Ceza Soruşturmasında Güven Alımı Kavramı

Uyuşturucu madde ticareti gibi tespiti zor olan suçlarla mücadelede, kolluk görevlilerinin alıcı kimliğiyle şüphelilerden uyuşturucu madde temin etmesi yöntemi sıklıkla kullanılmaktadır. Bu yöntem hukuk sistemimizde güven alımı olarak adlandırılmaktadır. Güven alımının temel amacı, failin suç üstü yakalanması veya suç delillerinin elde edilmesidir.

Güven Alımı ile Gizli Soruşturmacı Arasındaki Farklar

Ceza Muhakemesi Kanunu kapsamında düzenlenen gizli soruşturmacı tedbiri ile güven alıcısı işlemleri birbiriyle karıştırılmamalıdır. Bu iki kavram arasındaki temel farklar şunlardır:

  • Gizli soruşturmacı ancak örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlarda görevlendirilebilirken, güven alımı bireysel uyuşturucu ticareti suçlarında da uygulanabilmektedir.
  • Gizli soruşturmacı tayini için hakim kararı gerekirken, güven alımı kolluk amirinin talimatı veya savcılık izniyle gerçekleştirilebilmektedir.
  • Gizli soruşturmacı yeni bir kimlikle örgüt içine sızarken, güven alıcısı yalnızca tek seferlik veya sınırlı bir işlem için alıcı rolü üstlenir.

Ajan Provokatör ve Kışkırtma Yasağı

Güven alımının hukuka uygun kabul edilebilmesi için en önemli kriter, kolluk görevlisinin suça azmettiren veya kışkırtan konumunda olmamasıdır.

Eğer şüphelinin uyuşturucu satma niyeti yokken, kamu görevlisinin yoğun ısrarı veya yönlendirmesiyle bu suçu işlemesi sağlanmışsa, ortada hukuka aykırı bir durum söz konusudur.

Hukuk devletinde devlet, kendi eliyle suç yaratamaz. Kişinin zaten var olan suç işleme iradesinin tespiti meşru iken, kişiyi suça yönlendirmek hukuka aykırıdır.

Delillerin Hukuki Geçerliliği

Kışkırtma veya yönlendirme sonucu elde edilen uyuşturucu maddeler ile bu süreçte yapılan tespitler, yargılamada hükme esas alınamaz. Yargıtay içtihatlarına göre, güven alıcısının gerçekleştirdiği işlemde sınırların aşılması durumunda elde edilen deliller hukuka aykırı delil niteliği taşır. Bu durum, ceza yargılamasında savunma hakkının en önemli dayanaklarından birini oluşturmaktadır.

Hukuki süreçte hak mahrumiyeti yaşamamak adına, soruşturma aşamasında uygulanan tedbirlerin kanuni sınırlara uygun olup olmadığının bir hukukçu tarafından incelenmesi büyük önem arz etmektedir.