kişi ve Zarar Gören Arasındaki İlişki Bakımından
Adam çalıştıranın sorumluluğunda zarar gören üçüncü kişi ile adam çalıştıran arasında bir sözleşme bağı bulunmamaktadır.
Ancak TBK 116 uyarınca yardımcı şahısların fiillerinden yararlanan ile yardımcı şahsın fiilinden zarar gören arasında sözleşme ilişkisi vardır. Böylece adam çalıştıranın sorumluluğu başkasının fiili nedeniyle haksız fiil sorumluluğu iken TBK 116 uyarınca yardımcı şahsın fiillerinden sorumlu olan kişinin sorumluluğu sözleşmeden doğan akdi sorumluluk olarak kendisini gösterir.
Ancak sözleşmeye aykırı davranış aynı zamanda haksız fiil niteliğinde ise zarar gören şahıs zararın ödenmesini ister adam çalıştıranın sorumluluğuna giderek isterse yardımcı şahsın fiillerinden sorumluluğa giderek isteyebilir.
Zarar Veren Çalışan ile Sorumlu Tutulan Çalıştıran Arasındaki İlişki Bakımından
TBK 66’ya göre sorumlu olan adam çalıştıran ile zarara sebebiyet veren çalışan arasında emir ve talimat ilişkisinin bulunması mecbur olmasına karşılık TBK 116’ya göre yardımcı şahsın fiillerinden doğan sorumlulukta emri altında çalışma ilişkisinin varlığı zorunlu değildir.
Sorumluluktan Kurtulma İmkânı Bakımından
Adam çalıştıran kurtuluş kanıtı getirerek sorumluluktan kurtulabilirken TBK 116 gereğince sorumlu olan kişi bu imkândan yararlanamaz. Yani adam çalıştıran çalışanını seçerken, işiyle ilgili talimat verirken, gözetim ve denetimde bulunurken, zararın doğmasını engellemek için gerekli özeni gösterdiğini ispat ederse veya zarar aynı zamanda işletmenin faaliyetinden kaynaklanıyorsa işletmenin çalışma düzeninin zararın doğmasını önlemeye elverişli olduğunu ispat ederek sorumluluktan kurtulabilirken, TBK 116 uyarınca sorumlu olan kişi ancak borca aykırı davranışta kendisinin ve yardımcı şahsın bir kusuru olmadığını ve ayrıca borcu kendisi ifa etseydi kendisinin de kusurlu sayılmayacağını kendi bilgi ve tecrübesinin de sonucu değiştirmeyeceğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilir.
Zamanaşımı Bakımından
Adam çalıştıranın sorumluluğuna dayanılarak açılacak davalar BK 72 uyarınca 2 ve on yıllık zamanaşımına tabi iken yardımcı şahısların fiillerinden sorumluluğa dayanılarak açılacak davalar 10 yıllık zamanaşımına tabidir.