Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bir tarafın ömür boyu bakılıp gözetilmeyi talep ettiği, diğer tarafın ise bu bakım karşılığında bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini devretmeyi taahhüt ettiği özel bir anlaşmadır. Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlenen bu sözleşme, taraflara karşılıklı hak ve borçlar yükler.

Bu sözleşme türü, niteliği itibarıyla sıkı şekil şartlarına tabidir. Geçerli olabilmesi için miras sözleşmesi kurallarına uygun olarak, noter huzurunda resmi bir şekilde düzenlenmesi zorunludur. Tarafların iradelerini resmi memur önünde eş zamanlı olarak beyan etmeleri ve iki tanık eşliğinde imzalamaları gerekir.

Tarafların Karşılıklı Yükümlülükleri

Sözleşme kapsamında bakım alacaklısı, kararlaştırılan taşınır veya taşınmaz malları karşı tarafa devretmekle yükümlüdür.

Bakım borçlusu ise, aksine bir anlaşma bulunmadıkça alacaklıyı ailesinin bir parçası olarak kabul etmek, barınma, gıda, giyim ve sağlık ihtiyaçlarını karşılamakla mükelleftir. Ayrıca manevi açıdan da gerekli destek ve yardımı sağlamak bu sorumluluğun bir parçasıdır.

Sözleşmenin Sona Ermesi ve Mirasçıların Durumu

Bakım alacaklısının vefatı ile sözleşme kendiliğinden son bulur. Ancak bakım borçlusunun ölmesi durumunda sözleşme doğrudan sona ermez; bakım ve gözetim yükümlülüğü borçlunun mirasçılarına intikal eder. Yasa koyucu, bakım alacaklısını bu yeni duruma zorlamamak adına, borçlunun ölümünden itibaren bir yıllık hak düşürücü süre içinde sözleşmeyi tek taraflı feshetme yetkisi tanımıştır.

Mirasçılardan Mal Kaçırma (Muvazaa) İddiaları

Uygulamada, bu sözleşmelerin bazen diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla kötüye kullanıldığı görülmektedir.

Gerçekte bağışlama amacı taşıyan ancak resmiyette ölünceye kadar bakma sözleşmesi gibi gösterilen işlemler muvazaalı kabul edilir.

Bir devrin muvazaalı olup olmadığını belirlemek için şu kriterler incelenir:

  • Sözleşmenin yapıldığı tarihte bakım alacaklısının yaşı ve sağlık durumu,
  • Devredilen malın, kişinin tüm malvarlığına oranı,
  • Bakım borçlusunun mali gücü ve bakım eyleminin fiilen gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği.

Eğer mirasçılardan mal kaçırma kastı tespit edilirse, yapılan devir işlemi geçersiz sayılır. Bu durumda mirasçılar, tapu iptali ve tescili davası açarak haklarını arayabilirler. Muvazaaya dayalı yasal süreçlerde herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre bulunmamaktadır.

Eşler Arasındaki Sözleşmeler

Bu sözleşme eşler arasında da akdedilebilir. Eşlerin birbirine karşı bakım yükümlülüğü zaten yasal olarak mevcut olsa da, sözleşmeyle üstlenilen sorumluluk olağan evlilik birliği ödevlerini aşan nitelikteyse, işlem bağışlama olarak nitelendirilmez ve tenkis davasına konu edilmeyebilir.

Her somut durum, uzman bir hukukçu tarafından ayrıntılı şekilde incelenmelidir.